Günün Yazısı:İKİ YARIM BİR TAM

Ay yıldızlıların son dönemde aldığı sonuçlarla yarım kalan hikayesi, Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ta yarım kalan hikayesiyle tamamlanabilecek mi?

Bazen yeni bir başlangıç için her şeyin yolunda gitmesi gerekmez. Hatta çoğu zaman yeni bir sayfa, işler yolunda gitmediğinde açılır. Türk futbolunda bugün tam da böyle bir döneme giriyoruz.

A Milli Futbol Takımımız ve Sergen Yalçın birlikteliği Türk futbolunda yeni bir dönemin başlangıcı olacak Önümüzdeki iki karşılaşma, bu yeni hikayenin ilk cümlelerini yazacak.

Biraz Sevinç, Biraz Hayal Kırıklığı…

Bizim Çocuklar son yıllarda Türk futboluna yeniden heyecan kazandırmıştı. EURO 2024’te çeyrek finale yükselen, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılan ve tarihinde ilk kez UEFA Uluslar A Ligi’ne çıkan bir milli takımımız vardı. Ancak futbol, geçmişteki güzel günlerin hatırına bugünkü sonuçları görmezden gelmiyor. 2026 Dünya Kupası’nda grup aşamasını geçemeyen millilerimiz, ardından UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı dört karşılaşmayı da kaybetti.

Fransa karşısında 1-0, İtalya karşısında 4-1, Belçika karşısında 3-0 ve yeniden İtalya karşısında 3-1’lik yenilgiler… Dört maç, sıfır puan. Atılan iki gole karşılık yenilen on bir gol. Bir zamanlar Avrupa’nın güçlü takımlarına meydan okuyan Bizim Çocuklar, bu kez rakiplerinin puan hesabında fazlasıyla cömert davrandı. Elbette Fransa, İtalya ve Belçika gibi rakiplerle aynı grupta mücadele etmek kolay değil. Ancak zorlu rakipler karşısında kaybetmek başka, dört maç boyunca puan alamamak başka. Sonuçlar ve büyüyen hayal kırıklığı, değişimin kaçınılmaz hale geldiğini gösterdi. Sonunda Montella dönemi kapandı. Şimdi kulübede Türk futbolunun çok iyi tanıdığı bir isim var. Beşiktaş’ın Sergen’i, Türkiye’nin Hocası.

Türk futbolunda yalnızca adıyla bile birçok hatırayı canlandıran bir futbol insanı. Beşiktaş altyapısında başlayan kariyerinde, siyah beyazlı formayla Türk futbolunun en yetenekli oyuncularından biri oldu. Sahada bazen tek bir dokunuşla maçın kaderini değiştirebilen, oyunu herkesten farklı görebilen bir futbolcuydu. Kariyeri boyunca Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor formalarını giyerek dört büyük kulüpte oynayan ilk futbolcu unvanını kazandı.

Beşiktaş ile dört lig ve iki Türkiye Kupası, Galatasaray ile iki lig ve bir Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı. Milli formayı 37 kez giydi, beş gol attı. 1996 ve 2000 Avrupa Şampiyonalarında Türkiye’yi temsil etti.

Ancak Beşiktaş tarihinde onun adını ayrı bir yere yazdıran başarı, teknik direktörlük döneminde geldi. 2020-2021 sezonunda siyah beyazlıları hem Süper Lig hem Türkiye Kupası şampiyonluğuna taşıdı. O sezon kazanılan çifte kupa, Beşiktaş tarihinin unutulmaz sayfalarından biri oldu. Üstelik Sergen Yalçın, Beşiktaş’ın Süper Lig tarihinde hem futbolcu hem teknik direktör olarak şampiyonluk yaşayan ilk ve tek isim olmayı başardı.

Böyle bir geçmiş kolay yazılmıyor. Fakat futbolun ilginç bir tarafı var. Dün sizi omuzlarda taşıyan tribünler, yarın sonuçlar kötü gittiğinde aynı coşkuyla hesap sorabiliyor. Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’taki son dönemi de beklentilerin uzağında kaldı. Geçmişte kazanılan kupalar, bugünün sorunlarını çözmeye yetmedi. Şimdi önünde yeni bir fırsat var. Bu kez siyah beyazlı değil, ay yıldızlı bir forma için mücadele edecek. Ve belki de kariyerinin en önemli sınavına çıkacak.

