Karşıyaka Eski Kulüp Başkanı Aygün Cicibaş uzun süren sessizliğini Son Mühür’e bozdu.
Karşıyaka Eski Kulüp Başkanı Aygün Cicibaş:“Geçen sene görevi biz almadık. Divan Kurulu, son dakika bize bilgi sağladı. Bizlerde Karşıyaka Spor Kulübü’nün cefakâr taraftarı ve ana yönetim kurulu olarak göreve geldik. Başkanlık olduğum dönemde; arkadaşlarıma, ağabeylerime, saygıdeğer büyüklerime, yönetim kurulu üyelerine, disiplin ve divan kuruluna teşekkür ederim… Beni hiç kimse reddetmedi, sen olduğun sürece mücadele içerisinde varız dediler. Çok zor bir dönemden geçtik. Başkan Yiğit Tusder’in yaşadığı sürecin benzerini yaşadım. Türkiye’de 52 senedir basketbolda faaliyet gösteren ve Karşıyaka Spor Kulübü’ne koşulsuz destek olan Pınar grubu ve rahmetli Selçuk Yaşar’ın destekleriyle idare edilen kulübümüzde çok zor zamanlar yaşadı. Buna ilk maruz kalan ben oldum” “Bu sene Yiğit Tusder kardeşimiz, başkanımız bu konuyla ilgili aynı durumları yaşıyor. Kendisine kolaylıklar diliyorum… Görev bize verildi diye kaçmadık, her aşamada ilk günden son güne kadar şöyle belirttik; bizden daha iyi maddi durumu olan, konsorsiyum yapmak isteyen herkes buraya gelebilir diye davet ettik. Çeşitli firmalarla görüşerek Evolog firmasının bize verdiği büyük destekle başladık. İlk etapta oyuncu ve menajerlerin bazında bir güven inşa ederek burada bir şeyler yapılabilir sözüyle harekete geçtik. Futbolda Cenk Karace ve Azad Yeşil’in destekleriyle güzel bir takım kuruldu. Amacımız şampiyonluk yaşamaktı ama maalesef olmadı. Basketbolda hedefimiz play-off’a kalmaktı, mucizevi bir şekilde ligde kaldık. Kulübümüzü aldığımız bir şekilde bırakabilmek bize nasip oldu” “Kimseye tavsiyede bulunmam doğru olmaz sadece tecrübelerimi paylaşırım. Burası bir spor kulübü… Diğer camialarda aynı şekilde göreve geldiğinizde eski dönemlerde borç yapılmış konuları olmaz. Bizde o zaman şunu söylememiz lazım; 60 milyona yakın çalıştığımız süre boyunca FIBA borç ve taksitlerini ödememize rağmen hiçbir zaman açıklamada bulunmadık. Eski veya yeni yönetim diye başkanlık dönemimde açıklamada bulunmadım. Başkanlık sürecimde kimsenin hatalarını ön plana çıkarmadan kulübümüzün çıkarları için elimizden geleni yaptık. Geçen sezon futbolumuzun da 9 milyona yakın transfer yasağı vardı. Bu borç ana yönetimin kasasından ayrılarak yatırıldı. Bu sene 24 milyon borç geçmiş döneme ait olmasına rağmen kimse açıklamada bulunmuyor. Başkan Tusder ve yönetimdeki arkadaşlarımızın eski veya yeni yönetim algısını yarattığını düşünmüyorum. Ahmet Kandemir’in Son Mühür’e yaptığı açıklamalarından sonra olaya biraz duygusal bakıldığını düşünüyorum. Onlarda çok mücadele ediyorlar. Her zaman kendilerine yardım etmek için yanlarındayım. Geçen sene Mbaye, Vitto Brown için yığınla para ödedik. Hiç kimseye siz yaptınız demedik. Karşıyaka’nın yaptığı resmi açıklamalarda konunun eski ve yeni yönetim olmadığını anlıyorum” “Bir sürü problemlerle uğraşan yönetim zor bir dönemden geçiyor. Ahmet Kandemir ilk geldiğinde 17 yıl önce bu kulüpte yöneticilik yapıyordum. Kendisi gerçekten bu ligin en tecrübeli ve en deneyimlilerinden biri olarak değerli bir antrenör olduğunu düşünüyorum. 7 maçta 5 galibiyet alarak takımımız ligde kaldı. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Lig’de bu sezon öyle bir lig oynandı ki; Bursa’daki maçı kazansaydık Avrupa oynama şansımız olacaktı. Başından sonuna kadar pürüzsüz, protestosuz ligi tamamladık. Nihat Mala, göreve bıraktıktan sonra Çağlar Karabulut ile görüştük. Başkan Yiğit Tusder, o dönemlerde kendisini bize hep öneriyordu. Kendisini yakından tanımıyordum ama tanıştıktan sonra Karşıyaka’ya faydalı olabileceğini düşündüm. Karabulut, çok fedakar ve cefakar bir şekilde 7 haftalık zaman diliminde takımda toparlayıcı güç olarak takımımızı ligde tuttu. Ahmet Kandemir ve Çağlar Karabulut’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” “Bize 10.haftada herkes kümeye düşer dedi. Sportif anlamda ekonomik destek almak istediğimiz kurumlar bazı Karşıyakalılar telefonla arayarak ‘Siz deli misiniz? Kümeye düşen takıma destek mi olunur’ denildi. Böyle bir süreçte genel menajerimiz Çağlar Karabulut’un İsveç’teki ailesini bırakarak Karşıyaka’ya gelmesi çok önemliydi. Yine aynı şekilde Ahmet Kandemir, ailesini bırakarak takımın başına geçti ve son topa kadar inanılmaz bir şekilde savaştılar. Bizde gücümüz doğrultusunda hareket ederek bunun hakkı olan sözleşmeyi yaptık” “Gerçekten bu süreçte çok yoruldum. Ligde kaldık, bir günlüğüne dair sevincini yaşayamadık. Üzerimizde ve yönetimimize bir linç oluştu. Olsun Karşıyaka’mızın canı sağ olsun… Önemli olan her zaman Karşıyaka’dır. İki önemli insan Karabulut ile Kandemir’in umarım kulüpte devam eder. Önceden yapılmış bazı hatalar neticesinde kulübün FIBA borçlarındaki boğuşmaları var. Hep borçlar devretti ben yönetimimizin kucağına geldi. Bizden de tabi devirler oldu. En azından makul ve çözülebilecek borçlar yarattık. Hayatımda unutamayacağım o anı ligde mucizevi basketle kalarak yaşadım. O yüzden Ahmet Kandemir ile Çağlar Karabulut’a sonsuz teşekkür ediyorum” “Karşıyaka’da vefanın önemli olması gerektiğini vurgulayan Yönetimde yer alan bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Elinden gelen en iyisini yapacaklarından her zaman eminim… Elbette süreç içerisinde hatalar yapılabilir, yapılacaktır. En azından eski hatalardan ders alınması gerektiğini düşünüyorum. Bizim yaptığımız hatalardan da ders alınması gerekiyor. Bende kendi hatalarımdan ders aldım. Kulübü, zamanında belirli şartlarda bırakanlarla bir kıstas olması gerekiyor. Vefanın olması gerektiğine inanıyorum. Vefanın en azından öncelik verilmesi olduğunu düşünüyorum. Spor kulüplerinin en büyük değer yargılarının vefada olduğunu söyleyebilirim. Karşıyaka Spor Kulübü yönetimi zor bir süreçten geçiyor. Kendilerine kolaylıklar ve başarılar diliyorum” Dedi.
Kerim Küçük.

