Hüseyin Eroğlu Suskunluğu 9 Eylül TV YouTube Kanalı Bozdu Çok Konuşacak Sözler Birleşme çözüm değil, kaos getirir Uyarısında Bulundu

9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları ülke futbolunun donanımlı teknik adamları arasında yer alan, Altınordu kulübünün parlak döneminin mimarı, Samsun ve G.Birliği’ni ‘Trendyol Süper Lig’e taşıyan Teknik Direktör Hüseyin Eroğlu ile iletişim ve medya ilişkileri danışmanı Spor Yazarı Ali Ergöçmez oldu.

Teknik Direktör Hüseyin Eroğlu:‘’En az 100 yıldır futbolun içinde olan kulüplerimiz var. Göztepe, Karşıyaka, Altay, İzmirspor, Bucaspor ve Altınordu gibi kulüpler İzmir’in futbolda hep önemli sembolü olmuştur. Ama günümüzde Süper Lig’de yer alan Göztepe’nin dışında İzmir’i heyecana sürükleyecek kulüp örneği veremiyoruz. Üstelik bunlar taraftar potansiyeli de yüksek kulüpler. Göztepe’nin yönetim yapısı, transfer politikası, stadı ve taraftar kitlesiyle bulunduğu bölgeyi de hareketlendiriyor. Aslında Göztepe sadece Süper Lig’de değil, İzmir’de Süper Lig’de olaya böyle bakmak lazım. İzmir hâlâ yetenekli futbolcu kaynağıdır ve Türkiye’yi hep beslemiştir. Önemli olan yetenekleri keşfetmek ve oynatmaktır.’’ ‘İzmir kulüpleri birleşsin tek güç olsun’ ‘’ İzmir kulüpleri bence tek çatı altında birleşemez, birleşmemeli. Bu kulüpler asırlık, müthiş aktif taraftar kitlesi olan camialar. Olası böyle bir birleşme çözümden çok yeni kaoslar yaratır. Kulüpler kendi kültürleri ve kimlikleriyle ayakta kalmalıdır. Karşıyaka, Altay, Altınordu ve diğer kulüpler de süper lig seviyesine çıkarsa İzmir zaten futbol anlamında da güçlü bir şehir olacaktır. Bu anlamda başarı için çözüm asla birleşmek değildir. Başarı adına her kulüp için geçerli sürdürülebilir yatırım ve uzun vadeli stratejinin İzmir futbolunun çıkış reçetesidir. Bunları yapabilen, hayata geçirebilen kulüpler zaten hep rakiplerinin önüne geçmektedirler.’’ ‘’Benimde içinde yer aldığım
yaklaşık 10 yıllık süreçte Mehmet Özkan önderliğinde bir sistem kurulmuştu. Altyapıdan A takıma, teknik ekipten medyaya kadar birçok kişinin bu sistemin oluşmasında emek verdi. Ben kendisinin bu konuda yalnız kaldığını düşünüyorum, birlikteydik maddi manevi çok çalıştı. Başkan bu projeyi hayata geçirdiğinde 30’lu yaşlarda ve bu model de uzun soluklu olabilseydi dünya çapında örnek gösterilebilecek projeye dönüşebilirdi. Başkan çok yoruldu ve yaşlandı. Tek bir kişinin omuzlarında uzun yıllar yürütülen projeler sürdürülebilir olmuyor. Yine de Türk futbolu çok genç kazandı. Böyle değerlendirmek lazım.’’ ‘’Avrupa’da transferden çok oyuncu geliştirme anlayışı daha fazla öne çıkıyor. Bana göre bir kulübün mevcut bütçeyle yalnızca yeni oyuncular almak yerine mevcut futbolcularını da geliştirmesi de gerekiyor. Antrenörün görevi sadece transfer istemek olmamalı. Teknik direktör elindeki oyuncudan maksimum verimi almalı. İşte
İzmir futbolunun yeniden ayağa kalkması için de bu anlayış benimsenmeli. Doğru yönetim, altyapı, profesyonel iletişim, scouting ve uzun vadeli planlamanın birlikte yürütülürse başarı zaten geliyor. Biz antrenörlerde değişime ayak uydurmalıyız.’’ ‘’Araştıran, okuyan, gelişmeleri takip eden bir teknik adam olarak yabancı transferi serbestliğine külliyen karşıyım. Bizim 30 milyona yakın genç bir kitlemiz var. Yani bizim genç oyuncularımızı yarışır hale getirdikten sonra o o rekabetin olması gerekiyor. Ama genç oyuncularımıza bu fırsat çok fazla tanınmıyor. Kaç tane Türk oyuncusu şu an Süper Lig’de fırsat bulabiliyor bu sayısal yabancı serbestliğinde birisi söylesin bana ? Yabancı transferini sınırlamak milli takım havuzunu da geliştirir. Sonra diyoruz ki milli takım bizleri neden hayal kırıklığına uğratıyor. Nedeni de bu işte. Gençlerini koruyamaz yetiştiremezsen geleceğini asla inşa edemezsin.’’ Dedi.

