Karşıyaka Genel Menajeri Selim Çınar’dan sezon öncesi açıklamalar…

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekibi Karşıyaka’nın Genel Menajeri Selim Çınar, sezon öncesi önemli açıklamalarda bulundu.

Radyospor’da 6. Adam programına konuk olan konuk olan Karşıyaka Genel Menajeri Selim Çınar, 1.5 yıllık aranın ardından yeşil-kırmızılı kulübe geri dönüş sürecini, kulübün mali durumunu, transfer yasağının kaldırılmasını ve yeni sezon hedeflerini değerlendirdi.

Karşıyaka Genel Menajeri Selim Çınar:”25 yıllık bir süreçti, bir buçuk yıllık bir ara verdik gibi diyelim. Şimdi tekrar yollarımız kesişti. Resmi olarak açıklanmamış olduğu süreçte de elimden geldiğince dışarıdan destek vermeye çaba gösteriyordum. Seçimin biraz geç olması kulüpteki süreçleri geciktirdi; yapılanma ve takımın toparlanması geçe kaldı. Sıkıntılı süreçler belki bizi bekliyordur ama üstesinden geleceğimizi düşünüyorum” “Koç Nenad Marković bundan 10-11 sezon önce de Karşıyaka’da görev yaptı. Türkiye’de birçok kulüpte çalışmış, ligi ve Karşıyaka’nın yapısını bilen tecrübeli bir isim. Koçun direktifleri ve kulübün imkanları doğrultusunda dengeli bir kadro oluşturmaya çalıştık. Kulübün içinde bulunduğu finansal durumlardan dolayı bütçe sınırları içerisinde kalmayı hedefledik.” “Sezon başından itibaren herkesin dilinde olan en büyük dosyalardan biri Vernon Carey dosyasıydı. Pazarlıklarla borcun %50’sine yakını silindi ve kalan kısmı yapılandırıldı. Federasyon ve FIBA üzerindeki transfer yasakları sonuçlandırılıyor. Sezona en azından temiz bir şekilde başlıyoruz. Önümüzde yine dosyalar çıkacaktır ama önemli olan bunları planlı şekilde kapatarak ilerlemek.” “Kulübün adının son birkaç sezondur sürekli borçlarla anılmasını imaj açısından doğru bulmuyorum. Önce biz ödevimizi yapıp imajımızı düzelteceğiz. Günümüz konjonktüründe ‘sıfır borç’ diye bir durum ne ticarette ne sosyal hayatta söz konusu. Önemli olan o borcu yönetebilmek ve hayatı idame ettirmek. Bunun için de sahada sportif başarı gerekiyor” “FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde final oynadığımız dönemde Ege bölgesini Avrupa’da temsil eden tek takımdık. Mütevazı davrandık ama aslında biraz daha fazla desteği ve övgüyü hak ediyorduk. O başarıların getirdiği maliyetler ve COVID dönemindeki tribün geliri kayıpları bütçemizi ciddi oranda etkiledi. COVID sürecinde tribün gelir kaybımız total bütçenin %25’i seviyesindeydi” “Geçen sezondan kalan 2 maçlık cezamız sebebiyle iç sahadaki ilk iki maçı seyircisiz oynayacağız. Ayrıca geç toplanmamız sebebiyle takım olgusunun oturması zaman alacak ve eksik maçla sezona başlayacağız. Zorlu bir başlangıç bizi bekliyor ama taraftarımız takıma ve yönetime güvensin. Salonu doldurup bu heyecanı hep birlikte yaşayalım.” Dedi.

Kerim Küçük.

Sayıştay, milli sporculara verilen ödüllerle ilgili düzenleme önerdi: ‘Netlik olması gerek’

Milli voleybol ve futbol takımlarının uluslararası karşılaşmalarda aldığı ödüller son dönemde tartışma ve kıyas konusu olurken Sayıştay, bu konularda bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Sayıştay’ın Gençlik ve Spor Bakanlığı’na yönelik denetim raporunda ödüle konu spor dallarının, kazanma koşullarının ve ödül tutarlarının düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.

