Basketfaul.com Yazarı Necip Kapanlı Cem Akdağ’dan alınacak dersler Köşe Yazarı Yayınladı.

Basketboldaki gelişmeleri, bazı koçların farklı uygulamalarını, özellikle NCAA’i en iyi takip eden, en çok okuyan, en çok seyreden, kendisini yenilemeye en açık olanların arasında başında gelenlerden biri Cem Akdağ’dır. Kadınlar ve erkeklerde en üst ligde çalıştıktan uzunca bir süre sonra hayallerini gerçekleştirmek için Gelişim Koleji BGL, onunla beraber TB2L takımının başına geçti… Lise maçlarında da asistan olarak yine benchte…



Zaman zaman koçlarla konuşurken, bir basketbolsever olarak beklentimi iletirim… “Kendinizi maç kazanmak zorunda hissedebilirsiniz, maç kazanmak kötü bir şey de değildir… Üstelik yerinizi sağlamlaştırır ancak antrenörlerin öncelikli misyonu basketbolu sevdirmek olmalıdır… Bu da iyi oynayarak mümkündür… Oyun yavaş oynanırsa, top bir oyuncunun elinde fazla kalırsa, top ve oyuncular hareket etmezse basketbol çok ilgi çekici bir oyun olmaz, hatta sıkıcı olur.”Her gün 3-4 NBA maçı seyrederim… Bizim çocukların hiçbir hareketini kaçırmam ama Golden State Warriors’un yeri ayrıdır… Açık sahayı kullanarak rakip savunmayı dengesiz yakalayıp kolay sayılar… Yüksek tempo…  Olağanüstü hareketlilik ve pas trafiği… Herkese boş atış yaratacak kombinezonlar… Los Angeles Lakers’ı ise, ancak rakibinden dolayı seyredebilirim… Çünkü LeBron’un veya Westbrook’un onlarca driplingi, herkesin onları beklemesi bana bu basketbol sevdirmiyor… 


Alt ve üst liglerde de sırf bu nedenle takip ettiğim veya etmediğim takımlar var… Gelişim Koleji bana büyük keyif verenlerden… Cem Akdağ bu ligin en yaşlı antrenörlerden biri… (Necati’nin kulağı çınlasın… Oyunculara verdiği özgürlükten dolayı TAC maçlarını da kaçırmayın)… Cem Akdağ aynı zamanda basketbolun nereye gittiğini, nasıl oynanırsa daha çok sevileceğini en iyi bilenlerden biri… Hayallerini gerçekleştirmek için gittiği Gelişim Koleji’nde, kafasındaki basketbolu oynatmaya çalışırken, rakiplere ters geldi ve BGL’de zirvedeki takımlardan biri oldu… Kötü başlayıp yenilgiler de alsa, düşüncelerinden vazgeçmeyecekti… Belki genç koçlar da Cem’in basketbolunu oynatmayı hayal ediyor olabilir ama kabul etmeliyiz ki onların başında Demokles’in kılıcı gibi duran yönetim var…  O yöneticiler, nasıl olursa olsun başarı isterler… Cem ise şanslı ki Gelişim Koleji gibi basketbolcunun da gelişimini isteyen bir yönetimle çalışıyor… Geçenlerde Cem’le biraz lafladık… Sözü biraz da ona bırakalım…  * BGL’de çok iyi şutörler var ama A takıma çıktığı zaman ne yapacağını bilmiyoruz, çünkü tek yönlü kullanılıyorlar. Tabii çok doğru oynayan takımlar da var, mesela TAC’ın basketbolu oyuncularının gelişimine dönük. Rahatlar, kendi kişiliklerini yansıttıkları, dayalı, antrenörün A Takım setleri için elinde kumandayla yönetmediği bir takım.
* Ben kumanda kullanıyorum ama şablon bireysel gelişimlerine dönük. Çok pas yapıyoruz, driplinge değil, pasa dayalı, herkesin dahil olduğu bir basketbolun peşindeyiz.
* Şuursuzca double teamler, fiziksel avantajı eline geçirmek için illegal sertlik, daha çok maç kazanmaya dönük oynatan koçları da anlayabiliyorum. Kazanmayı düşünmeden de bu piyasada var olamıyorsun. 
* Set hücumlarında kimsenin dripling yapmasını istemiyoruz. Pas pas pas… Tabii herkes şut özgürlüğüne de sahip… Hepsinin pası gelişti, sayıyı bulmak kolaylaştı, top herkesin eline top değiyor, hepsi oyundan zevk alıyor… Vazgeçmeyeceğimiz bir öncelik de yüksek tempo… * Çok mutluyum… BSL’de bir takımı çalıştırsam kendimi bu kadar mutlu hissetmezdim. Yöneticiler ve genel menajer Namık Yazlar’la da kafamız çok uyuşuyor ve bana rahat çalışma olanağı sağlıyorlar… Her yeri oynayabilen oyuncuların gelişimini görmek bana büyük keyif veriyor… Oyuncu yeteneğini göstermek istiyorsa her şeyi iyi yapmaya çalışmak zorunda. Sadece üçlük sokan, sadece birebirde adamını geçip asist yapan oyuncu türü kaybolmak üzere… Basketbolun hamallığını yapmadan yeteneğini geliştiremezsin… Bunun için de savunmanın yeri de büyük…


Cem Akdağ’ın Gelişim Koleji’nde antrenörlük dışında oyunculara hayatın her dönemi için yol gösterdiğini, onlarla basketbol dışı konuşmalar yaptığını da biliyoruz… Oyuncuların dersleri için bazen antrenmanları iptal ettiğini de…


Genç antrenörlere Cem Akdağ’ı iyi izlemelerini dileriz… Tabii kariyerlerini geliştirerek yönetim bazında konfor alanlarını genişletmelerini de… 

Kerim Küçük.