Gelişim Ligleri Play-Off Takvimi Netleşti

U14 Gelişim Ligi Normal Sezon 31 Mart 2027 Play-Off Finaller 30 Nisan-7 Mayıs 2027

U15 Gelişim Ligi Normal Sezon 31 Mart 2027 Play-Off Finaller 20-26 Mayıs 2027

U16 Gelişim Ligi Normal Sezon 14 Nisan 2027 Play-Off Finaller 27 Mayıs-2 Haziran 2027

U17 Gelişim Ligi Normal Sezon 14 Nisan 2027 Play-Off Finaller 3-9 Haziran 2027

U19 Gelişim Ligi Normal Sezon 5 Nisan 2027 Play-Off Finaller 9-15 Mayıs 2027

Kerim Küçük.

Bir zamanlar sınıfta istenmedi, şimdi Avrupa şampiyonu: İzmirli Berfin’in inanılmaz hikayesi!

Henüz iki aylıkken Down sendromu tanısı konuldu. Okul yıllarında bazı velilerin itirazıyla karşılaştı. Tenisle tanıştığında ise bu sporun bir gün hayatının merkezine yerleşeceğini kimse bilmiyordu. İzmir’de yaşayan milli tenisçi Kadriye Berfin Aşık, yıllar süren emeğinin karşılığını Avrupa’da iki altın madalyayla aldı. 2026’da yeniden Türkiye şampiyonu olan Berfin’in başarı yolculuğunda annesi Serpil Aşık’ın mücadelesi de önemli bir yer tutuyor.

Bazı başarı hikâyeleri kazanılan madalyalardan çok daha fazlasını anlatır. Bir çocuğun kendisine inanmasını, bir annenin yıllarca verdiği emeği, sporun insan hayatını nasıl değiştirebildiğini ve fırsat tanındığında nelerin başarılabileceğini gösterir. İzmir’de yaşayan milli tenisçi Kadriye Berfin Aşık’ın hikayesi’de bunlardan biri. Çocukluk yıllarında eğitim hayatında karşılaştığı güçlüklerden uluslararası tenis kortlarına uzanan yolculuğunda Berfin, bugün hem Türkiye şampiyonlukları hem de Avrupa’da kazandığı altın madalyalarla tanınıyor. Ancak onun hikayesini anlamak için madalyalardan önce, annesi Serpil Aşık’ın yıllar önce verdiği mücadeleye bakmak gerekiyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın yaşamındaki ilk önemli dönüm noktası, henüz iki aylık bir bebekken yaşandı. Annesi Serpil Aşık, kızının gelişiminde bazı farklılıklar fark etti. Ege Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan değerlendirmelerin ardından Berfin’e Down sendromu tanısı konuldu. Aile için artık yalnızca çocuk büyütmenin değil, özel eğitimden sosyal yaşama kadar uzanan uzun bir sürecin de başlangıcıydı. Serpil Aşık, kızının gelişimini desteklemek amacıyla erken yaşlardan itibaren özel eğitim olanaklarından yararlandı. Berfin üç yaşında kreşe başladı. Ailesi, onun akranlarıyla bir arada olmasını ve sosyal yaşama katılmasını önemsiyordu. Fakat eğitim hayatının ilk yıllarında beklenmedik güçlüklerle karşılaştılar.

Berfin’in çocukluğundaki en üzücü deneyimlerden biri ilkokul yıllarında yaşandı. Kaynaştırma öğrencisi olarak eğitimine devam eden Berfin’in aynı sınıfta bulunmasına bazı veliler karşı çıktı. Annesi Serpil Aşık’ın daha önce anlattığına göre, bu itirazların ardından Berfin’in eğitimine özel alt sınıfta devam etmesi gerekti. Bir çocuğun arkadaşlarıyla aynı sınıfta eğitim görmesinin tartışma konusu haline gelmesi, ailenin karşılaştığı toplumsal engellerden yalnızca biriydi. Ancak Serpil Aşık, kızının sosyal hayattan uzaklaşmasını istemedi. Eğitimini sürdürmesi, yeni beceriler kazanması ve kendisini geliştirebileceği alanlar bulması için çaba göstermeye devam etti. Yıllar sonra Avrupa şampiyonluğu kürsüsüne çıkacak olan Berfin’in hayatında, bu kararlılığın önemli bir karşılığı olacaktı.

