Tekvandonun ‘altın’ kızı zirvede

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Psikoloji Bölümü öğrencisi milli tekvandocu Hatice Pınar Yiğitalp, 62 kilo kategorisinde sergilediği üstün performansla Avrupa’da 1’inci, dünya genelinde ise 2’nci sıraya tırmandı. Katıldığı son 3 uluslararası şampiyonada altın madalyaya uzanan milli gururumuz, gözünü Hırvatistan’daki Avrupa Şampiyonası’na ve Los Angeles Olimpiyatları’na dikti.

Türk tekvandosunun yükselen değeri ve İzmir’in gururu Hatice Pınar Yiğitalp, uluslararası arenada elde ettiği zaferlerle zirvedeki yerini perçinledi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğrencisi olan milli sporcu, 62 kilo genel sıralamasında Avrupa birinciliğine ve dünya ikinciliğine yükselerek tarihi bir başarıya imza attı.

Henüz 4 yaşındayken jimnastikle spora ilk adımını atan Yiğitalp, ailesinin yönlendirmesiyle 7 yaşında tekvandoya geçiş yaptı. 8 yaşında katıldığı ilk organizasyonda Ege Bölge Şampiyonu olarak dikkatleri üzerine çeken başarılı sporcu, Türkiye genelindeki başarılarının ardından 2018 yılında milli takıma seçildi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Milli Sporcu Bursu ile eğitimini sürdüren Yiğitalp; Eylül ayında Almanya ve Polonya’da, Ekim ayında ise Arnavutluk’ta düzenlenen şampiyonalarda peş peşe altın madalya kazanarak podyumun en üst basamağını kimseye kaptırmadı.

Haftanın 6 günü antrenör Murat Işık yönetiminde yoğun bir tempoyla çalışan ve bir yandan da akademiyi başarıyla sürdüren Hatice Pınar Yiğitalp, başarının tesadüf olmadığını dile getirdi.

Spor ve eğitimi bir arada yürütmenin disiplin gerektirdiğini belirten Yiğitalp, uluslararası alanda kalıcı olmak için hayatı bu hedefler doğrultusunda planlamak gerektiğini söyledi. Psikoloji eğitiminin sahadaki zihinsel yönetimine büyük katkı sunduğunu aktaran milli tekvandocu, şampiyonlukların ardından İstiklal Marşı’nı dinletmenin tüm yorgunluğunu unutturduğunu dile getirdi.

Aralık ayında Hırvatistan’da gerçekleşecek Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını sürdüren Yiğitalp’in en büyük hedefi ise ABD’nin Los Angeles kentinde düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’nda ay-yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak.

Kerim Küçük.

Gelişim Ligleri Play-Off Takvimi Netleşti

U14 Gelişim Ligi Normal Sezon 31 Mart 2027 Play-Off Finaller 30 Nisan-7 Mayıs 2027

U15 Gelişim Ligi Normal Sezon 31 Mart 2027 Play-Off Finaller 20-26 Mayıs 2027

U16 Gelişim Ligi Normal Sezon 14 Nisan 2027 Play-Off Finaller 27 Mayıs-2 Haziran 2027

U17 Gelişim Ligi Normal Sezon 14 Nisan 2027 Play-Off Finaller 3-9 Haziran 2027

U19 Gelişim Ligi Normal Sezon 5 Nisan 2027 Play-Off Finaller 9-15 Mayıs 2027

Kerim Küçük.

Bir zamanlar sınıfta istenmedi, şimdi Avrupa şampiyonu: İzmirli Berfin’in inanılmaz hikayesi!

Henüz iki aylıkken Down sendromu tanısı konuldu. Okul yıllarında bazı velilerin itirazıyla karşılaştı. Tenisle tanıştığında ise bu sporun bir gün hayatının merkezine yerleşeceğini kimse bilmiyordu. İzmir’de yaşayan milli tenisçi Kadriye Berfin Aşık, yıllar süren emeğinin karşılığını Avrupa’da iki altın madalyayla aldı. 2026’da yeniden Türkiye şampiyonu olan Berfin’in başarı yolculuğunda annesi Serpil Aşık’ın mücadelesi de önemli bir yer tutuyor.