Sayıştay; özellikle uluslararası turnuvalar sonrası kadın milli voleybol takımı ile erkek milli futbol takımı arasında kıyaslama ve tartışmaya neden olan başarı ödülleriyle ilgili düzenleme yapılmasını önerdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın denetim raporunda Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’in güncellenmesi gerektiği kaydedildi.

Raporda “Ödül kriterlerinin yeterince açık olmaması nedeniyle açılan davalar sonucunda kamu aleyhine ilave mali yükler oluştuğu görülmektedir. Yönetmeliğin; ödüle konu spor dallarının tanımlarının netleştirilmesi, ödüle hak kazanma koşullarının tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve ödül tutarlarının hem geçmiş başarıyı ödüllendiren hem de gelecekteki başarıları teşvik eden bir yapıya kavuşturulması amacıyla güncellenmesi gerektiği değerlendirilmektedir” ifadeleri yer aldı.

KULÜPLERİN DURUMU KÖTÜ, BAKANLIK CEZALARI TAKİP ETMİYOR

Öte yandan; raporda spor kulüplerinin bakanlığa olan borç durumuna da dikkat çekildi. Raporda “Günümüzde spor kulüplerinin yalnızca bakanlığa olan borçlarının dahi yüksek tutarlara ulaştığı, diğer borçlarla birlikte değerlendirildiğinde kulüplerin faaliyetlerini sürdürebilme kabiliyetlerinin ciddi şekilde zayıfladığı görülmektedir” tespiti yapıldı.

Buna karşın bakanlığın, kulüplere yaptırım uygulaması gerektiği konularda borcunu tahsil etmediği belirtilen raporda “Yapılan incelemelerde; 3 bin 708 adet spor kulübünün mevzuat hükümleri kapsamında süresinde beyanname vermediği ve 8 bin 683 adet spor kulübünün genel kurulu süresinde yapmadığı veya bildirmediği; spor kulübü başkan, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerine ayrı ayrı idari para cezası verilmesi gerekirken bu aykırılıklar karşısında kanunda öngörülen idari para cezalarının büyük ölçüde uygulanmadığı tespit edilmiştir” bilgisi paylaşıldı.

Kerim Küçük.

Göztepe’ye yol haritası

Trendyol Süper Lig’e istediği başlangıcı yapamayan Göztepe, geride kalan 6 haftada galibiyetle tanışamadı. Sarı-kırmızılı ekip, milli araya yalnızca 3 puanla girerken özellikle savunmada yaşanan sorunlar ve maçların kritik bölümlerinde yapılan hatalar dikkat çekti. Göztepe’nin milli ara sonrasında nasıl bir yol izlemesi gerektiğini Yeni Asır Gazetesi Yazarı Şenol Kantürk Ve Turkuvaz Medya Muhabiri Doğancan Bingöl değerlendirdi.

Göztepe’nin sezon başından bu yana en fazla tartışılan noktalarının başında savunma geliyor. Sarı-kırmızılı ekip, geride kalan haftalarda kalesinde çok fazla gol görürken, savunma hattındaki bireysel hatalar da puan kayıplarında önemli rol oynadı. Milli ara, Göztepe açısından bu anlamda önemli bir fırsat. Teknik heyetin öncelikli olarak savunma organizasyonunu yeniden ele alması gerekiyor. Stoperlerin birbirleriyle uyumu, beklerin hücuma çıktığı anlarda arkada bırakılan boşluklar ve takım savunmasındaki kopukluklar üzerinde çalışılması büyük önem taşıyor. Noah Sonko Sundberg ve Allan Godoi’nin sakatlık süreçlerini büyük ölçüde geride bırakması da savunma açısından teknik heyetin elini rahatlatabilir. İki oyuncunun takıma dönmesiyle birlikte savunmadaki rekabetin artması ve alternatiflerin çoğalması bekleniyor.

