İzmir Ekonomi Ünivesitesi’nde düzenlenen Spor Yöneticiliği programı kapsamında ‘Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar’ paneli büyük ilgi gördü. Organizasyonun ilk bölümüne Ak Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener ve Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil katıldı.
AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu:“Spor yöneticiliği paneli bir vizyon örneği. Sporda daha başarılı günleri yakalama adına çok önemli bir misyonu ifade edecek. Bu projenin spor camiamız için ve İzmirimiz için hayırlı olmasını diliyorum” “Her sporcu için olimpiyatlarda başarı çok öneme sahip. Türkiye’nin olimpiyatlarda yürüyüşü yıllara dayanan süreç. Güçlü bir yönetim gerektiren, fedakarlıklar barındıran, sabırla taçlandırılacak bir spor. Tokyo, Türkiye için dönüm noktası. Burada yılların alın teri var, planlaması var. Madalyalar, başarılar anlamında dönüm noktası. Bunu Los Angeles’ta da taçlandıracağız” “Sporcu için ailesinin federasyonların ve hocaların emeği var. Olimpiyatları sadece madalyalarla ve skorlarla yorumlamak haksızlık olur. Bu bir süreç, bu süreci A’da Z’ye iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Elbette fiziksel mücadele kıymetli. Elit sporcularla milimetrelerle, saliselerle ipi göğüsleme durumu var. Bu da bizim bilgiyi, datayı, sağlığı ve psikolojiyi iyi yönetmemizi gerektiriyor. Güçlü bir eş güdüm gerektiriyor” “Türkiye’nin tesis açısından Edirne’den Ardahan’a kadar güçlü bir ağı var. Sadece birkaç branşta değil, hemen hemen her branşta ön planla olacağız. Olimpiyatlarda önceden güreş vardı halter vardı. Şimdi, jimnastik var, atletizm var, yüzme var. Tokyo’da kıl payı kaçırdığımız madalyalar vardı. Tokyo’yu başlangıç değil geleceği müjdecisi olarak yorumluyorum. Sadece sporcuya antrenman programı verip ‘çalış, gel’ demek bizim tarzımız değil. Biz Tokyo’ya pandemide hazırladık. Sporcularımızın tüm ihtiyacını karşıladık. Ailelere misafir olduk, tesisleri kullandık, kendilerine her anlamda destek olduk.” Dedi.
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener:“Çocuklarımızın ve gençlerimizin sahada hangi koşullarda yer aldığı önemli. Türkiye olarak genç nüfus anlamında avantajlıyız, Avrupa’dan daha avantajlıyız. Ülkemizde 15 ve 24 yaş arası 12,7 milyon genç var. Bu futbol için çok büyük potansiyel. Potansiyel tek başına yeterli olmuyor, önemli olan bu potansiyelin ne kadar nitelikli ve sürdürülebilir futbol oynadığı. Ülkemizde 466 bin lisanslı futbolcu görünüyor. Nüfus ve futbol oynama süresi gözüktüğünde geniş bir katılım var. Bu katılımın niteliği ve devamlılığı ise halen sorun. 15 milyon çocuk ve genç teorik olarak futbolla temas edebilecek durumda” “Mesele futbola ilgi duyan çocuklar bulmak değil, mesele çocuklarımızı 12-13 yaşlarda oyuna sokup 18 yaşına kadar oyunun içinde tutabilmek. Futbolda üst düzey ülkelere baktığımızda genç oyuncular oyunu erken yaşta öğreniyor ve en önemlisi uzun süre oynuyor. Bizde futbol başlama yaşında skor baskısına giriliyor. Genç yaşlar için şampiyonluk önemli olmamalı, geleceğin sporcularını yetiştirmek ön palana çıkmalı. Gençlerimiz daha fazla maç yapmalı, daha fazla deneyim kazanmaları. Türkiye’nin sorunu yetenek eksikliği değil, sorun yeteneğin sistemli bir şekilde gelişecek yapının eksikliği” Dedi.
Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil:“Spor yöneticisi yetirmede en büyük ihtiyaç duyan kulüp Göztepe. Futbol bir yere oturdu. Futbolda sadece başkanları ya da teknik direktörleri konuşuyoruz. Asıl olan o mutfağı hazırlayan, çok ciddi bir emek üreten ekibin var olması. Türkiye’de ciddi bir spor yöneticisi açığı var. Bunu üniversite işbirliği ile yapmak çok önemli, bu bir örnek yaratacak. Çünkü spor yöneticisine ihtiyaç var. Futbolcu emekli oluyor daha sonra ne yapabilir diye bakıyoruz. Türkiye’de ya spor yorumcusu oluyor ya da teknik direktör oluyor. Biz bu insanlardan değişik şekilde yararlanabiliriz” “Ben başkanlığa futbolla başladım. Ortaklık yapısını 3 yıl önce kurdum. 9 yıllık tecrübem var. Kulüpler Birliği başkanlığı yaptım. Bu tecrübelerimi olimpik branşlara nasıl yansıtırım diye düşündüm. Cimnastikte madalya kazanmak çok zor. Çok yarışmacı bir dal cimnastik ama orda bir sporcumuz Ferhat Arıcan bu başarıları kazandı. Biz bunu cimnastikte yapabilirsek biz her branşta yapabiliriz diye düşündük. Türkiye Cimnastik Federasyonu da çok doğru adımlar attı. Yılların emeğini Ferhat Arıcan üzerinden fark ettik” “Futbolda harcanan paralar Avrupa çapındaki takımlar seviyesinde. Bu harcanan paranın karşılığını alıyor muyuz alamıyoruz. 20 sene önce Galatasaray bir başarı kazandı ve bir daha bu yenilenmedi. Demek ki bir şeyleri doğru yapamıyoruz. Üst düzeyde yapılan yarışmalar için devlet ve belediyeler inanılmaz tesisler yaptı. Türkiye’deki stat sayısı Avrupa’nın çok ilerisinde. Tesis konusu ise tartışılır. Şehir planlarında spor tesisleri için yerler ayrılmamış. Futboldaki esas sorun kulüplerde. Yabancı yatırımcının ilgisini çekebilecek yapı yok. İstanbul kulüplerine nasıl yatırım yapsın yabancı. Sürekli yapı değişiyor. Sürekli başkan değişiyor. Avrupa’ya bakın, Bulgaristan’da bile 3-5 takım yabancı yatırımcı çekmiş İtalya’da 20 takımın 11’i yabancı. Inter’in yatırımcısı Çinli, Milan’ın ABD’li. Inter’i Çin’e mi taşıdı. Biz de bakış açısı da değişmeli. İzmir’den bir takım aldığınızda bu takımı İzmir’den taşıyamazsınız. Türk yatırımcıların gelmesi zor.” Dedi.
Kerim Küçük.