Son Dakika:Göztepe Bir Acı Günü Daha Yaşadı

1969-71 sezonlarında Göztepe efsane kadromuzda yer alan Türk futbolunun ve kulübümüzün değerli ismi Fadıl Özduran Vefat Etti. İzmirsporu Olarak Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet Olsun Göztepe Camiası Başsağlığı Diliyorum.

Kerim Küçük.

U12 İZMİR CUP ALTINORDU’NUN AVRUPA’YA AÇILIM PROJESİDİR

Spor Smart Yayınlan Haftanın Konuğu Altınordu Kurumsal İletişim Direktörü Can Erbesler Konuk Oldu. “U12 İzmir Cup bu sene 8. kez gerçekleşecek. Pandemi nedeniyle üç yıldır yapılamıyordu. Avrupa’nın önde gelen kulüplerini ağırlıyoruz. 22 ülkeden 72 kulüp katılacak. Turnuvamızda birbirinden değerli konukları ağırlayacağız. Cevat Prekazi, Fatih Terim, Hamit Altıntop gibi isimler de bizlerle birlikte olacak. Çok renkli heyecan verici bir turnuva olmasını bekliyoruz. Bu seneki en önemli olay, turnuvaya katılacak 72 takımın A kulübü imzalı formalarını getirecek. Bu formalar açık artırmayla satılacak. Ardından toplanan gelir deprem bölgesine aktarılacak. Yine bu sene ilk kez Güney Afrika’dan bir takım gelecek. Rusya’dan Zenit kulübü katılıyor. Bu turnuvayı, bir Türkiye projesi olan Altınordu’nun, bir Türkiye projesi olarak Avrupa’ya açılımı olarak görüyoruz. Organizasyon ücretsiz olacak. Yaklaşık 10 bin-12 bin seyirci bekliyoruz”
“Dünya futbola yetiştirici kimliği ile tanınan ve saygıyla anılan bir kulüp olmak”
“Yurt dışı ile sürekli temas halindeyiz. Antrenörlerimizi, Avrupa’ya eğitime gönderiyoruz. Hem yabancı dillerini geliştiriyorlar, hem de oradaki üst düzey antrenörlerin tecrübelerinden yararlanıyorlar. Aynı şekilde biz de İzmir’de tesislerimizde yabancı antrenörleri ağırlıyoruz. Geçtiğimiz ay U13 takımımız Almanya’ya gitti ve oranın önde kulüpleri ile özel maçlar yaptı. Bu yaştaki çocukların böyle uluslararası standartlarda tecrübelenmesi çok önemli. Biz her yaş grubundaki takımlarımızı yılda en az iki defa yurt dışı turnuvalarına götürmeye çalışıyoruz.”
“İzmir’de 4 tane ana tesisimiz var. Bu tesislerin yanında A takım kamp merkezi var. Bir de U12 turnuvasını da gerçekleştireceğimiz bir tesis var. Yeşilyurt’ta da ilkokul tesisimiz var. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ise, 200 tane futbol okulu ve 20 binden fazla öğrencimiz var. Bu okullar hepsi Altınordu’nun kontrolünde. Kar amacıyla işletilen değil sadece masrafları karşılayacak aidatlar alınarak işletiyoruz. Bizim kendi scoutlarımız bu okulları ve düzenlenen turnuvaları izliyorlar. Burada tespit edilen yetenekli çocukları Altınordu Futbol Akademisi’ne (ALFA) seçiliyor. Akademiye giren çocukların eğitiminden, spor yaşamına kadar her türlü aktivitesini organize ediyoruz. Önce ‘İyi Birey, İyi Vatandaş, İyi Futbolcu’ olmaları yönünde yetiştiriyoruz. Biz oyuncu yetiştirirken hedeflerini Avrupa’nın 5 büyük liginde oynayacak şekilde koyuyoruz.”
“Türkiye’de akademilere önem verilmiyor. Altınordu gibi bazı kulüplerin sadece akademiye ağırlık vermesi gerekiyor. Avrupa’da futbolun önde gelen ülkelerinin yaptıklarını biz de 85 milyonluk nüfusa sahip bir ülke olarak yapabiliriz. Bunlar 10-11 yıllık plan program işi değil. Biz de daha yolun yarısındayız. Biz çocuklarımızı kişilik olarak, sağlık olarak, beslenme olarak her açıdan bir bütün olarak yetiştirmeye çalışıyoruz. ‘Türkiye’de akademi yok’ diyen Stefan Kuntz’u daha önce de tesislerimize davet ettik. Birkaç gün önce başkanımız da bir yazı kaleme aldı. Ben yine tekrarlıyorum. Sayın Kuntz gelip bizi ziyaret etsin ve ondan sonra akademi konusunu nasıl geliştirebileceğimizi konuşuruz.” “Bizim taraftar sayımız bu çocuklarımız ile beraber artacak. Bu attığımız temellerin karşılığını alacağız. Her hafta çocuk tribününde yaklaşık bin çocuğumuzu maçlara davet ediyoruz. Bu çocukların bir takıma aidiyet duyması için biraz daha zaman lazım. Biz köklü bir spor kulübüyüz. Son dönemde futbola ağırlık verdik. Altay’a Olimpiyat Stadı’nda kaybettiğimiz play off maçından sonra takımda bir eksen kayması yaşandı. O maçta forma giyen oyunculara yüksek bedellerle transfer teklifleri geldi. Zihinleri karıştı. Çoğu gitti. Akademiden yeni gelenler erken çıkmak zorunda kaldıkları için ayak uydurmaktan zorlandılar. Bu sene de düşme hattına yakın gidiyoruz ama ligde kalacağımıza inanıyoruz. Gelecek sezon direkt Spor Toto Süper Lig’e çıkamasak da, Spor Toto 1.Lig’de kalıcı olmak istiyoruz.”
“Bizim Süper Lig için zamana ihtiyacımız var. Biz misyonumuz gereği yabancı oyuncu oynatmayacağız. Türk oyuncularla kurulu bir takımla, 14 yabancı oynatan takımlarla mücadele edeceğiz. Bizim genç oyuncularımız daha henüz hazır değilse nasıl mücadele edecekler? Altınordu’nun çıktığı gibi düşen bir takım olmasını istemiyoruz. Spor Toto Süper Lig’de kalıcı olmalı, Avrupa hedefleri olmalı. Biz bu kulübü zamanında Spor Toto Süper Lig’de görmek istiyoruz. Spor Toto Süper Lig’e çıkmak istemiyorlar eleştirisi biraz yanlış anlaşılma ama doğru zamanda çıkalım düşüncesindeyiz.” Mesaj Verdi.