Bazı başarı hikâyeleri kazanılan madalyalardan çok daha fazlasını anlatır. Bir çocuğun kendisine inanmasını, bir annenin yıllarca verdiği emeği, sporun insan hayatını nasıl değiştirebildiğini ve fırsat tanındığında nelerin başarılabileceğini gösterir. İzmir’de yaşayan milli tenisçi Kadriye Berfin Aşık’ın hikayesi’de bunlardan biri. Çocukluk yıllarında eğitim hayatında karşılaştığı güçlüklerden uluslararası tenis kortlarına uzanan yolculuğunda Berfin, bugün hem Türkiye şampiyonlukları hem de Avrupa’da kazandığı altın madalyalarla tanınıyor. Ancak onun hikayesini anlamak için madalyalardan önce, annesi Serpil Aşık’ın yıllar önce verdiği mücadeleye bakmak gerekiyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın yaşamındaki ilk önemli dönüm noktası, henüz iki aylık bir bebekken yaşandı. Annesi Serpil Aşık, kızının gelişiminde bazı farklılıklar fark etti. Ege Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından Berfin’e Down sendromu tanısı konuldu. Aile için artık yalnızca çocuk büyütmenin değil, özel eğitimden sosyal yaşama kadar uzanan uzun bir sürecin de başlangıcıydı. Serpil Aşık, kızının gelişimini desteklemek amacıyla erken yaşlardan itibaren özel eğitim olanaklarından yararlandı. Berfin üç yaşında kreşe başladı. Ailesi, onun akranlarıyla bir arada olmasını ve sosyal yaşama katılmasını önemsiyordu. Fakat eğitim hayatının ilk yıllarında beklenmedik güçlüklerle karşılaştılar.

Berfin’in çocukluğundaki en üzücü deneyimlerden biri ilkokul yıllarında yaşandı. Kaynaştırma öğrencisi olarak eğitimine devam eden Berfin’in aynı sınıfta bulunmasına bazı veliler karşı çıktı. Annesi Serpil Aşık’ın daha önce anlattığına göre, bu itirazların ardından Berfin’in eğitimine özel alt sınıfta devam etmesi gerekti. Bir çocuğun arkadaşlarıyla aynı sınıfta eğitim görmesinin tartışma konusu haline gelmesi, ailenin karşılaştığı toplumsal engellerden yalnızca biriydi. Ancak Serpil Aşık, kızının sosyal hayattan uzaklaşmasını istemedi. Eğitimini sürdürmesi, yeni beceriler kazanması ve kendisini geliştirebileceği alanlar bulması için çaba göstermeye devam etti. Yıllar sonra Avrupa şampiyonluğu kürsüsüne çıkacak olan Berfin’in hayatında, bu kararlılığın önemli bir karşılığı olacaktı.

Berfin, sporla ilk olarak tenis sayesinde tanışmadı. Yüzme başta olmak üzere farklı branşları denedi. 2015 yılında Ulusal Down Sendromu Derneğinin bir projesi aracılığıyla tenisle tanıştığında ise başlangıç pek kolay olmadı. Tenisi ilk denediğinde bu spora hemen alışamadı. Hatta bir süre sonra bırakmayı tercih etti. Fakat hikâye orada bitmedi. 2017 yılında yeniden tenis kortuna dönen Berfin, bu kez raketini bırakmadı. Başlangıçta bir hobi olarak görülen tenis, zaman içerisinde düzenli antrenmanların, turnuvaların ve büyük hedeflerin yer aldığı bir spor yaşamına dönüştü. Annesi Serpil Aşık, kızını Örnekköy’deki okulundan alıp antrenmanlara götürüyor, çalışmalarını takip ediyor ve turnuvalarda yanında bulunuyordu. Berfin için tenis artık yalnızca bir spor değildi. Arkadaşlık kurduğu, kendisini ifade ettiği, başarı duygusunu yaşadığı ve yeni hedefler belirlediği bir alan haline gelmişti.

Tenise yeniden başlamasının ardından düzenli çalışmaya yönelen Berfin, 2018 yılında milli takıma seçildi. Bu gelişme, spor yaşamının en önemli dönüm noktalarından biriydi. Artık yalnızca yerel turnuvalarda mücadele eden bir sporcu değil, Türkiye’yi uluslararası organizasyonlarda temsil eden bir milli tenisçiydi. Yıllar boyunca antrenörü Sermin Günaydınoğlu ile çalışan Berfin, tenis tekniğini geliştirdi, turnuva deneyimi kazandı ve uluslararası rakiplerle karşılaşmaya başladı. Başarılar bir anda gelmedi. Her turnuva, yeni bir deneyim; her maç, yeni bir öğrenme fırsatı oldu. Berfin’in spor yolculuğu, düzenli antrenmanın ve uzun süreli desteğin nasıl somut sonuçlara dönüşebileceğini gösterdi.

