TMOK Olağanüstü Tüzük Ve Seçimli Genel Kurul 28 Mart 2026’ta, çoğunluk sağlanamazsa 4 Nisan 2026’da yapılacağını açıkladı.
Kerim Küçük.
İzmir Sporu Haberleri
TMOK Olağanüstü Tüzük Ve Seçimli Genel Kurul 28 Mart 2026’ta, çoğunluk sağlanamazsa 4 Nisan 2026’da yapılacağını açıkladı.
Kerim Küçük.
Zamanımızın en popüler müsabaka sporu futbol şüphesiz. Ansiklobedik bilgiye göre, ilk kez M.Ö. 200 -300 yıllarında Çin’de cuju (Çince tekmelemek demek) tekme topu adı altında, askeri eğitimin bir parçası olarak, bu günkü futbola benzer bir oyun oynandığı kayıt altına alınmış. Cuju bu günkü futbola benzetilse de, aslında basketbol, futbol, voleybol karışımı bir oyun olduğu antik bilgiler arasında.
Ming hanedanı zamanında ( 1368-1644 ) cuju, bizde ikinci Abdülhamit döneminde olduğu gibi yasaklanıyor. Çin’de çok uzun yıllar unutulup giderken, bizde ise ikinci meşrutiyetin (1908 ) serbestisi ile tekrar oynanmaya başlıyor.
Osmanlı döneminde, Türkiye’de ilk kez futbol, İzmir’de Bornova’da 1877 yılında oynandığı, 1890’lı yıllara gelindiğinde ise Türklere yasak olması nedeni ile Giraud, Whittal, Charnaud vs. gibi levanten ailelerinin öncülüğünde turnuvalar düzenlendiği bilinmektedir. Hatta Bornova ordu evi karşısında “Türkiye’de ilk futbol oyunu 1877 yılında burada oynanmıştır” ibaresi ile bir futbolcu heykeli bile vardır.
Böylece modern zamanlarda 1848’de İngiltere’de dünyada ilk kez futbol oynanmasından 29 yıl sonra İngiliz ailelerce futbol Türkiye’ye de ilk kez İzmir’imizden girmiş oluyor.
İzmir’in ilk futbol antrenörü La Fontain, 1889’da İstanbul’a giderek orada futbolu yine İstanbul’daki yabancılarla organize etmeye çalışıyor, dediğim gibi 1908’e kadar Türklerin futbol oynaması yasak. Hatta İstanbul’da kurulan ilk futbol kulübü “Black Stocking” İngilizce ismiyle yabancı kulüp görüntüsünde 1899 (bir söyleme göre 1901) yılında kuruluyor, ancak ömrü 3 – 4 ay oluyor, tekrar padişah ikinci Abdülhamit tarafından kapatılıyor.
Daha sonraları 1905’de Galatasaray, 1907’de Fenerbahçe, 1910’da Beşiktaş, 1912’de Karşıyaka, 1914’de Altay, 1923’de Altınordu, 1925’de Göztepe, 1928’de Buca spor kulüpleri kuruluyor. 1923’de de Türkiye Futbol Federasyonu oluşturuluyor.
1930’lu yıllarda üç kulübün üç büyük futbolcusu unutulmazlar arasında; Altınordulu Sait, Altaylı Vahap, Göztepeli Fuat. Hatta 1934’de soyadı kanunu çıkınca bu üç futbolcu kulüplerinin ismini soyadı olarak almışlardır.
Üç haftadır köşe yazılarım İzmir’de – Türkiye’de sporun özelliklede en popüleri futbolun geçmişi konusunda (bu yazı da) oldu. 2021’de APİKAM’ın hazırlığını ve projesini yaptığı, ancak kovid pandemisi nedeni ile proje aşamasında kalan, çok emek verilmiş bir projeyi anımsamam bu konuda yazmamın nedeniydi.
