Karşıyaka Stadı beklenen adım atıldı:Takvim belli oldu

15 bin kişilik Karşıyaka Stadı için zemin etütleri başladı. İki projenin etüt takvimi de belli oldu.

Karşıyaka taraftarının yapımını beklediği Zübeyde Hanım Stadı için de zemin incelemeleri başladı. Yeni stadın 15 bin seyirci kapasitesine sahip olması, tribün bölümünde locaların ve yer altı otoparkının bulunması planlanıyor.

Stadın UEFA, FIFA ve Türkiye Futbol Federasyonu standartlarına uygun olarak tasarlanması hedefleniyor.

Zemin etütleri öncesinde yaklaşık 11 bin metrekarelik alanda kazı çalışmaları gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla geçmiş yıllarda yapılan temel kazığı ve zemini güçlendirmek için kullanılan jet grout uygulamalarının yerleri araştırıldı.

Belediyenin kendi imkânlarıyla yürüttüğü kazılar sayesinde ilave maliyetlerin ve olası zaman kayıplarının önüne geçilmesi amaçlandı.

Zemin incelemelerinin 120 günde tamamlanmasının ardından stadın uygulama projelerine geçilecek.

Zemin İnceleme Şube Müdürü Bade Pekçetinöz, Karşıyaka Stadı’nın hem taraftarlar hem de İzmir için önemli olduğunu belirterek jeolojik ve jeofizik incelemelerin ayrıntılı biçimde sürdürüldüğünü söyledi.

Pekçetinöz, çalışmaların mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasını hedeflediklerini ifade etti. Ancak stadın yapım ihalesi, inşaat başlangıcı ve açılış tarihi konusunda henüz kesin bir takvim paylaşılmadı.

Kerim Küçük.

Süper Amatör Ligi Heyecanı Devam Etti

1.Grup:Aliağa Belediyesi Helvacıspor-Bergamaspor 1-0 Güzeltepe-Yeni Foçaspor 0-1 Foça Belediyespor-Koyunderespor 1-1 Kınık Belediyespor-Asarlıkspor 2-1 Şemiklerspor-Yalıspor 2-2 Çiğli Belediyespor-Bahçelievlerspor 2-1

2.Grup:Yamanlar Esenspor-Ulucakspor 5-0 Osmangazispor-Bornova Belediyespor 3-2 Kemalpaşaspor-Çamdibispor 0-3 Anakaya Özçamdibispor-Bornova Egegücü 3-0

3.Grup:Ayrancılarspor-Torosgücü 3-0 (Hükmen) İkiçeşmelikspor-Eşrefpaşa 35 Spor 0-2 Şirinyerspor-Bayındır Belediyespor 4-0 Tire Belediyespor-İzmir Demirspor 3-2 Mesevspor-Yapıcıoğlu Başdaşspor 3-2

4.Grup:Urla Belediyespor-İzmirspor 1-1 Çeşme Belediyespor-Yelkispor 0-1 Güzelbahçe Belediyespor-Balçova Belediyesi Termalspor 3-4 Eski İzmirspor-Sakın Şehir Seferihisarspor 1-2 Karabağlar Genç Bulutspor-İmren Alaçatıspor 0-2

Kerim Küçük.

PGL Heyecanı Devam Etti

PGL 10.Grup 3.Hafta Ödemişspor-İzmir Çoruhlu FK 0-6 Bornova 1877-Otofora Bornova Yeşilovaspor 0-0

Kerim Küçük.

Burak’ın azmi engel tanımıyor: Milli takım için hedefi zirve!

İzmir’de görme engeline rağmen sporla hayata tutunan Burak Sayın, judo ve atletizmde kazandığı Türkiye derecelerinin ardından şimdi de tırmanış duvarında yeni bir başarı hikayesi yazmak için mücadele ediyor.

Çocukluğundan bu yana sporun içinde olan, dizindeki sakatlık nedeniyle sevdiği branşlara veda etmek zorunda kalan 25 yaşındaki Burak, dört ay önce başladığı para tırmanışta milli takım forması giyerek Türkiye’yi uluslararası organizasyonlarda temsil etmek istiyor.

Konak ilçesinde yaşayan ve görme engelli olarak dünyaya gelen Burak Sayın, hayata sporla bağlandı.

