Süper Amatör Ligi Play-Off Olan Takımlar Netleşti

A Grubu:Asarlıkspor Menemen Koyunderespor

B Grubu:Kemalpaşaspor Bornova Yeşilovaspor

C Grubu:Yamanlar Esenspor Bayraklı 1954 FK

D Grubu:Urla FK Selçukspor

E Grubu:Balçova Belediyesi Termalspor Güzelbahçe FSK

Kerim Küçük.

Padel’in kalbi İzmir’de atıyor

Dünyayı kasıp kavuran Padel sporu, 2026’da Türkiye’de rotasını İzmir’e çevirdi. Bugün milyonları peşinden sürükleyen Padel, Ege’de yeni bir hikâyeye hazırlanıyor. İzmir Padel’i izlemek değil yaşamak istiyor.

9 Eylül TV YouTube Kanalı ‘Spor Servisi’ programı Bu Haftanın Padel Had Coach’u İbrahim Özuysal ve Karşıyaka Kulubü altyapı sorumlusu ve Padel sporcusu Emre Köse oldu.

Padel Had Coachu İbrahim Özuysal:‘’Türkiye bu yolculuğa geç başladı ama hızlı koşacağı belli. Padel İstanbul’da 2022 yılında ilk olarak kulüpler bünyesinde start aldı. Sonra da Antalya ve Alanya’ya yayıldı. Ancak Antalya’da sonra ise Alanya’da daha çok otel arazilerinde sahalar oluşturuldu. Bu tesisleri kullananlar otel müşterileri olduğu için gelişim doğal olarak sınırlı kaldı. 2023-2025 arası otelleri de aşan olağanüstü ilgi kentlere yayılmaya başladı. İstanbul’da kulüpler bu işin öncüsü oldu. 2025 yılı itibarıyla toplam ülke genelinde 100’e yakın Padel kortumuz oldu. İçinde bulunduğumuz 2026’da ise özellikle İzmir’in başını çektiği bir ortamda bu rakamın daha da artacağı sadece İzmir’de plan ve projelerle Padel kortu sayısının 80’e çıkıp ülkenin Padel başkenti olacağına inanıyorum. Özellikle Sahilevleri, Buca, Urla ve Mavişehir bölgeleri bu gelişimin ana merkezleri olacağını düşünüyorum.’’ ‘’2019 yılında İzmir’den bir kardeşimiz Barcelona’ya taşınmıştı. Biz de ailece onlara ev ziyaretine gitmiştik. Arkadaşım tenis oynayan komşularına “Abimiz de 30 yıllık bir tenisçidir. İsterseniz maç yapın’’ teklifinde bulundu. Sonrasında bizi alıp götürdüler. Sanayi sitesinde bir fabrika binası, ne var acaba bunun içinde meraklanmıştım. Bir baktım etrafı cam ve tellerle kaplı bir yer. 2-2 dört kişi oynamaya başladık. ilk kez Padel kortu görmüştüm. Daha kuralları bile anlamadan 6-3, 6-3 ile maçı 2-0 kaybetmiştik. Sonrasında hırs yaptım. Dubai’ya gidip kurslarına girdim, kurallarını öğrendim yıllarca oynadığımız tenisten farklıydı. Sayısız maç yaptım, hocalık belgemi de alıp ülkeme döndüm.’’. ‘’Dünya Padel Federasyonu (FIP) öncülüğünde Antalya ve İstanbul’da “Bronze” ve “Silver” seviyesinde turnuvalar düzenlendi. Antalya’daki Silver turnuvasına dünya sıralamasında ilk 20’de olan oyuncuların gelmesi, Türkiye’nin bir “Padel turizmi” destinasyonu olma yolundaki ilk adımdı. Şu an Türkiye’nin en yüksek puanlı oyuncusu olan Atakan Özuysal, dünya sıralamasında 640. basamakta yer alarak ülkemizi gururlandırdı’’ ‘’Cristiano Ronaldo Portekiz’de, Ibrahimovic ise kendi ülkesinde dev Padel yatırımları yapıyor. Madrid’deki turnuvalarda Totti gibi efsanelerin kilolarına rağmen refleksleriyle maçı domine etmeleri Padel’in “fiziksel güçten ziyade strateji oyunu” olduğunun altını çiziyor’’ “Padel bir ayak ve refleks oyunudur. Futbolcularda bu yetenek doğuştan ve eğitimden dolayı fazlasıyla mevcuttur. Mehmet Topal, Aydın Yılmaz, Cenk İşler ve milli kaleci Berke gibi isimlerin kortlarda fırtına estirmesi bunun en büyük kanıtıdır.’’ Dedi.

