Sürpriz İsim Sezonu Verdi

TFF Yönetim Kurulu ligin kalan haftalarının “2024-2025 Trendyol Süper Lig Şamil Ekinci Sezonu” olarak Karar Verdiği Duyurdu.

Kerim Küçük.

Konak Belediyespor Yeni Dönem Güçlü Kadrosu Hazır

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen Olağanüstü genel kurul toplantısının Yapmıştı. Ersan Odaman Seçilmişti. Konak Belediyespor sosyal belediyecilik odaklı hedeflerle yoluna devam ediyor. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun spora verdiği önem doğrultusunda sporun toplumun her kesimi için ulaşılabilir olması amacıyla yoğun çalışmalar yürütmeye hazırlanan yeni yönetim, her branşta sürdürülebilir gelişim sağlamayı amaçlıyor. Özellikle kadın futboluna her türlü desteği vermeye hazır yeni yönetim, başarı odaklı bir vizyonla hareket etmeyi hedefliyor. Konak Belediyespor Yönetim Kurulu Yazılı Açıklama Yaptı:“Gerçekleştirilen genel kurulun ardından bayrağı devralan yönetimimiz, yeni dönemde futbol, basketbol, voleybol ile diğer branşlara katılımı arttırmak, mevcut branşlara yenilerini eklemek ve amatör sporculara destek olmak için yoğun çalışmalar yürütecektir. Hedeflerimize giden yolda desteğini her daim yanımızda hissettiğimiz Konak Belediye Başkanımız Sayın Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun spora ve sporcuya verdiği önem doğrultusunda yeni dönemde adımlarımızı kararlı bir şekilde atmaya devam edeceğiz. Ersan Odaman başkanlığındaki yönetim kurulumuz, sporcularımıza daha iyi imkanlar sunmak, tesislerimizi geliştirmek ve kulübümüzü ulusal ve uluslararası düzeyde daha prestijli bir noktaya taşımak amacıyla var gücüyle çalışmalarını sürdürecektir. Yeni dönemin kulübümüz ve tüm spor camiası için başarılı geçmesini diliyor, sporseverlerimizi her alanda bizlere destek olmaya davet ediyoruz” Çağrıya Bulundu. Konak Belediyespor Yönetim Kurulu:Ersan Odaman (Başkan), İlker Genç, Tekin Tümer, Murat Saraç, Şerafettin Bahtiyar, Birol Özkardeşler, Çetin Taylanhan, Çağdaş Türkyolu, Ahmet Turan.

Kerim Küçük.