İzmir Büyükşehir Belediyespor judo ve atletizm branşlarında eğitim alan Burak, Ordu’da 2021 yılında düzenlenen Türkiye Judo Şampiyonası’nda 51-60 kilo kategorisinde üçüncü oldu.

Burak, 2024 yılında Konya’da düzenlenen Görme Engelliler Türkiye Atletizm Şampiyonası’nda 400 metrede birincilik, 2025’te Ankara’da düzenlenen Spor Toto Görme Engelliler Türkiye Judo Şampiyonası’nda ise 51-60 kilo kategorisinde üçüncülük elde etti.

Çok sevdiği judo ve atletizme dizinde yaşadığı sakatlık nedeniyle veda etmek zorunda kalan Burak, bir arkadaşının önerisiyle para tırmanış branşıyla ilgilenmeye başladı.

Burak Sayın, Macera Seyirtepe Parkı’nda çalışan, aynı zamanda Para Tırmanış Milli Takımı’nın antrenörü olan İrem Selen Kafalı ile tanıştı.

İkili, 4 ay önce parkta eğitimlere başladı.

Mart ayında Bursa’da düzenlenen Para Tırmanış Türkiye Şampiyonası’nda 30 sporcu arasında 5’inci olmayı başaran Burak Sayın, haftanın 3 günü tırmanış duvarındaki rotalara tırmanarak, milli takım hedefine ulaşmaya çalışıyor.

Burak Sayın, AA muhabirine, spor yapmayı çok sevdiğini, bu şekilde engelini unuttuğunu söyledi.

Para tırmanışın adrenalini yüksek bir spor dalı olduğunu anlatan Sayın, şunları kaydetti:

“Bir yerlere çıkıp bir şey başarmak güzel bir şey. Tırmanmak kolay ve rahat. İlk başta insanlar bakınca zor görüyor ama yapınca çok kolay. Duvarda 16 metreye kadar çıkıyorum. Bana kolay geliyor, yapabiliyorum. İnsanlar genelde şaşırıyor, pek inanmıyor ama insanlar isterse her şeyi başarır. Herkese bu sporu yapmasını öneririm. Sıradan bir insan nasıl tırmanırsa ben de öyle tırmanıyorum. Yüksekliği hissediyorum. Korkmuyorum, gayet rahat çıkıyorum. Türkiye Şampiyonası’na katılıp, milli takıma seçilip Avrupa ve dünyada ülkemizi temsil etmek istiyorum.”

Burak’ın antrenörü İrem Selen Kafalı ise para tırmanışın dünya genelinde 20 yıldır yapılan bir spor dalı olduğunu, Türkiye’de ise 2025 yılında Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından başlatıldığını anlattı.

Para tırmanış branşında Türkiye’de 3 şampiyonanın düzenlendiğini belirten Kafalı, Burak’ın para tırmanış sporu ile ilgilenmek istediğini öğrenince onun antrenörü olmaya karar verdiğini ifade etti.

Burak’ın çok disiplinli bir sporcu olduğunu anlatan İrem Selen Kafalı, “Milli takıma girebilmesi için önce Türkiye Şampiyonası’na katılması gerekiyor. Birlikte çalışmaya yeni başladık, 4 ay kadar oluyor. Önümüzdeki Türkiye Şampiyonası’na katılacak. İlk 3’e girip, sonra da milli takım kampına davet edilecek. Milli takıma seçilirse dünya şampiyonası ve açık yarışmalara katılabilecek. Onu aramızda görmek istiyoruz.” diye konuştu.

Baba Faik Sayın da oğlunun spor yapmayı çok sevdiğini, onunla gurur duyduğunu söyledi.

Macera Seyirtepe İş Geliştirme Direktörü Barış Erel ise Burak’ın azminin herkese örnek olması gerektiğini vurgulayarak, kurum olarak sonuna kadar ona destek olacaklarını belirtti.

Kerim Küçük.

İZMİRLİ DAMLA TURAN, DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ OLDU

Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen Bilek Güreşi Dünya Şampiyonası’nda İzmirli sporcu Damla Turan, önemli bir başarıya imza attı. 23 yaş altı gençler 50 kilogram sol kol kategorisinde mücadele eden Turan, dünya üçüncüsü olarak bronz madalya kazandı.

Kerim Küçük.

Göztepe’nin altyapı hedefi: A takıma futbolcu yetiştirmek!