“Kent ve spor” konseptli bu proje için kentimizden sergilenmeye değer bin 500’den fazla obje de toplanmıştı. Öğrendiğime göre toplanan bu objeler, maalesef proje yapılmadığı için sahiplerine iade edilmiş. Ancak böylesi bir proje yeniden yapılırsa obje sahipleri bunları tekrar APİKAM’a vereceklerini ifade etmiş. Bu objelerin sahipleri biliniyor, hatta bunları bugün daha da arttırmak mümkün olacaktır.
Bu objeler, İzmir’imiz, spor dünyası için çok önemli objeler. Örneğin Vahap Özaltay’ın Türk futbol tarihinde bir dönüm noktası olabilecek “futbol nasıl oynanır” el yazması kitabı, modern futbolu öğreten ve bu konuya kuramsal yaklaşan ilk kitap olduğu ifade ediliyor. Çok çeşitli orijinal fotoğraflar, kupalar, 1968 ilk Federasyon Kupası, at yarışlarından kırbaç ve kupalar, fuar kupaları, Akdeniz Oyunları’nın orijinal bayrakları vs. vs.
Ayrıca spor kulüplerimizin kendi müzelerinde sergiledikleri birçok obje “kent ve spor” konseptli bir müzede sergilenmesi ve tüm halkımızın beğenisine sunulması kentimizin bir başarısı olacaktır.
İzmir Kalkınma Ajansı’mızın bu tür sosyal projelere de kaynak ayırabilecek olması, kaynak sıkıntısı problemini çözebilecektir.
İZVAK ve kentin diğer spor dinamiklerinin ticaret, sanayi odalarımızın destekleri ve İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün organizasyonu ile bu projenin gerçekleşmemesi için hiçbir neden yoktur.
Spor müzemiz için uygun bir bina bulunduğu takdirde ve İzmir Büyükşehir Belediyemizin bu projeyi benimseyip kucaklaması ile “un var, yağ var, şeker var” bir tek helvayı yapıp İzmirliye, ülkemize sunmak kalıyor.
Ne dersiniz İzmirli hemşehrilerim?
Kaynak Enver Olgunsoy 9 Eylül Gazetesi
Kerim Küçük.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil TUGAY’ ın sezon başında Yenişehir’ de bulunan LANGAR sahasının yapımı için verdiği sözü yerine getirerek sahada çalışmalar başlatıldı. İzmir ASKF Resmen Duyurdu.
Kerim Küçük.
BAL 8.Grup 19.Hafta İZTON Torbalıspor-Gaziemirspor 1-0 26.Dakika Egecan Çevir 50.Dakika İZTON Torbalıspor Teknik Direktörü Tolga Deniz Kırmızı Kart Damga Vurdu.
Kerim Küçük.
9 Eylül TV YouTube Kanalı Spor Servisi Bu Haftanın Konuğu Eski İzmirspor Kulüp Başkanı kadın futbol takımı antrenörü Ali İçyer ve forvet Özge Türkel ile sağ açık Sude Kozakçı oldu.