Berfin, sporla ilk olarak tenis sayesinde tanışmadı. Yüzme başta olmak üzere farklı branşları denedi. 2015 yılında Ulusal Down Sendromu Derneğinin bir projesi aracılığıyla tenisle tanıştığında ise başlangıç pek kolay olmadı. Tenisi ilk denediğinde bu spora hemen alışamadı. Hatta bir süre sonra bırakmayı tercih etti. Fakat hikâye orada bitmedi. 2017 yılında yeniden tenis kortuna dönen Berfin, bu kez raketini bırakmadı. Başlangıçta bir hobi olarak görülen tenis, zaman içerisinde düzenli antrenmanların, turnuvaların ve büyük hedeflerin yer aldığı bir spor yaşamına dönüştü. Annesi Serpil Aşık, kızını Örnekköy’deki okulundan alıp antrenmanlara götürüyor, çalışmalarını takip ediyor ve turnuvalarda yanında bulunuyordu. Berfin için tenis artık yalnızca bir spor değildi. Arkadaşlık kurduğu, kendisini ifade ettiği, başarı duygusunu yaşadığı ve yeni hedefler belirlediği bir alan haline gelmişti.

Tenise yeniden başlamasının ardından düzenli çalışmaya yönelen Berfin, 2018 yılında milli takıma seçildi. Bu gelişme, spor yaşamının en önemli dönüm noktalarından biriydi. Artık yalnızca yerel turnuvalarda mücadele eden bir sporcu değil, Türkiye’yi uluslararası organizasyonlarda temsil eden bir milli tenisçiydi. Yıllar boyunca antrenörü Sermin Günaydınoğlu ile çalışan Berfin, tenis tekniğini geliştirdi, turnuva deneyimi kazandı ve uluslararası rakiplerle karşılaşmaya başladı. Başarılar bir anda gelmedi. Her turnuva, yeni bir deneyim; her maç, yeni bir öğrenme fırsatı oldu. Berfin’in spor yolculuğu, düzenli antrenmanın ve uzun süreli desteğin nasıl somut sonuçlara dönüşebileceğini gösterdi.

Kadriye Berfin Aşık, 2024 yılında Antalya’da düzenlenen Trisome Games Down Sendromlu Sporcular Dünya Şampiyonası’nda önemli bir başarı elde etti. Turnuvayı iki bronz ve bir gümüş madalyayla tamamlayan milli sporcu, uluslararası düzeyde kürsüye çıkmayı başardı. Bu üç madalya, Berfin’in ilerleyen yıllarda ulaşacağı başarıların da habercisi oldu. Ancak hedefi yalnızca kürsüye çıkmak değildi. Bir sonraki büyük organizasyonda altın madalyayı kazanmak istiyordu.

2025 yılı, Berfin’in spor yaşamında unutulmaz bir döneme dönüştü. Önce Muğla’nın Dalaman ilçesinde düzenlenen Türkiye Down Sendromlular Şampiyonası’nda tenis branşında birincilik elde etti. Ardından Çekya’nın başkenti Prag’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’na katıldı. Berfin, bu turnuvada hem tek kadınlar hem de çiftler kategorisinde altın madalya kazandı. İki ayrı kategoride Avrupa şampiyonu olan milli tenisçi, Türkiye’ye iki altın madalyayla döndü. Yıllar önce tenisle ilk tanıştığında bu sporu bırakan küçük kız, artık Avrupa’nın en başarılı sporcuları arasındaydı. Bu başarı, Berfin’in yıllardır verdiği emeğin karşılığı olduğu kadar, onu destekleyen ailesi ve antrenörleri için de büyük bir mutluluk kaynağıydı.