Göztepe altyapı antrenörleri Evren Evrensel ve Kerem Baran, Altınordu Çocuk Festivali’nde Son Mühür’e konuştu. Antrenörler, minik futbolcuların gelişiminden A takıma oyuncu kazandırma hedeflerine kadar altyapı çalışmalarını anlattı. Göztepe’de altyapıdan A takıma uzanan futbolcu yetiştirme süreci devam ediyor. Antrenör Evren Evrensel gençlere güvenilmesi gerektiğini vurgularken Kerem Baran, yetenekli oyuncuları keşfetmek için yürüttükleri çalışmaları paylaştı.

Altınordu Çocuk Festivali, Selçuk Orhun Bilge Tesislerinde üçüncü günde büyük heyecan devam ediyor. Mücadelenin ve rekabetin üst seviyede olduğu turnuvada minik sporcular, tutkuyla yeşil sahalarda spor yapıyor. Göztepe Spor Kulübü’nün U9, U10 ve U11,U12 teknik sorumluları ile bir araya geldik. Göztepe’nin altyapı antrenörleri Evren Evrensel ile Kerem Baran, Son Mühür’e özel açıklamalarda bulundu. Antrenör Evrensel, organizasyonda çocukların mutlu ve keyifli olduğunu, futbolcuları temelden yetiştirdiklerini belirtirken gençlere her zaman güvenmemiz gerektiğini söyledi. Antrenör Kerem Baran, Göztepe’nin altyapı modeline dikkat çekerken U10’dan U19’a uzanan futbolcu serüvenini anlattı.

Altınordu Çocuk Festivalinde çocukların, velilerin mutlu olduğunu belirten Göztepe Spor Kulübü U9 ve 10 takımının teknik sorumlusu Evren Evrensel, “Öncelikle Altınordu kulübüne teşekkür ederim… Misafirliği için ve güzel bir organizasyona imza attıkları için tekrardan teşekkür ederim. Güzel ve iyi takımlar bu turnuvada mücadele ederek gelişimlerini tamamlıyor. Mücadelenin ve rekabetin yanında çocuk festivalindeki etkinlikler, şölenler dikkat çekiyor. Çocuklar ve veliler mutlu. Bizlerde aynı şekilde çok mutluyuz” diye konuştu.

Altyapılarda temel tekniklere dikkat çeken, çocukları U10 takımından U19’a kadar büyük özveriyle yetiştirdiklerini vurgulayan Göztepe Spor Kulübü U9 ve 10 takımının teknik sorumlusu Evren Evrensel,” U19 takımımız başarıdan başarıya koşuyor. Yetiştirdiğimiz futbolcular mücadele ediyor. U10’dan U19 kadar uzanan serüvende minik ve genç sporcularımız yer alıyor. Temelden yetiştirerek kulüp kültürünü çocuklarımıza kazandırıyoruz. Temel teknik becerilerini öğrettikten sonra U19 seviyesine geçiş daha kolay oluyor. Graassius yaş grubu bizim için çok değerli. Bu tarz organizasyonlar artarsa daha çok futbolcu gelişecektir” şeklinde konuştu.

Futbolcu yetiştirmenin zorluklarına değinen Göztepe Spor Kulübü U9 ve 10 takımının teknik sorumlusu Evren Evrensel, “Göztepe kendi kulübümüz, burası bir tutku ve büyük sevda… İleride nasip olursa hedefimizde A takımda yer almak var. Çocukları yetiştirdiğimiz bir A takım olursa tadından yenmez. Futbolcu olmak eskisine göre daha da zorlaşıyor. Burada kulüplerin ve taraftarların daha çok önem vermesi gerekiyor. Altyapılarda her zaman sabır gerekiyor. Türkiye, genç ve dinamik bir nüfusa sahip. Bizim sadece inanarak çocuklarımıza güvenmemiz lazım. Onlara süre vererek arkasında durmalıyız. Altyapı ve akademiye verdiğiniz önem için Son Mühür Gazetesine teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

Altınordu Çocuk Festivalinde oyuncu gelişimine dikkat çeken Göztepe Spor Kulübü U11 ve U12 teknik sorumlusu Kerem Baran, “Çok güzel bir turnuva ve organizasyon oldu. Altınordu kulübüne teşekkür ederiz. Altyapı futbolu ve çocuk futbolu adına düzenlenen turnuvalar çok kıymetli. Oyunculara verilen süreler, futbolcu taramaları için değerli. Turnuvadan çok memnunuz… Olabildiğince turnuvada yetenekli oyuncularımızı kazanmaya çalışıyoruz” dedi.

