Göztepe U19 Rakip Az Alkmaar Oldu

UEFA Youth League 2.turu Az Alkmaar-Göztepe İki maç 28 Ekim-4 Kasım 2026 Oynanacak. Maçlarını İlişkin saat ve Stadyumunda Daha Sonra Açıklanacak.

Kerim Küçük.

İzmir basketbolunda büyük başarı:ANALİG’de Türkiye Şampiyonu oldular!

İzmir Erkek Basketbol İl Karması, Şanlıurfa’da düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Basketbol Türkiye Şampiyonası’nda finalde Tekirdağ’ı mağlup ederek şampiyonluğa ulaştı. İzmir’in genç basketbolcuları, Türkiye şampiyonluğu kupasını kente getirdi. Şampiyonluğun ardından Son Mühür’e konuşan başantrenör Baran Çelikoğlu ve antrenör İsmail Arıtürk, İzmir basketbolunun son yıllardaki altyapı gelişimine ve kulüplerin katkısı anlattı.

Şanlıurfa’da düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Basketbol Türkiye Şampiyonası’nda İzmir Erkek Basketbol Takımı, final müsabakasında Tekirdağ’ı yenerek Türkiye Şampiyonu oldu. İzmir’in gururu olan İl Karması, her sene şampiyonluk kupasını şehrimize getiriyor. İzmir Erkek Basketbol İl Karmasının başantrenörü Baran Çelikoğlu ve Yardımcı antrenörü İsmail Arıtürk, şampiyonluğun ardından Son Mühür’e özel açıklamalarda bulundu.

İzmir Erkek Basketbol İl Karmasının başantrenörü Baran Çelikoğlu:“Sezon başında çocuklara birlikte bir hedefimiz vardı. Sporcularımız hedef içerisinde çalışarak bütün yaz boyunca çok çalıştı. Yoğun emek, özveri ve çalışmayla Türkiye Şampiyonu olduk. Bana göre; 2012 jenerasyonunun en iyi çocuklarıyla çalıştım. Antrenör olarak yaşayabileceğim en güzel duyguyu yaşadım. Oyuncularımızın hepsi birbirinden yetenekli ve karakterli sporculardan oluşuyor. Gerçekten; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını 12 sporcumuzda gördüm. Hepsiyle gurur duyuyorum… Bütün sporcularımdan memnunum. Antrenör olarak kendimi çok mutlu hissediyorum” “Öncelikle sporcunun en önemli şeyi sağlıktır. Sağlıklı bir sezon diliyorum. Bununla birlikte bizde TAKEV olarak tüm sezonda bütün takımlara başarılar diliyoruz. TAKEV okulları olarak dışarıdan sporcu almıyoruz. Kendi sporcularımızla yarışmalara katılıyoruz. Okul takımıyla sahaya çıkarak mücadele ediyoruz. Okul takımımızla yeni sezonda en iyi başarılara imza atacağız” “Hedeflediğim bir kariyer planlamasında ilerliyorum. Hedefim her zaman çocuk yetiştirmek oldu. Amacım hep basketbol camiasına düzgün ve karakterli çocukları yetiştirerek onları en iyi yerlere taşımak oldu. Şükürler olsun bu hedefimizi her zaman gerçekleştiriyoruz. Umarım daha da güzel hedeflere ulaşacağız. Bütün herkese güzel bir sezon diliyorum” Dedi.

Yardımcı Antrenörü İsmail Arıtürk:“Çok güzel bir turnuvayı geride bıraktık. Aydın, Söke’deki turnuvaları geçerek adımızı Türkiye finaline taşıdık. Hedefimiz her zaman Türkiye finalleri oldu. Baran hocamızla beraber çok çalıştık. Nihayet bu çalışmanın meyvesini toplayarak Türkiye Şampiyonu olduk” “Kupayı güzel İzmir’imize getirdik. Burada İl Müdürümüz, diğer müdürlerimiz, velilerimiz büyük fedakârlıklar yaptı. Bizleri hiçbir zaman turnuvada yalnız bırakmadılar. Çocuklarımızın her zaman destekçisi oldular. Görevimizi layıkıyla yaparak kupayı İzmir’e getirdik. Çok gururlu ve mutluyuz. Kulüplerimiz büyük emek, özveri ve fedakârlıkla çalışıyor. İzmir basketbolunun gelişmesinde en büyük etkenlerden birisi kulüplerin desteğidir” “Seçemediğimiz oyunculardan bile takım çıkarsak Türkiye derecesi alırız. İzmir’in kulüpleri bu konuda çok özveri ile çalışıyorlar. Buradan hepsine çok teşekkür ediyorum. Çalışmayı hiçbir zaman bırakmayacağız. Sürekli üreterek yeni hedefler koyacağız. Bu kupanın her yıl bizde olmasını sağlayacağız. Daha yukarıya çıkarak İzmir’i nasıl en iyi şekilde temsil edeceğimizi planlayacağız. Bizleri yalnız bırakmadığınız için Son Mühür Gazetesine teşekkür ederim” Dedi.

