Bu hafta biraz gecikmeli olsa da Göztepe’nin gençlerini yazmak istedim. Göztepe U19 Takımı, Gençlik Ligi play-off finalinde Karadeniz temsilcisi Trabzonspor’u 3-1 yenerek Türkiye Şampiyonu oldu. Sarı-kırmızılılar, Avrupa’ya gitmeye hak kazandı. İzmir ve Türk futbolu açısından gurur dolu bir gelişme yaşandı. Göztepe, geleceğe dair umut verdi. Kağıt üzerine çok net olan skorun yanı sıra birbirinden özel oyuncuların yer aldığı ve ne yaptığını bilen bir takım vardı.
Göztepe’nin gençleri, Bursa’da Trabzonspor maçına final atmosferinden bir an olsun kopmadan başladı. Sarı-kırmızılılar, oyunu en iyi ve en dengeli şekilde oynamak için sahada ter döktü. Sarı-kırmızılılarda . Yusuf Ali’nin penaltı golüyle gelen avantaj olsa bile ilk yarı 1-1 bitti. Bursa’da ikinci yarı ise kıran kırana geçti. U19 Takımı telaş yapmaktan ziyade doğru zamanı bekledi. Yaşın önemi olmadan özgüvenli bir şekilde sahada mücadele eden bir ekip izledik. Üçüncü golle beraber ise İzmir temsilcisi şampiyonluğa uzandı.
Göztepe U19 Takımı’nın şampiyonluğunun yanı sıra benim dikkatimi çeken başka ayrıntılar oldu. Takımın tavrı, tutumu, vücut dili “tecrübesiz” olarak nitelendirilemeyecek kadar profesyonel duruyordu. Takımdaki birliktelik, beraber başarma arzusu, inatları, oyundan düşen arkadaşlarını dikkat çeken bir şekilde toparlamaları ve ayağa kaldırmaları ayrıca önem taşıyan şeyler oldu. Bu özellikler, genç takım düzeyinde her daim görebileceğimiz görüntüler değil.
Geçtiğimiz günlerde Göztepe U19 Takımı kaptanı stoper Efe Can Mete ile özel röportajımız için bir araya geldik. Bu takımın Avrupa’da İzmir’i, Göztepe’yi ve Türkiye’yi temsil etme nedeni ise daha anlaşılır oldu. Kaptan Efe, ezber cümleler kurmadı. Ne söylediğini bilen, sakin ve ağırbaşlı bir kaptan gördüm. Göztepe’yi, takım arkadaşlarını ve futbolun o heyecanını gerçekten yaşayan bir kaptan hissiyatı verdi bana. Liderlik veya öncülüğü duruşu ve tavrı ile yapan genç bir oyuncunun aktardıklarını dinledim. Özellikle şampiyonluk maçının 73. dakikasında kaleci ile çarpıştığı pozisyonun ardından hastaneye kaldırılan ve sonrasında “Göztepe bu, her şeyi yaşayacaksın” sözleriyle bu başarının tesadüf olmadığını gösterdi. Savunma oyuncusu ve kaptan olarak takımının da aynı karakteri göstermesini sağladı. Tekniğin ötesinde olan özellikleri Göztepe’nin U19 gençleriyle izledik.
Bu takım UEFA Gençlik Ligi’nde belki de adım adım ilerleyecek. Avrupa’nın en büyük akademileri ve futbolun lokomotif ekipleri ile karşı karşıya gelecek. İzmir’de büyüyen ve yetişen gençler, Avrupa’nın öncü futbol kulüplerine kafa tutacak. Taraftarın ve camianın bu başarıya sevindiği kadar üzüldüğü bir diğer durum ise altyapı tesisleri. Kusursuz şartlarda yetişmeyen gençler bir açıdan eksikliklerin içinden çıkmayı başardı. Uzun yıllardır konuşulan altyapı sorunlarına rağmen Avrupa’ya gidenler ağabeyleri değil, gençler oldu. Bu başarı sonrası taraftalar elbette sessiz kalmadı. “Göztepe tesisini istiyor” diyerek kıymetli bir çağrı yaptılar. Gençlerin Avrupa bileti, yatırım yapılması gereken bir geleceğin olduğunu gösterdi.
Göztepe’nin elinde çok değerli bir jenerasyon var. Kısa bir süre içinde A Takım’da düzenli forma bulacak ve hedeflerine ulaşacak pek çok futbolcu göreceğiz belki de. Birçok kulüp, birçok spor otoritesi altyapıdan bahsetse bile ülkemizde sürdürülebilir kalmayan bu yapının İzmir ve Türk futbolu için ne kadar değerli olduğu çok açık. Belki Göztepe’den bu sefer Brezilyalı değil, Türk oyuncuları Avrupa’ya transfer olurken göreceğiz. Tüm bunların yanı sıra bir gün Milli Takım’da izleyeceğimiz çocuklar var bu grubun içinde. Genç oyuncuların Göztepe kültürü altında tesise de, çalışma planına da sahip olması çok önemli. Büyük bir camianın ve kültürün içinde yetişen ve potansiyel barındıran genç oyuncuların aidiyeti ve birliktelik isteği köreltilmemeli. Bursa’daki finalle beraber tam da bunu izledik.
Kaynak Aslı Coşar Yenigün Gazetesi
Kerim Küçük.