Yeni dönemin ilk sınavı 12 Kasım’da İzmir’de oynanacak. Türkiye, Gürsel Aksel Stadyumu’nda Belçika’yı ağırlayacak. Ardından 15 Kasım’da Fransa deplasmanına çıkacak. Peki, bu iki karşılaşma neyi değiştirecek? Öncelikle Türkiye’nin UEFA Uluslar A Ligi’ndeki geleceğini. Dört maç sonunda Fransa 10, İtalya 7, Belçika 6 puanda. Türkiye ise henüz puanla tanışamadı. Bu tabloya göre ilk iki sıra artık ulaşılabilir değil. Ancak üçüncülük ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Belçika karşısında alınacak bir galibiyet, bu ihtimali yaşatacak ilk adım olacak. Fakat bununla da iş bitmiyor. Türkiye’nin Fransa’yı da yenmesi, Belçika’nın İtalya’ya kaybetmesi ve ikili averaj hesabının lehimize sonuçlanması gerekiyor. Üçüncü sıraya yükselmek bile tek başına A Ligi’nde kalmayı garanti etmiyor. Diğer grupların sonuçlarına göre doğrudan ligde kalma veya play-off oynama ihtimalleri bulunuyor. Son sırada kalınması halinde ise A Ligi’nden düşme tehlikesi çok daha ciddi hale gelecek.

Sergen Yalçın’ın teknik direktörlük kariyerine baktığımızda, özellikle oyuncularıyla kurduğu iletişim ve hücum futboluna yaklaşımı dikkat çekiyor. Ancak milli takım çalıştırmak, kulüp takımı yönetmekten oldukça farklı. Kulüpte oyuncularınızla her gün çalışabilirsiniz. Milli takımda ise zaman sınırlıdır. Kısa süre içerisinde doğru kadroyu belirlemek, oyuncuların güçlü yönlerini kullanmak ve sahada ortak bir oyun anlayışı oluşturmak gerekir. Sergen Yalçın’ın önündeki ilk mesele de bu olacak. Türkiye’nin genç ve yetenekli futbolcu havuzundan en yüksek verimi alabilmek. Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Bir takımın yalnızca yetenekli oyunculardan oluşması, iyi bir takım olduğu anlamına gelmez. Sahada birbirini tamamlayan, savunma ve hücum arasında denge kurabilen, zor anlarda dağılmayan bir yapıya ihtiyaç var. Bizim Çocuklar’ın son maçlarda en fazla aradığı şeylerden biri de bu dengeydi.

Belki de bu birlikteliğin en dikkat çekici tarafı burada. Sergen Yalçın’ın yeniden kendisini kanıtlamaya ihtiyacı var. Milli takımın ise yeniden kazanabileceğine inanmaya… Elbette puan da istiyoruz. Hatta dört maçlık mağlubiyet serisinden sonra biraz fazlasıyla istiyoruz. Ama önce yeniden bir takım olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor.

Sergen Yalçın, milli takımın başına dört yıllık sözleşmeyle geldi. Hedefler arasında 2028 Avrupa Şampiyonası ve 2030 Dünya Kupası var. Ancak uzun vadeli hedefler koymak kadar, o hedeflere giden ilk adımı doğru atmak da önemli. Belçika ve Fransa maçları bütün sorunları bir anda çözmeyecek. İki galibiyet bile Türk futbolundaki yapısal eksiklikleri ortadan kaldırmayacak. Ama iyi bir başlangıç, kaybolmaya başlayan inancı geri getirebilir. Belki de bugün hem Sergen Yalçın’ın hem de Bizim Çocuklar’ın en fazla ihtiyacı olan şey bu. Geçmişteki başarıların gölgesinden çıkmak…

Kaynak Ömre Bedel Son Mühür

Kerim Küçük.

Ziraat Türkiye Kupası’nda İzmir Derbisi İhtimali

Ziraat Türkiye Kupası 3. tur mücadelesinde Karşıyaka, sahasında ağırladığı Boluspor’u 3-1 mağlup ederek adını 4. tura yazdırdı. Bu galibiyetin ardından turnuvadaki potansiyel eşleşmeler netleşmeye başladı.