Kerim Küçük.

Zübeyde Hanım Stadı için geri sayım… İhale tarihi belli oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da yapılması planlanan Zübeyde Hanım Stadı için yeni bir adım attı. Aksoy Mahallesi’ndeki 26675 ada 11 parselde yapılacak stat için uygulama projelerine esas zemin ve temel etüt raporunun hazırlanması amacıyla çıkılan ihalenin tarihi belli oldu.

Karşıyakalı taraftarların yıllardır beklediği stat projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadı’nın hayata geçirilmesi için uygulama projelerine esas olacak zemin ve temel etütlerinin yapılması amacıyla ihaleye çıktı.

Aksoy Mahallesi’nde, 26675 ada 11 parsel üzerinde yapılması planlanan stat için düzenlenecek ihale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19’uncu maddesi kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirilecek. İhalenin tarihi ise 22 Eylül Salı 2026 saat 10.30 olarak belirlendi.

İhaleyi kazanacak firma, sözleşmenin imzalanmasının ardından 15 gün içinde çalışmalara başlayacak. Etüt ve raporlama işinin 120 gün içerisinde tamamlanması gerekiyor.

İhaleye yalnızca yerli istekliler katılabilecek. Teklifler elektronik ortamda EKAP üzerinden sunulacak.

İhaleye katılacak firmalardan mesleki ve teknik yeterlilik kapsamında iş deneyimi belgesi istenecek. İsteklilerin son 15 yıl içerisinde gerçekleştirdiği işlerden, ihale konusu veya benzer işlere ilişkin teklif bedelinin en az yüzde 30’u oranında iş deneyimine sahip olması gerekiyor.

Her türlü yapı için zemin ve temel etüdü yapılması ile buna ilişkin rapor hazırlanması, ihale kapsamında benzer iş olarak kabul edilecek.

İhalede ekonomik açıdan en avantajlı teklif yalnızca fiyat üzerinden belirlenecek. Firmalar işin tamamı için birim fiyat teklifinde bulunacak.

Kerim Küçük.

Günün Yazısı:İzmir’i ayağa kaldırma zamanı

Yıllardır spor yazarı olarak bu şehrin stadyumlarında çok hikayeye, çok zafere ve maalesef çok acıya da tanıklık ettim. Toprak sahalardan modern mabetlere evrilen bu futbol yolculuğunda, bugün İzmir’in yaşadığı tabloyu izlerken içim sızlıyor.

İZVAK’ın (İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı) İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı ve masaya koyduğu “İzmir Kulüpleri, Sorunlar ve Öneriler” raporu, sadece spor sayfalarını ilgilendiren bir bülten değil; bu kentin hafızasına, ekonomisine ve ortak geleceğine çekilmiş son derece kritik bir alarm zilidir.

Bugün dönüp baktığımızda karşımızda acı ama gerçek bir tablo var: Göztepe kurumsal yapısıyla ligde parıl parıl parlarken, Altınordu profesyonel liglerden çekilme kararı almış, Karşıyaka yılların borç yüküyle boğuşmakta, Altay ve diğer köklü armalarımız ayakta kalma mücadelesi vermektedir.
Peki, sorun sadece “üç beş başkanın hatası” veya “kasa borçları” mı? Asla! Rapor da zaten bu sığ bakış açısını darmadağın ediyor.

