Parayı ödedik, geleceği iptal ettik!

9 Eylül TV YouTube Kanalı Spor Servisi programı Bu Haftanın Konuğu PRO Lisans Teknik Direktörü, TFF Akademi Yapılanma eski Sorumlusu, futbol insanı Ümit Turmuş oldu.

Ümit Turmuş: ‘’Trendyol Süper Ligimiz “Emekliler Ligi”ne döndü, altyapıdan çıkan oyuncu oranımız yüzde 3.9 ile dünya sonuncusu olduk, TFF’nin milyonlarca Euro ödeyip rafa kaldırdığı DoublePass projesi de 2032 Avrupa Şampiyonası öncesi Türk futboluna darbe vurdu’’ ‘’Türk futbolu artık kendini tanımaktan çok uzakta’’ ‘’İzmir’in futbol kültürüne de bir parantez açmamız lazım. Geçmişte benimde teknik adam olarak çalıştırdığım Altay, Göztepe, Karşıyaka her maçta altyapıdan en az 3-5 oyuncuyla sahaya çıkardı. Rekabetin anahtarı da buydu zaten. Bugün ise “devşirme” ve “paraya dayalı” aidiyet duygusunun yok olduğu bir ortamdayız. Detaylara devam edelim, Trendyol Süper Ligi, 28.1 yaş ortalaması ile dünyada en kötü 13. sırada yer alıyor. Ligimiz yaşlı, yorgun ve geleceksiz. Yine ligimizde yabancı oyuncuların 90 dakika aldığı süre ise ortalama 75 dakika. Bu oranla, (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hariç) dünyada en kötü durumdaki ülkeyiz. Türkiye’de altyapıdan gelen oyuncuların oynama oranı ise sadece yüzde 3.9. Bu oranla da dünyada sonuncuyuz..’’ ‘’Önce DoublePass Nedir? Onu açıklayayım.Belçika Brüksel Üniversitesi bünyesinde kurulan, FIFA ve UEFA ile çalışan, kulüplerin altyapılarını standartlaştıran, denetleyen ve geliştiren uluslararası bir organizasyon. Almanya’nın futbol devriminde kullandığı “yıldızlama sistemi”nin mimarı. Benim Trendyol Süper Lig Akademi Yapılanma Sorumlusu olarak görev yaptığım dönemde, bu firma ile 4 yıllık bir anlaşma yapılmıştı. Proje kapsamında, Süper Lig kulüplerinin akademileri denetlendi, standartlar getirildi (3 çim saha zorunluluğu, tesis kalitesi vb.) 15 farklı ülkeden 55 uzman Türkiye’ye geldi. Akademi direktörleri ve antrenörler eğitildi. Devasa bilgi arşivi oluşturuldu. Ama TFF yönetiminin değişmesiyle Türk futbolunun kurtuluşu olabilecek proje bir şekilde rafa kaldırıldı.’’ “Sürpriz bir şekilde TFF yönetimi değişince o iş kaldı. DoublePass şirketi ile 4 yıllık anlaşma yapılmıştı, son 2 yıla girmiştik. TFF bünyesinde sorumlusu da bendim. Ve hemen uyardım, ‘Bakın bu bilgileri biz arşivliyoruz, ileride TFF olarak bu eğitimi biz vereceğiz. Parası ödenmiş uluslararası bir anlaşma ve tazminatı da var. Bari hizmeti alalım’ dedim. Ama ‘Gerek yok’ dediler. Şu anda TFF, kalan 2 yılın parasını ödemiş olmasına rağmen hizmet almıyor. Parası ödenen eğitimi çöpe attık. Çok yazık.” ‘’Geçmişte Türkiye, 14 TFF bölgesi ve bir Avrupa bölgesi (Almanya merkezli) olmak üzere 15 bölgeye ayrılmıştı. Antrenörler sürekli tarama yapıyor, en yeteneklileri seçiyor ve bölge karmaları oluşturuyordu. Bu karmalar maç yapıyor, kulüpler bu havuzdan oyuncu seçiyordu. Biz dünya üçüncüsü olduğumuzda herkes ‘Nasıl yaptınız?’ diye sordu. Biz bu sistemi anlattık. Almanya bizi örnek aldı. Biz 14 bölgeyle yaparken onlar bölgeleri daraltıp üstüne 1.200 antrenör istihdam etti. Sonra gidip Dünya Şampiyonu oldular. Biz ne yaptık? Sistemi terk ettik, tasarruf adı altında antrenör sayısını azalttık, İzmir gibi devasa bir futbol havuzunda sadece 1-2 antrenör bıraktık. Koskoca Ege 1 antrenörle taranır mı? Kendi ayağımıza kurşun sıktık.’’ ‘’ Öncelikle, ‘ HAYIR’. Siyasetçiler ve bürokratlar bardağın dolu tarafını anlatıyor; yeni statlarımız var, yollarımız var diyorlar. Doğru, statlar yapıldı. Ama bu organizasyon sadece inşaat değil. İnsan kaynağı olarakta, önemli. 2032 projesi kapsamında TFF’ye sunduğum, Türkiye’nin genç sporcu nüfusunu harekete geçirecek proje kabul edilip sonra rafa kalktı. Önümüzde 6 yıl var. Şu an 12-13 yaşında olan çocuklar o gün sahada olacaklar. Ama biz onları eğitmiyoruz, onlara ulaşamıyoruz, Çok stadımız var ama gelecekte içinde oynatacağımız evlatlarımız olmayacak.’’ Yabancı Sınırı Değil, Yerli Teşviki: Yabancı sayısını yasaklarla sınırlamak yerine, kadroda “Yerli Oyuncu Bulundurma Zorunluluğu” (örneğin 21 kişilik kadroda 8 milli takıma uygun oyuncu) gibi kriterler getirilmeli. Yasaklar oyuncu fiyatlarını suni şekilde artırıyor. Okullar Futbol Federasyonu: TFF’nin U14 ve altı kategorileri Milli Eğitim’e devredilmeli. Okul sporları canlandırılmalı, beden eğitimi öğretmenleri sistemin ana parçası olmalı.TFF Bölge Sistemi Geri Gelmeli: 14 bölge yerine 25 bölgeye çıkılmalı İzmir Modeli:İzmir’in nüfusu ve potansiyeliyle her yıl 28 tane Süper Lig düzeyinde oyuncu üretmesi gerekiyor. Bu, doğru bir metodoloji ile mümkün. Göztepe Örneği: Göztepe’nin Mehmet Sepil ve Rasmus Ankersen ortaklığıyla kurduğu model, tünelin ucundaki ışık olarak gösteriliyor kurumsal yapının örnek alınması gerekiyor. “Bizim sorunumuz şu: İyi yaptığımız şeyleri aniden anlamsız bir şekilde terk ediyoruz. Bir sistem kuruyoruz, tam meyvesini alacakken yönetimler değişiyor, her şeyi yıkıp yeniden başlıyoruz. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışıyoruz. Oysa formül belli, dünya bunu yapıyor. Biz ise kendi kendimizi kandırıyoruz.” Dedi.