İletişimci Ali Ergöçmez:‘’Bir çok kulübün medya ilişkilerini yalnızca sosyal medya paylaşımları ve resmi bültenler üzerinden gerçekleştiriyor. Gazetecilerin antrenmanları takip etmesi ve kulüpler hakkında doğrudan bilgi alması artık çok zor. Bana göre Göztepe’yi konumu gereği ayırıyorum Altay, Karşıyaka, İzmirspor ve Bucaspor gibi kulüplerde yaşanan gelişmeler kamuoyuna yeterince aktarılmıyor. Ne var? Bilmiyoruz. İzmirspor? Bilmiyoruz. İnciraltı Tesisleri nasıl değerlendiriliyor, işte İzmirspor niye hep amatör kümede, niye yukarıya çıkamıyor? Öğrenemiyoruz. Ortada bir güvensizlik sorunu var. Bu durum yerel basının 
 haber üretmesini de zorlaştırıyor. Kulüp-medya işbirliği kulüplerinde yararınadır. Bizler Altınordu’da profesyonel olarak çalışırken sistemi kurmuştuk ve çok da başarılı yol almıştık. Herkes mutluydu.’’ Hüseyin Eroğlu hem alaylı, hem mektepli…Sadece takım içi değil, yönetim, medya ve taraftar iletişimi kuvvetli, oyun felsefesi ve sistemi olan bir isim. Önce Buca Genç öz kaynak düzeninde çalışkanlığı ile basamakları tırmandı, Altınordu FK ile de 10 yıl boyunca iki şampiyonluk, ekibiyle birlikte Türk futboluna onlarca yıldız kazandırdı. Yarışmacı kimliğiyle Samsunpor ve Gençlerbirliği’ni Süper Lig’e taşıdı, şu andaki oyuncu kadrolarının da mimarı oldu. Takım oyununu seven, her zaman ortak akılla yönetimi tercih eden Hüseyin Eroğlu, kişiliği, aile yaşantısı, iyi insan olarak gittiği her camiadan iz bıraktı ve saygı duyulan bir isim oldu. Hüseyin hoca bence ülkemizdeki yönetim tarzları ve liyakat nedeniyle hak ettiği değeri bulamayan isim ama iyilerin mutlaka bir gün kazanacağına da inancım yüksek. Dedi.

9 Eylül Gazetesi Yazarı Zafer Ertem:Hüseyin hoca’yı İstanbul’da görev yaptığım yıllarda da takip ederdim. Altınordu serüvenini uzaktan da olsa hayranlıkla izlerdim. Bu ülkede bir takımın başında teknik adam olarak 10 yıl kalabilmek kolay iş değildir. Bu ülke istikrarı sevmez, hafta sonu alınacak galibiyet, anlık başarılar her şeyden değerlidir. Genç futbolculara şans verelim, sistem kuralım, bu yıl şampiyon olmayalım, 2 genç futbolcuyu kazanalım bari anlayışı da bize terstir. İşte Hüseyin hoca bu kadar donanımına, geçmişteki müthiş başarı referansına rağmen bir takım çalıştıramıyorsa ki bu duruma Ümit Turmuş hocayı da dahil edebilirim burada ayıp futbol ailesinin yöneticilerindedir. Elimizdeki Eroğlular’ın, Turmuşlar’ın ve adını sayamadığım nice hocaların değerini bilmediğimiz sürece vasat zaferlerle anı kurtarırız o kadar… Dedi.