Şaka Değil Gerçek Ali Koç:Türk Futbolu büyük sıkıntıda

Fenerbahçe Ve Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç:”Ekonomi konusunda Türk futbolu büyük sıkıntıda. Son 5 yılda Türk futbolunda neler yaşandı, nereden nereye geldik, bu konuların üzerinden geçtik ve kulüplerin hazırladığı 5 yıllık yol haritasını federasyonumuzla paylaştık. Yıl sonuna kadar ilk tespitlerimizi ve sunumları yapmak üzere bir çalışma grubu başlatacağız. Türk futbolu ekonomik açıdan her geçen gün sürdürülemez hale geliyor ama bunun sorumluları sadece yöneticiler, kulüpler değil. Kulüplerin tamamen dışında olan ekonomik sebeplerden kaynaklandığını bir kez daha anlattık. Yayın ve Spor Toto gelirlerinin düşmesi, kurun bu kadar çıkması, enflasyonun bu kadar artması, kovid… Bunların hiçbiri kulüplerin sorumluluğunda olan şeyler değil ama en çok kulüpleri etkiliyor” “Sorunların içinden nasıl çıkabileceğimiz, gelirleri nasıl artırabileceğimiz, giderlerimizi nasıl azaltabileceğimiz konusunda konuştuk. Yayın gelirlerini artırmak için korsan konusuna değinmemiz lazım. Acil bir şekilde cezaların artırılması lazım. Servis sağlayıcıların teknoloji yatırımı yapması ve bunun önüne geçilmesi lazım. 2027’de ihale var. 2026’da çalışmamız lazım ki 2027-2028 sezonunda gelir artırma konusunda ihaleyi en iyi şekilde yapabilelim” “Spor Toto gelirlerimiz 10 senede 100 kat azaldı ama pasta ciddi anlamda büyüdü. Federasyon sponsorlukları, fon ve yayın geliri kesintileri, geçmiş seneye nazaran yüzde 6 daha fazla kesinti var. Sebepleri anlatıldı, makul ama bizim amacımız bu sene yüzde 28 olacak kesintinin birkaç sene içinde 20’ye, orta ve uzun vadede 15’lere gelmesi. Avrupa’da bu rakam 3 ile 15 arasında oynuyor” “MHK Başkanı çok iyi, tatmin edici bir sunum yaptı. İleriye dönük MHK yapılanması, şirket kurulacaksa şirket kurulması, bunun dizayn edilmesi için Kulüpler Birliği ve Türkiye Futbol federasyonumuzun beraber çalışması konusunda mutabık kaldık. MHK’de gençlerin, yeni isimlerin öne çıktığını görüyoruz. Bizim de sabırlı olmamız lazım. En azından bu sezonun ilk yarısı için kulüplerin varsa sıkıntıları Türkiye Futbol federasyonla bire bir konuşmalarının daha makul olacağını, yöneticilerin önemli maçlar öncesinde hakemleri baskı altına almamak için açıklama yapmamalarını, yapılacaksa federasyonla istişare edilmesi gerektiğini konuştuk. Türkiye Futbol Federasyonu bu konuda açık” “Kulüpler istedikleri biletleme firmasıyla çalışma konusunda özgür. Önemli olan yeni biletleme firmalarının Netaş ile uyumlu çalışması gerekiyor. Uyumsuzluk olursa ne federasyon ne altyapı firması sorumlu. Sadece kulüpler sorumlu oluyor. O yüzden bunu çok iyi dizayn etmemiz lazım.” “Statlarda ayakta taraftar konusunu istişare ettik. Birkaç sene evvel Göztepe’nin arzusuyla gündeme getirildi. Ancak bir türlü hayata geçiremedik. Bazı engeller var. Avrupa’da pek çok ligde yapılıyor ama UEFA maçlarında yapılmıyordu. UEFA maçlarında yer alacak kulüpler bunu sağlayamıyordu. UEFA, ilk defa 5 ülkede kendi müsabakalarında ayakta seyirci konusunu hayata geçiriyor. Bu konuda niye biz geri kalalım? Yüzde 20’ye kadar kapasite artışı olacaktır. Coşku artışı olacaktır. Bunu isteyen en az 6-7 kulüp var. İçişleri Bakanlığımız, futbolun güvenliğiyle ilgili paydaşlarını toplayıp çok faydalı bir toplantı yaptı. Onun için de Sayın İçişleri Bakanımıza teşekkür etmek istiyorum” “Kulüplerin getirdiği konular bunlardı. Bir de federasyon bize sunum yaptı. Kendileri bunu açıklayacaktır ama kısacası küçük dilimizi yuttuk diyebiliriz bu konuda. Kendi çektikleri fotoğrafı anlattılar, biz de etkilendik o fotoğraftan. Vakti gelince kendileri anlatacaktır ama Türk futbolu için çok faydalı bir toplantı oldu” “İleriye dönük olarak son birkaç senede Türk kulüpleri finansal fair play konusunda inceleme altında değil. Önümüzdeki yıllarda inceleme gelebileceğini ve ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız gerektiğini konuştuk ama ekonomilerin de küçülmesiyle yorgan diye bir şey de kalmadı. 5 yıllık harita bunun için çok önemli” “Öncelikle Allah yolumuzu açık etsin. Yaz aylarındaki play-off maçlarında geçen seneki kadar puan kazanamamıştık. Ama şimdi 4 takımız. Şansımız bol olsun. İnşallah alabildiğimiz kadar puan alırız. Yepyeni bir sisteme ilk defa adım atıyoruz. Bizler de nasıl olacağını tam bilmiyoruz. Çok değişik bir sistem ama Türk takımları inşallah gidebildiği yere kadar giderler” Konuştu.