Göztepe Spor Kulübü U11 ve U12 teknik sorumlusu Kerem Baran, “Göztepe Spor Okullarında farklı yerlerde oyuncularımızı gözlemleme fırsatımız oluyor. Ziyaretlerde bulunarak futbolcu keşfediyoruz. U19 ve A takım seviyesine oyuncu çıkarmak için elimizden gelenin en iyisini yaparak çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.

Göztepe Spor Kulübü U11 ve U12 teknik sorumlusu Kerem Baran, “Her çocuğun hayali Göztepe Spor Kulübü gibi büyük bir camiada Süper Lig’de forma giyebilmektir. Her oyuncuya bu nasip olmuyor. Önemli olan Süper Lig kalitesinde oynayabilecek bir oyuncu yetiştirebilmek. U19’dan A takıma kalabilmeleri için büyük özveri, emekle çalışıyoruz. Çocukların burada dört büyüklerin altyapı çocuklarıyla maç yapmaları çok önemli. O takımlarla maç oynamak için çok istekli oluyor. Bizler için ayrı bir keyif veriyor” diye sözlerini sonlandırdı.

Kerim Küçük.

FUTBOLDA KAOSU ‘İSTİFA’ BİTİRİR!

Erdilek, “Federasyonun tüm kurullarıyla birlikte istifa etmesi gerekir, bir kişinin görevden alınması ya da tek kişinin göreve atanması devasa sorunu çözmez. Güven ve liyakatin bittiği yerde başarı ve istikrar olmaz. Ne bekliyorlar ki’’ sözleri ile dikkatleri yine TFF üzerine çekti.

9 EYLÜL TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları eski MHK üyesi ve hakemi Necdet Erdilek ile Spor Yazarı Muhittin Akbel oldu.

Kerim Küçük.

Altınordu’dan dünya çocuklarını buluşturacak U12 Cup hedefi!

Altınordu Altyapı Direktörü Kural Altıntaş, kulübün altyapı yapılanmasını ve gelecek hedeflerini Son Mühür’e anlattı. Altıntaş, gerekli desteğin sağlanması halinde uluslararası U12 Cup organizasyonunu yeniden hayata geçirmek istediklerini söyledi. Altınordu, altyapı çalışmalarını genişletmeyi ve çocuklara yönelik uluslararası organizasyonlara yeniden imza atmayı hedefliyor. Altyapı Direktörü Kural Altıntaş, U16 ve U19 takımları ile U12 Cup planları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin ve İzmir’in köklü spor kulüplerinden Altınordu, altyapılarda düzenlediği ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Altınordu Çocuk Festivali’nde 25 kulüp, 41 takım, 650 sporcuyu Altınordu İsmet Orhunbilge Tesislerinde ağırlayan kırmızı-lacivertliler, sahasını tüm sporculara açıyor.

Altınordu’nun altyapı direktörü Kural Atıntaş ile bir araya geldik. Aynı zamanda eski futbolcu olan Altıntaş, uzun yıllardır Altınordu kulübüne hizmet ediyor. Kulübün altyapı ve futbol okullarında olmak üzere farklı kademelerinde görev alan Altıntaş, Son Mühür Gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Altınordu kültürünü ve felsefesini minik sporculara aşılayan Altıntaş, gazetemize konuştu.

Çocuk Festivalinde tüm çocukların mutlu olduğunu, tesislerin bütün takımlara açık olduğunu belirten Altınordu altyapı direktörü Kural Altıntaş, “Çok değerli kulüplerimiz burada yer alıyor. Bizi önemseyen ve değer veren takımlarımız organizasyonda bulunuyor. Bütün takımlara teşekkür ediyorum… Selçuk Orhun Bilge Tesisleri, turnuvalara her zaman açık. Çocuklarımızı mutlu, velilerimizi heyecanlı görmek bizleri mutlu ediyor. Heyecanlı, istekli, mutlu çocuklara yeşil sahalarda futbol oynarken görmek gururlandırıyor” diye konuştu.