Kadriye Berfin Aşık, 2024 yılında Antalya’da düzenlenen Trisome Games Down Sendromlu Sporcular Dünya Şampiyonası’nda önemli bir başarı elde etti. Turnuvayı iki bronz ve bir gümüş madalyayla tamamlayan milli sporcu, uluslararası düzeyde kürsüye çıkmayı başardı. Bu üç madalya, Berfin’in ilerleyen yıllarda ulaşacağı başarıların da habercisi oldu. Ancak hedefi yalnızca kürsüye çıkmak değildi. Bir sonraki büyük organizasyonda altın madalyayı kazanmak istiyordu.

2025 yılı, Berfin’in spor yaşamında unutulmaz bir döneme dönüştü. Önce Muğla’nın Dalaman ilçesinde düzenlenen Türkiye Down Sendromlular Şampiyonası’nda tenis branşında birincilik elde etti. Ardından Çekya’nın başkenti Prag’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’na katıldı. Berfin, bu turnuvada hem tek kadınlar hem de çiftler kategorisinde altın madalya kazandı. İki ayrı kategoride Avrupa şampiyonu olan milli tenisçi, Türkiye’ye iki altın madalyayla döndü. Yıllar önce tenisle ilk tanıştığında bu sporu bırakan küçük kız, artık Avrupa’nın en başarılı sporcuları arasındaydı. Bu başarı, Berfin’in yıllardır verdiği emeğin karşılığı olduğu kadar, onu destekleyen ailesi ve antrenörleri için de büyük bir mutluluk kaynağıydı.

Prag’daki şampiyonluğun ardından en duygusal anlardan birini annesi Serpil Aşık yaşadı. Yıllarca kızını okula ve antrenmanlara götüren, turnuvalarda yanında olan anne, Berfin’in Avrupa şampiyonu olduğunu gördüğünde gözyaşlarını tutamadı. Serpil Aşık’ın daha önce yaptığı açıklamalarda özellikle vurguladığı konu, özel gereksinimli çocukların ailelerinin destekten vazgeçmemesiydi. Onun için Berfin’in başarısı yalnızca sportif bir derece değildi. Kızının kendi yeteneklerini geliştirebilmesi, sosyal yaşamın içinde yer alması ve uluslararası bir başarı kazanması, yıllar boyunca sürdürülen çabanın somut sonucuydu. Ulusal Down Sendromu Derneğinde de görev alan Serpil Aşık, kendi deneyimlerinden hareketle başka ailelere de destek olmayı amaçlıyor. Berfin’in kazandığı madalyalar, böylece yalnızca bir sporcunun değil, yıllar boyunca birlikte çalışan bir ailenin de hikâyesini anlatıyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın başarıları 2025 yılındaki Avrupa şampiyonluğuyla sınırlı kalmadı. Milli sporcu, 2026 yılında da Türkiye birinciliği elde ederek tenis kariyerindeki istikrarlı performansını sürdürdü. Aynı yıl milli takım seçmelerinde de birinci olan Berfin, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası için hazırlık yaptı. Haziran 2026’da yapılan açıklamalarda, Berfin’in dünya şampiyonluğunu hedeflediği ve antrenmanlarını yoğun biçimde sürdürdüğü belirtildi. Annesi Serpil Aşık da kızının spor sayesinde daha aktif bir yaşam sürdürdüğünü, günlerinin büyük bölümünün antrenmanlarla geçtiğini anlattı. 2026 yılında Berfin’le çalışan antrenörü Batın Arsal ise sporcunun turnuva performansına ve dünya şampiyonluğu hedefine duyduğu güveni dile getirdi. Berfin’in Sofya’daki Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği nihai dereceye ilişkin doğrulanmış bilgiye ise henüz ulaşılamadı.

