İzmirli amputeler sahasız, desteksiz ve unutulmuş durumda. İzmir Ege Gücü’nün mücadelesi, kentin engelli sporuna bakışını yüzümüze tokat gibi çarpıyor.
9 Eylül TV’de moderatörlüğünü Gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları Mısır Ampute Milli Takım antrenörü, İzmir Ege Gücü Ampute SK Başkanı ve Teknik Direktörü Evren Uyanık, Ege Gücü Kalecisi Enes Yasin Coşkun ve Ege Telgraf Gazetesi spor yazarı Metin Aydınoğlu oldu.
Evren Uyanık:‘’Yaşadıklarım Türkiye’de engelli bireylerin topluma kazandırılması noktasında yerel yönetimlerin, iş dünyasının sorumlulukları yerine getirip getirmediğini de sorgulatmalı’’ ’’Ege Bölgesi’nde sadece iki, İzmir’de ise tek “özel” ampute futbol takımı var. Kulübümüzün misyonu sportif başarının çok ötesinde, sosyolojik ve psikolojik bir rehabilitasyon sürecini de oluşturuyor. Bizi üzen engelli bireylerin toplumdan kendilerini soyutlama eğilimleri. Engelli olarak hayata tutunmak, öz güvenli olmak ve sporun içinde kalmak insana bambaşka bir hayat enerjisi katıyor. Ancak evden çıkamayan, engeliyle utanan, bedeniyle barışık olmayan çok arkadaşımız var. Amacımız, bu dezavantajlı durumu bir avantaja çevirmek, sonradan engelli olmuş bireyleri bularak spor aşkını aşılamak istiyoruz. Yaş sınırı gözetmeksizin, ‘Senin yaşın geçti’ demeden herkesi aramıza davet ediyoruz.” “Hiçbir belediyeden, hiçbir şahıstan düzenli bir desteğimiz yok. Belediyelerle de organik bir bağımız yok. İlk yılımızda şampiyonluk yaşadık ama bu şampiyonluk sürecinde dahi kimseden destek görmedik. Deplasman giderlerini, konaklama ve ulaşım masraflarını kişisel fedakarlıklarla ve kısıtlı imkanlarla karşılıyoruz. Bizler özel insanlarız. Bu hafta Kahramanmaraş’a gideceğiz. Samsun ve Mersin sırada. Bunlar otobüsle gidilen, ciddi maliyet ve fiziksel yorgunluk gerektiren yolculuklar. Engelli bir birey için bu yolculuklar çok zordur.” “Bizler başkanlıktan ziyade oyuncularla bire bir ilgilenen birer psikolog gibiyiz. Enes gibi genç kardeşlerimize sürekli telkinlerde bulunuyoruz. ‘Kendini düşünme, biz seni düşünüyoruz’, ‘Sen yapabilirsin’, ‘Ekstra çalışmalısın’ diyerek onları motive etmeye çalışıyoruz” ‘’Mısır’dan teklif geldiğinde, bu ülkenin hiçbir uluslararası başarısı yoktu. Afrika Kupası ve Dünya Kupası sıralamalarda sonlardaydılar. Biz göreve geldikten sonra 47 günlük parça parça kamplar yaptık. Ardından Gana’da düzenlenen Afrika Paralimpik Oyunları’na katıldık Ampute futbolun dünya devi sayılan ve Dünya Şampiyonu unvanına sahip Angola’yı hem grup aşamasında hem de finallerde iki kez yendik. Turnuvayı bronz madalya ile tamamladık. Havalimanında üstü açık otobüslerle karşılandık.’’ “14 yıl emek verdim, beş kişinin yapacağı işi tek başıma sırtladım. Yönetim anlayışındaki değişiklikler ve önemsenmediğimi hissettiğimde ayrıldım. Plaketi geçtim, kuru bir teşekkür bile edilmedi. Vefasızlık beni yaraladı” ’’ İstanbul’da Pendik, Şişli Ankara’da da Büyükşehir Belediyelerinin takımlarına özel tesisler tahsis ettiğini gördük. Biz Buca’ya bağlıyız ve Buca Belediyesi’ne diyoruz ki; biz para istemiyoruz. Bize atıl durumda olan bir yer gösterin, kulüp binası ve yanına bir kafeterya yapalım. O kafeteryayı kulüp olarak işletelim, gelirimizle takımı finanse edelim. O kafeteryada Enesler çalışsın ama bu taleplerimiz de karşılık bulmadı” “Ancak biz bu konuda öncüyüz. Aliye kardeşimiz milli takımda bizi gururlandırıyor. İzmir’deki tüm engelli kadınlara çağrıda bulunuyoruz; gelin, aramıza katılın. Sosyal hayata karışın” Dedi.
Enes Yasin Coşkun:‘’Evren Hoca ile tanışmam hayatımın dönüm noktasıydı. İlk idmana çıktığımda protezliydim, hoca da şaşırmıştı o günden itibaren hayatımda çok şey değişti. Eskiden yazın bile protezim görünmesin diye uzun kollu gömlekleri tercih ederdim. Artık kısa kollu giymeye başladım. Öz güvenimi ampute futbol sayesinde kazandım, bedenimle barıştım.” Dedi.
Kerim Küçük.