Karşıyaka altyapı sorumlusu ve Padel sporcusu Emre Köse:‘’ Toplu taşıma yakın konumda planlanan 8 kortluk dev bir Padel projemiz var. Kulübümüzde Padel branşını da faaliyete geçirdik. İzmir’de branşlaşmanın somut göstergesi olarak öne çıkacağız. Biz kulüplerin yanı sıra belediyelerin de Padel’i resmî branş olarak değerlendirmesini istiyor ve bekliyoruz. Belediyelerin ve özel sektörün eş zamanlı ilgisi, İzmir’i Padel turizmi açısından da güçlü bir aday haline getirecektir. Bu arada uluslararası turnuvaların kente alınmasının da hem spor, hem ekonomi açısından yeni bir alan açacağına inanıyorum’’ Dedi.

Kerim Küçük.

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı X Hesabında İlk Açıklama Yaptı

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı:Sevgili Büyük Altaylılar;

Teknik Direktörümüz Yusuf Şimşek, dün kendilerine ödeme yapılmaz ise Eskişehirspor müsabakasına çıkmayacaklarını tarafımıza bildirdi.

Kendisine, ödeme niyetinde olduğumuzu ancak deplasman masrafları, takımdaki oyuncularımıza ve kulüp çalışanlarımıza da ödeme yapılması gerektiğini, bu sebepten dolayı en erken Eskişehirspor müsabakası sonrasında, hafta içerisinde ödeme yapılabileceğini belirttik.

Ne yazık ki Teknik Direktörümüz bu konuda kararlı olduğunu tekrarladı.

En çok yadırgadığım konu ise zamanlamanın son derece manidar olmasıdır.

Evet, kişiler çalıştığı yerden memnun olmayabilirler, ayrılmak isteyebilirler, hedeflerini değiştirmiş olabilirler; fakat FIFA’dan -6 puan tenzili cezası geldiği gün ve Eskişehirspor müsabakasının arifesine denk getirilmesi, hoş karşılanabilir bir durum değildir.

Sayın Yusuf Şimşek’i, yer yer fikir ayrılıklarımız olsa da galibiyetlerinde ve hatta iyi mücadele ortaya konulan mağlubiyetlerde bile takdir ettik. Mağlubiyetlerine yol kazası dedik, arka çıktık. Kendisine olan bakış açımız ve iyi niyetimiz her şeye rağmen hiç değişmedi.

Yaşananları genel olarak değerlendirdiğimizde, önümüze getirilmiş olan tablonun çok yakışıksız olduğunu düşünüyorum. Bir grup antrenörün bir miktar para almaması sebebiyle, koca bir kulübün kaderiyle oynanmış olmuyor mu?

Bu kulübün futbolcularına, taraftarlarına ve armasına en azından manevi bir borç hissediyor olmalı ve sorumlu davranılmalıydı.

Geldiğimiz noktada, her iki tarafın faydasına olacak bir durum kalmadığından ve ödeme yapılsa dahi aynı ekibin, “vicdanen eşit davranmak adına” kulüp bünyesinde artık eskisi gibi görülemeyeceğinden dolayı, Teknik Direktör Yusuf Şimşek’in ayrılma ısrarına karşılık verdik; kendisi ve ekibiyle yollarımızı ayırdık.

Bu yol ayrılığını gerçekleştirirken, Sayın Yusuf Şimşek ve ekibinin kulübümüzden herhangi bir alacağı bulunmadığı da imza altına alınarak sözleşmeleri sonlandırılmıştır.

Kendisine ve ekibine, çıktıkları bu yolda muvaffakiyetler diliyorum.