Kerim Küçük.

Büyükşehir’den Ülküspor sahası açıklaması: Tribün ihalesi sürüyor, elektrik onayı bekleniyor!

Ülküspor’un 25 yıllık saha bekleyişinde yeni gelişme yaşandı. Büyükşehir’den edinilen bilgilere göre sahada zemin güçlendirmesi ve tribün duvarları tamamlanırken, tribün ihalesi ile elektrik bağlantısı için gerekli süreçlerin tamamlanması bekleniyor

İzmir’in köklü spor kulüplerinden Ülküspor’un yaklaşık 25 yıldır beklediği futbol sahasında çalışmalar devam ediyor. Dün, yapım sürecinde yaklaşık 21 gündür çalışma yapılmadığını gündeme getiren haberimizin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden sahanın son durumuna ilişkin bilgi alındı. Büyükşehir yetkililerinden edinilen bilgilere göre sahada zemin güçlendirmesi tamamlanırken tribün duvarları da örüldü. Tribün yapımı için ihale çalışmalarının ise sürdüğü belirtildi.

Edinilen bilgiye göre, sahanın zemin güçlendirmesi gerçekleştirildi ve tribün duvarları çekildi. Tesisin tribün bölümünün tamamlanması için ihale sürecinin devam ettiği aktarılırken, elektrik bağlantısı için de Gediz’den onay beklendiği ifade edildi.

Büyükşehir yetkilileri, elektrik onayının hafta başında gelmesinin beklendiğini ve ardından sahadaki çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Tamamlandığında sahanın Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor olmak üzere dört kulübe tahsis edilmesi planlanıyor. Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, söz konusu takımların bölgenin ve mahallenin takımları olduğunu belirterek tesisin öncelikle çevredeki kulüplerin kullanımına sunulmasını istediklerini dile getirmişti.

Şenol, “Biz toplam 4 takımız: Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor. 4 tane kulübe burayı tahsis edecekler. Bunlar da bu mahallenin takımı, Roman takımlarıdır. Bu takımların üstüne herhangi bir takım istemiyoruz. Yani bu ancak çevremizdeki takımlara yeter bu saha” ifadelerini kullanmıştı.

Sahanın tamamlanması için mahalle sakinlerinin de beklenti içinde olduğunu belirten Şenol, kendisine her gün tesisin ne zaman hizmete gireceğinin sorulduğunu söylemişti.

Şenol, “Her gün telefonum durmadan çalıyor. Mahalleden olsun, çevreden olsun. ‘Ne zaman olacak Başkan?’, ‘Ne zaman bitecek?’ gibi sorular geliyor. Çünkü 9 ay oldu başlayalı, daha bu durumda” diye konuşmuştu.

Ülküspor’un saha sorunu yaklaşık 25 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Uzun yıllar Tepecik’teki futbol sahasını kullanan kulüp, zaman içerisinde sahanın kullanılamaz hale gelmesi ve alanın farklı projeler kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle yeni bir saha beklemeye başladı.

Atıl durumda kalan Langar sahasının kamulaştırılmasının ardından alanın bir bölümü otobüs aktarma merkezine, bir bölümü ise yola ayrıldı. Buna rağmen söz konusu alanın imar planlarında spor tesisi olarak yer aldığı belirtiliyor.

Sahanın yeniden futbol alanına dönüştürülmesi için geçmiş dönemlerde farklı projeler gündeme geldi. Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, alanın Aziz Kocaoğlu döneminde havuz olarak planlandığını, Tunç Soyer döneminde de bu projenin gündemde olduğunu belirterek, son olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a taleplerini ilettiklerini ve alanın yeniden futbol sahasına dönüştürüldüğünü ifade etmişti.