Kerim Küçük.

Menemen FK Yine PFDK Ceza Geldi

TFF 2.Lig Beyaz Grup Menemen FK-Isparta 32 SPOR Maçı Menemen FK Kaleci Antrenörü KIVANÇ BOZKURT Sportmenliğe Aykırı Hareketi Gerekçesi 3 Resmi Maç Ceza Geldi.

Kerim Küçük.

SAYIN STEFAN KUNTZ’A Mektup

Sayın Stefan KUNTZ,
Türkiye A Milli Takım Teknik Direktörü,

Türkiye – Hırvatistan maçından sonra yaptığınız basın toplantısında, bir soru üzerine Türk Futbolu ile ilgili çok yerinde bir tespit yaptınız.
85 milyonluk Türkiye’de “doğal yetenek” bulmada sıkıntı olmadığını ancak bu yetenekleri geliştirecek “futbol akademileri”nin olması gerektiğini söylediniz.
Çok haklısınız, ben de 15 yıldır söylüyorum.  

Madalyonun iki yüzü var sayın Kuntz.
Bir yüzünü çok iyi bir şekilde açıkladınız, 85 milyon adına teşekkür ederiz.
Peki ya madalyonun öteki yüzü!..
Madalyonun öteki yüzü direkt olarak sizin şu andaki pozisyonunuz ile ilgili..
İzninizle madalyonun bu yüzünü de konuşalım.