Karşıyaka-Göztepe Eşleşme İhtimali Yüzde 3.7

Karşıyaka’nın tur atlamasıyla birlikte futbolseverlerin yıllardır beklediği İzmir derbisi ihtimali doğdu. 4. tur kura çekiminde Karşıyaka ile Göztepe’nin eşleşme olasılığı %3.7 olarak açıklandı.

Kura Çekimi 4 Kasım’da

Ziraat Türkiye Kupası 4. tur kura çekimi 4 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek.

Kerim Küçük.

İzmirli Doğa’dan gümüş madalya

İzmir Büyükşehir Belediyespor artistik buz pateni sporcusu Doğa Güner, Ümitler Gordion Kupası’nda Türkiye ikincisi olarak gümüş madalya kazandı ve milli takım aday kadrosuna seçildi.

22-25 Ekim tarihlerinde Ankara Çayyolu Spor Salonu’nda düzenlenen Artistik Buz Pateni Ümitler Gordion Kupası’na 31 kulüpten 126 sporcu katıldı. Basic Novice 1 kadınlar kategorisinde mücadele eden İzmirli sporcu Doğa Güner, Türkiye genelinde ikinci sırayı alarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Güner, elde ettiği puanla milli takım barajını da geçerek milli takım aday kadrosuna seçildi. İzmir Büyükşehir Belediyespor, olimpik branşlarda başarıdan başarıya koşuyor. Elde ettiği başarılarla İzmir’in gururu olan sporcular, göz kamaştırıyor. İzmir Büyükşehir Belediyespor sporcularından Deniz Alan, Eftalia Muşlu ve İpek Kara da organizasyonda İzmir’i temsil etti. İzmir Büyükşehir Belediyespor Kulüp Başkanı Berkhan Alptekin, “Sporcularımızı ve antrenörlerimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Bütün sporcularımızla gurur duyuyoruz” dedi.

Kerim Küçük.

Aliağalı şampiyon yüzücü Cumhuriyet Bayramı’nda açık denizde yüzecek

Aliağa Belediyesi Özel Gereksinimli Bireyler Yüzme Kursu öğrencisi Kaan Vural, kazandığı 10 madalyanın ardından açık deniz yüzücülüğüne adım atıyor. Şampiyon yüzücü, Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Urla’da düzenlenecek etkinliğe katılacak

Aliağa Belediyesi Özel Gereksinimli Bireyler Yüzme Kursu öğrencisi Kaan Vural, havuzda elde ettiği başarıların ardından açık deniz yüzücülüğüne adım atmaya hazırlanıyor. Bölge şampiyonalarında kazandığı 6 birincilik ve 4 ikincilikle toplam 10 madalyaya ulaşan Kaan, yeni hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kaan Vural, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Open Water Türkiye topluluğunun davetiyle Urla’da düzenlenecek açık deniz yüzme etkinliğine katılacak. Etkinlik öncesinde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ı makamında ziyaret eden genç yüzücü, yüzme alanındaki başarılarını ve gelecek hedeflerini paylaştı.

Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Kaan Vural’ı makamında ağırlayarak genç yüzücünün sportif başarıları ve açık deniz yüzücülüğüne uzanan gelişim süreci hakkında bilgi aldı. Kaan’ın azmi ve kararlılığından duyduğu memnuniyeti dile getiren Acar, özel gereksinimli bireylerin yeteneklerini geliştirmelerine ve sportif faaliyetlerde kendilerini göstermelerine olanak sağlayan çalışmaların önemine dikkat çekti. Kaan’ın açık denizde de önemli başarılara imza atacağına inandığını belirten Başkan Acar, genç yüzücünün hayallerini gerçekleştirmesi ve hedeflerine ulaşması için her zaman yanında olduklarını ifade etti.

Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Antrenörü Mazlum Yılmaz, Kaan Vural ile çalışmaya başladıklarında önceliklerinin onun suya alışmasını ve suda rahatlamasını sağlamak olduğunu belirtti. Süreç içerisinde Kaan’ın yüzme yeteneğini keşfettiklerini anlatan Yılmaz, “Kaan ilk geldiğinde hedefimiz suda rahatlamasını sağlamaktı. Bunun yanında serbest stil yüzmeyi öğrenebilir mi diye düşündük. Zamanla bu soruların cevaplarını almaya başladık. Kaan durmadan yüzmeye başladı. Ne kadar yüzebileceğini merak ettik. Ancak Kaan, biz dur diyene kadar yüzmeye devam etti. Gösterdiği gelişim ve ilk açık deniz etkinliğine katılacak olması bizi çok heyecanlandırıyor. Kaan’ın bu alanda da kendini geliştirerek yeni başarılara imza atacağına inanıyoruz” diye aktardı.