Kerim Küçük.

Kick boksta zirve İzmirli sporcuların oldu

Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Kick Boks Türkiye Şampiyonası’nda İzmir’i temsil eden sporcular damga vurdu. Tuana Erdoğan ile Azra Almina Özalp, Full Contact branşında takım müsabakalarında Türkiye şampiyonu unvanını kazandı.

Burdur’un ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Kick Boks Türkiye Şampiyonası’nda İzmir’i temsil eden sporcular önemli bir başarıya imza attı. Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri Tuana Erdoğan ile Azra Almina Özalp, Full Contact branşında takım karşılaşmalarında adını zirveye yazdırdı ve Türkiye şampiyonu oldu.

Kerim Küçük.

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı’dan sitem dolu açıklama

Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı X Hesabında sitem dolu açıklamalar yaptı.

Sevgili Büyük Altaylılar; Kulübümüzün var olma savaşındayız. Aslında bunu çok iyi biliyorsunuz. Fakat bazı müsabakalarda tribünleri doldururken, bazı müsabakalarda ise yokları oynuyoruz. Kulübün içerisindeki herkes, sizlerin “canı kadar çok sevdiğini” söylediği Altay için tabiri caizse hayatını erteliyor ya da riske ediyor. Futbolcularımız, teknik ekibimiz, çalışanlarımız ve yönetim… Fakat, gerek tribünde gerek sosyal medyada gerekse genel kurul üyeleri ve camia nezdinde adını koyamadığımız bir durgunluk var. Rahatlık mı? Umutsuzluk mu? Bilemiyorum. Kulübümüz, tarihinin en zor günlerinden geçiyor. Bu hafta müsabakamız pazar günü. Stadımız hazır, şartlar elverişli. Bu bağlamda baktığımızda, tüm tribünlerin dolması ve “Altay kümeye” diye haykıran hadsizlerin ve esamesi okunmayacak takımların, büyük bir coşkuyla o sahaya gömülmesi gerekiyor. Şu an için taraftarlarımızda bir hareketlilik göremiyorum. Bu, kulüp içinde de ihtiyacımız olan enerjiden mahrum kaldığımız anlamına geliyor. Ben Büyük Altay’ın sesi olarak konuşuyorum. Camiamıza soruyorum:
Şimdi değilse ne zaman? Büyük Altay için görev emri, görev vakti! Başka Altay Yok Saygılarımla. Altay Kulüp Başkanı Sinan Kanlı

Kerim Küçük.

Seyit Mehmet Özkan’ın çağrısı ile U13 Elit Gelişim Turnuvası başlıyor

Altınordu Kulüp Başkanı Seyit Mehmet Özkan’ın kulüp başkanlarına yaptığı çağrı ile genç futbolcular zorluk derecesi yüksek maçlar yapması amacıyla Altınordu Torbalı Metin Oktay Yerleşkesi’nde bir araya geliyor. Türkiye’nin önde gelen futbol kulüplerinin katılımıyla düzenlenecek olan U13 Elit Gelişim Turnuvası, Altınordu Torbalı Metin Oktay Yerleşkesi’nde 24-25-26 Ocak’da gerçekleştirilecek.

Altınordu, Misirli.com.tr F. Karagümrük, Fenerbahçe, Galatasaray, Göztepe ve Samsunspor U13 Katılacak. 3 günde 15 maçın yapılacağı turnuva: genç oyuncuların üst düzey rekabet ortamında maç deneyimi kazanmaları amacıyla gerçekleştirilecek. Organizasyon, sonuçtan bağımsız olarak oyuncu gelişimini merkeze alan yapısıyla Planladı.

Turnuva süresince takımlar, zorluk derecesi yüksek karşılaşmalarda mücadele edecek. U13 Elit Gelişim Turnuvası, altyapı futbolunda kaliteyi artırmayı ve kulüpler arası sportif etkileşimi güçlendirmeyi Hedefliyor.

Kerim Küçük.

Günün Yazısı:Bu Bir Maç Değil, Organize Alçaklıktır

Dün Arabica Coffee House Kadınlar 1.Lig A Grubu 17.Hafta Manisa’da oynanan Vestel Manisa BBSK–Endo Karşıyaka maçı, spor tarihine bir karşılaşma olarak değil, bir skandal olarak geçti. Maç sabahı alınan “taraftar yasağı” kararıyla başlayan garabet, ikinci sette Manisalı yöneticilerin sahaya inmesi, Karşıyaka yöneticilerine fiili saldırı girişimi ve salon içinden kadınlara atılan şişeler ile hoparlörden edilen küfürlerle tam anlamıyla bir rezalete dönüştü.

Burada hedef açık: Karşıyaka.