Futbol, üç direk arasından ibaret değil…Dünyanın gelişmiş spor kentlerine bakın: Barcelona’dan Bilbao’ya, Manchester’dan Porto’ya kadar hiçbir şehir, kulüplerini sadece “maç kazanan sportif organizasyonlar” olarak görmez. Kulüpler; şehir ekonomisinin, turizmin, istihdamın, gençlik politikalarının ve uluslararası marka değerinin ana motorudur.

Biz ise yıllarca kulüpleri kapı kapı dolaşıp “bağış dilenen”, günü kurtarmaya çalışan yapılar olarak konumlandırdık.
İZVAK’ın raporunda kanıtlandığı üzere; İzmir futbolu doğru kurgulandığında kente her yıl yüz milyonlarca avroluk katma değer üretebilecek devasa bir potansiyele sahip. Ama ne yazık ki bu potansiyel, şehir vizyonunun hep dışına itilmiş durumda.

İzmir’in sahip olduğu o çok kulüplü yapı, Göztepe’siyle, Karşıyaka’sıyla, Altay’ıyla, Altınordu’suyla, Bucaspor’uyla, Menemen’iyle ve diğer tüm renkleriyle aslında Türkiye’de başka hiçbir şehirde olmayan eşsiz bir zenginliktir.

Biz bu rekabeti yanlış okuyup birbirimizi tüketiyoruz. Oysa Manchester, City ve United rekabetiyle nasıl küresel bir marka oluyorsa, İzmir de bu çok sesli futbol kültürüyle Akdeniz’in parlayan yıldızı olabilir. Yeter ki rekabeti düşmanlık zemininden çıkarıp “ortak akıl” zeminine taşıyalım.
Çözüm Ne? Onu da İZVAK raporunda sunmuş. Günü kurtaran yamalı bohçalar, tükenen fedakarlıklar devri kapanmıştır. Artık sistem kurma zamanıdır. Raporun altını çizdiği çözüm yolları gayet net ve hayatidir:

İş dünyası artık kulüplere sadece maç sonu sponsor olan değil; dijitalleşmeden veri yönetimine, yönetim danışmanlığından ortak yatırımlara kadar her alanda “stratejik ortak” olmalıdır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve yerel dinamikler öncülüğünde bir ‘‘Spor Turizmi Ofisi’’ acilen kurulmalı; kulüpler, kentin turizm ve tanıtım takviminin merkezine yerleştirilmelidir.

Karşıyaka Stadı’nın tamamlanması ve tesisleşme hamleleri artık ertelenemez bir kamu iradesi gerektirir.

Başkanların iki dudağı arasında, kişilere endeksli yönetim modellerinden vazgeçilmeli; üniversitelerle (bilgi ekonomisiyle) entegre olmuş, şeffaf, sürdürülebilir kurumsal yapılara geçilmelidir.

Sözün özü; kulüpler kazanırsa İzmir kazanır…

Bu rapor bir kriz bildirisi değil, Körfez’in çocuklarına ve geleceğine bırakacağımız spor kültürünün manifestosudur.

Eğer bugün el ele vermezsek; kaybeden sadece futbol takımları olmayacak; İzmir’in asırlık hafızası, esnafı, turizmi, gençliği ve ortak aidiyet duygusu kayba uğrayacaktır.

Gün; kavga etme, eski defterleri karıştırma günü değil. Gün; İzmir’in renklerine omuz verme, Körfez’in ışığını yeniden yakma günüdür. Tarih, bu çağrıya kulak verenleri haklı yazacaktır!

Kaynak Mehmet Demirtaş 9 Eylül Gazetesi

Kerim Küçük.

Göz-Göz’den orta sahaya takviye

Göztepe’nin, İspanya 2. Lig ekibi Real Zaragoza’nın 21 yaşındaki Ganalı orta sahası Yussif Saidu’yu kiralamak için görüşmelere başladığı öğrenildi. Anlaşmanın satın alma opsiyonlu olup-olmayacağı hala netleşmedi.

Kerim Küçük.

Altay’da gözler kaptanlarda: Gençler hazır, tecrübeli üçlü bekleniyor

Transfer yasağı nedeniyle genç oyuncularla yeni sezona hazırlanan Altay’da gözler Özgür Özkaya, Ceyhun Gülselam ve Deniz Kadah’a çevrildi.