Berfin’in hedeflerini anlatırken kullandığı sözler, onun spora bakışını da ortaya koyuyor. Haziran 2026’da Anadolu Ajansına verdiği röportajda tenis oynamaktan duyduğu mutluluğu anlatan milli sporcu, Avrupa şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğu için de kendisine güvendiğini belirtti. Onun için uluslararası turnuvalarda yarışmak, kişisel başarının yanında Türkiye’yi temsil etmek anlamına da geliyor. Kazanılan her madalya, bir sonraki hedefin başlangıcına dönüşüyor. 2015 yılında ilk kez eline aldığı raketi bir süre sonra bırakan, 2017’de yeniden korta dönen ve 2018’de milli takıma seçilen Berfin’in bugün hâlâ daha büyük başarıların peşinden gitmesi, sporla kurduğu güçlü bağı gösteriyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın yaşamı, özel gereksinimli bireylerin spora erişiminin neden önemli olduğunu gösteren somut örneklerden biri. Onun yolculuğunda erken eğitim, aile desteği, antrenörlerin emeği, spor kuruluşlarının sağladığı olanaklar ve yıllar boyunca sürdürülen düzenli çalışma bir araya geldi. Berfin, çocukluk yıllarında karşılaştığı dışlanmaya rağmen eğitim ve spor yaşamını sürdürdü. Milli takıma yükseldi, dünya şampiyonasında madalyalar kazandı ve Avrupa’da iki kez altın madalyaya ulaştı. Bugün İzmir’de onun hikayesini değerli kılan yalnızca kazandığı kupalar değil. Aynı zamanda bir çocuğun yeteneklerinin görülmesinin, desteklenmesinin ve geliştirilmesinin neleri değiştirebileceğini göstermesi. Berfin’in korttaki mücadelesi devam ediyor. Ve bu hikayede henüz söylenmemiş, kazanılmamış, yaşanmamış daha pek çok başarı ihtimali bulunuyor.

Kerim Küçük.

Fenerbahçeliler İzmir’de Buluştu

Fenerbahçeli taraftarlar İzmir’de bir araya geldi. Buca’da aileleriyle birlikte mangal etkinliğine katılan sarı-lacivertli taraftarlar renkli görüntüler oluşturdu.

Kerim Küçük.

Şampiyon annenin antrenman arkadaşı 5 yaşındaki kızı Melodi

İzmir’de yaşayan Tekvando A Milli Sporcusu ve Teknik Direktör Bengü Alkan Çal (35), madalyalarla dolu spor kariyerini kızı Melodi (5) ile sürdürüyor. Henüz 6 aylıkken annesinin antrenmanlarına ve yarışmalarına eşlik etmeye başlayan Melodi Çal, şimdi annesiyle birlikte tekvando öğreniyor.

İzmir’de yaşayan Tekvando A Milli Sporcusu ve Teknik Direktör Bengü Alkan Çal, tekvandoya 17 yaşında başladı. Çal, Avrupa ve dünya şampiyonluklarının yanı sıra birçok derece elde ederek kariyeri boyunca 60 madalya kazandı. 19 yaşında milli sporcu olan, 2023 yılında Avusturya’da Avrupa ve dünya şampiyonluğu elde eden Çal, spor kariyerini 5 yaşındaki kızı Melodi Çal ile sürdürüyor. Henüz 6 aylıkken annesinin antrenmanlarına ve yarışmalarına eşlik etmeye başlayan Melodi Çal, annesinin çalışmalarına katılarak tekvando öğreniyor.

Tekvandoya 17 yaşında başladığını belirten Çal, “Ancak yine de yüzme, koşu, voleybol gibi hep sporla ilgilendim. Datça’da, Guinness Rekortmeni ve tekvando sporcusu merhum Ali Bahçetepe’nin yönlendirmesi ile tekvando sporuna başladım. 19 yaşında da milli sporcu oldum. Daha sonra hep tekvando ile ilgilendim. Yaşamımın bir parçası oldu ve birçok derece elde ettim. 2023’te Avusturya’da Avrupa ve Dünya şampiyonu oldum. Üniversite Olimpiyatları üçüncüsüyüm. Onun dışında birçok Avrupa ikinciliği, üçüncülüğü, dünya üçüncülüğü var. Toplamda 60 madalyam var” dedi.