Kaan Vural’ın gelişim sürecinde çevrelerinden gördükleri desteğin kendileri için çok değerli olduğunu vurgulayan Mazlum Yılmaz, Aliağa Belediyesinin sunduğu imkanlara dikkat çekti. Yılmaz, “Bize bu fırsatları sundukları için başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Havuzda kazandığı 10 madalyayla dikkat çeken Kaan Vural, şimdi de Urla’da katılacağı açık deniz yüzme etkinliğiyle yeni bir deneyim yaşamaya hazırlanıyor.

Kerim Küçük.

İzmirli ultra maratoncu Tuğçe Karakaya’nın yeni hedefi Güney Afrika’da madalya!

Kapadokya’da 119 kilometrelik parkuru 12 saat 13 dakikada tamamlayarak rekor kıran İzmirli ultra maratoncu Tuğçe Karakaya, Hüseyin Demir ile Fair Play programında yaşadığı zorlukları ve yeni hedefini anlattı. Karakaya, 2026 yılının son yarışında Güney Afrika’nın Cape Town kentinde madalya için koşacak. İzmirli sporcu, yeni hedefi Güney Afrika. İzmirli sporcu, doğa koşularına duyduğu tutkuyu ve kendisine eşlik eden köpeği Patika ile hikayesini Son Mühür TV’de paylaştı.

13. Salomon Cappadocia Ultra-Trail yarışında, 119 kilometrelik parkurda rekor kırarak birinci olan İzmirli sporcu Tuğçe Karakaya, Hüseyin Demir ile Fair Play programının konuğu oldu. Dünyanın en prestijli dağ koşularında elde ettiği madalyalarla ülkemizin büyük gururu olan Karakaya, canlı yayında özel açıklamalarda bulundu. Yeni hedefinin Güney Afrika’da Cape Town’da madalya olduğunu belirten İzmirli sporcu, sınırları aşarak pes etmeden özgürce koştuğunu söyledi. Karakaya, doğanın eşsiz güzelliğinde, büyüleyici atmosferinde koşmanın mutluluğunu anlattı.

13. Salomon Cappadocia Ultra-Trail’de rekor kırarak İzmir’in gururu olan Tuğçe Karakaya, “Spor kariyerimin en uzun mesafesi 119 km oldu. Daha çok deneyim için yarışmaya katılmıştım, 12 saat 13 dakikada koşarak parkur rekoru kırdım. 2029 yılındaki rekoru egale ettim. Türk bir sporcu olarak rekor kırarak yarışı tamamlamak mutluluk verici. Yarışma bittiğinde gözyaşlarımı tutamadım. Bitiş çizgisinde o coşkuyu ve heyecanı görmek beni çok duygulandırdığı için büyük gurur duydum” diye konuştu.

Yüksek irtifada zor parkurlarda koştuğunu belirten İzmirli sporcu Tuğçe Karakaya, “Patika koşusu diye geçen trail’de doğanın içinde koşuyoruz. Daha çok engebeli, zor parkurlarda koşuyoruz. Yüksek irtifada koşarak taşlı, engebeli zor parkurlar oluyor. Ultra maraton 42 km sonrası oluyor. Ben daha çok orta mesafede yarışıyordum. Son bir buçuk yıldır 42 ile 63 km arasında koşuyordum. 100 km ve ileri seviyede yeni koşmaya başladım” şeklinde konuştu.

Pes etmeden her zaman özgürce koştuğunu vurgulayan İzmirli sporcu Tuğçe Karakaya, “Fiziksel ve mental olarak mücadele veriyorsunuz. Yarış için bir beslenme stratejinizin olması gerekiyor. Normal bir patika koşucusunun strateji olması lazım. Her sporunun beslenme stratejisi farklı oluyor. İşin mental kısmı çok önemli. Yarışta hiçbir zaman pes etmeden ısrarla, inatla ve özgürce koştum” dedi.