Eski İzmirspor Kulüp Başkanı Ali İçyer:Konak Belediyespor çok sporcu gönderdik. Takımımız bacasız bir fabrika gibiydi. Yeğenimin de futbola olan merakını biliyordum. Zaten kadın futbol takımı kurma hayalimiz de vardı. Diğer hocalarla da konuştuk kadın futbol takımı kurma kararını böyle aldık. Amacımız sadece sportif başarı değildi kız çocuklarına sosyal bir alan açmayı da hedefledik. Biz sahaya sadece futbolcu değil, hayal kuran kız çocukları çıkardık. Amatör ruhun kadın futbolunda daha güçlü olacağını hissediyorduk. Gerçek şu ki kadın futbolunun pozitif ayrımcılık görmesi gerekirken beklentimizin de üzerinde zorlukla karşılaştık’’ ‘’Tesis sorunumuzun olduğu bir gerçek. Semtimizin şemsiyesi altında 34 kulüp bulunuyor ve bu kulüpler tek sahayı paylaşmak zorunda kalıyor. Sahaları yarım ve saatlik bölümlerle kullanabiliyoruz. U17 Kızlar Ligi’nde 13. grupta mücadele ediyoruz. Orada ikinci sıradayız. Daha önce Türkiye Şampiyonası finallerine katıldık. İlk turdan elendik bu seneki hedefimiz yine Türkiye finallerine katılmak. Şimdi gözümüz Uzundere Rekreasyon Alanı’nda biten Atatürk Spor Kompleksinde. Karabağlar Belediyesi biten tesislerin haklarını Büyükşehir Belediyesi’ne aktardı. Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın onayı bekleniyor. Şu anda 6-7 bin sporcuya hitap ediyoruz. Tesislerimizin devreye girmesi ve artı yatırımlarla bu sayının 20 bine çıkabileceğini söyleyebilirim’’ ‘’Kulüplerimiz birçok gideri tek başına karşılamak zorunda kalıyor. Maçlarda ambulans zorunluluğu, güvenlik önlemleri, deplasman yolculukları ve tesis kiraları bizim gibi sahip olduğumuz amatör kulüplerin belini büküyor. Belediyelerin desteği olmadan liglere katılmak zor. Bu nedenle de birçok kulübün kadın liglerine giremediğini biliyorum. Türkiye’de hâlâ “Kızlar futbol oynar mı?” anlayışı varlığını koruyor. Aileleri ikna etmenin en az finans bulmak kadar zor olduğunu da söyleyebilirim. Ama biz güvenli ortam oluşturup bu algıyı kırmaya çalışıyoruz.’’ ‘’Kadın futbolunun eğitim hayatına katkısından da bahsedeyim. Gelişim liglerinde oynayan sporcular üniversite başvurularında ek puan hakkı kazanıyorlar. Her maç sadece skor değil, bir eğitim puanı getirecek. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’na (BESYO) yerleşen çok sayıda sporcumuz var. Lisanslı sporcuların maç verileri federasyon sistemine işleniyor bu büyük bir avantaj. Bu nedenle futbola başlayan kız çocuklarımız için aynı zamanda akademik kapılar da aralanıyor. Aileler sporun bu yönünü de düşünmeli. Spor sadece saha başarısı ile ölçülmemeli eğitimle birlikte yürüyen bir gelecek olduğu zihinlerden de çıkmamalı.’’ Dedi.
Özge Türkel (Forvet): ‘’Öncelikle futbolculuğu seçmemde ailemin desteğini asla unutamam Futbola kaleci olarak başlamıştım, her mevkide oynadım sayılır. Ama en çok forvet hoşuma gitti. Çünkü gol atınca takımın coşkusu bir başka oluyor. Sonra o mevkide de kalıcı oldum. Hedefim iyi bir eğitim almak ve milli takıma kadar ulaşabilmek. Hocalarımızın kıymetini biliyoruz ve sabırsızlıkla spor tesislerimizin çoğalmasını istiyoruz.’’ Dedi.
Sude Kozakçı (Sol açık): ‘’Öncelikle kadın futbolunun önemsenmesini istiyorum. Takımımın atak oyuncusuyum. Savunmada da hücumda da etkili olmaya çalışıyorum. Burası yani bu kulüp, bu takım ikinci ailemiz. Hocalarımız bizi çok önemsiyor. Tüm organizasyon ve etkinliklere büyük bir istekle katılıyoruz. Mart ayında başlayacak yarı finaller ve sonrasında finaller ilk etap hedefimiz. Bu durum aynı zamanda kulübümüzün adını Türkiye’ye duyurma şansını da bize kazandıracak.’’ Dedi.