Prag’daki şampiyonluğun ardından en duygusal anlardan birini annesi Serpil Aşık yaşadı. Yıllarca kızını okula ve antrenmanlara götüren, turnuvalarda yanında olan anne, Berfin’in Avrupa şampiyonu olduğunu gördüğünde gözyaşlarını tutamadı. Serpil Aşık’ın daha önce yaptığı açıklamalarda özellikle vurguladığı konu, özel gereksinimli çocukların ailelerinin destekten vazgeçmemesiydi. Onun için Berfin’in başarısı yalnızca sportif bir derece değildi. Kızının kendi yeteneklerini geliştirebilmesi, sosyal yaşamın içinde yer alması ve uluslararası bir başarı kazanması, yıllar boyunca sürdürülen çabanın somut sonucuydu. Ulusal Down Sendromu Derneğinde de görev alan Serpil Aşık, kendi deneyimlerinden hareketle başka ailelere de destek olmayı amaçlıyor. Berfin’in kazandığı madalyalar, böylece yalnızca bir sporcunun değil, yıllar boyunca birlikte çalışan bir ailenin de hikâyesini anlatıyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın başarıları 2025 yılındaki Avrupa şampiyonluğuyla sınırlı kalmadı. Milli sporcu, 2026 yılında da Türkiye birinciliği elde ederek tenis kariyerindeki istikrarlı performansını sürdürdü. Aynı yıl milli takım seçmelerinde de birinci olan Berfin, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası için hazırlık yaptı. Haziran 2026’da yapılan açıklamalarda, Berfin’in dünya şampiyonluğunu hedeflediği ve antrenmanlarını yoğun biçimde sürdürdüğü belirtildi. Annesi Serpil Aşık da kızının spor sayesinde daha aktif bir yaşam sürdürdüğünü, günlerinin büyük bölümünün antrenmanlarla geçtiğini anlattı. 2026 yılında Berfin’le çalışan antrenörü Batın Arsal ise sporcunun turnuva performansına ve dünya şampiyonluğu hedefine duyduğu güveni dile getirdi. Berfin’in Sofya’daki Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği nihai dereceye ilişkin doğrulanmış bilgiye ise henüz ulaşılamadı.

Berfin’in hedeflerini anlatırken kullandığı sözler, onun spora bakışını da ortaya koyuyor. Haziran 2026’da Anadolu Ajansına verdiği röportajda tenis oynamaktan duyduğu mutluluğu anlatan milli sporcu, Avrupa şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğu için de kendisine güvendiğini belirtti. Onun için uluslararası turnuvalarda yarışmak, kişisel başarının yanında Türkiye’yi temsil etmek anlamına da geliyor. Kazanılan her madalya, bir sonraki hedefin başlangıcına dönüşüyor. 2015 yılında ilk kez eline aldığı raketi bir süre sonra bırakan, 2017’de yeniden korta dönen ve 2018’de milli takıma seçilen Berfin’in bugün hâlâ daha büyük başarıların peşinden gitmesi, sporla kurduğu güçlü bağı gösteriyor.

Kadriye Berfin Aşık’ın yaşamı, özel gereksinimli bireylerin spora erişiminin neden önemli olduğunu gösteren somut örneklerden biri. Onun yolculuğunda erken eğitim, aile desteği, antrenörlerin emeği, spor kuruluşlarının sağladığı olanaklar ve yıllar boyunca sürdürülen düzenli çalışma bir araya geldi. Berfin, çocukluk yıllarında karşılaştığı dışlanmaya rağmen eğitim ve spor yaşamını sürdürdü. Milli takıma yükseldi, dünya şampiyonasında madalyalar kazandı ve Avrupa’da iki kez altın madalyaya ulaştı. Bugün İzmir’de onun hikayesini değerli kılan yalnızca kazandığı kupalar değil. Aynı zamanda bir çocuğun yeteneklerinin görülmesinin, desteklenmesinin ve geliştirilmesinin neleri değiştirebileceğini göstermesi. Berfin’in korttaki mücadelesi devam ediyor. Ve bu hikayede henüz söylenmemiş, kazanılmamış, yaşanmamış daha pek çok başarı ihtimali bulunuyor.

Kerim Küçük.

Potada engelsiz destan

Geçen sezonu şampiyon tamamlayarak adını 1. Lig’e yazdıran İzmir ekibi gözünü Süper Lig’e dikerken, tarihinde ilk kez ülkemizi EuroCup 4 turnuvasında temsil edecek ve bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapacak.

GEÇTİĞİMİZ sezonu şampiyon tamamlayarak 1. Lig’e adını yazdıran İzmir 9 Eylül Engelliler Spor Kulübü, potada adeta destan yazıyor. 2010 yılından bu yana tekerlekli sandalye basketbolunda varlık gösteren, yalnızca parkelerdeki mücadelesiyle değil, hayatın önüne koyduğu sınırları kabul etmeyen duruşuyla da bir basketbol takımından çok daha fazlasını temsil eden İzmir ekibi, namağlup şampiyonlukla gelen başarının ardından gözünü daha büyük hedeflere dikti. Kulüp tarihinde bir ilke imza atmaya hazırlanan İzmir 9 Eylül Engelliler Spor Kulübü, 1. Lig’de başarı yakalayıp Süper Lig’e yükselmeyi hedeflerken, aynı zamanda ülkemizi EuroCup 4 turnuvasında temsil edecek ve bu prestijli organizasyona ev sahipliği yapacak.