Nesine 3’üncü Lig 2’nci Grup’ta yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Altay, transfer yasağı nedeniyle büyük ölçüde genç oyunculardan oluşan kadrosuyla lige hazırlanıyor. U17 ve U19 takımlarından takviye edilen siyah-beyazlıların Karşıyaka ile oynadığı hazırlık maçında ortaya koyduğu mücadele camiaya umut verirken, sözleşmeleri sona eren Özgür Özkaya, Ceyhun Gülselam ve Deniz Kadah’ın geleceği belirsizliğini koruyor.

Mali sorunlar ve geçmiş dönem borçları nedeniyle uzun süredir transfer yasağı bulunan Altay, yeni sezonda da altyapıya yöneldi.

Siyah-beyazlı ekip, geçen sezondan kalan genç oyuncuların yanı sıra U17 ve U19 takımlarından kadroya dahil edilen futbolcularla hazırlıklarını sürdürüyor.

Transfer yapma imkanı bulunmayan Altay’da teknik heyet, genç futbolcuların gelişimine odaklanırken, kadroda tecrübeli isimlerin bulunmasının da takımın saha içindeki dengesi açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.

Altay’da geçen sezon forma giyen ve sözleşmeleri sona eren Özgür Özkaya, Ceyhun Gülselam ve Deniz Kadah’ın takımdaki geleceği ise henüz netleşmedi.

38 yaşındaki sol bek Özgür Özkaya, deneyimli orta saha oyuncusu Ceyhun Gülselam ve 40 yaşındaki golcü Deniz Kadah ile yeniden görüşmeler gerçekleştirildi.

Yönetimin üç futbolcuya da takımda kalmaları yönünde teklif sunduğu, ancak taraflar arasında henüz resmi anlaşmaya varılmadığı belirtildi.

Altay yönetimi, özellikle genç oyunculara saha içerisinde liderlik yapabilecek tecrübeli futbolcuların takımda kalmasını istiyor.

Kerim Küçük.

Karşıyaka’da kadro sil baştan: 8 transfer, bir pivot arayışı

Yeni sezona Nenad Markovic yönetiminde hazırlanan Karşıyaka, kadrosuna 8 yeni oyuncu kattı. Yeşil-kırmızılıların transferdeki son hedefi yabancı pivot.

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin İzmir temsilcisi Karşıyaka, yeni sezon öncesinde kadrosunu büyük ölçüde yeniledi. Başantrenör Nenad Markovic’in oyun planı doğrultusunda transfer çalışmalarını sürdüren yeşil-kırmızılı ekip, şu ana kadar 8 yeni oyuncuyu kadrosuna kattı.

Yeni sezon öncesinde teknik ve idari yapılanmada değişikliğe giden Karşıyaka, takımın başına Nenad Markovic’i getirdi.

Yeni oyun sistemine uygun bir kadro oluşturmak için transfer çalışmalarına hız veren İzmir temsilcisi, yerli ve yabancı rotasyonunda önemli değişiklikler yaptı.

Yeşil-kırmızılı ekip; Yavuz Gültekin, Hakan Sayılı ve Muhaymin Mustafa’yı kadrosuna katarken, yabancı oyuncu tercihlerini ise Ishmael El-Amin, Rashard Kelly, Briante Weber ve Kendall Munson’dan yana kullandı.

Arka alandaki son takviye ise NBA ve EuroLeague deneyimi bulunan Xavier Munford oldu.

Transfer döneminde Letonyalı şutör Rihards Lomazs için yapılan girişimden sonuç alamayan Karşıyaka, alternatif isimlere yöneldi.

Xavier Munford transferiyle guard rotasyonunu güçlendiren yeşil-kırmızılılarda kadronun tamamlanması için geriye tek bölge kaldı.

Teknik heyet ve yönetim, pota altında görev yapacak, savunma ve ribaund katkısı verecek yabancı pivot arayışını sürdürüyor.

Yönetimin transfer piyasasındaki seçenekleri değerlendirerek uygun bir uzun oyuncuyla kadroyu tamamlaması bekleniyor.

Kerim Küçük.