Ege Telgraf Gazetesi Spor Yazarı Metin Aydınoğlu:‘’Son dönemlerde rekabetin artmasıyla diğer kulüpler kadın takımlarını bir bir oluşturmaya başladı. Kadın futbolunun gelişmesi bana göre ailelerin çocuklarını sahaya yönlendirmesi ile olur. Spor disiplin ve sağlık açısından önemlidir. Toplumsal desteğin artması halinde kadın futbolunun ivme kazandıracaktır. Bence kadınlar futbolculuk sonrası kariyer planını hakemlik üzerine yapmalı. Bu adım hem hakem açığını kapatacaktır hem de oyuncuyken aldıkları kural bilgilerini pekiştirecektir. Ayrıca kadınların sahadaki varlığının futbola farklı bir estetik kattığını, dayanışma kültürünün kadın takımlarında daha güçlü olduğunu da biliyorum. Sonuçta her türlü destek artarsa kadın futbolu Türkiye’de sıçrama yapar.’ Dedi.
Kerim Küçük.
Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür:Ben futbola Turgutlu’da başladım. Uzun yıllar Turgutluspor’da oynadıktan sonra 25 yaşında futbolu bırakıp çok erken bir yaşta sevdiğim bir işe antrenörlüğe başladım. Tabi o arada BESYO okuyordum Celal Bayar’da, onu da bitirdikten sonra Turgutlu’da alt yapısında 10 yıl antrenörlük. Sonrasın da 2. ligde 7 sezon orada çalıştım. Daha sonra bir ara verdim ama Soma’da 5 yıl çalıştık. Geçen yıl Menemen, bu yılda Karşıyaka’mıza geldik. Bu yola çıkarken planlamalar baştan yapılmıştı; çünkü şartlar, maddi imkânlar ve kulübün durumu belliydi. Amacımız, bu sınırların dışına çıkmadan kulüp adına neler yapabileceğimizi ortaya koymaktı. Bu nedenle sezon başında borçlanmamak, genç oyuncu yetiştirmek ve ligden çıkmak olmak üzere üç hedef belirledik. Bugün geldiğimiz noktada bu üç hedef de hâlâ önümüzde duruyor ve gerçekleşme ihtimalleri yüksek. Üçüne de aynı ölçüde önem veriyoruz; bizim için birbirinden daha az ya da daha fazla değerli değiller. Zaman zaman transfer yapmak istediğimiz anlarda, örneğin son günlerde kulübe gelen bir transfer yasağı gibi beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz ve planladığımız adımları durdurmak zorunda kalabiliyoruz. İşte kulübün bu tür sıkıntılar yaşamaması için bu üç hedefi belirledik. Hepsi bizim için eşit derecede önemli ve bu doğrultuda ilerlemeye devam ediyoruz. Adem Yeşilyurt’i A takıma dahil ederken oyun yeterliliğini, oyun zekâsını, agresifliğini, isteğini ve savunma yönünü gördük. Altyapıdan çıkan 8-10 oyuncuyla birlikte gelmişti ve fiziksel olarak en zayıf isimlerden biriydi. Ancak buna rağmen çok önemli özelliklere sahipti. Bu süreçte hem beslenme hem de fiziksel gelişimi üzerine özel olarak çalıştık. Fırsat buldukça, diğer genç oyuncular gibi ona da forma şansı verdik ve bu şansı iyi değerlendirdi. Adem Yeşilyurt’i diğerlerinden ayıran en önemli yönü oyun zekâsı ve savunma katkısı. Ayrıca çok yönlü bir oyuncu; sağ kanatta sol ayağıyla oynayabiliyor, forvet arkasında ya da sol tarafta görev alabiliyor. Farklı bölgelerde oynayabilmesi onun önemli artılarından biri. Önemli olan, bu çizgiyi bozmadan, “oldum” duygusuna kapılmadan gelişimini sürdürmesi. Biz de bu süreçte ona destek olmaya devam edeceğiz. Evet yani sporcu kazanmak kolay değil. Genç oyuncu kazanmak hiç kolay değil. Bu sabrı göstermemiz gerekiyor. Ben söyledim bazen maç kaybettik dedim belki bu yolda, bu uğurda maç kaybedeceğiz ama oyuncularımızı