Şenol, “Daha önce Aziz Bey zamanında bu alan havuz olacaktı. Yine Tunç Soyer zamanı havuz projesi gündemdeydi. Biz en son Cemil Başkan’a anlattık derdimizi. Normal sahaya çevirebildik” demişti.

Yaklaşık 9 ay önce başlayan yapım sürecinde gelinen noktada zemin güçlendirmesi ve tribün duvarlarının tamamlandığı, tribün için ihale çalışmalarının sürdüğü ve elektrik bağlantısı konusunda Gediz’den onay beklendiği öğrenildi. Onayın gelmesiyle birlikte çalışmaların yeniden hız kazanması bekleniyor.

Kerim Küçük.

Göztepe, Zoumana Bagbema’nın peşine düştü

Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, Fransa Ligue 3 ekibi SC Caen forması giyen orta saha Zoumana Bagbema için harekete geçti.

Yaz transfer dönemi çalışmalarını sürdüren Göztepe, Fransa Ligue 3 ekibi SC Caen forması giyen Zoumana Bagbema için görüşmelere başladı.

Fildişi Sahilli asıllı Fransız orta saha oyuncusu için İsviçre temsilcisi Basel ve Belçika takımı Gent’in de girişimde olduğu kaydedildi.

Basel’in 22 yaşındaki futbolcu için Caen takımına 1.5 milyon Euro artı bonuslar teklif ettiği öne sürüldü. Basel ve Gent takımlarıyla yarışa giren Göztepe’nin transferi bitirmekte kararlı olduğu ve Caen yetkililerine iyi bir teklif götürdüğü vurgulandı.

PSG altyapısından yetişen Bagbema, bu sezonu Caen’de 3 maça çıktı.

Kerim Küçük.

Karşıyaka’ya UNICS Kazan’dan Skorer Transferi

Geçtiğimiz sezon mucizevi bir son saniye basketiyle Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’ne tutunan Karşıyaka, yeni sezonun kadro planlamasını sürdürüyor. İzmir temsilcisi, bu doğrultuda kısa rotasyonuna bir skorer eklemesi yaptı.

Karşıyaka, son olarak UNICS Kazan formasını giyen 34 yaşındaki tecrübeli skorer Xavier Munford’ı kadrosuna kattığını resmi olarak duyurdu.

Kerim Küçük.

Ülküspor’un saha hasreti bitmedi:9 ay önce başlayan çalışmada bekleyiş sürüyor!

İzmir’in köklü kulüplerinden Ülküspor’un yaklaşık 25 yıllık saha bekleyişinde sona gelindi ancak çalışmalar yeniden durdu. 9 ay önce başlayan yapım sürecinde duvarlar örülürken, tribün, ışıklandırma, suni çim ve dış cephe çalışmaları bekleniyor. Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, 21 gündür sahada işlem yapılmadığını belirterek, mahalle takımlarının tesisin tamamlanmasını beklediğini söyledi

İzmir’in köklü spor kulüplerinden Ülküspor’un yıllardır beklediği futbol sahası için başlatılan çalışmaların üzerinden 9 ay geçmesine rağmen tesis henüz tamamlanamadı. Sahanın duvarları örülürken tribün, aydınlatma, suni çim ve dış cephe çalışmalarının tamamlanması bekleniyor. Ancak yapım sürecinde yaklaşık 21 gündür herhangi bir çalışma yapılmadığı belirtildi.

Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, sahanın yapım sürecindeki son durumu aktarırken, çalışmanın bu kez ihale sürecinde olduğunu ve yasal bekleme süresi nedeniyle çalışmaların durduğunun kendilerine iletildiğini söyledi.

Şenol, “Şu an duvarlar örüldü. Tribünler, ışıklandırma, halı, dış cephe kaplamasıyla birlikte bitecek saha. Yalnız 21 gündür şu an işlem yapmıyorlar. Bu kez galiba ihale sürecindeler. Bekleme süresi varmış, öyle söylediler. Bekliyoruz. Bekleme süresi bize göre normal değil ama onlara göre kanunen normalmiş” dedi.

