Türkiye’nin İlk Spor Esnaf Odası İzmir’de Faaliyete Geçiyor

İzmir Spor Tesisi İşletmecileri Esnaf Odası, genel kurul için gün sayıyor

Türkiye’de spor sektörünün esnaf yapılanması açısından önemli bir adım İzmir’de atıldı. İzmir Spor Tesisi İşletmecileri Esnaf Odası, kuruluş sürecini tamamlayarak faaliyete geçmek ve ilk genel kurulunu gerçekleştirmek için gün sayıyor.

Türkiye’nin ilk spor esnaf odası olma özelliğini taşıyan oda; spor salonları, fitness merkezleri, pilates stüdyoları, dövüş sporları salonları ve farklı branşlarda faaliyet gösteren spor tesisi işletmecilerini aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor.

Spor sektörünün son yıllarda hızla büyümesi, spor tesislerinin kent yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmesi ve sektörde faaliyet gösteren işletmelerin ortak sorunlarına kurumsal çözümler üretilmesi ihtiyacı, odanın kuruluş sürecinin temelini oluşturdu.

“İki yıllık büyük bir mücadelenin sonunda bu noktaya geldik”

İzmir Spor Tesisi İşletmecileri Esnaf Odası Kurucu Başkanı Murat Diyadin, yaklaşık iki yıldır devam eden kuruluş sürecinin başarıyla tamamlanmasından büyük gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi:

“Yaklaşık iki yıldır büyük bir emek ve mücadele verdiğimiz bu sürecin artık sonuna geldik. Değişen ülke konjonktürü ve sporun hayatımızdaki yeri düşünüldüğünde, spor sektörünün böylesine kurumsal bir yapıya kavuşması artık kaçınılmazdı.

Bugün spor tesisi işletmecileri şehrimizin hemen her noktasında faaliyet gösteriyor. Artık hemen her semtte ve mahallede bir spor salonu, pilates stüdyosu, dövüş sporları salonu veya farklı bir spor branşında hizmet veren işletmeyle karşılaşıyoruz. Binlerce insanımıza spor yaptıran, istihdam sağlayan ve sağlıklı yaşam kültürünün gelişmesine katkıda bulunan çok büyük bir sektör haline geldik.

Spor alanında faaliyet gösteren esnafımızı tek bir çatı altında toplamak ve Türkiye’nin ilk spor esnaf odasını İzmir’de kurmak, bizler için büyük bir gurur ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur.”

Kerim Küçük.

Spor ekonomisti Ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Tuğrul Akşar açıkladı: Göztepe’nin finansal modeli neden dikkat çekiyor?

Türk futbolunda yüksek bonservis bedelleri ve 30 yaş üstü yüksek maliyetli oyuncu transferleri tartışılırken, Göztepe genç ve potansiyelli oyunculara yönelen transfer politikası gündeme geldi. Spor ekonomisti Ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Tuğrul Akşar, Göztepe’nin finansal sürdürülebilirlik ve kurumsal disiplin anlayışını değerlendirdi. Akşar, Altay, Karşıyaka ve Altınordu gibi İzmir kulüpleri için de borçların yeniden yapılandırılması ve şeffaf bilanço disiplininin sağlanması gerektiğini belirtti.

Trendyol Süper Lig’de büyük heyecan başlıyor. Türk futbolunda; bonservisi yüksek olan, 30 yaş üstü süperstar pahalı futbolcular transfer edilirken Göztepe, genç ve potansiyeli olan oyuncuları transfer ederek harcama limitlerine dikkat ediyor. Finansal Fair Play çerçevesinde hareket eden Göztepe’nin finansal sürdürülebilirliği, ekonomik yapısı, kurumsal ve mali disiplini, spor kulüplerine örnek oluyor. Göztepe’ne sürdürülebilir ekonomik yapısını, stratejik yönetimini spor ekonomisti Ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Tuğrul Akşar, Son Mühür’e anlattı.

Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Akşar, borç batağında bulunan İzmir’in köklü takımlarının şeffaf mali bilanço disiplinin sağlanması gerektiğini belirtti. Spor ekonomisinde çalışmalarıyla referans gösterilen Akşar, FIFA 2026 Dünya Kupası’ndaki ekonomik modelin 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda devam edeceğini vurguladı.

Göztepe’ne finansal fair play’e uygun davrandığını, transfer politikalarında veri temelli olduğunu belirten spor ekonomisti Tuğrul Akşar, “Göztepe’ne ‘model’ olarak anılması tesadüf değil; bu, Türkiye futbolunun kronik hastalıklarına karşı rasyonel bir yönetim pratiğinin sonucudur. Göztepe, gelirine göre harcayan, maaş/ciro dengesini koruyan ve transferde spekülatif değil, veri temelli kararlar alan bir yapı kurdu. Bu yaklaşım, klasik ‘borçla büyüme’ döngüsünü kırdığı için sürdürülebilir oluyor. Kısacası Göztepe, finansal fair play’i zorunluluk değil, strateji olarak okuyan nadir kulüplerden biri olarak biliniyor” diye konuştu.

