Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemür:Ben futbola Turgutlu’da başladım. Uzun yıllar Turgutluspor’da oynadıktan sonra 25 yaşında futbolu bırakıp çok erken bir yaşta sevdiğim bir işe antrenörlüğe başladım. Tabi o arada BESYO okuyordum Celal Bayar’da, onu da bitirdikten sonra Turgutlu’da alt yapısında 10 yıl antrenörlük. Sonrasın da 2. ligde 7 sezon orada çalıştım. Daha sonra bir ara verdim ama Soma’da 5 yıl çalıştık. Geçen yıl Menemen, bu yılda Karşıyaka’mıza geldik. Bu yola çıkarken planlamalar baştan yapılmıştı; çünkü şartlar, maddi imkânlar ve kulübün durumu belliydi. Amacımız, bu sınırların dışına çıkmadan kulüp adına neler yapabileceğimizi ortaya koymaktı. Bu nedenle sezon başında borçlanmamak, genç oyuncu yetiştirmek ve ligden çıkmak olmak üzere üç hedef belirledik. Bugün geldiğimiz noktada bu üç hedef de hâlâ önümüzde duruyor ve gerçekleşme ihtimalleri yüksek. Üçüne de aynı ölçüde önem veriyoruz; bizim için birbirinden daha az ya da daha fazla değerli değiller. Zaman zaman transfer yapmak istediğimiz anlarda, örneğin son günlerde kulübe gelen bir transfer yasağı gibi beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz ve planladığımız adımları durdurmak zorunda kalabiliyoruz. İşte kulübün bu tür sıkıntılar yaşamaması için bu üç hedefi belirledik. Hepsi bizim için eşit derecede önemli ve bu doğrultuda ilerlemeye devam ediyoruz. Adem Yeşilyurt’i A takıma dahil ederken oyun yeterliliğini, oyun zekâsını, agresifliğini, isteğini ve savunma yönünü gördük. Altyapıdan çıkan 8-10 oyuncuyla birlikte gelmişti ve fiziksel olarak en zayıf isimlerden biriydi. Ancak buna rağmen çok önemli özelliklere sahipti. Bu süreçte hem beslenme hem de fiziksel gelişimi üzerine özel olarak çalıştık. Fırsat buldukça, diğer genç oyuncular gibi ona da forma şansı verdik ve bu şansı iyi değerlendirdi. Adem Yeşilyurt’i diğerlerinden ayıran en önemli yönü oyun zekâsı ve savunma katkısı. Ayrıca çok yönlü bir oyuncu; sağ kanatta sol ayağıyla oynayabiliyor, forvet arkasında ya da sol tarafta görev alabiliyor. Farklı bölgelerde oynayabilmesi onun önemli artılarından biri. Önemli olan, bu çizgiyi bozmadan, “oldum” duygusuna kapılmadan gelişimini sürdürmesi. Biz de bu süreçte ona destek olmaya devam edeceğiz. Evet yani sporcu kazanmak kolay değil. Genç oyuncu kazanmak hiç kolay değil. Bu sabrı göstermemiz gerekiyor. Ben söyledim bazen maç kaybettik dedim belki bu yolda, bu uğurda maç kaybedeceğiz ama oyuncularımızı kaybetmeyeceğiz. Önemli olan onları kazanırken o şekilde davranmak gerekiyor. Türkiye’de böyle bir alışkanlık vardı. Maç 4-0 olduğunda genç oyuncuları oyuna atarlardı. Bu şekilde genç oyuncu yetişmez. En önemli maçında ilk 11 başlayabiliyorsan genç oyuncu ile o şekilde kazanabilirsin o oyuncuları. Hata da yapsınlar. Yapacaklar da yol uzun bir süreç. Buna sabır göstermek gerekiyor. Hem kulüp olarak hem biz sabrı gösteriyoruz, özgüven aşılayabilmek önemli tabi futbolun birinci kuralı özgüvendir. Yani özgüvenle oynamak, yapabileceğine inanmak, başarabileceğine inanmak çok önemli. Oyuncularımıza o özgüveni zaten mümkün olduğu kadar vermeye çalışıyoruz. Onlar da zaten karşılığını veriyorlar. İkinci yarıda alınan sonuçlar hepimizi üzdü. Bu süreçte yaşanan düşüş futbolda zaman zaman olabiliyor ancak biz bu dönemi istemediğimiz şekilde yaşadık. En çok üzülenlerin futbolcular ve bizler olduğunu herkes bilmeli. Taraftarın beklentisi sezon başında bu noktada değildi ama takımın performansı beklentiyi yükseltti. Bundan rahatsız değiliz. Tepkiler de doğal; hakaret ve küfür olmadığı sürece eleştiri olur, bunu anlayışla karşılıyoruz. Önemli olan bu tepkilerin yıkıcı olmaması ve takımın psikolojisini olumsuz etkilememesi. Tüm çabamız süreci hızlıca atlatmak üzerine. Kötü bir dönem geçirdik ama geride bırakmak zorundayız. Geçmişe takılmadan, önümüzdeki hedeflere odaklanarak yolumuza devam etmeliyiz. Sezon başında belirlediğimiz bütçe çerçevesinde çok iyi bir takım kurduk ve oturmuş bir oyun düzeni yakaladık. Her şey yolunda giderken, ligin 10. haftasında bahis olaylarının açıklanmasıyla hiç beklemediğimiz bir durum yaşandı. Normalde sezon sonunda açıklanabilecek, yıllar önce yapılmış bir hatanın ligin ortasında gündeme gelmesi tüm takımları etkiledi; sadece biz değil.