Siz şu anda Türkiye A Milli Takımı Teknik Direktörü olarak, Türk Futbolu’nun en tepe noktasındasınız.  
Ben sadece A Milli Takım’a bakarım arkadaş, aşağısı beni ilgilendirmez, diyemezsiniz.
Bir futbol emekçisi olarak kendi ülkenizden uzaklarda mesleğinizi yapıyorsunuz.
Futbolun dünyada gelişimi mutlaka sizi ilgilendirir, hele ki ekmeğini yediğiniz bir ülkede bu, en azından bir insanlık görevidir..
Kendi ülkenizde yapılan akademi yapılanmalarını vs.. bu topraklarda teşvik etmek ve desteklemek için illa ki sözleşmenizde bir madde mi olması gerekir?

Evet, ülkemizde profesyonel futbolda maalesef “ithale dayalı” bir yapılanma söz konusu!..
Bu bir tercih meselesi, futbolu yönetenlerin tercihi..
Evet, dediğiniz gibi tabii ki 85 milyonluk bir ülkede yetenekli oyuncu bulunur. Ama asıl olan onları bu mesleğe iyi hazırlamak..
“Sokak Futbolu” öldüğüne göre bunun yolu, yalandan değil “Gerçek Futbol Akademileri” kurmaktan geçer..

Biz bu eksikliğin 15 yıl önce farkına vardık ve bu yolda karınca kararınca yol alıyoruz.
Şu anda sizin kadronuzda bulunan ve ilk 11 oynayan Çağlar ve Cengiz bizim Öz Kaynak Oyuncularımızdır.

1,5 yıldır ülkemizdesiniz, A Milli Takım teknik direktörlüğüne seçildiğiniz hafta sizi, hem de Almanca yazarak, akademimize davet ettik.
Ardından yardımcınız Kenan Koçak Hoca ile haber saldık.
Ardından Hamit Altıntop kardeşimiz ile haber saldık.
   * “Gelsin Herr Kuntz, bizim çocuklarımıza dokunsun, bize engin futbol görüşlerini aktarsın..”, dedik.
    * Gelmediniz!..
    * İnsan hiç olmazsa Çağlar ve Cengiz’in hatırına gelir!
    * Gerçekten merak ediyorum.  
    * Siz bu toprakların yegane gerçek futbol akademisi olan Altınordu Futbol Akademisi ALFA’yı bugüne kadar neden ziyaret etmediniz?
    * Sizin elinizi kolunuz bağlayan mı var?

Davetimiz halen geçerlidir.

Selam ve Saygılarımla,
Seyit Mehmet ÖZKAN Altınordu Kulüp Başkanı

Kerim Küçük.

Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü’nün izinden… Altınordu’dan Sevilla’ya!

Altınordu Kalecisi Serhat Öztaşdelen Spor Arena’ya Konuştu.

Öncelikle gerçekten birçok insanın hayalini kurduğu bir kulüpte küçük yaşımdan beri hem hayat eğitimi hem de profesyonel futbolculuk eğitimi görüyor olduğum için başkanımıza ve bütün hocalarıma teşekkür ederim. Altyapımızdan çıkan Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü’nün Avrupa’nın 5 büyük liginde yer alan takımlara transfer olmasıyla kulüp olarak herkese Türk gencinin neler başarabileceğini gösterdik. Abilerimizin başlattığı bu yolda azimle ve çok çalışıp, bizler de Avrupa’nın 5 büyük liginin içinde bulunan takımlarda oynayarak bütün Türkiye’ye neler başardığımızı tekrar göstermek istiyoruz. Altınordu Futbol Kulübü, Türkiye’nin umududur ve Türk gençlerinin her şeyi başarabileceğine inanan tek kulüptür. Bu kulüpte olduğum için çok mutlu ve çok gururluyum.