Kerim Küçük.

İZVAK’ı Vizyon Metni Yazılı Yayınladı

FUTBOL, KENTLERİN TANITIMI VE İZMİR…
Futbol, dünyanın en popüler spor dalı olarak, sadece bir spor faaliyeti olmanın ötesine geçmiştir. Futbol kulüpleri ve bu kulüplerin etrafında şekillenen futbol kültürü, ait oldukları şehirlerin küresel düzeyde tanıtılmasına ve markalaşmasına önemli katkılar sunar. Dünyada çokça başarılı örneğinde olduğu gibi kentler, futbol kulüpleri aracılığıyla uluslararası alanda çok daha bilinir hale gelir…

KENT KİMLİĞİNİN OLUŞMASINDA ROL OYNAR…
Bir futbol kulübü, temsil ettiği şehrin kimliğini oluşturur ve bu kimliği ulusal ve küresel düzeyde yayar. Taraftarlar, sadece kulüple değil aynı zamanda kulübün ait olduğu şehirle de duygusal bir bağ kurar. Birçok futbolsever, bir takımın maçlarını izlemek için o şehri ziyaret eder ve bu ziyaretler sırasında şehrin kültürel ve tarihi mirasını keşfetme fırsatı bulur. Bu durum, şehir turizminin canlanmasına yol açar.

Bu alanda akla gelen ilk örnek Barcelona’dır… Barcelona Futbol Kulübü ile dünya çapındaki bilinirliğini kat be kat artıran şehir, futbol sayesinde bünyesine çektiği insanlara, sanatsal, kültürel ve mimari güzelliklerini de sunma şansı bulmuş, turizm açısından bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Camp Nou Stadı, bugün futbol turizminin dışında genel turizm açısından da Barcelona’nın en çok ziyaret eden noktalarından biridir.

KÜRESEL TANITIMI VE MEDYA ETKİSİNİ DESTEKLER…
Futbol kulüpleri, büyük uluslararası turnuvalara katıldıklarında veya başarıya ulaştıklarında, şehirlerinin adını dünya çapında duyururlar.

Başarılı ve iyi yönetilen bir futbol kulübü, şehrin disiplinli, yenilikçi ve modern bir imaj çizmesine yardımcı olur. Bu imaj, uluslararası yatırımcıların o şehre ilgi duymasını sağlar.

Manchester şehri, endüstriyel geçmişinin yanında Manchester United’ın elde ettiği dünya çapında başarılar, Manchester United – Manchester City rekabeti sayesinde, futbolun getirdiği dünya çapındaki bilinirlikle de bir marka haline gelmiştir.

EKONOMİK KATKI SAĞLAR…
Futbol kulüplerinin başarısı, şehir ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkılar sağlar. Maç günlerinde stadyumların dolması, otellerden restoranlara kadar birçok sektörü olumlu etkiler.

Tam bir futbol kenti olan Dortmund, bu konuda başarılı bir örnektir. Borussia Dortmund’un başarıları ve takımlarına tutkuyla bağlı büyük taraftar kitlesi, kentin turizm sektörünün olağanüstü büyümesinde en büyük motivasyon olmuştur. Kent, futbol sayesinde sadece Almanya’da değil, tüm dünyada bilinen bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Bugün dünyanın dört bir yanında bu oyuna gönül vermiş milyonlarca futbolsever, Dortmund’un “Sarı Duvar” adı verilen tribününün içinde bir maç izleyebilmek için fırsat aramaktadır.

KÜLTÜREL TANITIMI DESTEKLER…
Futbol, kültürler arası etkileşimi sağlayan en güçlü unsurlardan biridir. Bir futbol kulübünün başarısı, aynı zamanda o şehrin kültürel çeşitliliğini ve tarihini de dünya sahnesine taşır.