Göztepe’ne kurumsal disiplinle hareket ettiğini, İzmir takımlarının şeffaf bilançoya önem vermesi gerektiğini vurgulayan spor ekonomisti Tuğrul Akşar, “Göztepe’ne bu modeli romantize etmeden şunu da söylemek gerekir: Bu yapı, sabır ve kurumsal disiplin gerektirir; kısa vadeli sportif baskıya karşı direnç şarttır. Türkiye’de çoğu kulüp tam da bu noktada kırılıyor. Altay, Karşıyaka ve Altınordu gibi köklü kulüpler için çözüm ise ‘yeni para’ değil, “yeni akıl’dır. Öncelikle borçların yeniden yapılandırılması ve şeffaf bilanço disiplini sağlanmalı” dedi.

Türk futbolunda kahraman başkanlar yerine sağlam sistemlerin olması gerektiğini belirten Tuğrul Akşar, “Spor kulüplerinde finansal sürdürülebilir için şu üç adım kritik:1. Maaş tavanı ve mali disiplin: Gelirinin üzerinde oyuncu maliyeti sürdürülemez. 2.Altyapı ve oyuncu ticareti: Altınordu’nun geçmişte yaptığı gibi, oyuncu yetiştirip satarak döviz bazlı gelir yaratmak şart. 3.Kurumsal yönetişim: ‘Ahbap-çavuş’ ilişkileri yerine profesyonel yönetim, bağımsız denetim ve hesap verebilirlik. Bugün Türk futbolunun ihtiyacı kahraman başkanlar değil, sağlam sistemlerdir. Göztepe modeli bu anlamda bir istisna değil, olması gereken normdur” ifadelerini kullandı.

FIFA Dünya Kupası’ndaki ekonomik modelin 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları için prototip olduğunu söyleyen spor ekonomisti Tuğrul Akşar, “ 2026 deneyimi bize şunu net gösterdi: artık oyun sadece sahada oynanmıyor, zamanın kendisi metalaştırılıyor. FIFA’nın su molası uygulaması, sağlık gerekçesinin ötesinde, yayıncıya satılan mikro reklam envanteri’ne dönüştü. Bu, klasik 90 dakikalık oyunun içine yeni bir ticari katman eklemek demek. ABD’de 63 milyonluk izlenme ve 30 saniyelik 1 milyon dolar reklam fiyatı, sporun eğlence endüstrisiyle tamamen birleştiğini gösteriyor. Bu model, 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları için de bir prototip. Orada da daha fazla duraklama, daha fazla ‘sponsor entegrasyonu’ ve veri temelli reklam hedefleme göreceğiz. Kısacası mesele futbol ya da olimpiyat değil; mesele ‘dikkat ekonomisi’. Süre uzadıkça gelir artıyor. Bu da sporu rekabetten çok, paketlenmiş bir medya ürününe dönüştürüyor” şeklinde konuştu.

Kerim Küçük.

İzmir’in spor tesisleri için ihaleye çıkılıyor… Panolar ve reklam alanları kiralanacak

Yeni sezon başlamadan önce İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, elinde bulunan spor tesislerindeki reklam alanlarını kiraya vermek için ihaleye çıkıyor. Göztepe İsonem Park Gürsel Aksel Stadı, Mustafa Denizli Alsancak Stadı, Atatürk Stadı gibi kentin önemli spor tesislerinin panolarının kiraya verileceği belirtilirken, bütün tesislerden toplamda 2 milyon 803 bin 963 TL gelir elde edilmesi bekleniyor.

İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, yeni sezon başlamadan önce elinde bulunan sahaların reklam ve panoları için ihaleye çıkıyor. Toplu şekilde çıkılacak olan ihalede, reklam ve panolar 2026-2027 sezonu için kiraya verilecek.

Kiraya verilecek olan spor tesisleri arasında; Göztepe İsonem Park Gürsel Aksel Stadı, Mustafa Denizli Alsancak Stadı, Atatürk Stadı, Bergama Stadı, Menemen Stadı, Halkapınar Spor Salonu gibi kentin önemli spor tesisleri yer aldı.

İsonem Park Göztepe Gürsel Aksel Stadı’nda bulunan 40 adet reklam panosunun kiraya verileceği ihalede, bu panolar için 779 bin 500 TL muhammen bedel açıklandı.

Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda bulunan 40 adet pano ve toplam 456 metrekare reklam alanı için ise 624 bin 419 TL bedel açıklandı.

Atatürk Stadı’nda bulunan 120 adet pano ve yedek kulübelerinde bulunan 53,42 metrekarelik reklam alanı için ise toplam 458 bin 89 TL bedel açıklandı.

Menemen Stadı, Halkapınar Spor Salonu, Bergama Stadı, Buca Stadı, Buca Serdar Yereli, Gaziemir, Çeşme Spor Salonları, Menemen, Urla, Balçova, Cumhuriyet Mahallesi, Çiğli Spor Salonları, Örnekköy Tenis Tesisleri ve Narlıdere Yüzme Havuzu içerisinde bulunan panolar için ise toplamda 941 bin 154 TL bedel açıklandı.

İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün elinde bulunan bütün spor tesisleri için yeni sezonda reklam alanları kiralama geliri olarak 2 milyon 803 bin 963 TL kasaya girmesi planlanıyor.

Her tesis için ayrı ayrı çıkılacak olan ihale, 26 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek. İhale, İl Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Kerim Küçük.

Mahmut Özgener’in Karşıyaka Stadı mutluluğu:Herkese teşekkür etti

İzmir Ticaret Odası (İTO) ekim ayı olağan meclis toplantısında konuşan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Karşıyaka Spor Kulübü’nün neredeyse 30 yıla yaklaşan stat hayalinin gerçek olduğunu belirtip, “2015 senesinde yıkılan Karşıyaka Yalı’daki İlçe Stadı’nın yerine yapılacak yeni stat projesi için merkezi yönetimle yerel yönetim iş birliği yaptı. Dedi.

İTO ekim ayı olağan meclis toplantısı İTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener:“İzmir’in 113 yıllık en eski spor kulüplerinden yeşil-kırmızılıların, 2015 senesinde yıkılan Karşıyaka Yalı’daki İlçe Stadı’nın yerine yapılacak yeni stat projesi için merkezi yönetimle yerel yönetim iş birliği yaptı. Stat arazisi Gençlik Spor Bakanlığı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin talebi üzerine inşaat için belediyeye verildi. Bizim de oda olarak, tüm faaliyetlerimizde temel ilke olarak benimsediğimiz ‘ortak akıl’ ile hareket ederek, Karşıyaka Stadı Projesi’ni hayata geçirmek için iş birliği yapan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Sekreteri, İzmir Milletvekilimiz Eyyüp Kadir İnan, İzmir Milletvekilimiz Mehmet Kasapoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay ve Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’ya teşekkür ediyoruz. Dedi.

Kerim Küçük.

İşte Göztepe’nin yeni sahibi

Spor Toto Süper Lig’de geçen sezon 19. olarak küme düşen Göztepe el değiştiriyor. Kulüp hisselerini elinde bulunduran ve tüm görevlerinden istifa eden Mehmet Sepil, Danimarkalı iş insanı Rasmus Ankersen ile anlaşma noktasına geldi. Resmi imzaların atılmasının ardından Göztepe, Türk futbolunda yabancı yatırımcıya sahip ilk kulüp olacak. Yeni sezonda Spor Toto 1. Lig’de mücadele edecek Göztepe’nin devir işlemlerinde sona gelindi. Danimarkalı iş insanı Rasmus Ankersen, İzmir ekibinin yeni sahibi olmaya çok yakın.
DANİMARKA VE İNGİLTERE’DE HİSSELERİ VAR
Danimarka’da Midtjylland’da takım sorumlusu olarak göreve getirilen ve takımı uluslararası başarıya ulaştıran 39 yaşındaki iş insanı, kulübü şampiyon yaparak, Avrupa arenasına çıkardı. Rotayı İngiltere’ye çeviren Ankersen ilk olarak Brendford’ta görev aldı. Brendford’u yaklaşık 6 yıl boyunca yöneten Ankersen, kulübü 74 yıllık tarihinde ilk kez Premier Lig’e çıkardı.
İngiltere’de 2021 yılında Sport Republic adlı bir spor fonunun kurucu ortaklarından olan Ankersen, 2021’de Southampton’ın sahibi oldu. Futbolculuk geçmişi de bulunan Ankersen’in 18 yaşında Midtjylland formasıyla çıktığı ilk maçta yaşadığı ciddi sakatlık sonrası futbol hayatı sona erdi.
Ancak futboldan kopmayan Ankersen, Midtjylland’ta teknik adamlık görevi üstlenip, altyapı projeleri geliştirdi. Danimarka’da Midtjylland efsanesini yaratan adam olarak anılan Rasmus Ankersen, genç yaşına rağmen futbola yaptığı yatırımlarla adını dünyaya duyurdu.
TÜRK FUTBOLUNDA Ve İzmir Futbolunda İLK YABANCI YATIRIMCI
Rasmus Ankersen, Göztepe Sportif AŞ’de Mehmet Sepil’in hisselerini resmen devralırsa Türk sporuna ilk yabancı yatırım olacak. Avrupa’da birçok kulüp, ABD, Çin, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden yatırımcılar tarafından yönetilirken, İzmir’in 1925 yılında kurulan 97 yıllık temsilcisi Göztepe, Türk futbolunda ilk yabancı yatırım alan kulüp olacak. Mehmet Sepil, daha önce yaptığı basın açıklamasında Ankersen’le görüştüklerini doğrulayıp kulübün küme düşerek gelirlerini azalmasıyla ibrenin yerli yatırımcılara döndüğünü açıklamıştı.

Kerim Küçük.