Geçen sene bizim için gerçekten çok zorlu bir sezon oldu. Sezona istediğimiz gibi başlayamadık. Benim de A takımdaki ikinci senemdi. Kariyerimdeki ilk fırsat 16 yaşındayken Erzurumspor maçı deplasmanında geldi. Gerçekten çok zor bir maç olacağını biliyordum. Kötü bir gidişatımız vardı fakat 2-0 öndeydik. Yaşanan sakatlık sebebiyle 2. yarı da oyuna girdim. O maçı kazanamadık ama o maç bana belki kariyerimdeki hiçbir maçın katamayacağı kadar tecrübe katmıştı. 16 yaşındayken ilk maçıma çıkmanın heyecanını yaşıyordum. Sahada aldığım haz, duygu bambaşkaydı. Son haftalara doğru Menemenspor maçı ile bir seri başlattık. Eyüpspor maçında ise Ali Emre Yanar çok iyi bir maç geçirmişti fakat sakatlığı vardı. 17 yaşındayken Manisa FK maçında bana tekrar şans geldi. Bizim maç kaybetme lüksümüz yoktu, 1 puan bile kaybedemezdik. Benim Manisa FK ve Ankaragücü maçlarında takıma verdiğim katkı ve iyi performansın en büyük nedeni Erzurumspor maçında en kötü senaryoyu yaşamam ve onun getirdiği rahatlıktı. Aynı zamanda çok önemli bir kısım var. Bütün hocalarım ve futbolcu ağabeylerim, bana olan güvenlerini hep gösterdiler. Bende onların güvenini güçlendirdim ve sezonu ligde kalarak bitirdik. O yüzden çok mutluyum. Eren Derdiyok’un penaltısı ile alakalı da kaleci departmanı olarak rakiplerimizin penaltı analizini yapıyoruz. O yüzden çok sakin kalmaya çalıştım ve geri geri gelirken kendi sağıma doğru 1 adım kaydım. Vuracağı köşe boş gibi gözüktü ama oraya vuracağını biliyordum ve penaltıyı kurtardım. O maç hayatım boyunca unutamayacağım maçlardan biri olacak.

Kulübümüzün kaleci departmanı gerçekten çok farklı bir konumda. Bu yüzden kaleciler olarak Atilla Küçüktaka hocamıza ve diğer hocalarımıza çok teşekkür ederiz. Bizler de verdiğimiz performanslarla en iyi yerlere gelip kulübümüzü ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.

Avrupa’daki kaleciler arasında örnek aldığım birçok isim var. Bir kişi söyleyemem fakat Avrupa’daki kalecilerin gösterdikleri performansın ve tekniğin gerçekten derslik olduğunu düşünüyorum. En önemlisi de istikrarlı şekilde aynı performansı göstermeleri. Bunun da onları dünyanın en iyi kalecileri arasına soktuğunu düşünüyorum.

İtalya Ligi’nde yer alan Napoli takımında oynamak istiyorum. Napoli takımının taraftarlarından çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Teknik ve mantalite açısından Serie A bana kesinlikle uygun. Özellikle savunmaya daha fazla özen gösteren ve diğer liglere kıyasla daha sert bir lig. Benim hayalim de bu seviyeyi yakalamak.

Milli formayı giymenin heyecanını ve gururunu yaşadığım için kendimi çok mutlu hissediyorum. Milli takım bazında kendime koyduğum hedef A Milli Takım’da kalıcı şekilde forma giymek ve ülkemizi en iyi yerlerde temsil etmek.

Öncelikle Türk kaleciler olarak potansiyelimizin Avrupa seviyesinde olduğuna sonuna kadar inanan biriyim. Avrupa seviyesini yakalamamız için planlı ve doğru şekilde çok çalışmalıyız. Maalesef eğitim konusunda biraz zayıfız. Küçük yaştan itibaren görülen doğru bir çalışma programı ve gerçekleştirilen çalışma olduğunu düşünmüyorum. Çok tekrar ile hareketlerimizi otomatik hale getirmeliyiz.

2 senedir kulüp olarak zor günler geçiriyoruz. Fakat artık Altınordu’nun eski performansını ve coşkusunu yakaladığımızı düşünüyorum. Takım olarak son haftalara odaklanmış durumdayız. Tek amacımız Türkiye’nin kalbi Altınordu’yu ligde tutmak. Önümüzdeki sene yarışmacı ve yetiştirici bir Altınordu takımını göreceksiniz.

Kerim Küçük.