Yerel gelenekler, maç günlerinde yapılan etkinlikler, taraftarların şehrin sokaklarında oluşturduğu atmosfer, o kentin kültürel tanıtımını sağlar.
Futbol aynı zamanda yarattığı kahramanlarla da şehirleri farklı bir noktaya taşır. Napoli şehrinde bu etkiyi açıkça görebiliriz. Dünya futbolunun büyük efsanesi Diego Armando Maradona’nın Napoli’de forma giydiği dönemde kazandığı kupalar ve şampiyonluklar şehrin adeta kaderini değiştirmiştir. O dönemde dünya çapında bir tanınırlık kazanan Napoli, Arjantinli yıldız 1991 yılında kulüpten ayrılmış olsa bile bugün hala Maradona’nın şehridir.

KENTİN MARKALAŞMASINA KATKI VERİR…
Futbol kulüpleri sadece sportif başarılarıyla değil, aynı zamanda topluma yönelik sosyal sorumluluk projeleriyle de şehrin tanıtımına katkıda bulunurlar. Kulüpler, gençleri spora teşvik eden projeler geliştirerek hem sosyal refahı artırabilir hem de şehri daha yaşanabilir hale getirebilirler. Bu tür projeler, kulüplerin ve şehirlerin itibarını artırır.

Bunun en güzel örneğini Athletic Bilbao sunmaktadır. Yerel değerlere sahip çıkma misyonuyla hareket eden futbol kulüpleri, şehirlerinin kültürel kimliklerinin korunmasına ve tanıtımına büyük katkı sağlarlar. Athletic Bilbao, sadece sportif başarılarıyla değil, yerel değerlere olan bağlılığıyla da tüm dünyada tanınır hale gelmiştir.

İZMİR ÖZELİNDE DURUM NEDİR…?
Futbol, bir şehrin sadece sporla değil, kültürel, tarihi ve sosyal değerleriyle de tanıtılmasına yardımcı olur. Barcelona, Manchester, Napoli, Dortmund ve daha birçok kent, futbol kulüpleri aracılığıyla dünya sahnesinde güçlü bir marka haline gelmiştir.

İzmir, futbol kulüpleri açısından oldukça şanslı bir şehirdir. İzmir kulüplerinin, tarihsel kökleri, gelenekleri, derin ve köklü futbol kültürleri ve takımlarına tutkuyla bağlı büyük taraftar kitleleri vardır. Ancak ne yazık ki bunun, kent kimliği ve tanınırlığına katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi için kent yönetimindeki karar vericilerde bugüne kadar yeterince farkındalık oluşturulamamıştır.

Bu, bir tespitten öte maalesef realitedir. Dünya kentleri sporu ve özelinde futbolu, kent kimliklerinin ayrılmaz bir parçası haline getirme çabası ile yanıp tutuşurken İzmir’imizde durum maalesef tam tersine gelişmiştir.
Bugüne dek kent tanıtımı için hazırlanan hiçbir tanıtım materyalinde (kendi bireysel çabaları yaptıklarını istisna edersek) kulüplerimizden faydalanılmamış, hatta olasıdır ki kent tanıtımı için görevli kurum ve kuruluşlarca neredeyse yok sayılmış, asla teşvik edilmemiş ve desteklenmemiştir.

Futbolun kitleleri birleştirici ve şehirleri tanıtıcı gücü, şimdi olduğu gibi gelecekte de şehir markalaşmasında önemli bir rol oynamaya devam edecektir.

Son 15 gün içinde sadece iki örnek bile futbolun İzmir için nasıl bir fırsat doğurabileceğini gözler önüne sermiştir aslında. Göztepe Gürsel Aksel Stadı’nda oynanan Türkiye-İzlanda maçında oluşan atmosfer, İzlanda Futbol Federasyonu Başkanı Thorvaldur Örlygsson’un “Yaşamımda böyle bir futbol atmosferi görmedim” sözleriyle takdir toplamış, Türk medyasında “Gürsel Aksel Stadı, A Milli Takım’ın kalıcı adresi olmalı” çağrılarını beraberinde getirmiştir.