Sahaya giren yöneticiler, saldırıya yeltenen güruh, yayını kesen kulüp kanalı ve küfürlü anonslara göz yuman organizasyon… Bunların hiçbiri “anlık öfke” ya da “talihsiz olay” diye geçiştirilemez. Bu, organize bir kontrolsüzlük ve açık bir güvenlik zafiyetidir.

Türkiye Voleybol Federasyonu artık susamaz.

Eğer bir kulübün yöneticisi sahaya girip rakip takım yöneticisinin üzerine yürüyebiliyorsa,
eğer salonda küfür mikrofonla yayılabiliyorsa,
eğer yayın kesilerek gerçekler karartılmaya çalışılıyorsa,
ortada spor değil, sahipsizlik vardır.

Karşıyaka sahada mücadelesini verirken, saha dışında linç edilmesine göz yumulamaz. Bu olayın üzeri örtülürse, yarın başka bir salonda daha ağırının yaşanmasının önü açılır.

Federasyon derhal soruşturma başlatmalı, sorumlulara ağır yaptırımlar uygulamalıdır.

Aksi halde herkes şunu bilecek: Türkiye’de voleybolu kurallar değil, kaos yönetiyor.

Kaynak Mert Erboy Karşıyaka Haber Gazetesi

Kerim Küçük.

FIFA’dan Altay’a geçici nefes, tehlike sürüyor

TFF 3’üncü Lig 4’üncü Grup’ta mücadele eden Altay’da FIFA kaynaklı dosyalar nedeniyle kritik günler yaşanıyor. Noel tatili sayesinde ödemeler için kısa süreli nefes alan siyah-beyazlıları, anlaşma sağlanamazsa ağır puan silme ve küme düşme cezaları bekliyor.

TFF 3’üncü Lig 4’üncü Grup ekiplerinden Altay’da FIFA dosyalarıyla boğuşan yönetim noel tatili sayesinde ödemeler konusunda süre kazanıp derin bir nefes aldı. FIFA’nın 20 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında noel tatili olması nedeniyle oyunculara yapılması gereken ödemeleri 16 gün ötelediği ifade edildi. Altay bu sayede eski Polonyalı kalecisi Adam Stachowiak’a son ödeme tarihi olan 8 Ocak’ta ödeme yapmaktan kurtuldu.

İzmir temsilcisinin cuma gününe kadar Stachowiak’la anlaşamazsa FIFA’dan -6 puan silme cezası alacağı ifade edildi. Altay, son ödeme tarihi daha önce 15 Ocak olarak açıklanan Hollandalı Leandro Kappel, Fildişi Sahilli Serge Aka ve Brezilyalı William De Amorim’le ay sonuna kadar el sıkışmazsa -12 puan silme ve küme düşürülme cezalarıyla karşı karşıya kalacak. Yönetim kaynak arayışlarını sürdürüyor.

Kerim Küçük.

İzmir’de Spor Yöneticiliği Paneli yapıldı

İzmir Ekonomi Ünivesitesi’nde düzenlenen Spor Yöneticiliği programı kapsamında ‘Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar’ paneli büyük ilgi gördü. Organizasyonun ilk bölümüne Ak Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener ve Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil katıldı.