TAKIM Kaptanı Hakan Kıroğlan yaptığı açıklamada hedeflerinin Süper Lig’e çıkmak ve daha fazla engelli bireyi kulüp çatısı altında toplamak olduğunu vurguladı. Kıroğlan, “2010 yılından beri faaliyet sürdürüyoruz. Son bir senedir özellikle yeni bir yapılanmayla tekerlekli sandalye basketboluna İzmir’de yeni bir soluk getirdik. Bize inanan destekçilerimizle beraber lig şampiyonu olarak bir üst lige çıktık. Bu sezonki hedefimiz 1. Lig’de başarılı olarak Süper Lig’e yükselmek. Ayrıca kulüp tarihimizde ilk kez ülkemizi Avrupa’da temsil edeceğiz ve EuroCup 4 turnuvasına ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız sporun birleştirici gücüyle daha fazla engelli kardeşimizi kulübümüz çatısı altında toplamak” ifadelerini kullandı.

Kerim Küçük.

Dezavantajlı çocuklar futbol sayesinde kötü alışkanlıklardan uzaklaşıyor

İzmir’in Konak ilçesi Gültepe Mahallesi’nde ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı koşullarda yaşayan çocuklar, Gültepe Dost Gücü Spor Kulübü’nde futbol eğitimi alıyor. Gültepe Dost Gücü Başkanı Yiğit Demirli, “Burası dezavantajlı çocukların çoğunlukta olduğu bir mahalle. Çocuklarımıza sahip çıkmazsak ilerleyen dönemde kimi bağımlı olacak kimi de cezaevine düşecek. Biz bunların önüne geçmek için çocukları spora kazandırmamız gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Konak ilçesi Gültepe Mahallesi’nde çocukların spora yönlendirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Gültepe Dost Gücü Spor Kulübü’nde, gönüllü antrenörler eşliğinde futbol antrenmanları düzenleniyor.

Ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı koşullarda yaşayan çocukların katıldığı antrenmanlarda futbol eğitiminin yanı sıra takım çalışması ve sosyalleşme üzerine de çalışmalar yapılıyor. Gültepe’ye Değer Verenler Derneği ve Gültepe Dost Gücü Başkanı Yiğit Demirli, yaklaşık 7 yıl önce Gültepe’ye Değer Verenler Derneği’ni kurduklarını belirtip, “Bir arkadaşımla birlikte yaklaşık 7 sene önce Gültepe’ye Değer Verenler Derneği’ni kurduk. Bu derneğin amacı ekonomik olarak zor durumda olanlara yardım etmek, semtimizde bulunan öksüz ve yetim çocuklarımıza sahip çıkmaktı. Semtimizde 4-5 senedir liglere katılmayan bir takım vardı. Bir faaliyet alanı yoktu. Biz de büyüğümüzden çocuklarımızı spora yönlendirmelerini istedik. Uğraşımızın çoğunu buraya harcamaya başladık. Çünkü burası dezavantajlı çocukların çoğunlukta olduğu bir mahalle. Çocuklarımıza sahip çıkmazsak ilerleyen dönemde kimi bağımlı olacak kimi de cezaevine düşecek. Biz bunların önüne geçmek için çocukları spora kazandırmamız gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Faaliyetlerin gönüllülük esasına göre sürdüğünü söyleyen Demirli, “Hakan Horata ve İbrahim Rüstemoğlu hocalarımız işlerinden kalan tüm vakitlerini burada harcıyor. Biri belediyede çalışıyor, diğeri okulda sınıf öğretmeni. Haftanın 2 günü antrenmanlarımıza geliyorlar. Çocuklarımıza gayet iyi eğitim veriyorlar. Eğitim derken sadece sahada değil düzgün bir birey olma alışkanlığı kazandırmak için çabalıyorlar. Bizi diğer takımlardan ayıran en önemli özelliklerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum. Kulüp için de bir çocuğumuzun annesi gelip bize ‘Her işten döndüğümde oğlumu bana kapı, cam kırıyor diye şikayete geliyorlardı. Buraya başladıktan sonra bu şikayetler kesildi; çok akıllı bir çocuk olmaya başladı. Allah razı olsun’ dedi. Bu bizi o kadar mutlu etti ki bizim gerçekten bu işe dört elle sarılmamıza bu tarz geri dönüşler vesile oluyor. ‘Selo Atik’ adında bir büyüğümüz de çoğu giderimizi karşılıyor. Bize gönüllü destek olan esnaf Murat Kurum da kışlık yağmurluk ve forma ihtiyacımızı karşıladı” ifadelerini kullandı.