İzmirli sporcu Tuğçe Karakaya, “Düzenli bir şekilde antrenman yapmanız gerekiyor. Beslenme, sosyal hayat gibi birçok faktöre dikkat etmeniz lazım. 6 ayda bir kan tahlili yaparak ek gıda ve vitamin kullanıyorum. Bir hedefle yola devam edince başarılara ulaşıyorsunuz” dedi.

Sakatlıktan sonra sahalara geri dönüşünün zor olduğunu söyleyen ultra maraton koşucusu Tuğçe Karakaya, “2013 yılında bisiklet antrenmanında sakatlık yaşadım. Milli triatlon sporcusu olarak ülkemizi temsil ettim. Milli takım döneminde geçirdiğim kazada belimde bir sorun yaşadım. Doktorlar, koşmanın zor olduğunu, ambulansla yarışa devam edeceğimi söylediler. 5 yıl boyunca spor yapamadım. Daha sonra toparlanarak tekrardan yarış ortamına girdim. Geçmişte bir başarıya sahip olarak tekrar yarışınca keyif aldım. Bu süreç hiç kolay olmadı. Sürekli doktorlara giderek kontrol oldum. Sponsorluk teklifiyle üç yıl boyunca patika koşularına devam ettim” ifadelerini kullandı.

Hedefinin Güney Afrika’da madalya olduğunu söyleyen Tuğçe Karakaya, “Yarış takvimim her yıl belli oluyor. Kapadokya yarışından sonra Güney Afrika’da Cape Town’da yarışım olacak. 55 km 2800 yükseklikte bir yarış olacak. Heyecanlıyım umarım güzel geçer. 2026 yılının son yarışı olacak. Elimden gelenin en iyisini yaparak derece almak istiyorum. Umarım benim günüm olur ve ülkemize güzel bir şekilde geride dönerim” ifadelerini kullandı.

Can dostu patika ile dağlarda özgürce koştuğunu belirten Karakaya, “Köpeğim, patikayı üç yıl öncesinde bir doğa koşusunda peşime takıldı ve bana hep eşlik etti. Büyük sorumluluk gerektiren patikayı sahiplendim. Av köpeği olan patika ile doğada tutkuyla, keyifle koşuyoruz. O da benimle birlikte koşuyor. Benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Bana her zaman şans ve uğur getirdi. Büyük bir motivasyon kaynağı oluyor. Koşmayı seven patikayı antrenmanlarıma eşlik ettiği için mutlu oluyorum” şeklinde konuştu.

Karakaya, “Ultra maraton koşuları her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Yarışlar arttıkça insanlar bunun keyfini çıkarıyor. Yeni yarışlar oldukça inşalar hedef geliştiriyor. Doğa’da olmak muazzam bir şey… Tutkunuzun peşinden koşmaya devam edin” diye sözlerini sonlandırdı.

Kerim Küçük.

Son anda elde kalmıştı… Göz-Göz’ün Juan’ı satma inadı sürüyor

Göztepe’yi golleriyle sırtlayan Brezilyalı santrafor Juan, transferde yine gözde oldu. Son 3 yıldır sarı-kırmızılılarda görev yaparak sezon başında 15 milyon euro bonservis bedeli karşılığı Rusya ekibi CSKA Moskova’ya transfer olmanın kapısından dönen 24 yaşındaki Brezilyalı oyuncuya Avrupa’dan talipler tekrar arttı.

Trendyol Süper Lig’de art arda 3 galibiyetle çıkışa geçen Göztepe’yi golleriyle sırtlayan Brezilyalı santrfor Juan, transferde yine gözde oldu. Son 3 yıldır sarı-kırmızılılarda görev yaparak sezon başında 15 milyon euro bonservis bedeli karşılığı Rusya ekibi CSKA Moskova’ya transfer olmanın kapısından dönen 24 yaşındaki Brezilyalı oyuncuya Avrupa’dan talipler tekrar arttı. Geçen sezon ara transfer döneminde Fransız ekibi Lille 15 milyon euro bonservis önermesine rağmen satılmayan, sezon başında ise aynı bedelle CSKA Moskova’ya transferi son anda iptal olunca takımda kalan Juan için iki kulübün Göztepe’nin futbol şubesini yöneten Sport Republic’le temasa geçtiği öğrenildi.