Tamamlandığında sahanın Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor olmak üzere dört kulübe tahsis edilmesi planlanıyor. Şenol, söz konusu takımların bölgenin ve mahallenin takımları olduğunu belirterek tesisin öncelikle çevredeki kulüplerin kullanımına sunulmasını istediklerini dile getirdi. Şenol, “Biz toplam 4 takımız: Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor. 4 tane kulübe burayı tahsis edecekler. Bunlar da bu mahallenin takımı, Roman takımlarıdır. Bu takımların üstüne herhangi bir takım istemiyoruz. Yani bu ancak çevremizdeki takımlara yeter bu saha” ifadelerini kullandı.

Sahanın tamamlanması için mahalle sakinlerinin de beklenti içinde olduğunu belirten Şenol, kendisine her gün tesisin ne zaman hizmete gireceğinin sorulduğunu söyledi. Şenol, “Her gün telefonum durmadan çalıyor. Mahalleden olsun, çevreden olsun. ‘Ne zaman olacak Başkan?’, ‘Ne zaman bitecek?’ gibi sorular geliyor. Çünkü 9 ay oldu başlayalı, daha bu durumda” diye konuştu.

Ülküspor’un saha sorunu ise bugünün konusu değil. İzmir’in en köklü spor camialarından biri olan kulüp, uzun yıllar Tepecik’teki futbol sahasını kullandı. Toprak sahanın bulunduğu dönemde bölge, mahallenin futbol yaşamının önemli merkezlerinden biri olurken, futbol sahalarında çimin yaygınlaşmasıyla birlikte toprak saha zaman içerisinde kullanılmamaya başladı.

Atıl durumda kalan Langar sahası da ilerleyen süreçte kamulaştırıldı. Alanın bir bölümü daha sonra otobüs aktarma merkezine, bir bölümü ise yola ayrıldı. Buna rağmen söz konusu alanın imar planlarında spor tesisi olarak yer aldığı belirtiliyor.

Bölgenin geçmişinde ise Türk futbolunun önemli isimlerinin izleri bulunuyor. Karşıyaka Spor Kulübü’nün 1970-1977 yılları arasında kalesini koruyan, “Mastika Ali” lakabıyla tanınan Ali Özel’in yanı sıra Altınordu forması giyen İsmet Olgun Bilge ve Hikmet Olgun Bilge ile Altay ve Altınordu’da forma giyen Enver Çelik gibi futbolcuların da Ülküspor bünyesinde söz konusu sahada oynadığı ifade ediliyor.

Sahanın bugünkü haline gelmesi de uzun bir sürecin ardından mümkün oldu. Yaklaşık 25 yıldır çeşitli projelerle gündeme gelen alan için geçmiş dönemlerde futbol sahası yerine havuz yapılması planlanmıştı.

Şenol, alanın daha önce Aziz Kocaoğlu döneminde havuz olarak planlandığını, aynı projenin Tunç Soyer döneminde de gündemde olduğunu belirterek, son olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a sorunlarını aktardıklarını ve alanın yeniden futbol sahasına dönüştürülmesini sağladıklarını söyledi.

Şenol, “Daha önce Aziz Bey zamanında bu alan havuz olacaktı. Yine Tunç Soyer zamanı havuz projesi gündemdeydi. Biz en son Cemil Başkan’a anlattık derdimizi. Normal sahaya çevirebildik” dedi.

Gelinen noktada saha için fiziksel çalışmalar başlamış olsa da tesisin tamamlanması ve dört mahalle takımının kullanımına açılması için bekleyiş sürüyor. Yaklaşık 25 yıllık saha talebinin son aşamasında, kulüpler ve mahalle sakinleri çalışmaların yeniden başlamasını ve tesisin bir an önce tamamlanmasını bekliyor.

Kerim Küçük.