Bununla birlikte Göztepe’nin Japon oyuncusu Kuryu Matsuki’yi görmek için İzmir’e gelen, kulübün müzesini gezen Japon turistler, futbol turizmiyle açılabilecek yolu en net şekilde göstermiştir.

Kentimizin karar vericilerinin, gerek kulüplerimizin ve gerekse tüm kentin kazanacağı yeni fırsatlar için futbol gerçeği üzerinden yeni başlangıçlar yapmalarını diliyor ve bekliyoruz…

Simon Kuper’in futbolu en güzel anlatan ve kült haline gelmiş kitabının ismi gibi: “Futbol, asla sadece futbol değildir.”

İZVAK Yönetim Kurulu

Kerim Küçük.

Günün Yazısı:Bu ayıbı temizleyin

İzmir, Ege’nin incisi, Türkiye’nin gözdesi, ülkemizin Batı’ya açılan penceresi… İstanbul ve Ankara’dan sonra üçüncü büyük şehrimiz.

İzmir’in tarihi, kültürel ve sportif zenginlikleri saymakla bitmez.

Ancak, Türkiye ve İtalya’nın birlikte ev sahipliği yapacağı 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda İzmir’e yer verilmedi.

Neden mi?

Şehrimizde UEFA kriterlerine uygun, 30 bin seyirci kapasitesinin üzerinde bir stat yok.

Türkiye, Euro 2032 için belirlenen statlar listesine tam 10 farklı şehir koydu. İstanbul, Ankara, Bursa, Konya, Trabzon, Gaziantep, Antalya ve Eskişehir statlarıyla bu dev turnuvada yer alacakken, İzmir yok.

Bu şehir İzmir’in kalbinde derin bir sızı yaratmıyor mu?

Bu ayıp hemen temizlenmeli.

Şehrimizi yönetenler, milletvekillerimiz, bu durum sizlerin de zorunuza gitmiyor mu?

İzmir’de futbolun temellerinin atıldığı şehir olarak bilinen bir kentte, yeterli kapasiteye sahip bir stat bulunmaması büyük bir eksiklik.

 İZVAK Başkanı Ali Erten ve Başkanvekili Talat Papatya’nın açıkça söylediği gibi, 2032 Avrupa Şampiyonası’nda İzmir’in adı bile geçmiyor.

Bu ayıbı kim ortadan kaldıracak?

İzmir’in kaybedecek bir dakikası bile yok.

 Siyasi görüş fark etmeksizin, tüm İzmir milletvekillerinin bir araya gelerek bu eksikliği gidermek için adım atmaları gerekiyor.

 Yıllardır atıl durumda bekleyen Atatürk Stadı bir an önce yıkılmalı ve yerine UEFA kriterlerine uygun, 40-50 bin kişilik bir stat yapılmalı.

Önümüzde tam 8 yıl var. Eğer işbirliği yapılırsa, İzmirlinin bu haklı talebi çok kısa sürede gerçeğe dönüşebilir.

 İzmirlilik ruhuyla, şehrimize yakışan bir stat inşa etmek için el ele verme zamanı.

Son milli maçta Gürsel Aksel Stadı’ndaki atmosferi hepimiz gördük.

İzmir bu tür maçlara susamış durumda.

İzmirli, şampiyonalarda yer almak istiyor.

Peki, biz bu isteğe kayıtsız mı kalacağız?

Buradan tüm yetkililere sesleniyorum: İzmir için harekete geçin! Şehrimizi, hak ettiği uluslararası arenaya taşımak için gerekeni yapın. İzmir’e yakışan stadı inşa edin ve bu tarihi eksikliği giderin. Bugün harekete geçmezsek, yarın bu fırsatı bir kez daha kaçırabiliriz.

Nevzat Dönmez Haber Ekspres Gazetesi

Kerim Küçük.