Hüseyin Eroğlu Suskunluğu 9 Eylül TV YouTube Kanalı Bozdu Çok Konuşacak Sözler Birleşme çözüm değil, kaos getirir Uyarısında Bulundu

9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları ülke futbolunun donanımlı teknik adamları arasında yer alan, Altınordu kulübünün parlak döneminin mimarı, Samsun ve G.Birliği’ni ‘Trendyol Süper Lig’e taşıyan Teknik Direktör Hüseyin Eroğlu ile iletişim ve medya ilişkileri danışmanı Spor Yazarı Ali Ergöçmez oldu.

Teknik Direktör Hüseyin Eroğlu:‘’En az 100 yıldır futbolun içinde olan kulüplerimiz var. Göztepe, Karşıyaka, Altay, İzmirspor, Bucaspor ve Altınordu gibi kulüpler İzmir’in futbolda hep önemli sembolü olmuştur. Ama günümüzde Süper Lig’de yer alan Göztepe’nin dışında İzmir’i heyecana sürükleyecek kulüp örneği veremiyoruz. Üstelik bunlar taraftar potansiyeli de yüksek kulüpler. Göztepe’nin yönetim yapısı, transfer politikası, stadı ve taraftar kitlesiyle bulunduğu bölgeyi de hareketlendiriyor. Aslında Göztepe sadece Süper Lig’de değil, İzmir’de Süper Lig’de olaya böyle bakmak lazım. İzmir hâlâ yetenekli futbolcu kaynağıdır ve Türkiye’yi hep beslemiştir. Önemli olan yetenekleri keşfetmek ve oynatmaktır.’’ ‘İzmir kulüpleri birleşsin tek güç olsun’ ‘’ İzmir kulüpleri bence tek çatı altında birleşemez, birleşmemeli. Bu kulüpler asırlık, müthiş aktif taraftar kitlesi olan camialar. Olası böyle bir birleşme çözümden çok yeni kaoslar yaratır. Kulüpler kendi kültürleri ve kimlikleriyle ayakta kalmalıdır. Karşıyaka, Altay, Altınordu ve diğer kulüpler de süper lig seviyesine çıkarsa İzmir zaten futbol anlamında da güçlü bir şehir olacaktır. Bu anlamda başarı için çözüm asla birleşmek değildir. Başarı adına her kulüp için geçerli sürdürülebilir yatırım ve uzun vadeli stratejinin İzmir futbolunun çıkış reçetesidir. Bunları yapabilen, hayata geçirebilen kulüpler zaten hep rakiplerinin önüne geçmektedirler.’’ ‘’Benimde içinde yer aldığım
yaklaşık 10 yıllık süreçte Mehmet Özkan önderliğinde bir sistem kurulmuştu. Altyapıdan A takıma, teknik ekipten medyaya kadar birçok kişinin bu sistemin oluşmasında emek verdi. Ben kendisinin bu konuda yalnız kaldığını düşünüyorum, birlikteydik maddi manevi çok çalıştı. Başkan bu projeyi hayata geçirdiğinde 30’lu yaşlarda ve bu model de uzun soluklu olabilseydi dünya çapında örnek gösterilebilecek projeye dönüşebilirdi. Başkan çok yoruldu ve yaşlandı. Tek bir kişinin omuzlarında uzun yıllar yürütülen projeler sürdürülebilir olmuyor. Yine de Türk futbolu çok genç kazandı. Böyle değerlendirmek lazım.’’ ‘’Avrupa’da transferden çok oyuncu geliştirme anlayışı daha fazla öne çıkıyor. Bana göre bir kulübün mevcut bütçeyle yalnızca yeni oyuncular almak yerine mevcut futbolcularını da geliştirmesi de gerekiyor. Antrenörün görevi sadece transfer istemek olmamalı. Teknik direktör elindeki oyuncudan maksimum verimi almalı. İşte
İzmir futbolunun yeniden ayağa kalkması için de bu anlayış benimsenmeli. Doğru yönetim, altyapı, profesyonel iletişim, scouting ve uzun vadeli planlamanın birlikte yürütülürse başarı zaten geliyor. Biz antrenörlerde değişime ayak uydurmalıyız.’’ ‘’Araştıran, okuyan, gelişmeleri takip eden bir teknik adam olarak yabancı transferi serbestliğine külliyen karşıyım. Bizim 30 milyona yakın genç bir kitlemiz var. Yani bizim genç oyuncularımızı yarışır hale getirdikten sonra o o rekabetin olması gerekiyor. Ama genç oyuncularımıza bu fırsat çok fazla tanınmıyor. Kaç tane Türk oyuncusu şu an Süper Lig’de fırsat bulabiliyor bu sayısal yabancı serbestliğinde birisi söylesin bana ? Yabancı transferini sınırlamak milli takım havuzunu da geliştirir. Sonra diyoruz ki milli takım bizleri neden hayal kırıklığına uğratıyor. Nedeni de bu işte. Gençlerini koruyamaz yetiştiremezsen geleceğini asla inşa edemezsin.’’ Dedi.