kaybetmeyeceğiz. Önemli olan onları kazanırken o şekilde davranmak gerekiyor. Türkiye’de böyle bir alışkanlık vardı. Maç 4-0 olduğunda genç oyuncuları oyuna atarlardı. Bu şekilde genç oyuncu yetişmez. En önemli maçında ilk 11 başlayabiliyorsan genç oyuncu ile o şekilde kazanabilirsin o oyuncuları. Hata da yapsınlar. Yapacaklar da yol uzun bir süreç. Buna sabır göstermek gerekiyor. Hem kulüp olarak hem biz sabrı gösteriyoruz, özgüven aşılayabilmek önemli tabi futbolun birinci kuralı özgüvendir. Yani özgüvenle oynamak, yapabileceğine inanmak, başarabileceğine inanmak çok önemli. Oyuncularımıza o özgüveni zaten mümkün olduğu kadar vermeye çalışıyoruz. Onlar da zaten karşılığını veriyorlar. İkinci yarıda alınan sonuçlar hepimizi üzdü. Bu süreçte yaşanan düşüş futbolda zaman zaman olabiliyor ancak biz bu dönemi istemediğimiz şekilde yaşadık. En çok üzülenlerin futbolcular ve bizler olduğunu herkes bilmeli. Taraftarın beklentisi sezon başında bu noktada değildi ama takımın performansı beklentiyi yükseltti. Bundan rahatsız değiliz. Tepkiler de doğal; hakaret ve küfür olmadığı sürece eleştiri olur, bunu anlayışla karşılıyoruz. Önemli olan bu tepkilerin yıkıcı olmaması ve takımın psikolojisini olumsuz etkilememesi. Tüm çabamız süreci hızlıca atlatmak üzerine. Kötü bir dönem geçirdik ama geride bırakmak zorundayız. Geçmişe takılmadan, önümüzdeki hedeflere odaklanarak yolumuza devam etmeliyiz. Sezon başında belirlediğimiz bütçe çerçevesinde çok iyi bir takım kurduk ve oturmuş bir oyun düzeni yakaladık. Her şey yolunda giderken, ligin 10. haftasında bahis olaylarının açıklanmasıyla hiç beklemediğimiz bir durum yaşandı. Normalde sezon sonunda açıklanabilecek, yıllar önce yapılmış bir hatanın ligin ortasında gündeme gelmesi tüm takımları etkiledi; sadece biz değil.
Ancak fark şurada ortaya çıktı: Bizimle yarışan bazı takımlar etkilenen oyuncuların yerine maddi sorun yaşamadan transfer yapabildi. Bizim içinse devre arasında bir oyuncuya 5 milyon, hatta bazı kulüplerin verdiği gibi 10 milyon ödeme yapmak mümkün değildi. Çünkü biz böyle bir kulüp değiliz. Gelirimiz, bütçemiz ve harcayabileceğimiz para belli; bunun dışına çıkma şansımız yok. Çıktığınız anda da bugün yaşadığımız gibi transfer yasağı gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz.
Kulübün geleceğini borç altına sokmamak adına gerçekçi davranmak zorundayız. Bu nedenle amatör liglerden ve yakından tanıdığımız genç, yetenekli oyunculara yöneldik. Süreç ilerledikçe ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır. Etkilenme oranımız belki diğerlerine göre daha fazla oldu ama bundan şikâyetçi değiliz. Maddi şartları bilerek ve isteyerek buradayız. Tek amacımız, oyuncularımızla birlikte bu kulübe hizmet etmek ve kulübü hak ettiği noktaya taşımak. Bunun dışında bir beklentimiz yok; önümüze bakıyoruz. Adem Yeşilyurt’in gelişiminde şu an en kritik başlık, kısa sürede hiç konuşulmazken bir anda Türkiye’nin gündemine gelmesi. Burada asıl mesele, onun bu ilgiyi nasıl karşıladığı ve buna nasıl tepki verdiği. Bu durum ister istemez oyuncuyu etkileyebiliyor ve oyunda bazı değişimler yaratabiliyor. Oysa önemli olan, bu atmosferden etkilenmeden daha önce nasıl çalışıyorsa aynı antrenman temposu ve zihinsel disiplinle yoluna devam etmesi.