Menemen FK’da devir iptal

Nesine 2’nci Lig Beyaz Grup’taki İzmir temsilcisi Menemen Futbol Kulübü’nde haftalardır merakla beklenen kulübün devredilmesiyle ilgili görüşmeler sonuçsuz kaldı

Sarı-lacivertlilerde kulübün satış işlemleri askıya alındı. Önce lige katılmama kararı alan, ardından yatırımcı adaylarıyla görüşen Başkan Bilgin Tokul ile Ege’de Menemen gibi şirket olarak yönetilen iki kulübün daha sahibi olan Ahmet Çoruhlu arasındaki görüşmenin ödeme planı konusunda anlaşmazlık nedeniyle son bulduğu öğrenildi. Taraflar ilk etapta şartlarda anlaşırken, ödeme planıyla ilgili sorun nedeniyle son anda devir iptal oldu. Menemen FK’nın lige katılıp katılmayacağı Başkan Bilgin Tokul’un vereceği karar sonrası netlik kazanacak. Sezonun başlamasına bir hafta kalırken 3 yıldır başkanlığı yürüten Tokul kararını takım ve ilçeye duyuracak.

Kerim Küçük.

Bornova 1877 FK Yarışmacı Hakları Anlaşması İptal Edildiği Ardından Yazılı Açıklama Yaptı

Bornova 1877 FK Instagram Hesabında Yazılı Açıklama Yaptı:KAMUOYUNA DUYURU Bornova 1877, kuruluşundan itibaren belirlediği “Geliştirici Kulüp” vizyonu doğrultusunda hareket etmiş; son üç sezonda da bu vizyona uygun olarak genç oyuncuların gelişimine ve Türk futboluna kazandırılmasına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmüştür.

Geride bıraktığımız sezonun sonunda, saha sonuçları neticesinde kulübümüz maalesef profesyonel liglerden amatör lige düşmüştür. Sportif sonuçların kulüplerin dönemsel planlamaları ve faaliyetleri üzerinde etkili olması doğaldır. Ancak özellikle belirtmek isteriz ki; Bornova 1877’nin kuruluş amacı, temel değerleri ve “Geliştirici Kulüp” vizyonunda herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır.

Kulübümüzle ilgilenen taraflarla gerçekleştirilen görüşmelerde temel hassasiyetimiz son derece açıktır:

Bornova 1877’nin isminin değiştirilmesi, kulübün başka bir şehre taşınması veya Bornova kimliğinden uzaklaştırılması tarafımızca kabul edilemez.

Bazı görüşmelerin ortaklık veya devirle sonuçlanmamasının temel nedeni de bu konularda yaşanan fikir ayrılıklarıdır. Kulübümüzün kimliğini ve temsil ettiği değerleri korumayacağını düşündüğümüz hiçbir yapıya Bornova 1877’yi devretmeyeceğimizi ve bu doğrultuda bir ortaklığın içerisinde bulunmayacağımızı açıkça ifade ettik.

Çünkü Bornova 1877, Bornova’nın kulübüdür.

Bornova’yı temsil etmekte, bu şehrin gençlerine fırsat yaratmakta ve Türk futboluna oyuncu kazandırma hedefiyle faaliyetlerini sürdürmektedir.
Nitekim kulübümüz, son üç sezon içerisinde uyguladığı geliştirici kulüp modeli sayesinde 20’nin üzerinde futbolcunun üst liglere ve farklı profesyonel seviyelere geçişine katkı sağlamıştır. Bu tablo, ortaya koyduğumuz vizyonun en somut göstergesidir.
Bugün mücadele ettiğimiz ligin adı değişmiş olabilir. Ancak hedefimiz, çalışma anlayışımız ve vizyonumuz değişmemiştir.
Bornova 1877; genç oyuncular geliştirmeye, Türk futboluna değer üretmeye ve Bornova şehrini temsil etmeye devam edecektir.

Ligler değişir, vizyon değişmez.
Bornova 1877, Bornova’nın kulübüdür ve öyle kalacaktır.

BORNOVA 1877 SPORTİF YATIRIMLAR A.Ş

Kerim Küçük.