İletişimci Ali Ergöçmez:‘’Bir çok kulübün medya ilişkilerini yalnızca sosyal medya paylaşımları ve resmi bültenler üzerinden gerçekleştiriyor. Gazetecilerin antrenmanları takip etmesi ve kulüpler hakkında doğrudan bilgi alması artık çok zor. Bana göre Göztepe’yi konumu gereği ayırıyorum Altay, Karşıyaka, İzmirspor ve Bucaspor gibi kulüplerde yaşanan gelişmeler kamuoyuna yeterince aktarılmıyor. Ne var? Bilmiyoruz. İzmirspor? Bilmiyoruz. İnciraltı Tesisleri nasıl değerlendiriliyor, işte İzmirspor niye hep amatör kümede, niye yukarıya çıkamıyor? Öğrenemiyoruz. Ortada bir güvensizlik sorunu var. Bu durum yerel basının 
 haber üretmesini de zorlaştırıyor. Kulüp-medya işbirliği kulüplerinde yararınadır. Bizler Altınordu’da profesyonel olarak çalışırken sistemi kurmuştuk ve çok da başarılı yol almıştık. Herkes mutluydu.’’ Hüseyin Eroğlu hem alaylı, hem mektepli…Sadece takım içi değil, yönetim, medya ve taraftar iletişimi kuvvetli, oyun felsefesi ve sistemi olan bir isim. Önce Buca Genç öz kaynak düzeninde çalışkanlığı ile basamakları tırmandı, Altınordu FK ile de 10 yıl boyunca iki şampiyonluk, ekibiyle birlikte Türk futboluna onlarca yıldız kazandırdı. Yarışmacı kimliğiyle Samsunpor ve Gençlerbirliği’ni Süper Lig’e taşıdı, şu andaki oyuncu kadrolarının da mimarı oldu. Takım oyununu seven, her zaman ortak akılla yönetimi tercih eden Hüseyin Eroğlu, kişiliği, aile yaşantısı, iyi insan olarak gittiği her camiadan iz bıraktı ve saygı duyulan bir isim oldu. Hüseyin hoca bence ülkemizdeki yönetim tarzları ve liyakat nedeniyle hak ettiği değeri bulamayan isim ama iyilerin mutlaka bir gün kazanacağına da inancım yüksek. Dedi.

9 Eylül Gazetesi Yazarı Zafer Ertem:Hüseyin hoca’yı İstanbul’da görev yaptığım yıllarda da takip ederdim. Altınordu serüvenini uzaktan da olsa hayranlıkla izlerdim. Bu ülkede bir takımın başında teknik adam olarak 10 yıl kalabilmek kolay iş değildir. Bu ülke istikrarı sevmez, hafta sonu alınacak galibiyet, anlık başarılar her şeyden değerlidir. Genç futbolculara şans verelim, sistem kuralım, bu yıl şampiyon olmayalım, 2 genç futbolcuyu kazanalım bari anlayışı da bize terstir. İşte Hüseyin hoca bu kadar donanımına, geçmişteki müthiş başarı referansına rağmen bir takım çalıştıramıyorsa ki bu duruma Ümit Turmuş hocayı da dahil edebilirim burada ayıp futbol ailesinin yöneticilerindedir. Elimizdeki Eroğlular’ın, Turmuşlar’ın ve adını sayamadığım nice hocaların değerini bilmediğimiz sürece vasat zaferlerle anı kurtarırız o kadar… Dedi.

Kerim Küçük.

Büyükşehir’den Ülküspor sahası açıklaması: Tribün ihalesi sürüyor, elektrik onayı bekleniyor!