AKP İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu:“Spor yöneticiliği paneli bir vizyon örneği. Sporda daha başarılı günleri yakalama adına çok önemli bir misyonu ifade edecek. Bu projenin spor camiamız için ve İzmirimiz için hayırlı olmasını diliyorum” “Her sporcu için olimpiyatlarda başarı çok öneme sahip. Türkiye’nin olimpiyatlarda yürüyüşü yıllara dayanan süreç. Güçlü bir yönetim gerektiren, fedakarlıklar barındıran, sabırla taçlandırılacak bir spor. Tokyo, Türkiye için dönüm noktası. Burada yılların alın teri var, planlaması var. Madalyalar, başarılar anlamında dönüm noktası. Bunu Los Angeles’ta da taçlandıracağız” “Sporcu için ailesinin federasyonların ve hocaların emeği var. Olimpiyatları sadece madalyalarla ve skorlarla yorumlamak haksızlık olur. Bu bir süreç, bu süreci A’da Z’ye iyi tahlil etmemiz gerekiyor. Elbette fiziksel mücadele kıymetli. Elit sporcularla milimetrelerle, saliselerle ipi göğüsleme durumu var. Bu da bizim bilgiyi, datayı, sağlığı ve psikolojiyi iyi yönetmemizi gerektiriyor. Güçlü bir eş güdüm gerektiriyor” “Türkiye’nin tesis açısından Edirne’den Ardahan’a kadar güçlü bir ağı var. Sadece birkaç branşta değil, hemen hemen her branşta ön planla olacağız. Olimpiyatlarda önceden güreş vardı halter vardı. Şimdi, jimnastik var, atletizm var, yüzme var. Tokyo’da kıl payı kaçırdığımız madalyalar vardı. Tokyo’yu başlangıç değil geleceği müjdecisi olarak yorumluyorum. Sadece sporcuya antrenman programı verip ‘çalış, gel’ demek bizim tarzımız değil. Biz Tokyo’ya pandemide hazırladık. Sporcularımızın tüm ihtiyacını karşıladık. Ailelere misafir olduk, tesisleri kullandık, kendilerine her anlamda destek olduk.” Dedi.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener:“Çocuklarımızın ve gençlerimizin sahada hangi koşullarda yer aldığı önemli. Türkiye olarak genç nüfus anlamında avantajlıyız, Avrupa’dan daha avantajlıyız. Ülkemizde 15 ve 24 yaş arası 12,7 milyon genç var. Bu futbol için çok büyük potansiyel. Potansiyel tek başına yeterli olmuyor, önemli olan bu potansiyelin ne kadar nitelikli ve sürdürülebilir futbol oynadığı. Ülkemizde 466 bin lisanslı futbolcu görünüyor. Nüfus ve futbol oynama süresi gözüktüğünde geniş bir katılım var. Bu katılımın niteliği ve devamlılığı ise halen sorun. 15 milyon çocuk ve genç teorik olarak futbolla temas edebilecek durumda” “Mesele futbola ilgi duyan çocuklar bulmak değil, mesele çocuklarımızı 12-13 yaşlarda oyuna sokup 18 yaşına kadar oyunun içinde tutabilmek. Futbolda üst düzey ülkelere baktığımızda genç oyuncular oyunu erken yaşta öğreniyor ve en önemlisi uzun süre oynuyor. Bizde futbol başlama yaşında skor baskısına giriliyor. Genç yaşlar için şampiyonluk önemli olmamalı, geleceğin sporcularını yetiştirmek ön palana çıkmalı. Gençlerimiz daha fazla maç yapmalı, daha fazla deneyim kazanmaları. Türkiye’nin sorunu yetenek eksikliği değil, sorun yeteneğin sistemli bir şekilde gelişecek yapının eksikliği” Dedi.

Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil:“Spor yöneticisi yetirmede en büyük ihtiyaç duyan kulüp Göztepe. Futbol bir yere oturdu. Futbolda sadece başkanları ya da teknik direktörleri konuşuyoruz. Asıl olan o mutfağı hazırlayan, çok ciddi bir emek üreten ekibin var olması. Türkiye’de ciddi bir spor yöneticisi açığı var. Bunu üniversite işbirliği ile yapmak çok önemli, bu bir örnek yaratacak. Çünkü spor yöneticisine ihtiyaç var. Futbolcu emekli oluyor daha sonra ne yapabilir diye bakıyoruz. Türkiye’de ya spor yorumcusu oluyor ya da teknik direktör oluyor. Biz bu insanlardan değişik şekilde yararlanabiliriz” “Ben başkanlığa futbolla başladım. Ortaklık yapısını 3 yıl önce kurdum. 9 yıllık tecrübem var. Kulüpler Birliği başkanlığı yaptım. Bu tecrübelerimi olimpik branşlara nasıl yansıtırım diye düşündüm. Cimnastikte madalya kazanmak çok zor. Çok yarışmacı bir dal cimnastik ama orda bir sporcumuz Ferhat Arıcan bu başarıları kazandı. Biz bunu cimnastikte yapabilirsek biz her branşta yapabiliriz diye düşündük. Türkiye Cimnastik Federasyonu da çok doğru adımlar attı. Yılların emeğini Ferhat Arıcan üzerinden fark ettik” “Futbolda harcanan paralar Avrupa çapındaki takımlar seviyesinde. Bu harcanan paranın karşılığını alıyor muyuz alamıyoruz. 20 sene önce Galatasaray bir başarı kazandı ve bir daha bu yenilenmedi. Demek ki bir şeyleri doğru yapamıyoruz. Üst düzeyde yapılan yarışmalar için devlet ve belediyeler inanılmaz tesisler yaptı. Türkiye’deki stat sayısı Avrupa’nın çok ilerisinde. Tesis konusu ise tartışılır. Şehir planlarında spor tesisleri için yerler ayrılmamış. Futboldaki esas sorun kulüplerde. Yabancı yatırımcının ilgisini çekebilecek yapı yok. İstanbul kulüplerine nasıl yatırım yapsın yabancı. Sürekli yapı değişiyor. Sürekli başkan değişiyor. Avrupa’ya bakın, Bulgaristan’da bile 3-5 takım yabancı yatırımcı çekmiş İtalya’da 20 takımın 11’i yabancı. Inter’in yatırımcısı Çinli, Milan’ın ABD’li. Inter’i Çin’e mi taşıdı. Biz de bakış açısı da değişmeli. İzmir’den bir takım aldığınızda bu takımı İzmir’den taşıyamazsınız. Türk yatırımcıların gelmesi zor.” Dedi.

Kerim Küçük.

Günün Yazısı:KİMLER SATMIŞ BU MAÇLARI?

Şu günler…
Güzel Türkiye’mizde…
Bi’türlü..
İçinden çıkamadığımız “bahis” ve “kumar” skandalı ile çalkalanıyor…
Bitecek gibi değil…
Nitekim…
“Dede Korkut Masalları” gibi uzayıp gidiyor…

Geçmiş zaman gibi gelse de hepimize…
Arka arkaya yaşanan şok olaylar…
Dünya medyasında bile…

“Allah, Allah neler oluyor Türkiye futbol liglerinde?”

Dedirtecek kadar “ciddi gelişmeler” yaşanıyordu…
…Ve, yine her şey…
2025 yılının ilk aylarında başladı…

Sonra…
Bi’de baktık ki geriye!
Türkiye futbol liglerinde görev alan…
571 hakemden 371’inin bahis hesabının olduğu…
152’sinin bahis oynadığı iddia edilmeye başlandı…
Alın size bir rekor!
Aradan azıcık zaman geçti ve…

Bahis hesabı olan 371 hakemden 152 hakemin futbol maçlarına aktif olarak bahis oynadığı tespit edildi…

Skandallar zincirine…
Bir garip olay daha takıldı…
Geçen yıl…
Esenyurt’ta düzenlenen mitingde…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel…
Bir Süper Lig maçında…
Göztepe oyuncusuna gösterilen kırmızı kartın…
“Haksız bir şekilde” verildiğini…
Ve bunun bahis ile bağlantılı olduğunu ve dahi…
Aynı gün Kuzey Kıbrıs’tan…
Kırmızı kart için 5,5 milyon Türk Lirası bahis oynandığını iddia etti…
Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı…
31 Ekim 2025 tarihinde…
Maçla ilgili yasadışı bahis ve olası maç manipülasyonu iddiaları hakkında resmen soruşturma başlattığını açıkladı…

Yeni yılın (2026) ilk günlerinde…
Kısa adı (PFDK) olan Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu…
Teknik direktör ve gözlemcilerin de aralarında bulunduğu…
Bahis oynayan 153 ismin cezasını duyurdu…
Ortalık yangın yerine döndü!