Kızı Melodi dünyaya geldiğinde tekvandoya ara vermediğini belirten Çal, “Daha çok küçüklükten itibaren benimle çalışmalara, yarışmalara geldi. Hep sporun içinde büyüdü. Şu an çok küçük olduğu için lisans alamıyoruz. 6 aylıkken başladık, şimdiye kadar geldik. Uyumlu bir çocuk olduğu için bir zorluğunu çok yaşamadım. Bana da hep destek oldu. O spor camiasının içinde olmaktan mutlu, ben de onun sporla büyümesinden dolayı mutluyum. Açık havada da birlikte koordinasyon çalışıyoruz. Ya da BGC Spor Akademi’de çalışıyoruz. Dünya ve Avrupa şampiyonaları hariç, yurt dışında genelde bir sürü açık turnuva oluyor. Fakat herkes buna kendi imkanında katılmak zorunda kalıyor. Sponsorluk çok önem arz ediyor ve vergi indiriminden de yararlanılıyor. Bu nedenle spora gönül verenlerden de desteklerini bekliyorum. Hedefim, 2027’de tekrar Avrupa şampiyonluğunu elde etmek ve Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı 2028 Dünya Şampiyonası’na da hazırlanmak” diye konuştu.

Bengü Alkan Çal’ın kızı Melodi Çal ise “Annem tekvando yapıyor. Ben de onunla birlikte öğreniyorum ama aynı zamanda esnemesine de yardımcı oluyorum. Ben de öğrenirken tekme ve yumruk atıyorum. Annem çalışırken onu izliyorum. Zaten annemle hep yarışmalara da gidiyorum. En son Hong Kong’a gittik” dedi.

Kerim Küçük.

‘Sistem bilinçli tahrip edildi’

FIFA kokartlı önceki dönem hakemlerinden Hasan Ceylan, ‘Bu olay bugün başlamadı, yıllar öncesinden ilmek ilmek işlendi sistemin tahribi de böyle başladı’ derken, Trendyol 1.Lig önceki dönem hakemlerinden Metin Aydınoğlu ise genç hakemlerin olgunlaşmadan Trendyol Süper Lig’e çıkarılmasını eleştirdi.

9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları FİFA kokartlı önceki dönem hakemlerinden Hasan Ceylan ve yine önceki dönem 1.Lig hakemlerinden Metin Aydınoğlu oldu.

Kerim Küçük.

Potada engelsiz destan

Geçen sezonu şampiyon tamamlayarak adını 1. Lig’e yazdıran İzmir ekibi gözünü Süper Lig’e dikerken, tarihinde ilk kez ülkemizi EuroCup 4 turnuvasında temsil edecek ve bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapacak.

GEÇTİĞİMİZ sezonu şampiyon tamamlayarak 1. Lig’e adını yazdıran İzmir 9 Eylül Engelliler Spor Kulübü, potada adeta destan yazıyor. 2010 yılından bu yana tekerlekli sandalye basketbolunda varlık gösteren, yalnızca parkelerdeki mücadelesiyle değil, hayatın önüne koyduğu sınırları kabul etmeyen duruşuyla da bir basketbol takımından çok daha fazlasını temsil eden İzmir ekibi, namağlup şampiyonlukla gelen başarının ardından gözünü daha büyük hedeflere dikti. Kulüp tarihinde bir ilke imza atmaya hazırlanan İzmir 9 Eylül Engelliler Spor Kulübü, 1. Lig’de başarı yakalayıp Süper Lig’e yükselmeyi hedeflerken, aynı zamanda ülkemizi EuroCup 4 turnuvasında temsil edecek ve bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapacak.

TAKIM Kaptanı Hakan Kıroğlan yaptığı açıklamada hedeflerinin Süper Lig’e çıkmak ve daha fazla engelli bireyi kulüp çatısı altında toplamak olduğunu vurguladı. Kıroğlan, “2010 yılından beri faaliyet sürdürüyoruz. Son bir senedir özellikle yeni bir yapılanmayla tekerlekli sandalye basketboluna İzmir’de yeni bir soluk getirdik. Bize inanan destekçilerimizle beraber lig şampiyonu olarak bir üst lige çıktık. Bu sezonki hedefimiz 1. Lig’de başarılı olarak Süper Lig’e yükselmek. Ayrıca kulüp tarihimizde ilk kez ülkemizi Avrupa’da temsil edeceğiz ve EuroCup 4 turnuvasına ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız sporun birleştirici gücüyle daha fazla engelli kardeşimizi kulübümüz çatısı altında toplamak” ifadelerini kullandı.

Kerim Küçük.