İzmirli Yağmur ve Damla Şengül Kardeşler’nın hikayesi yeni başlıyor! Hedefleri çok büyük

Bornova Genç Yıldızlarspor forma giyen ikiz kardeşler Yağmur ve Damla Şengül, sergiledikleri performansla U15 Milli Takımı’ndan davet almayı başardı. Teknik Direktör Nedim Vatansever, iki oyuncunun farklı özellikleriyle çıktığını söylerken, babaları Ferdi Şengül, kızlarını Ay-Yıldızlı formayla görmekten dolayı gurur duyduklarını belirtti.

Türkiye’de ilk futbol maçının oynandığı yer olan Bornova’dan yeni yetenekler çıkmaya devam ediyor. Bornova’nın ilk kadın futbol kulübü olan Bornova Genç Yıldızlarspor’da Yağmur ve Damla, kariyerlerinin ilk önemli başarılarından birini elde etti. Küçük yaşta futbolla ilgilenen genç oyuncular, U15 Mill, Takımı’ndan davet alarak İzmir ve kadın futbolu adına büyük bir gurur yaşattı.

Orta sahada görev yapan Yağmur ile kanatta forma giyen Damla, aynı takımda omuz omuza verdikleri mücadeleyi şimdi ay-yıldızlı forma altında sürdürmeye hazırlanıyor. İkiz kardeşler, babaları Ferdi Şengül ve bu yolculukta önemli sorumluluk üstlenen antrenörleri Nedim Vatansever, Yenigün gazetemize özel açıklamalada bulundu. 

Bornova Genç Yıldızlarspor Ve Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Vatansever:“Yağmur’un top tekniği, oyun görüşü, top saklama ve pozisyon bilgisi oldukça iyi. Arkadaşlarını oynatabilen, liderlik özellikleri güçlü bir oyuncu” “Damla sürati, tekniği, çalımları, rakibini eksiltme özelliği ve şutlarıyla öne çıkıyor. İkisinin de şutları oldukça iyi. Başladığımız dönemde Yağmur topa daha iyi vuruyordu ancak zaman içerisinde Damla da bu özelliğini geliştirdi. Artık ikisi de topa çok güçlü vuruyor” “Çaba göstermekten hiçbir zaman vazgeçmiyorlar. Mücadele ruhları, çalışma istekleri ve başarma hırsları onların önündeki engelleri aşmalarını sağlayan en önemli özellikler. Daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum” “Bazı çocukları antrenmana getirmek için çaba harcamak gerekir. Yağmur ve Damla’ya ise her gün antrenman olduğunu söylesem gelirler. Futbolu o derece seviyorlar. Çalışmayı seven ve gelişime açık çocuklar. Eksiklerini kendilerine söylüyoruz. Oyun bilgisi, fiziksel güç ve mental açıdan onları geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz” “Aile desteği çok önemli. Öncelikle kızların ve kadınların futbol oynamasına karşı ön yargılı olunmaması gerekiyor. Futbol yalnızca erkek oyunu değil. Aileler yetenekli çocuklarına destek olursa Milli Takım’a çok daha fazla sporcu kazandırabiliriz” “Bizi mutlu eden en önemli şey, her yıl Milli Takım’a oyuncu göndermek ve A takım seviyesine futbolcu çıkarmak. En büyük hedefim, altyapıdan yetiştirdiğim çocukları A takımda görmek. O günü gördüğümde görevimi yerine getirmiş sayacağım” Dedi.

Yağmur Ve Damla Şengül Kardeşler Babası Ferdi Şengül:“İlk olarak ‘Hangisi seçildi?’ diye sordum. Çünkü birinin çağrılıp diğerinin çağrılmaması, kardeşlerden birini üzebilirdi. ‘İkisi de’ yanıtını alınca çok duygulandık, telefonda gözlerimiz doldu. İkiz kardeşlerin ikisinin birden Milli Takım’a davet edilmesi gururumuzu daha da artırdı. İnşallah bu sürecin devamında resmi milli maçlarda da forma giyerler” “Kadın ya da erkek fark etmeksizin futbolda güven çok önemli. Kızlar Nedim hocalarını çok seviyor. Bu yaşlarda güvenebilecekleri ve kendilerini geliştirecek bir antrenörle çalışmaları bizim için büyük bir şans” Dedi.

Kerim Küçük.