Gültepe Dost Gücü oynayan Miran Değer Bal (12) ise “İlk olarak Gültepe Dost Gücü Spor Kulübü’nü bir arkadaşımdan duymuştum, çok heyecanlandım. Başladığım zaman her şey beni yoruyordu. Koşular yoruyordu, top ağır geliyordu. Şimdi arada çok fark var. Artık hızlı koşmaya başladım. Burada olmaktan çok mutluyum. Eskiden geç uyuduğum için okula gidemezdim. Şimdi erken yatabiliyorum. Çevremde cezaevine girip, çıkan çok sayıda insan var. Bu durumun normal olduğunu düşünürken, futbola başladığımdan beri normal gelmiyor. İleride de futbolcu olmak istiyorum” dedi.

Aynı kulüpte oynayan Ferdi Miraç Karakuş (12) ise şu ifadeleri kullandı:

“Kulübe yazılmadan biraz şımarıktım ve camları taşlardım, çocuklarla kavga ederim ama kulübe geldiğimden beri kavga etmiyorum, kötü konuşmuyorum. Artık arkadaşlarımla çok güzel geçiniyoruz. Burada beni seviyorlar. Onların takımında oynamamı istiyorlar. Çok mutluyum, her gün olsa her gün gelirim”

Çınar Çamlı (10) da “Arkadaşımın kulübe geldiğini duyunca ben de gelmek istedim. İyi ki gelmişim. Bu takımı seviyorum. Arkadaşlarım ve hocalarımla çok iyi anlaşıyorum. Telefon, tabletle tüm gün oynayacağıma futbol oynamak çok güzel geliyor. Ben elektrik mühendisi ya da futbolcu olmak istiyorum” dedi.

Kulüpte oynayan Rüzgar Alp Konuşkan’ın babası Özer Konuşkan da “Bir arkadaşımın oğlu buradaydı. Biz de zaten Gültepeliyiz, semtimizin takımı. Oğlum 3 aydır burada. Sosyalleşmesi ve arkadaşlarıyla kaynaşma açısından bayağı bir gelişim var. Çünkü bu kulüpteki çocukların hepsi aynı semtin çocukları. Çağımızda tablet, telefonlara olan bağımlılıktan kurtarmak açısından çok iyi bir yol oldu. Ben de Gültepe Spor’un eski oyuncusuyum şimdi oğlumu burada görmek beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.

Kerim Küçük.

SÜPER AMATÖR LİG’DE BAŞLANGIÇ TARİHİ 1 Hafta Alındı

Daha önce 17 Ekim 2026 tarihinde başlaması planlanan yeni sezonun, kulüplerden gelen talepler doğrultusunda 24-25 Ekim 2026 tarihinde başlaması bekleniyor.

TFF İzmir İl Temsilciliği tarafından daha önce yapılan açıklamada, 2026-2027 sezonu İzmir Süper Amatör Lig müsabakalarının 17 Ekim 2026 tarihinde başlayacağı duyurulmuştu. Ancak lige katılacak kulüplerden gelen taleplerin ardından başlangıç takviminin yeniden değerlendirilmesi gündeme geldi.

Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Süper Amatör Lig ekiplerinin, sezon öncesi çalışmalarını ve kadro yapılanmalarını tamamlayabilmeleri amacıyla lig başlangıç tarihinin ileri alınması yönünde talepte bulunduğu öğrenildi.

Kulüplerin talepleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, daha önce 17 Ekim olarak açıklanan başlangıç tarihinin 24-25 Ekim 2026 Tarihine Alındığı Öngörüldü.

Böylelikle Süper Amatör Lig ekiplerinin yeni sezon öncesinde hazırlıklarını tamamlayabilmeleri için yaklaşık bir haftalık ek süre oluşacak.

2026-2027 sezonunda Süper Amatör Lig’de mücadele edecek ekipler, yeni sezon hazırlıklarına devam ederken transfer ve kadro çalışmalarını da sürdürüyor.