Göztepe’nin savunma sorununu yalnızca stoperler üzerinden değerlendirmek doğru olmayacaktır. Takımın savunma performansının yükselmesi için orta saha ve hücum oyuncularının da savunmaya verdiği katkının artması gerekiyor. Rakibe kolay geçiş fırsatları verildiğinde savunma hattının üzerindeki yük artıyor. Özellikle top kayıplarının ardından takımın ne kadar hızlı şekilde savunma pozisyonuna geçebildiği Göztepe’nin yeni dönemdeki performansını belirleyecek unsurlardan biri olacak. Bu nedenle milli ara, takımın bloklar arasındaki mesafeyi kısaltması ve savunma-hücum geçişlerini daha dengeli hale getirmesi açısından değerlendirilmeli.

Sarı-kırmızılı ekip, bazı karşılaşmalarda oyunun belirli bölümlerinde istediği futbolu ortaya koymasına rağmen bunu maçın tamamına yaymakta zorlandı. Özellikle öne geçilen karşılaşmalarda rakibin reaksiyonuna cevap verememek Göztepe’nin önemli problemlerinden biri oldu. Golün ardından oyunun kontrolünü rakibe bırakmak yerine topa daha fazla sahip olan ve rakibin baskısını kırabilen bir Göztepe
görüntüsü ortaya çıkması gerekiyor. Skor avantajının nasıl korunacağı ve maçın hangi bölümünde nasıl bir oyun oynanacağı konusunda daha net bir plan oluşturulması şart.

Savunma kadar hücumdaki üretkenlik de Göztepe’nin toparlanması açısından önemli. Sarı-kırmızılı ekip zaman zaman rakip ceza sahasına gitmekte ve pozisyon üretmekte sorun yaşamasa da bu pozisyonların skora dönüşmesinde sıkıntılar yaşadı. Özellikle ilk golün ardından ikinci ve üçüncü gol için fırsatların değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü Trendyol Süper Lig’de yalnızca savunma yaparak maç kazanmak mümkün değil. Göztepe’nin hücum hattındaki oyuncuların birbirleriyle uyumu, kanatların kullanımı ve ceza sahasına daha fazla oyuncuyla girebilmesi milli ara sonrasında üzerinde durulması gereken başlıklardan biri.

Göztepe’nin başındaki Stanimir Stoilov, takımın geçen sezon ortaya koyduğu yüksek tempolu ve agresif futbol anlayışıyla önemli bir kimlik oluşturdu. Ancak yeni sezonda alınan sonuçlar, bu oyun planının bazı bölümlerinin yeniden değerlendirilmesini gerekli kılıyor. Buradaki temel mesele sistemden tamamen vazgeçmek değil, mevcut oyuncu grubunun özelliklerine göre oyunun bazı noktalarını değiştirebilmek. Rakibe göre plan yapmak, maç içerisinde oyunun gidişatına göre değişikliklere daha erken başvurmak ve gerektiğinde daha kontrollü bir futbol tercih etmek Göztepe’nin puan toplama konusunda elini güçlendirebilir.

Göztepe’nin kadrosunda genç oyuncular önemli bir yer tutuyor. Bu oyuncuların gelişimi açısından forma şansı verilmesi değerli. Ancak takımın içinde bulunduğu puan durumunda genç oyuncuların üzerine aşırı sorumluluk yüklenmemesi de gerekiyor. Tecrübeli oyuncuların kritik anlarda sorumluluk alması, genç oyuncuların ise daha doğru bir ortamda gelişim göstermesi takımın genel performansına katkı sağlayabilir. Özellikle maçların stresli bölümlerinde takımın deneyimli isimlerinin oyunun sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerekiyor.

Göztepe’nin en önemli avantajlarından biri taraftarı. Ancak kötü sonuçların devam etmesi tribünlerdeki sabrı da zorlayabilir. Bu nedenle takımın sahadaki mücadele seviyesini yükseltmesi büyük önem taşıyor. Taraftar, sonuçtan bağımsız olarak mücadele eden ve son düdüğe kadar oyunun içinde kalan bir takım görmek isteyecektir. Milli ara sonrasında alınacak ilk sonuçlar kadar takımın ortaya koyacağı mücadele de camianın yeniden kenetlenmesi açısından belirleyici olabilir.