İzmir stadını istiyor! İzmir’in ‘Milli’ mücadelesi

Ege TV’de Salı Akşamı Yayınlanan İleri İkili programına Konuk Olan İZVAK Başkanı Ali Erten:“İzmir stat konusunda önemli sıkıntılar çekti. İç saha maçlarını deplasmanda oynayan takımlarımızı bile gördük. Ancak son dönemde çok büyük mesafe kat edildi. 2015’te stadyumların yapımı gündeme geldiğinde bir öncelik sorunu vardı. ‘Bir büyük stat yapmak mı yoksa kulüplerin kendi statlarına öncelik vermek mi’ noktasında ikinci şık tercih edildi. Bence de bu doğru bir seçimdi. Türkiye’de ilk defa aynı gün üç tane stadın temeli atıldı İzmir’de. Bunun başka bir örneği daha yok. Alsancak Mustafa Denizli ve Gürsel Aksel statları tamamlandı. İlk başlanan stat olan Karşıyaka Stadı’nı halen bekliyoruz. Bu anlamda kulüplerimiz nispeten bir rahatlığa kavuştu. Ancak çok büyük bir eksiğimiz var. Bizim bir şehir stadımız yok. Atatürk Stadı var ama yapı güvenliği ile ilgili sorun olduğu için valilik tarafından maçlara kapatılmış. Fiziki olarak var ama aslında yok. Bunun sonucu olarak, yeterli seyirci kriterlerini sağlayamadığımız için 2032 Avrupa şampiyonasında İzmir yok. Futbolun ilk başladığı şehiriz ama bu çok büyük bir eksiklik. UEFA kriterlerin uyan böyle bir stadımız olsa, milli maçlar dışında UEFA’nın organizasyonlarında finallere de aday olabiliriz” Mesaj Verdi. ve İZVAK Başkanvekili Talat Papatya:“Milli maçın çarpan etkisi çok fazla oldu. İzlanda Futbol Federasyon Başkanı ile görüştük. Hayatında böyle bir atmosfer görmediğini söyledi. TFF Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu da ilk kez stadımıza gelmişti. Onların da beğenisi bizleri gururlandırdı. İzmir zaten sevilen bir şehir. Kulüpler buraya gelmekten çok mutlu. İmkanlar güzel olunca sonuç da güzel oluyor” Konuştu.

Kerim Küçük.

Yeni Spor Kulübü Greenpeace Kuruldu

Greenpeace X Hesabı Yazılı Açıklama Yaptı. YouTube Yayınladı.

Spor, dünyanın her yerinde en çok izlenen, en çok konuşulan, popülerliğini ve takipçi kitlesini asla kaybetmeyen olaylardan birisi. Spor gündemi tüm dünyayı böyle meşgul ederken, çevre sorunlarının göz ardı edilmesine dikkat çekmek için, “Dünya” için sahaya çıkan bir kulüp kurduk.
Bu kampanya ile tıpkı sporcular gibi ter döken, mücadele eden Greenpeace aktivistlerinin dünya için ortaya koyduğu çabaya dikkat çekeceğiz. Dünyayı daha yaşanabilir bir yere dönüştürmek için logomuzdan formamıza, formamızdan taraftar sertifikamız kadar her şeyimizle bir spor kulübü olduğumuz kampanyamız ile bugün yayındayız.
Greenpeace SK ile herkesi dünyanın tarafını tutmaya çağırıyoruz. Dedi.

Kerim Küçük.

Ziraat Türkiye Kupası 2. Eleme Turu Maç Programı Açıklandı

9.10.2024 Çarşamba 14.00 Tuzlaspor-Tire 2021 FK Daha Sonra Açıklanacak. Küçükçekmece Sinopspor-Altınordu Daha Sonra Açıklanacak. Bayburt Özel İdarespor-Bergama FK Genç Osman Stadyumunda Oynanacak. 15.00 Altay-Karaman FK Alsancak Mustafa Denizli Stadyumunda Oynanacak.

Kerim Küçük.