Geleneksel olarak düzenlenen uluslararası U12 Cup için çalışmalarını sürdürdüklerini, gerekli desteği alırlarsa tekrardan turnuvayı yapmak istediklerini belirten Altınordu altyapı direktörü Kural Altıntaş, “U12 Cup Uluslararası futbol turnuvası çok prestijli bir organizasyondu. Oynanan karşılaşmalarda futbolcuları takip ettiğimizde hepsi Avrupa’da önemli takımlarda forma giyiyor. Çalışmalarımız ve projelerimiz U12 Cup için devam ediyor. Önümüzdeki dönemlerde tekrardan U12 Cup’a imza atmak istiyoruz. Gereken desteklerler verilirse bunu gerçekleştirmek için çok arzu ederiz… Altyapılarda muazzam bir organizasyon. Altınordu, yine aynı şekilde öncülük etmeyi hedefliyor. Başkanımız Seyit Mehmet Özkan, çocuklara has organizasyonları yapmayı çok seviyor. Yine tüm Dünya çocuklarını bir araya getirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Altyapı faaliyetlerinin sürekli büyüdüğünü, ilerleyen dönemlerde U16 ve U19 takımlarını çıkarmak istediklerini söyleyen Altınordu altyapı direktörü Kural Altıntaş, “Bu sene itibariyle bütün altyapı takımlarımızı Sait Altıonordu Tesislerine taşıdık. Takımlarımız orada yer alıyor. Başkanımız Seyit Mehmet Özkan’ın aldığı karar doğrultusunda sadece U15 takımlarına kadar organizasyonumuzu yürütüyoruz. Başkanımız, altyapılardaki hamlelerini tekrardan tohuma ekti ve tomurcuklanıyor. Altyapımız sürekli büyüyor. İlerleyen dönemlerde U16, U19 takımlarını da görebiliriz” ifadelerini kullandı.

Başkan Seyit Mehmet Özkan’ın tüm enerjisini altyapılara verdiğini söyleyen Altınordu altyapı direktörü Kural Altıntaş, “Başkanımız Seyit Mehmet Özkan, A takıma bir yatırımcı bularak tamamen enerjisini altyapıya harcadığında her şeyini çocuklara vermek istiyor. Böylelikle Altınordu’nun misyonunun biraz daha büyük yaş gruplarına ilerleyebilir” dedi.

Kulüp olarak çocuklara her zaman çok değer verdiklerini, hiç bir zaman skor odaklı düşünmediklerini söyleyen Altınordu altyapı direktörü Kural Altıntaş, “Tesislerimizi okullarımıza açtık. Sahamızı öğrencilerimizle paylaştık. Skor odaklı değiliz, amacımız her zaman çocuklara eşit, özgür fırsatlar sunmak oldu. Başkan Seyit Mehmet Özkan ile son görüşmemizde belirttiği gibi çocukların hiçbir şekilde skor beklentisi yok. Çocukların nasıl oynadığı bizim için önemlidir. Altınordu olarak çocuklara çok değer veriyoruz. Bu tarz organizasyonlara tüm çocuklarımızı, kulüplerimizi ve sporcularımızı bekliyoruz” diye sözlerini sonlandırdı.

Kerim Küçük.

18 yaşındaki İzmirli yüzücü Eda Savcıgil, okyanuslarda tarih yazıyor:’Köpek balığı var diyorlar, ne olacak!’

İzmir’de kulvarlarda başlayan yüzme serüvenini okyanus rekorlarıyla taçlandıran Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencisi, 18 yaşındaki ultramaraton ve buz yüzücüsü Eda Savcıgil, dev dalgalar, zehirli denizanaları ve dondurucu sularla mücadelesini tüm ayrıntılarıyla 9 Eylül gazetesine anlattı. Sakatlığına, bozulan tekneye, dondurucu soğuklara ve finansal belirsizliklere rağmen tarih yazan genç sporcu, şimdiki hedefini ‘Okyanus Yedilisi’ni tamamlamak olarak açıkladı.