Sonuçlar açısından bakıldığında milli araya istediği noktada giremeyen Göztepe için bu dönem aynı zamanda önemli bir fırsat. Sakat oyuncuların dönüşü, yeni transferlerin adaptasyonu, savunma organizasyonunun yeniden çalışılması ve takımın fiziksel durumunun geliştirilmesi açısından teknik heyetin önünde değerli bir zaman bulunuyor. Göztepe’nin milli ara sonrasında daha hazır, daha dengeli ve daha istikrarlı bir takım görüntüsü vermesi gerekiyor.

Göztepe’nin kötü gidişatı durdurabilmesi için tek bir alanda değişiklik yapması yeterli olmayacak. Savunma güvenliği, orta saha dengesi, hücumdaki üretkenlik, skor avantajının korunması ve mental olarak yeniden ayağa kalkılması birlikte ele alınmalı. Sarı-kırmızılı ekip için milli ara, sezonun ilk bölümündeki hataları değerlendirmek ve yeni bir başlangıç yapmak adına önemli bir fırsat. Özellikle savunmada yaşanan problemlerin çözülmesi ve takımın oyun içindeki istikrarının artırılması, bundan sonraki haftaların temel gündem maddesi olmalı. Göztepe’nin önünde hâlâ uzun bir sezon var ancak milli ara sonrasında alınacak sonuçlardan önce, takımın sahaya nasıl bir reaksiyon vereceği ve sezonun geri kalanı için nasıl bir futbol kimliği oluşturacağı büyük önem taşıyor.

Kerim Küçük.

Varan-2 Karşıyaka TBF Transfer Yasağı Kalktı

Karşıyaka Basketbol Instagram Ve X Hesabında Yazılı Açıklama Yaptı:TBF’ye olan oyuncu borçlarımız kapsamında Thomas Akyazılı, Ergi Tırpancı, Ozan Yılmaz, Mehmet Efe Demirel, Serkan Menteşe, Ege Özçelik, Samet Geyik ve Efe Yılmaz ile antrenörlerimiz Göktuğ Dilbazer, Ahmet Kandemir, Milos Obrenovic, Yağız Sertoğlu ve Candost Volkan’ın alacakları kapatılmıştır.

Gerçekleştirilen ödemelerin ardından TBF tarafından uygulanan transfer yasağımız kaldırılmıştır.

Bu zorlu süreçte kulübümüze gösterdikleri anlayış ve sağladıkları destek dolayısıyla Samet Geyik ve Ozan Yılmaz’a teşekkür ederiz.

Kerim Küçük.

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı Altay Kayyum Davası Ardından İlk Açıklama X Hesabı Yaptı

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı X Hesabında Altay Kayyum Davası Ardından İlk Açıklama Yaptı:Sevgili Büyük Altaylılar ;
Dün , kulübümüzün kayyum heyeti atanması ile ilgili davası görülmeye devam etti.

Yaklaşık 2 aydır , sonuçlanması beklenen dava , mahkemenin muhtelif kurumlardan muhtelif evraklar istemesi neticesinde , 26.11.2026 tarihine ertelenmesi sebebiyle önemli bir değerlendirme yapmamız gerekti.

Geldiğimiz noktada kayyım ataması yapılmadığından dolayı son yönetim kurulumuzun sorumlulukları , hukuken devam etmektedir.

Kayyum talebimizin amacı ; sorumluluklarımızın devredilmesi ve kayyum’ın kulübümüzü genel kurula götürmesi içindi.

Fakat , hukukun işleyiş prensipleri ve futbol takviminin birbirine uyumlu olmaması sebebiyle , ilgili atamanın yapılmamasının “sezona büyük özveriyle başlayan “ kulübümüzün şartlarını zorlaştıracağını değerlendirmekteyiz.

