Parayı ödedik, geleceği iptal ettik!

9 Eylül TV YouTube Kanalı Spor Servisi programı Bu Haftanın Konuğu PRO Lisans Teknik Direktörü, TFF Akademi Yapılanma eski Sorumlusu, futbol insanı Ümit Turmuş oldu.

Ümit Turmuş: ‘’Trendyol Süper Ligimiz “Emekliler Ligi”ne döndü, altyapıdan çıkan oyuncu oranımız yüzde 3.9 ile dünya sonuncusu olduk, TFF’nin milyonlarca Euro ödeyip rafa kaldırdığı DoublePass projesi de 2032 Avrupa Şampiyonası öncesi Türk futboluna darbe vurdu’’ ‘’Türk futbolu artık kendini tanımaktan çok uzakta’’ ‘’İzmir’in futbol kültürüne de bir parantez açmamız lazım. Geçmişte benimde teknik adam olarak çalıştırdığım Altay, Göztepe, Karşıyaka her maçta altyapıdan en az 3-5 oyuncuyla sahaya çıkardı. Rekabetin anahtarı da buydu zaten. Bugün ise “devşirme” ve “paraya dayalı” aidiyet duygusunun yok olduğu bir ortamdayız. Detaylara devam edelim, Trendyol Süper Ligi, 28.1 yaş ortalaması ile dünyada en kötü 13. sırada yer alıyor. Ligimiz yaşlı, yorgun ve geleceksiz. Yine ligimizde yabancı oyuncuların 90 dakika aldığı süre ise ortalama 75 dakika. Bu oranla, (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hariç) dünyada en kötü durumdaki ülkeyiz. Türkiye’de altyapıdan gelen oyuncuların oynama oranı ise sadece yüzde 3.9. Bu oranla da dünyada sonuncuyuz..’’ ‘’Önce DoublePass Nedir? Onu açıklayayım.Belçika Brüksel Üniversitesi bünyesinde kurulan, FIFA ve UEFA ile çalışan, kulüplerin altyapılarını standartlaştıran, denetleyen ve geliştiren uluslararası bir organizasyon. Almanya’nın futbol devriminde kullandığı “yıldızlama sistemi”nin mimarı. Benim Trendyol Süper Lig Akademi Yapılanma Sorumlusu olarak görev yaptığım dönemde, bu firma ile 4 yıllık bir anlaşma yapılmıştı. Proje kapsamında, Süper Lig kulüplerinin akademileri denetlendi, standartlar getirildi (3 çim saha zorunluluğu, tesis kalitesi vb.) 15 farklı ülkeden 55 uzman Türkiye’ye geldi. Akademi direktörleri ve antrenörler eğitildi. Devasa bilgi arşivi oluşturuldu. Ama TFF yönetiminin değişmesiyle Türk futbolunun kurtuluşu olabilecek proje bir şekilde rafa kaldırıldı.’’ “Sürpriz bir şekilde TFF yönetimi değişince o iş kaldı. DoublePass şirketi ile 4 yıllık anlaşma yapılmıştı, son 2 yıla girmiştik. TFF bünyesinde sorumlusu da bendim. Ve hemen uyardım, ‘Bakın bu bilgileri biz arşivliyoruz, ileride TFF olarak bu eğitimi biz vereceğiz. Parası ödenmiş uluslararası bir anlaşma ve tazminatı da var. Bari hizmeti alalım’ dedim. Ama ‘Gerek yok’ dediler. Şu anda TFF, kalan 2 yılın parasını ödemiş olmasına rağmen hizmet almıyor. Parası ödenen eğitimi çöpe attık. Çok yazık.” ‘’Geçmişte Türkiye, 14 TFF bölgesi ve bir Avrupa bölgesi (Almanya merkezli) olmak üzere 15 bölgeye ayrılmıştı. Antrenörler sürekli tarama yapıyor, en yeteneklileri seçiyor ve bölge karmaları oluşturuyordu. Bu karmalar maç yapıyor, kulüpler bu havuzdan oyuncu seçiyordu. Biz dünya üçüncüsü olduğumuzda herkes ‘Nasıl yaptınız?’ diye sordu. Biz bu sistemi anlattık. Almanya bizi örnek aldı. Biz 14 bölgeyle yaparken onlar bölgeleri daraltıp üstüne 1.200 antrenör istihdam etti. Sonra gidip Dünya Şampiyonu oldular. Biz ne yaptık? Sistemi terk ettik, tasarruf adı altında antrenör sayısını azalttık, İzmir gibi devasa bir futbol havuzunda sadece 1-2 antrenör bıraktık. Koskoca Ege 1 antrenörle taranır mı? Kendi ayağımıza kurşun sıktık.’’ ‘’ Öncelikle, ‘ HAYIR’. Siyasetçiler ve bürokratlar bardağın dolu tarafını anlatıyor; yeni statlarımız var, yollarımız var diyorlar. Doğru, statlar yapıldı. Ama bu organizasyon sadece inşaat değil. İnsan kaynağı olarakta, önemli. 2032 projesi kapsamında TFF’ye sunduğum, Türkiye’nin genç sporcu nüfusunu harekete geçirecek proje kabul edilip sonra rafa kalktı. Önümüzde 6 yıl var. Şu an 12-13 yaşında olan çocuklar o gün sahada olacaklar. Ama biz onları eğitmiyoruz, onlara ulaşamıyoruz, Çok stadımız var ama gelecekte içinde oynatacağımız evlatlarımız olmayacak.’’ Yabancı Sınırı Değil, Yerli Teşviki: Yabancı sayısını yasaklarla sınırlamak yerine, kadroda “Yerli Oyuncu Bulundurma Zorunluluğu” (örneğin 21 kişilik kadroda 8 milli takıma uygun oyuncu) gibi kriterler getirilmeli. Yasaklar oyuncu fiyatlarını suni şekilde artırıyor. Okullar Futbol Federasyonu: TFF’nin U14 ve altı kategorileri Milli Eğitim’e devredilmeli. Okul sporları canlandırılmalı, beden eğitimi öğretmenleri sistemin ana parçası olmalı.TFF Bölge Sistemi Geri Gelmeli: 14 bölge yerine 25 bölgeye çıkılmalı İzmir Modeli:İzmir’in nüfusu ve potansiyeliyle her yıl 28 tane Süper Lig düzeyinde oyuncu üretmesi gerekiyor. Bu, doğru bir metodoloji ile mümkün. Göztepe Örneği: Göztepe’nin Mehmet Sepil ve Rasmus Ankersen ortaklığıyla kurduğu model, tünelin ucundaki ışık olarak gösteriliyor kurumsal yapının örnek alınması gerekiyor. “Bizim sorunumuz şu: İyi yaptığımız şeyleri aniden anlamsız bir şekilde terk ediyoruz. Bir sistem kuruyoruz, tam meyvesini alacakken yönetimler değişiyor, her şeyi yıkıp yeniden başlıyoruz. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışıyoruz. Oysa formül belli, dünya bunu yapıyor. Biz ise kendi kendimizi kandırıyoruz.” Dedi.

Kerim Küçük.