Kendisini “oldum” noktasında görmesi en büyük risk olur; çünkü gelişim hâlâ sürüyor ve sürmek zorunda. Bu süreçte Adem Yeşilyurt’in çok daha fazla çalışması gerekiyor. Aşırı övgüler çalışma temposunu düşürürse geleceği olumsuz etkilenir. Biz de bunu engellemeye çalışıyoruz. Neyse ki karakteri güçlü, tepkileri olumlu. Birlikte ona destek olmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik daha zor maalesef. Bugün kulübün burada olmasının en büyük sebeplerinden biri bu. Doğru bir hedef, doğru bir planlama yapılmadığı için ve her yıl spontane bir şekilde değiştiği için ve hedefler, amaçlar, bütçeler çok sık değişti. Oyuncu kadroları, teknik kadroları, yöneticiler çok sık değişiklikler oluyor. İstikrarın gelmesi çok zor olmuş kulüpte. Aslında bu yolda sabredilirse bu yolun sonu başarı. Ama sabır önemli. Gelecekle ilgili hiç plan yapan bir insan değilim. Geleceğin nasıl geleceği belli değil. Ya da gelecek geldiğinde biz olacak mıyız o da belli değil. O yüzden bugünü ve bu anı çok iyi değerlendirmeliyiz. Şu an buradayız çok mutluyuz. Başka düşüncemiz yok. Burada amacımız yapabildiğimizin en iyisini en maksimum seviyesinde yapmak. Bunu yaptığımızda bu bize doğru işler yaptıysak başka kapıları açacaktır. Yani ne geçmişe takılma ne de gelecekle ilgili sıkıntıya sokmaya gerek yok. Gelmeyen bir şey için sıkıntıya girmeye veya düşünmeye gerek yok. Burada işimizi iyi yapmaya, doğru yapmaya odaklanmamız en doğrusu. Dedi.
Kerim Küçük.
Yağız Sabuncuoğlu İddialara Göre:Fenerbahçe ve Karşıyaka, Adem Yeşilyurt transferi için anlaşmaya vardı. Milli Takım kampında olan Adem Yeşilyurt’a teklif yapıldı, transferin tamamlanması için oyuncunun cevabı bekleniyor! Adem Yeşilyurt transferinin anlaşma detayları:500 Bin Euro (25 Milyon TL) bonservis bedeli %25 pay Kiralık Oyuncu Topuk Yaylası’nda kamp Yer Aldı.
Kerim Küçük.
Azra Dede Konak Belediyespor Davet Edildi.
Kerim Küçük.
İzBB Başkanı Cemil Turgay:“Buranın projesiyle ilgili çalışan mimar şu an çalışıyor. En kısa zamanda mimari projesi tamamlanmış olacak. Ruhsat alacağız ve ihalesini yapacağız. Bu dönem içinde bitirip Karşıyaka halkına teslim etmek istediğim tesis. Kurulan kaleye ilk topu ben vuracağım ve golü atacağım. İsmi Zübeyde Hanım Stadı olacak. Karşıyaka Zübeyde Hanım stadı geliyor” Müjde Verdi.
Kerim Küçük.
İzmir Büyükşehir Belediyespor A Grubu Mücadele Edecek. Demir Amiraller Ve Gaziemir Belediyespor Aynı Grupta Düştü. 3.Hafta Demir Amiraller-Gaziemir Belediyespor 8.Hafta Gaziemir Belediyespor-Demir Amiraller İzmir Derbisinde Heyecan Yaşayacak.
Kerim Küçük.