Sezona kıymetli bir dostumuzun çabalarıyla ve İzmir’in önemli değeri FOLKART’ın desteğiyle başlayan ve devam eden ekibimizin “takdire şayan çabalarının “ ziyan olmaması adına , atamanın tarihinin hala belirginleşmemesini de değerlendirdiğimizde , Büyük Altay’ın , çalışanlarımızın , futbolcularımızın , teknik ekibimizin ve zorluklar içerisinde kaynak yaratmaya çalışan dostlarımızın emeklerinin kaybolmaması ve süreçte zarar görmemesi adına mevcut davadan feragat ederek kayyım tarafından yapılacak Genel Kurul çağrısının , süreci hızlandırmak için , tarafımızca yapılmasını benimsemiş durumdayız.

Amacımız emeklerin , zamana yenik düşmemesi , Altay’ın süreçte yıpranmaması ve ivedi olarak demokratik ortamda seçim yapılmasının sağlanmasıdır.

Hukuki mesuliyetlerimizin devam ettiği noktada sezonun başlamasından bugüne kadar emek veren tüm paydaşlarla kulübümüzün şartlarını idame ettireceğiz ve Büyük Altay’ın yeni bir yönetim kuruluna kavuşmasını sağlayacağız. Bu süreçte takımımızın başarısı için tüm gücümüzle çalışacağız.

Sevgi ve saygılarımla.

Sinan KANLI .

Kerim Küçük.

Altay Destekçisi Vahdettin Heyal Yeni Paylaşım Yaptı

Altay Destekçisi Vahdettin Heyal Facebook Kişilik Paylaşım Yaptı:Genel kurula yönetim kurulu çağırır. Yönetim kurulu istifa ederek bu yetkilerini kaybetmiş durumda.

Kulübü usulsüz şekilde genel kurula götürme çabalarını görmezlikten gelmem.

Burada açıkça ilan ediyorum. Mahkeme kararını beklemeden usulsüz şekilde Altay genel kurula kim götürecekse veya götürmeye çalışacaksa hukuki olarak Altay kulübünün menfaatlerini her türlü arayacağım.

Yapılacak olan usulsüzlüğü mahkeme yoluyla çözüme taşıyacağımı alenin bir şekilde ilan ediyorum.

Altay kulübü sizin istediğiniz zaman mahkeme kapılarına taşınıp, istediğiniz zaman “pardon” diyecek kadar elinizde oyuncak değil.

Gündemi ikinci bir “budlan” davasıyla oyalamak istemiyorsanız bu fikrinizden vazgeçin.

Kısacası usulsüz bir şekilde kayyum için mahkeme kararını çekip Altay genel kurul kararı yapmak isteyen arkadaşlara alenin bir şekilde söylüyorum, bu kararınızı mahkemeden geri döndürmek için elimden geleni yapacağım.

Bu usulsüzlüğü planlayanları hakkında şimdiden Adalet bakanlığı TFF İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Gençlik Ve Spor Bakanlığı ihbarda ve suç duyurusunda bulunuyorum.

Kerim Küçük.

İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır

Türkiye Futbol Adamları Derneği (TÜRFAD) İzmir Şubesi ve Konak Belediyesi ortaklığında düzenlenen “27. İnsanlar Yaşarken de Anılmalıdır” ödül töreni ve kokteyli geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

ÖDÜL KATEGORİLERİ VE ÖDÜL ALAN İSİMLER:

ONUR ÖDÜLÜ: Ali Yeldan (İzmir Cumhuriyet Başsavcısı), Nilüfer Çınarlı Mutlu (Konak Belediye Başkanı)

İZMİR’E VE SPORA HİZMET ÖDÜLÜ: Fatma Dayıoğlu, Altan Yenice, Eryetiş Kurtaral, Taşkın Yılmaz, Emir Akın Ömürgönülşen, Hamdi Asena