Ancak fark şurada ortaya çıktı: Bizimle yarışan bazı takımlar etkilenen oyuncuların yerine maddi sorun yaşamadan transfer yapabildi. Bizim içinse devre arasında bir oyuncuya 5 milyon, hatta bazı kulüplerin verdiği gibi 10 milyon ödeme yapmak mümkün değildi. Çünkü biz böyle bir kulüp değiliz. Gelirimiz, bütçemiz ve harcayabileceğimiz para belli; bunun dışına çıkma şansımız yok. Çıktığınız anda da bugün yaşadığımız gibi transfer yasağı gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz.
Kulübün geleceğini borç altına sokmamak adına gerçekçi davranmak zorundayız. Bu nedenle amatör liglerden ve yakından tanıdığımız genç, yetenekli oyunculara yöneldik. Süreç ilerledikçe ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır. Etkilenme oranımız belki diğerlerine göre daha fazla oldu ama bundan şikâyetçi değiliz. Maddi şartları bilerek ve isteyerek buradayız. Tek amacımız, oyuncularımızla birlikte bu kulübe hizmet etmek ve kulübü hak ettiği noktaya taşımak. Bunun dışında bir beklentimiz yok; önümüze bakıyoruz. Adem Yeşilyurt’in gelişiminde şu an en kritik başlık, kısa sürede hiç konuşulmazken bir anda Türkiye’nin gündemine gelmesi. Burada asıl mesele, onun bu ilgiyi nasıl karşıladığı ve buna nasıl tepki verdiği. Bu durum ister istemez oyuncuyu etkileyebiliyor ve oyunda bazı değişimler yaratabiliyor. Oysa önemli olan, bu atmosferden etkilenmeden daha önce nasıl çalışıyorsa aynı antrenman temposu ve zihinsel disiplinle yoluna devam etmesi.
Kendisini “oldum” noktasında görmesi en büyük risk olur; çünkü gelişim hâlâ sürüyor ve sürmek zorunda. Bu süreçte Adem Yeşilyurt’in çok daha fazla çalışması gerekiyor. Aşırı övgüler çalışma temposunu düşürürse geleceği olumsuz etkilenir. Biz de bunu engellemeye çalışıyoruz. Neyse ki karakteri güçlü, tepkileri olumlu. Birlikte ona destek olmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilirlik daha zor maalesef. Bugün kulübün burada olmasının en büyük sebeplerinden biri bu. Doğru bir hedef, doğru bir planlama yapılmadığı için ve her yıl spontane bir şekilde değiştiği için ve hedefler, amaçlar, bütçeler çok sık değişti. Oyuncu kadroları, teknik kadroları, yöneticiler çok sık değişiklikler oluyor. İstikrarın gelmesi çok zor olmuş kulüpte. Aslında bu yolda sabredilirse bu yolun sonu başarı. Ama sabır önemli. Gelecekle ilgili hiç plan yapan bir insan değilim. Geleceğin nasıl geleceği belli değil. Ya da gelecek geldiğinde biz olacak mıyız o da belli değil. O yüzden bugünü ve bu anı çok iyi değerlendirmeliyiz. Şu an buradayız çok mutluyuz. Başka düşüncemiz yok. Burada amacımız yapabildiğimizin en iyisini en maksimum seviyesinde yapmak. Bunu yaptığımızda bu bize doğru işler yaptıysak başka kapıları açacaktır. Yani ne geçmişe takılma ne de gelecekle ilgili sıkıntıya sokmaya gerek yok. Gelmeyen bir şey için sıkıntıya girmeye veya düşünmeye gerek yok. Burada işimizi iyi yapmaya, doğru yapmaya odaklanmamız en doğrusu. Dedi.
Kerim Küçük.