İzmir’de kulvarlarda başlayan yüzme serüvenini açık denizlere, ardından okyanuslara taşıyan 18 yaşındaki milli yüzücü Eda Savcıgil, spor dünyasında eşine az rastlanır bir başarı hikâyesine imza atıyor. İlk yarışını 28 Ekim 2023 tarihinde İzmir’de yüzen ve denizi keşfettikten sonra “Daha ne yapabilirim, nerelerde yüzebilirim?” merakıyla kendisini bir anda okyanuslarda bulduğunu belirten genç atlet, açık suyun hem spor yapmak hem de yeni yerler keşfetmek için harika bir alan olduğunu söyledi. Henüz lise çağlarındayken antrenman temposunu üniversite sınavı hazırlığıyla yöneten, şimdilerde ise Yaşar Üniversitesi’ndeki eğitimini okyanus geçişleriyle dengeleyen milli sporcu, kariyerinin tüm bilinmeyenlerini ve yaşadığı zorlukları paylaştı.

Hawaii’deki 41 kilometrelik Molokai Kanalı’nı 12 saat 41 dakikada geçerken köpek balıkları, zehirli denizanaları ve dev dalgalarla mücadele ettiğini aktaran Savcıgil, bu tehlikeli sulara girmeden önce zihinsel hazırlığın şart olduğunu ifade etti. Belli risklerin bilincinde olarak ve dua ederek suya girdiklerini belirten genç sporcu, Prof. Dr. Rıdvan Ekmekçi ile mental süreçleri yürüttüklerini, sağlıklı bir şekilde bitirmesinde çok istemenin ve şansın da rol oynadığını kaydetti. Parkurda kendisini en çok zorlayan anın bitişe yaklaşmak fakat bitirememek olduğunu vurgulayan milli yüzücü, “Görüyorsunuz, bitiriş artık yakında diyorsunuz. Son bir saat diyorsunuz ama o son bir saat asla bir saat olmuyor” diyerek karaya yakınlaşmanın insanı zihinsel olarak daha çok zorladığını dile getirdi.

Karadan kilometrelerce uzakta saatlerce yüzerken hiç sıkılmadığını ve zihnen teslim olmadığı sürece gücün tükenmeyeceğini savunan Savcıgil, “Bütün olumsuzluklara rağmen çok güzel bir yüzüş gerçekleştirdim” ifadelerini kullanarak tek amacının parkuru hızlıca bitirmek olduğunu söyledi.

Finlandiya’daki dondurucu buzlu sudan çıktığında ellerini hissetmeyecek ve gözlüğünü dahi çıkaramayacak duruma geldiğini hatırlatan Eda Savcıgil, bu acıya rağmen spora neden devam ettiğini tek kelimeyle açıkladı: Mutluluk.

Açık sudaki ilk yarışının kar yağışı altında geçtiği 100 metre kurbağalama olduğunu belirten genç atlet, o gün sudan çıktığında ellerini hissetmediğini, gözlüğünü çıkaramadığını ve yüzerken ağzının donduğunu dile getirdi. Buna rağmen erteksi gün tekrar havuza girmek istediğini aktaran milli yüzücü, “Bence zaten bir şeye devam edebilmenin püf noktası da keyif almak” sözleriyle tutkusunun kaynağını özetledi.

İtalya’daki 28 kilometrelik Capri-Napoli yarışından önce omzundan sakatlandığını ve yarıştan bir gün önce birisinin kendisine bu parkurda balinalar ile vatozlar olduğunu söylediğini aktaran Savcıgil, tüm aksiliklere rağmen kulvara çıktığını ifade etti. Favori İtalyan rakiplerinin önünde lider başladığı yarışta kılavuz teknesinin motorunun bozulduğunu, deniz tutması nedeniyle istifra ettiğini ve son bir kilometrede kolundaki sıkıntı yüzünden tek kolla yüzmek zorunda kaldığını kaydetti.

Tüm bu aksiliklere rağmen 9 saat 3 dakikalık derecesiyle kadın ve erkek tüm rakiplerini geride bırakarak genel klasman birincisi olan Savcıgil, Capri-Napoli parkurunu solo tamamlayan ilk Türk sporcu unvanını elde etti. Bu başarının kendisine çok güzel kapılar açtığını ve ülkesine şampiyonluk getirdiğini vurgulayan milli yüzücü, “Bence bir şeylerde en ya da ilk olmanın da güzelliği bu. Gelecek nesillere, benden küçüklere belki de örnek olabilmek” şeklinde konuştu.