O günlerde…
Atatürk’ün…
1937’de (89 yıl önce) dile getirdiği unutulmaz o veciz söz…
Adata ete / kemiğe büründü:

“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim…”

Yani, demek istemiş ki, Gazi Mustafa Kemal:

“Sahada sergilediğiniz sadece fiziksel başarı değil, aynı zamanda ahlaki değerlerin de önemli olduğunu vurgular…” (Sanki bugünleri tahmin etmiş gibi…)

Ve, bu millet biliyor ki…
Atatürk, sporun toplum için ne kadar önemli olduğunu fark etmiş ve bu alanda birçok yeniliğe imza atmıştı…

Bu kulaklara küpe özlü sözün…
Hayata geçmiş, yanakları kızartan bir örneği var…
Gülmemek elde değil…
Olay, Bursa’da yaşanıyor…
Gençlerden biri anlatıyor:

“Halı sahada maç yaptık; evlere dağılmak için minibüse binecektik… Yolun karşı tarafına geçmemiz gerekiyordu… Tam yolu yarılamıştık ki, oradan geçen bir trafik ekibi, megafonla bangır bangır bize seslendi: (Ben sporcunun zeki, çevik ve de üst geçitten geçenini severim!) demez mi? Nasıl bir rezil olmaktı o, anlatamam yaşamak gerek!”

Cevabı en çok merak edilen soru şu: “Futbolda şikenin cezası nedir?”

Madde 11, diyor ki: “Bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır… Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır…”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN:
“BAHİS VE KUMARIN KÖKÜNÜ KURUTACAĞIZ!”

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan…
Sanal bahis ve kumar sorununun kökünü kazımak için…
Kapsamlı bir eylem planını uygulamaya aldıklarını açıkladı ve duygularını şöyle seslendirdi:

“Gençlerimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz… Bunun için gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine, gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var…”

Yıllar öncesinden kalma…
Yaşanmış ve belki de…
Türk Futbol Tarihi’nin en ilginç “şike” olayı ile…
Bitiriyoruz…

1963-64 sezonu…
Milli Ligin son haftası yürekleri yerinden oynatıyor!
Kasımpaşa ve Beyoğluspor’un düşmesi kesin…
Beykoz da maçlarını tamamlamış ve 27 puanda kalmış…
24 puana sahip İzmir’in Karşıyaka takımı ise…
İzmir’de oynayacağı maçlarda “dört puan” aldığı takdirde ligde kalacak, Beykoz ise düşecektir…
Nitekim Kaf – Kaf, 23 Mayıs Cumartesi günü Kasımpaşa’yı 4-0…
24 Mayıs Pazar günü de Gençlerbirliği’ni 2-0 yener; 28 puan ceptedir…
Böylece Milli Lig’den düşen üçüncü takım Beykoz olur…
Karşıyaka camiası bayram sevinci yaşar…

Ne var ki…
Birkaç gün sonra futbol camiası ilk kez baba bir “şok” yaşar!
İstanbul medyası…
Bazı Kasımpaşalı futbolcuların…
Karşıyaka kulübünden “para aldığı haberi” gazetelerde manşet olur…
Federasyon sürpriz olaya el koyar…
Birkaç gün sonra…
Ortalık “kaynayan kazan”a döner…
Hatta…
Öyle ki…
O günlerin Karşıyaka kulübü umumi kaptanı Melih Yücel…
Kaf – Kaf’ı “karalama”ya çalışanlara şöyle cevap verir:

“Ben veya bir idareci arkadaşım hangi rakibe yenilsin diye 5 kuruş teklif etmişiz? İşte buna cevap verecek bir kişi çıkarsa, şahsen ben bütün servetimi kendisine vermeye ve Karşıyaka kulübünü elimle ikinci kümeye düşürmeye hazırım…”

Belki inanmayacaksınız ama…
60’lı yılların ceza kanunlarında…
Şike için para almayı cezalandıracak bir madde yoktu!