Grupların belirlenmesinin ardından gözler fikstür sürecine ve sezonun başlangıcına çevrilirken, başlangıç tarihindeki bu değişikliğin kesinleşmesi halinde Süper Amatör Lig’de yeni sezon heyecanı 24-25 Ekim 2026 Tarihinde Yeni Sezon Başlayacak.

TFF İzmir İl Temsilciliği tarafından lig takvimiyle ilgili yapılacak resmi bilgilendirmenin ardından yeni başlangıç tarihinin netlik kazanması bekleniyor.

Kerim Küçük.

2026-2027 SEZONU SÜPER AMATÖR LİG’DE GRUPLAR BELLİ OLDU

Süper Amatör Lig’de 2026-2027 sezonunda mücadele edecek takımların grupları belli oldu. TFF İzmir İl Temsilciliği tarafından gerçekleştirilen kura ve grup belirleme toplantısı, futbol camiasının önemli isimlerini bir araya getirdi.

TFF İzmir İl Temsilcisi Gürhan Aksu ile yardımcıları Kemal Çelik ve Selçuk Sezer’in ev sahipliğinde düzenlenen kura çekimi, 1 Ekim 2026 Perşembe günü Faal Futbol Hakemleri Derneği salonunda gerçekleştirildi.

Saat 14.00’te başlayan organizasyona İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, AK Parti Konak İlçe Başkanı M. Sait Başdaş, eski TFF İzmir İl Temsilcisi Selçuk Ergeldi, İzmir ASKF Başkan Vekili Ahmet Öncel, İzmir ASKF Yönetim Kurulu üyeleri ile Süper Amatör Lig’de mücadele edecek kulüplerin başkan ve temsilcileri katıldı.

Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından TFF İzmir İl Temsilcisi Gürhan Aksu katılımcılara hitap etti.

Aksu’nun ardından sırasıyla İzmir ASKF Başkan Vekili Ahmet Öncel, AK Parti Konak İlçe Başkanı M. Sait Başdaş ve İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici kürsüye davet edilerek konuşmalarını gerçekleştirdi.

Konuşmaların ardından 2026-2027 sezonunda Süper Amatör Lig’de mücadele edecek takımların gruplarının belirlenmesine geçildi.

Organizasyonda eski TFF İzmir İl Temsilcisi Selçuk Ergeldi için de anlamlı bir tören gerçekleştirildi.

Yaklaşık 6 yıl boyunca TFF İzmir İl Temsilciliği görevini sürdüren ve 1 Temmuz 2026 tarihinde görevinden ayrılan Selçuk Ergeldi’ye, İzmir amatör futboluna verdiği hizmetlerden dolayı plaket takdim edildi.

İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici tarafından takdim edilen plaketin ardından Ergeldi’ye yeni görevi olan Nesine 3. Lig Genel Sekreterliği’nde başarı dilekleri iletildi.

1.Grup:Kınık Belediyespor Kurşun Grup Bergamaspor Yeni Foçaspor Foça Belediyespor Aliağa Belediyesi Helvacıspor Asarlıkspor Koyunderespor Çiğli Belediyespor Güzeltepe Şemiklerspor Yalıspor Bahçelievlerspor

2.Grup:Yamanlar Esenspor Osmangazispor Manavkuyuspor Kemalpaşaspor Ulucakspor Bornova Belediyespor Bornova Egegücü Anakaya Lojistik Özçamdibispor Çamdibi İdmanyurdu Bornova Hitabspor

3.Grup:Tire Belediyespor Bayındır Belediyespor Ayrancılarspor Mesev Çamlıkulespor İzmir Demirspor Torosgücü Şirinyerspor Eşrefpaşa 35 Spor İkiçeşmelikspor Yapıcıoğlu Başdaşspor

4.Grup:İzmirspor Genç Bulutspor Çeşme Belediyespor Urla Belediyespor Balçova Belediyesi Termalspor İmren Alaçatıspor Eski İzmirspor Sakın Şehir Seferihisarspor Yelkispor

Kerim Küçük.