Juan’ı sezon başında alamayan CSKA Moskova’nın da golcü oyuncuya ilgisi devam ederken, İngiltere Premier Ligi ekiplerinin de Brezilyalı yıldızı takip ettiği bildirildi. Sport Republic kurmaylarının Kış transfer döneminde Juan için bonservis kapısını 20 milyon eurodan açması bekleniyor.

Bu sezon gollerine kaldığı yerden devam eden Brezilyalının kış transfer döneminde yuvadan uçma ihtimali yüksek. Yaz döneminde satılması planlandığı için hazırlık maçlarında oynatılmayıp Trendyol Süper Lig’in ilk haftalarında yedek soyunan Juan, kısa sürede hem formayı tekrar kaparak hem de golleriyle yine Göztepe’nin en skoreri olmayı başarmıştı. Sonradan oyuna girdiği üçüncü haftadaki Galatasaray deplasmanında ilk golünü atan Juan, 6 maçtır 11’deki yerini geri aldı. Juan, son 7 maçta 6 gol atıp, 1 asist yaparak kalitesini tekrar kanıtladı. Son 7 maçta 7 gol katkısı veren Brezilyalı santrfor 2024-2025’te takımdaki ilk yılında 7, geçen sezon 11 gol atmıştı.

Kerim Küçük.

Büyükşehir’den Çiğli’ye dev spor kompleksi: İhale için tarih verildi!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Egekent Spor Tesisi’nin yapımı için hazırlıklarını tamamladı. İzkent Mahallesi’nde hayata geçirilecek tesiste yarı olimpik yüzme havuzu, çocukların suyla güvenli biçimde tanışmasını sağlayacak çırpınma havuzu ve kapalı spor salonu yer alacak. Yapım ihalesinin aralık ayının ilk haftasında yapılması planlanıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın “Spor Kenti İzmir” vizyonu doğrultusunda kent genelindeki spor yatırımlarını sürdürüyor. Eğitim kurumlarına ve spor kulüplerine destek veren belediye, her yaştan yurttaşın spor olanaklarına erişimini artırmak amacıyla kente yeni spor tesisleri kazandırıyor. Mevcut tesislerin bakım, onarım ve yenileme çalışmalarını da sürdürüyor.
Bu kapsamda Çiğli’nin İzkent Mahallesi’nde yapılması planlanan Çiğli Egekent Spor Tesisi’nin uygulama projeleri tamamlandı. Tesisin yapım ihalesinin aralık ayının ilk haftasında gerçekleştirilmesi planlanıyor.

2 bin 820 metrekarelik arsa üzerinde, toplam 8 bin 400 metrekarelik inşaat alanına sahip olacak tesiste, 80 seyirci kapasiteli yarı olimpik yüzme havuzu, çocukların suyla güvenli biçimde tanışmasını sağlayacak çırpınma havuzu ve 120 seyirci kapasiteli kapalı spor salonu bulunacak. Tesiste ayrıca çeşitli servis alanları da yer alacak.
Enerji verimliliği gözetilerek tasarlanan tesisin çatısına elektrik üretimi amacıyla güneş panelleri kurulması planlanıyor. Güneş panelleri ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün karşılanması hedefleniyor.

Kerim Küçük.

Altınordu Türk Futbolunda Kazanıyor

Altınordu X Hesabında Altınordu Isparta Futbol Okulumuzda futbol eğitimlerine başlayan iki genç sporcumuz 2011 doğumlu Enver Ömer Ateş, Fenerbahçe’ye transfer olurken, 2014 doğumlu Yiğit Can Özkan ise Tümosan Konyaspor’a transfer olduğu Duyurdu.

Kerim Küçük.

Ziraat Türkiye Kupası 4.Tur Kura Çekimi 4 Kasım’da Yapılacak

Ziraat Türkiye Kupası 4.Tur Kura Çekimi, 4 Kasım 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te kulüp yetkililerinin katılımı ile TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilecek.

Orhan Saka Konferans Salonu’nda yapılacak kura çekimine, 3.turunu geçecek 36 takım ve bu turdan itibaren dahil olacak 18 takımla birlikte toplam 54 takım katılacak. ASPOR Yine Naklen Yayınlanacak.

Kerim Küçük.