TEKNİK ADAM ÖDÜLÜ: Hasan Aral, Asım Çınarlıdağ, Ergun Çimenser, İbrahim Dalgıç

FUTBOLCU ÖDÜLÜ: İrfan Ertürk, Raci Şengün, Bahattin Demircan, Mehmet Adalıoğlu

KULÜP YÖNETİCİLİĞİ ÖDÜLÜ: Mehmet Peynirci, Ersin Akbaylar, Mehmet Ali Pozan, Murat Keser, Mitat İpek

AMATÖRE HİZMET ÖDÜLÜ: Taner Güldaş, Ersoy Kubilay, Orhan Tunaboylu, Zafer Çağatay, Haydar Cansız

SAĞLIK ÖDÜLÜ: Prof. Dr. Emin Ergen, Prof. Dr. Murat Ersel, Uzm. Dr. Kenan Güler

BASIN ÖDÜLÜ: Mesut Şimşek, Zafer Ertem

HAKEM-GÖZLEMCİ ÖDÜLÜ: Hayati Doğan (Milli Hakem), Kemal Aydeniz (Milli Hakem), Şuayip Şirinkebapçı (Milli Hakem), İlhami Sayılan (Milli Hakem), Necdet Zincir (Milli Hakem), Şükrü Sungu (Milli Hakem)

ŞAMPİYONLAR ÖDÜLÜ:

Bengisu Avcı (Yedi Okyanusu Geçen Kız Yüzücü)

Göztepe Kadın Su Topu Takımı (Avrupa Şampiyonu)

Göztepe Kadın Voleybol Takımı

Aras Kargo Kadın Voleybol Takımı

Kerim Küçük.

Altay’da Kayyum Davasında Yeni Gelişme

Altay Kayyum Davası 2.Duruşma Görüldü. Dava 26 Kasım Perşembe Günü Ertelendi, Altay Yönetim Kurulu Feragat Edecek. Dilekçenin Kabul Edilmesi Halinde Altay Yeniden Olağanüstü Genel Kurul Sürecine Girecek.

Kerim Küçük.

Altay’da Kayyum düğümü bugün çözülecek

İzmir ekibinde kayyum atanması talebiyle açılan davanın ikinci duruşma bu sabah İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülecek. Mahkemenin vereceği karar, Altay’ın geleceği açısından kritik önem taşıyor.

Altay’da uzun süredir devam eden yönetim krizinin ardından başkan Sinan Kanlı ve yönetimi istifa etmişti. Yönetim, kulübün sahipsiz kalmaması ve mevcut yönetim boşluğunun giderilmesi amacıyla ağustos ayının başında mahkemeye başvurarak kulübe kayyum atanmasını talep etmişti.

Kayyum talebine ilişkin davanın ilk duruşma 15 Eylül Salı günü görülmüştü. Mahkeme, dosyanın ve sürece ilişkin detayların daha kapsamlı şekilde incelenmesi gerektiğine karar vererek duruşmayı 22 Eylül’e ertelemişti.

Bugün görülecek ikinci duruşma mahkemenin kayyum talebine ilişkin kararını vermesi bekleniyor.

Yönetim boşluğunun devam ettiği süreçte kulüpte imza yetkisi geçici olarak Genel Menajer Atakan Atalay’da bulunuyor. Kulübün idari süreci de mevcut şartlar altında bu şekilde yürütülüyor.

Mahkemenin kayyum atanmasına karar vermesi halinde, görevlendirilecek kayyum heyetinin kulübü kısa süre içerisinde Olağanüstü Genel Kurul’a götürmesi bekleniyor.

Kayyum talebinin reddedilmesi veya kulübe yeniden yönetim oluşturabilecek bir adayın çıkmaması halinde ise Altay’ın geleceğine ilişkin belirsizliğin devam etmesi bekleniyor.

Öte yandan eski başkan Sinan Kanlı da mahkemeden kayyum kararı çıkmaması ya da sürecin tıkanması halinde Altay’ın sahipsiz kalmaması adına yeniden sorumluluk alabileceğinin sinyalini vermişti.

Kerim Küçük.