2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi Grupları Netleşti

Bornova 1877 Fogo Karaburunspor İzmir Çoruhlu FK Güzelbahçe FSK Otofora Yeşilovaspor Ödemişspor İZTON Torbalıspor 10.Grup Mücadele Edecek. 2026-2027 Sezonu Profesyonelliğe Geçiş Ligi Maçlarında fikstür çekimi ve bilgilendirme toplantısı 5 Ekim 2026 Pazartesi günü saat 14.00’te TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri Orhan Saka Konferans Salonu’nda gerçekleştirileceği Öğrenildi. Profesyonelliğe Geçiş Ligi 2026-2027 Sezonu Maçları 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde oynanacak olan Yeni Sezon Başlama Vuruşu Açılacak.

Kerim Küçük.

Seyit Mehmet Özkan açıkladı: Altınordu’nun genç yıldızı Tuna Yılmaz Resmen Beşiktaş’ta

Altınordu’nun öz kaynak sisteminden yetiştirdiği 13 yaşındaki futbolcu Tuna Yılmaz, Beşiktaş’ta forma giyecek. Altınordu’nun Başkanı Seyit Mehmet Özkan, “13 yaşındaki Tuna Yılmaz doğal yetenekli bir sporcu. Komple bir sporcu… Allah onu spor yapmak için yaratmış. Yolu açık olsun. Ülkemizin medarıiftiharı olsun. Tuna’yı Serdar hocamıza ‘Eti senin, kemiği benim’ misali teslim ediyoruz. Bu vesileyle Serpil Hamdi Tüzün hocamızı çok büyük bir saygı ve sevgiyle yad ediyorum” dedi.

Türk futbolunun altyapılardaki lokomotifi olan Altınordu, yetiştirici kimliği ve altyapısıyla dikkat çekiyor. İzmir’in köklü spor kulüplerinden Altınordu, 2026-2027 sezonunda profesyonel liglerden çekilme kararı aldı. Yatırımlarını ve desteklerini sadece altyapılarda sürdüren İzmir temsilcisi, Trendyol Süper Lig takımlarına ve milli takımlara oyuncu göndermeye devam ediyor.

Altınordu, son olarak kendi öz kaynak sisteminden yetiştirdiği 13 yaşındaki Tuna Yılmaz’ı Beşiktaş’a transfer etti. Üstün performansıyla dikkat çeken Altınordu’nun oyuncusu yeni sezonda siyah-beyazlı formayı giyecek.

Serdar Toraktepe’nin duruşunu ve kulübe olan bağlılığını beğendiğini belirten, Altınordu’da Beşiktaş’a transfer olan Tuna Yılmaz için Altınordu’nun Başkanı Seyit Mehmet Özkan, “Serpil Hamdi Tüzün hocamız benim çok değer verdiğim bir büyük futbol adamıdır. Ondan çok şeyler öğrendim. Ona olan bağlılığım ve şefkatim nedeniyle Beşiktaş’a iyi bir oyuncu vermek için fırsat kolluyordum. Serdar Topraktepe’nin duruşunu ve kulübüne olan bağlılığını çok beğeniyorum. Beşiktaş’ın has evladı… Üç büyüklerde birçok futbolcu oynar ama artık Serdar Topraktepe gibi kulübü ile özdeşleşmiş futbol adamı bulmak zordur” diye konuştu.

Tuna Yılmaz transferinin her iki kulübe de hayırlı olacağını söyleyen Altınordu’nun Başkanı Seyit Mehmet Özkan, “13 yaşındaki Tuna Yılmaz doğal yetenekli bir sporcu. Komple bir sporcu… Allah onu spor yapmak için yaratmış. Yolu açık olsun. Ülkemizin medarıiftiharı olsun. Tuna’yı Serdar hocamıza ‘Eti senin, kemiği benim’ misali teslim ediyoruz. Bu vesileyle Serpil Hamdi Tüzün hocamızı çok büyük bir saygı ve sevgiyle yad ediyorum. Önce vatanımız için, sonra Tuna ve Yılmaz ailesi için, sonra da Beşiktaş ve Altınordu için hayırlı olsun.” dedi. Tuna Yılmaz’a bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyoruz ve Altınordu’muzu gururla temsil edeceğini biliyoruz. Yolun açık olsun Tuna” ifadelerini kullandı.

Kerim Küçük.

Namağlup Türkiye şampiyonu Eren Şahin Eronat Ortaokulu Basketbol Takımı, yeni sezon için sahada!

İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki Eren Şahin Eronat Ortaokulu’nun basketbol takımı katıldığı turnuvayı namağlup tamamlayarak Türkiye şampiyonu oldu. Okul Müdürü Resul Özdemir, basketbol branşında özel okulların öne çıktığını belirterek, etkili antrenörlerle yaptıkları çalışmanın ardından ilk katıldıkları turnuvada şampiyonluğa ulaştıklarını söyledi. Yeni sezonda da iddialı olduklarını söyleyen Özdemir, “Okulumuza bu başarıyı duyup özel okullardan bile kayıt için gelmek isteyenler oluştu” dedi.

Karşıyaka ilçesinde bulunan 1200 öğrencili Eren Şahin Eronat Ortaokulu’nun basketbol takımı, geçen sezon Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Yeni sezon hazırlıklarına başlayan takım, elde ettiği şampiyonluğu bu yıl da sürdürmek için çalışmalarını hızlandırdı. Şampiyonluğun iki yıl önce planlanan çalışmanın sonucu olduğunu belirten Okul Müdürü Resul Özdemir, “Okulumuz hem akademik hem de sosyal, sportif faaliyetlerde her alanda başarılı olmaya çalışan iddialı okullardan bir tanesi. Sportif ve sosyal faaliyetlerde de birtakım başarılar elde etmek istiyorduk. Başarı elde etmeyi en çok istediğim branşlardan bir tanesi basketboldu. Çünkü genelde basketbol branşı özel okulların tekeli gibiydi. Devlet okulları çok fazla ileri düzeyde gidemiyorlardı. Üst turlara çıkamıyorlardı. Biz etkili hocalarla birlikte yapılandırmaya girdik ve basketbolda ilk katıldığımız turnuvada namağlup bir şekilde bütün özel okulları geride bırakarak şampiyon olduk” dedi. Yeni sezonda da iddialı olduklarını söyleyen Özdemir, “Okulumuza bu başarıyı duyup özel okullardan bile kayıt için gelmek isteyenler oluştu. Belki yeteneği keşfedilmemiş birkaç çocuğu bu basketbol alanında yetiştirebilirsek bizi en çok mutlu edecek konu bu olacak. Nitekim büyük kulüpler şu anda öğrencilerimizle transfer görüşmelerinde bulunuyor” diye konuştu.

Spor bilincinin okul bünyesinde yerleştiğini belirten Beden Eğitimi Öğretmeni Şenay Anık ise futbol ve atletizm başta olmak üzere çok sayıda branşta başarılı sporcular yetiştirdiklerini dile getirerek, “Sene başında öğretmenler kurulu toplantısında bu takımın Türkiye şampiyonu olacağına inandık ve bunu dile getirdik. Çocuklarımız çok emek verdi. İzmir’deki 15 maçın ardından Antalya’daki yarı finalleri ve Manisa’daki finalleri namağlup tamamladık. Devlet okullarının imkanları kısıtlı olabiliyor ancak Okul Aile Birliğimiz, velilerimiz ve İlçe Spor Müdürlüğü maddi ve manevi olarak arkamızda durdu. Bu birliktelik bize şampiyonluğu getirdi” ifadelerini kullandı.

Basketbol Antrenörü Gediz Çizmeli ise öğrencilerin gelişimi açısından maç deneyiminin önemli olduğunu belirtip, “Çocuklarımızın bol maç yapması ve Türkiye şampiyonası oynaması gelişimleri açısından çok önemliydi. Bir devlet okulu olarak İzmir’de uzun yıllar sonra bunu başarmak gurur verici. Geçen yıl 6’ncı sınıflarla şampiyon olduk. Bu yıl kadromuzu 7’nci sınıflarla takviye ederek yine elimizden gelen en iyi mücadeleyi ortaya koyacağız. Hedefimiz 8’inci sınıfta tekrar Türkiye şampiyonluğuna ulaşmak” dedi.

Şampiyon kadroda yer alan 7’nci sınıf öğrencisi Ata Kaşıkçı (12) ise “Başardığımızda kendimizi Türkiye’nin en iyi takımı gibi hissettik. 8 yaşından beri basketbol oynuyorum ve hedefim İstanbul kulüplerine transfer olmak” dedi.

Takım Kaptanı Fahrettin Ata Süleymanoğlu (12) da “Yola çıkarken şampiyon olacağımızı biliyorduk, hırslıydık ve hayalini kuruyorduk. İnanarak ve güvenerek zorlu maçları geçip başardık. En büyük hayalim Beşiktaş’ta oynamak” diye konuştu.

Kerim Küçük.