Şu an itibarıyla Eskişehirspor maçına odaklanmış durumdayız. Ne Yusuf Şimşek’in gidişi ne de benim gidişim, asla ve asla Altay’ı sarsmaz; sahaya karakter koyan ve terinin son damlasına kadar savaşan futbolcularımızın motivasyonunu düşürmez.

Futbolcularımız, tarihi sorumluluklarının bilinciyle Büyük Altay’ın kurtuluş savaşında çarpışmaya devam ediyorlar.

Özellikle belirtmek isterim ki kimse Altay’ın üzerinde değildir ve Büyük Altay, kişiler özelinde hareket etmeyerek yoluna devam edecek duruşundan taviz vermeyecektir.

Saygılarımla. Dedi.

Kerim Küçük.

Son Dakika:İzmirspor’da Acı Günü Yaşandı

İzmirspor Instagram Hesabında Bir Dönem İzmirspor Ve Tirespor Forması Giyen Ali Decdel Vefat Ettiği Duyurdu. Daha Sonra Cenaze Töreninde Açıklanacağı Öğrenildi. izmirsporu.com Olarak Allah Rahmet Eylesin Mekanı Cennet Olsun İzmirspor Camiasının Başsağlığı Diliyorum.

Kerim Küçük.

FIFA’dan Altay’a puan silme cezası!

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı:Sevgili Büyük Altaylılar,

Günlerdir süren eksi puanı almama mücadelemiz, ne yazık ki kaleci Adam Stachowiak’ın hiçbir şekilde anlaşmaya ve uzlaşmaya yanaşmaması sebebiyle olumsuz sonuçlanmıştır.

Adam Stachowiak, kulübümüzde sadece birkaç maç oynamasına rağmen, faizleriyle birlikte 600.000 Euro’nun üzerinde bir meblağın kendisine tek seferde ödenmesini talep etmiştir.

Günlerdir kendisiyle temas kurularak anlaşma sağlanmak istenmesine rağmen, bu tutumu nedeniyle uzlaşma mümkün olmamıştır.

Altay üzerinde oynanan oyunlar ne yazık ki devam ediyor. Eksi puan cezası aldırmak; kulübün amatöre gitmesi, oyuncunun alacağının ise yok olması anlamına gelmektedir.

Soruyorum:
Bu oyuncu, eksi puan cezası aldırarak alacağından neden vazgeçmektedir?
Buradaki niyet nedir?

Her şeye rağmen pes etmeyeceğiz. Oynadığımız her müsabakada topyekûn savaşacağız; bu kulübü ayakta tutabilmek için her müsabakadan gerekli olan ne kadar puan varsa toplamaya çalışacağız.

Bunun için defalarca söylediğim gibi, tüm camianın kenetlenmesi gerekmektedir. Taraftarın tribünde olması şarttır. Altay’ın var olma savaşında çok ciddi bir darbe aldık.

Eskişehirspor maçına öncesinde, ligin tüm müsabakaları için seferberlik ilan ediyoruz.

Bu mücadele, camia ve tribün olarak savaşılmadan kazanılamaz.

Büyük Altay’ın yaşaması için maddi, manevi ve tribün desteğine yoğun bir şekilde ihtiyaç vardır.

Takımımız, her zorlu koşula rağmen savaşıyor ve puanları topluyor. Ancak eksi puanlar gelmeye devam ederse;

Beş sezondur oyuncu kaybeden ve transfer yasağı bulunan takımımız bu yükü taşıyamaz.

Bu zorlu şartlarda takımımızı yaşatmak ve güçlü kılmak zorundayız.

Tekrar söylüyorum: Herkes elini taşın altına koymalı ve savaşmalıdır. Altay’ın amatör liglere gitmemesi ve yok olmaması için bu bir çağrıdır.

“Tamam mı, devam mı?” sorusuna sadece bizler değil, tüm camia karar verecektir.

Bizler ekip olarak olabilecek en güçlü şekilde sahadayız ve en güçlü şekilde savaşmaya devam ediyoruz.

Ancak bu ağır tabloda, bu ağır savaştan camia ve tribün desteği olmadan ayakta çıkarak kurtulmak çok zordur.

Başka Altay yok!

Saygılarımla. Dedi.

Kerim Küçük.