Gelişim Koleji Genel Menajeri Dr. Namık Yazlar Basketfaul.com Konuştu

Sezon başında neredeyse ana rotasyondaki tüm oyuncularımızı ve ve tüm teknik ekibimizi kaybetmiştik. Sezon başında 2 aşamalı hedef koymuştuk, final grubuna sonrasında da play off’a kalmak. Ancak bunun zorlu bir hedef olduğunu biliyorduk. Davetle BGL’de yer alan bir takım olduğumuz için her sezon kendi hakkını kendisi yaratmak zorunda olan bir takımız, bu nedenle play off’a kalmak bizim için önemli bir hedefti. Sonuçta zoru hatta çok zor olanı başardık.
Biz oyuncu yetiştirme temelli bir kulübüz. Misli.com TBL’de yer alırken de böyleydik. Oyuncularımıza birikimini en çok aktarabilecek tarzda antrenörler seçmeye çalışıyoruz. Bunu gerçekleştirme amacındaki antrenörlerimiz de kendilerini geliştirmek için çok çaba harcıyorlar. Çok büyük birikimi ve tecrübesi olan geçen yılki antrenörümüz Cem Akdağ bile hiç alt yapı antrenörlüğü yapmadığı için inanılmaz tempoda çalışarak oyuncularımıza maksimum yararlı olmaya çalıştı. Bu seneki antrenörümüz Efe Can Önal ise genç, çalışkan, hırslı, kararlı bir karakter olduğu için takımla bütünleşmesinin çok zor olmayacağını tahmin etmiştim, nitekim öyle oldu. Sezon sonunda da U18 Milli Takımı’nın teknik ekibinde yer alması da bizim için ayrı bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu.
Pas
Tıp doktoruyum bildiğiniz gibi, antrenörlük ile çakıştığı bir dönem oldu tercih yapmam gerekiyordu. Hakan Demir kadar cesur davranamadım. Sonrasında basketbolun içinde kalma kararlılığım düzlem değiştirmeme neden oldu. Doğru bir yapılanma ile yetiştirici olunabileceğini gösterme şansımı Gelişim Koleji’nde buldum. Bana bu şansı verip çalışma özgürlüğü, güven, sabır gösteren Gelişim Koleji Kulüp başkanımız Serdar Öner’in vizyonuyla beraberce bugünlere geldik. Bir genel menajerin teknik bilgisinin olması bir çok alanda daha hatasız ve daha hızlı yol alınmasına neden oluyor. Bu zamana kadar çalıştığım tüm antrenörlerle de hem genel olarak basketbol üzerine hem de takımımızla ilgili fikir alışverişi yapmaktan büyük keyif aldım ve her iki taraf içinde bu süreçlerin faydalı olduğunu düşünüyorum.
BGL verimli bir lig özellikle İstanbul dışı takımlar için. Ancak davetle gelen takımlardan ciddi bir katılım parası alınması, maddi desteğin yetersiz seviyelerde kalması, covid nedeniyle fanus uygulaması, bu sene yaşanan deprem nedeniyle statünün değişmesi vs gibi gelişmeler ilk yıllardaki hevesi azalttı diyebilirim. Ancak kaybedilmemesi gerek bir organizasyon olduğunu söylemek lazım. Problemler her maddede var, kulüp profesyonel yöneticisi, antrenör, oyuncu, veli… Çözüm de hep beraber çalışarak olur. Hiç bir olayda tek bir suçlu olacağını düşünmüyorum.
Hiç şüphem yok
Farklı yanıt tarzı kullanmak istiyorum. Bundan 10-12 yıl önce bir kabuk değişikliği oldu ve benim jenerasyonumun antrenörleri Ertuğrul Erdoğan, Hakan Demir, Selçuk Ernak, Ahmet Çakı, Özhan Çıvgın gibi antrenörler birden sahnede ana rol almaya başladılar. Hepsinin ortak özelliği alt yapı takımlarında çalışıp eş zamanlı altyapı milli takımlarında da çalışmalarıydı. Ufuk Sarıca ve Orhun Ene de uzun süreli üst düzey oyunculuk kariyerinden sonra bile altyapı ve alt liglerde çalıştılar. Ben bu tür bir kariyer uzantısının daha kalıcı ve nitelikli olduğuna inanıyorum. Şimdiki antrenörlerden de bu isimlerin kariyer planlamalarını, süreçlerini dikkatle takip etmelerini ve bir anda yukarıya tırmanılamayacağını farketmeleri kendileri adına önemli bir kazanım olacaktır.
Kendine yatırım yapan ve potansiyel oyuncu ve antrenörler bir şekilde kendine yer buluyor. Ancak alınan derecelere bakıldığında sanki her şey çok yolunda gidiyor denilmesi pek mümkün değil diye düşünüyorum. Altyapı Milli Takım Koordinatörlüğü pozisyonunun devam etmemesini eksiklik olarak görüyorum. Bu görevdeki kişi sezon boyunca tüm mesaisini altyapı antrenörlerini ve oyuncularını canlı izlemeye harcaması az hataya ve daha adaletli seçimler yapılmasına olanak sağlayabilirdi.
Bir yapılanmanın başında uzun süre yer alınca sistem kurmanın avantajını kullanıyorum. Sistemin temelini disiplinle oluşturduk. Kişilere bağlı kalmamaya çalışıyoruz, yetiştirmek için seçtiğimiz oyuncuları doğru seçip, okul/kulüp iş birliğinin avantajını kullanıp sabır gösteriyoruz. Kısa vadeli hedeflerden daha çok orta ve uzun vadeli planlarımıza sadık kalmaya çalışıyoruz. Herhangi bir anlık stresten ziyade süreçlerle ilgili heyecan duyuyorum ve bu da beni hep motive kılıyor.
Açık söylemek gerekirse tekrar Misli.com TBL bizim için artık zor, maliyetler çok yükseldi ancak gelirler yerinde saydı. Misli.com TBL’den çekilmek çok zor bir karardı, Gelişim Koleji Kulüp başkanımız Serdar Öner’in üzüntüsü hala gözümün önünde. En büyük tesellimiz bu karardan çok kısa süre sonra BGL’nin kurulması oldu ve oranın da fazlasıyla hakkını verdiğimizi düşünüyorum.
Maalesef hak ettiği yerde değil. Ben işin yine altyapı tarafıyla ilgili yorum yapacağım. Çok sayıda kulüp var ancak profesyonelce oyuncu yetiştiren kulüp sayısı çok az. Yıllardır İzmirli oyuncular İstanbul, Bursa kulüplerini beslediler. Bu İzmir kulüplerinin ayıbıdır. Dedi.

Kerim Küçük.