Ülküspor’un 25 yıllık saha bekleyişinde yeni gelişme yaşandı. Büyükşehir’den edinilen bilgilere göre sahada zemin güçlendirmesi ve tribün duvarları tamamlanırken, tribün ihalesi ile elektrik bağlantısı için gerekli süreçlerin tamamlanması bekleniyor

İzmir’in köklü spor kulüplerinden Ülküspor’un yaklaşık 25 yıldır beklediği futbol sahasında çalışmalar devam ediyor. Dün, yapım sürecinde yaklaşık 21 gündür çalışma yapılmadığını gündeme getiren haberimizin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden sahanın son durumuna ilişkin bilgi alındı. Büyükşehir yetkililerinden edinilen bilgilere göre sahada zemin güçlendirmesi tamamlanırken tribün duvarları da örüldü. Tribün yapımı için ihale çalışmalarının ise sürdüğü belirtildi.

Edinilen bilgiye göre, sahanın zemin güçlendirmesi gerçekleştirildi ve tribün duvarları çekildi. Tesisin tribün bölümünün tamamlanması için ihale sürecinin devam ettiği aktarılırken, elektrik bağlantısı için de Gediz’den onay beklendiği ifade edildi.

Büyükşehir yetkilileri, elektrik onayının hafta başında gelmesinin beklendiğini ve ardından sahadaki çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Tamamlandığında sahanın Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor olmak üzere dört kulübe tahsis edilmesi planlanıyor. Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, söz konusu takımların bölgenin ve mahallenin takımları olduğunu belirterek tesisin öncelikle çevredeki kulüplerin kullanımına sunulmasını istediklerini dile getirmişti.

Şenol, “Biz toplam 4 takımız: Tepecik Ülküspor, Ülküspor, Hüradalet ve Hücumspor. 4 tane kulübe burayı tahsis edecekler. Bunlar da bu mahallenin takımı, Roman takımlarıdır. Bu takımların üstüne herhangi bir takım istemiyoruz. Yani bu ancak çevremizdeki takımlara yeter bu saha” ifadelerini kullanmıştı.

Sahanın tamamlanması için mahalle sakinlerinin de beklenti içinde olduğunu belirten Şenol, kendisine her gün tesisin ne zaman hizmete gireceğinin sorulduğunu söylemişti.

Şenol, “Her gün telefonum durmadan çalıyor. Mahalleden olsun, çevreden olsun. ‘Ne zaman olacak Başkan?’, ‘Ne zaman bitecek?’ gibi sorular geliyor. Çünkü 9 ay oldu başlayalı, daha bu durumda” diye konuşmuştu.

Ülküspor’un saha sorunu yaklaşık 25 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Uzun yıllar Tepecik’teki futbol sahasını kullanan kulüp, zaman içerisinde sahanın kullanılamaz hale gelmesi ve alanın farklı projeler kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle yeni bir saha beklemeye başladı.

Atıl durumda kalan Langar sahasının kamulaştırılmasının ardından alanın bir bölümü otobüs aktarma merkezine, bir bölümü ise yola ayrıldı. Buna rağmen söz konusu alanın imar planlarında spor tesisi olarak yer aldığı belirtiliyor.

Sahanın yeniden futbol alanına dönüştürülmesi için geçmiş dönemlerde farklı projeler gündeme geldi. Ülküspor Başkanı Süleyman Şenol, alanın Aziz Kocaoğlu döneminde havuz olarak planlandığını, Tunç Soyer döneminde de bu projenin gündemde olduğunu belirterek, son olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a taleplerini ilettiklerini ve alanın yeniden futbol sahasına dönüştürüldüğünü ifade etmişti.

Şenol, “Daha önce Aziz Bey zamanında bu alan havuz olacaktı. Yine Tunç Soyer zamanı havuz projesi gündemdeydi. Biz en son Cemil Başkan’a anlattık derdimizi. Normal sahaya çevirebildik” demişti.

Yaklaşık 9 ay önce başlayan yapım sürecinde gelinen noktada zemin güçlendirmesi ve tribün duvarlarının tamamlandığı, tribün için ihale çalışmalarının sürdüğü ve elektrik bağlantısı konusunda Gediz’den onay beklendiği öğrenildi. Onayın gelmesiyle birlikte çalışmaların yeniden hız kazanması bekleniyor.

Kerim Küçük.