Okyanuslardaki tehlikeli geçişler öncesinde ailesiyle yaşadığı diyalogları da paylaşan genç sporcu, Katar yarışı öncesinde babasına bu riskleri ve endişelerini sorduğunu belirtti. Babasının kendisine “İstemiyorsan girme. Korkuyorsan girme, yapmak istemiyorsan yapma ama sen yapmak istediğin için buradasın ve biz seni destekliyoruz” cevabını verdiğini aktaran Savcıgil, ailesinin kendisine sonsuz bir güven duyduğunu dile getirdi.

Gençliğini ve üniversite hayatını yaşarken büyük fedakârlıklar yaptığına dikkat çeken milli yüzücü, son iki yarışı için üniversite başladıktan bir hafta sonra Amerika’ya gitmek zorunda kaldığını ve bir aylık ders sürecini kaçırdığını söyledi. Vize haftası öncesinde hem dersleri hem de antrenmanları dengede tutmaya çalıştığını ifade eden Savcıgil, “Sosyal hayat tabii ki bir noktada kısıtlanıyor ama yüzmeyi tercih ettiğim için bazı şeylere mutluyum” diyerek zamanını doğru bölüştürdüğünü ekledi.

Okyanus geçişlerinin dev bütçeler gerektirdiğine işaret eden genç yüzücü, başlangıçta tüm finansal süreçleri ailesinin karşıladığını, başarılar geldikçe sponsor desteğinin arttığını belirtti. Ancak organizasyon maliyetleri nedeniyle yarış öncesinde büyük belirsizlikler yaşandığını gizlemeyen milli atlet, İtalya’ya gitmeden bir gece önce uçak biletinin alınabildiğini bildirdi.

Son Molokai yarışında da benzer bir bütçe krizini 13’ü akşamı yaşadığını dile getiren Savcıgil, “Fotoğraf çekileyim mi, yüzeceğimi duyurayım mı, duyurmayayım mı? Bütün bu bilinmezlikle ve sıkıntıyla ben baş ettim” sözleriyle yaşadığı psikolojik baskıyı vurguladı. Bütçelerin bazen borçlanarak tamamlandığını kaydeden sporcu, daha büyük hedeflere yürüyebilmek için daha fazla sponsor desteğine ihtiyaç duyduklarını ekledi.

Mentörü Prof. Dr. Rıdvan Ekmekçi ile çalışmaya başladıktan sonra en büyük korkularını geride bıraktığını ifade eden Eda Savcıgil, çocukken balıklar var diye sörf tahtasından denize inmeyen, tek başına yüzmeyen ve denizanası gördüğünde kaçan biri olduğunu itiraf etti. Mental çalışmalar sonrası bu durumu tamamen aştığını belirten milli atlet, “Artık denizanalarına parmağımla dokunuyorum. Köpek balığı var diyorlar, ‘Ne olacak’ deyip yarışıyorum artık okyanusta” ifadelerini kullandı.

Bu sporun kendisine sabırlı olmayı, disiplini ve belirsizlikler karşısında her şeyin çözülebileceğine inanmayı öğrettiğini sözlerine ekledi.

Okyanus Yedilisi’ni tamamlayan ilk Türk olan Bengisu Avcı’nın mentörlüğünde antrenmanlarına devam eden Yaşar Üniversitesi öğrencisi Eda Savcıgil, antrenman imkanları ve spor kültürüne dair şu değerlendirmeyi yaptı:

“İzmir’de antrenman yapacak havuz bulmak, uygun saatlerde kulvar alabilmek gerçekten zor. Kesinlikle daha fazla tesis gerekiyor. Ülkemizde futbol her zaman daha ön planda. Biz Türk gençleri ve kadınları olarak diğer branşları başardıkça göz önüne çıkarmaya çalışıyoruz. Umuyorum ki gelecekte biz de futbol kadar değer, ilgi ve destek görebiliriz.”

Okyanus Yedilisi yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen 18 yaşındaki kulaç, hem üniversite derslerini hem de yoğun antrenman temposunu dengede tutarak Ay-Yıldızlı bayrağı çok daha büyük hedeflere taşımakta kararlı.

Kerim Küçük.

Ziraat Türkiye Kupası 4.Tur Kura Çekimi Saat Değişikliği Yaptı

4 Kasım 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te yapılması planlanan Ziraat Türkiye Kupası 4. Turu Kura Çekimi, Yarıya Kalan 3.Tur Fethiyespor – Eyüpspor Maçı tamamlanmasını müteakip gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla aynı gün saat 15.30’a Alındığı Duyurdu.

Kerim Küçük.