Yaklaşık bir ay süren soruşturma sonunda…
İlk karar açıklanır ve…
15 Kasımpaşalı futbolcuya toplam 31 yıl ceza verilir…
Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü Ceza Kurulu ise…
“Karşıyaka Kulübü hakkında ceza tayinine yer olmadığına” karar verir…

Aradan iki sezon geçer…
Karşıyaka İkinci Lig’de oynamaktadır…
Kulübün yeniden Birinci Lig’e alınacağına dair söylentiler artar…
Sonunda…
Takvimler “29 Mart 1966”yı gösterirken…
Karar açıklanır ve federasyonun ligden düşürme kararı iptal edilir… İptalin gerekçesi, Karşıyaka – Kasımpaşa maçı hakem ve müşahit raporlarında şikeden bahsedilmemesi olarak tarihe geçer!..
Böylece Karşıyaka…
Federasyon kararıyla düştüğü lige…
Danıştay kararıyla geri döner…
Ertesi sezon lig 17 takımla oynanır…
Kasımpaşalı futbolcuların cezası ise…
1964 Eylül’ünde çıkarılan sporculara af kanunuyla hafifletilir ve…
En ağır ceza alanların hak mahrumiyeti birkaç aya indirilir…

Görüyor musunuz?
“Şike” deyince…
Neler olmuş neler yaşanmış “61 yıl önce” İzmir’de…

Nokta…

Hamiş: Futbolda şikenin cezası nedir? MADDE 11 – (1) Bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç ve menfaat temin eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır… Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır… (Nisan 2025)

Sonsöz: “Rıdvan Dilmen bir Galatasaray-Fenerbahçe maçında benden kendilerine yenilmemizi istedi… Ben de puan durumumuz iyi olduğu için kabul ettim… / Tanju Çolak – Bir zamanların yıldız futbolcusu…”

Kaynak Mehmet Karabel Son Mühür

Kerim Küçük.

Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen:İstediğimiz oyuncuları kadromuza kattık

Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen:”Sezonun ilk yarısı harikaydı. Puan tablosunda dördüncü sıradayız. Takım, ara dönemde iyi bir hazırlık süreci geçirdi. İstediğimiz yeni oyuncuları kadromuza kattık ve en yüksek verimi almak için onları sezonun başında takıma dahil ettik. Bence sezonun ikinci yarısı için saldırmaya hazırız. Ortak bir hedefimiz var; Avrupa’ya gitme hakkını kazanmak için mücadele edeceğiz. Kolay olmayacak. Yolda bazı engellerle karşılaşacağız. Önemli olan, sezonun ikinci bölümüne, son birkaç yıldır hissettiğimiz ve gösterdiğimiz birliktelik ruhuyla başlamamız. Birlikte pek çok önemli anı paylaştık. Uzun yıllardan sonra ilk kupa yarı finalinden, Romulo’nun satışına kadar… Göztepe’yi gerçekten saygı duyulan ve güvenebileceğiniz bir kulüp haline getirmek için çalıştık. Ama gerçekten aklıma gelen kişisel bir dönüm noktası, geçen sezon kazanmadan geçtiğimiz 11 maç ve o zorlu dönemde taraftarlar, oyuncular ve teknik ekip arasında hissettiğim birliktelik ruhudur. O birliktelik, başarının anahtarı olacak. Tüm Göztepe taraftarlarına sesleniyorum: Sezonun ikinci bölümüne bu birliktelik ruhuyla saldırın! Çünkü bunu yaparsak, istediğimiz hedeflere ulaşma konusunda çok güçlü bir şansımızın olacağını düşünüyorum. Herkese bol şans diliyorum ve Yarın akşamı stadyumda sizi görmeyi dört gözle bekliyorum” Dedi.

Kerim Küçük.

EBBL Sürpriz Gelişme Yaşandı

EBBL Demir Amiraller Katılma Kararı Asimcan Akyürek Ve Demir Amiraller Instagram Story Hayaller Gerçeğe Dönüşüyor Sözler Duyurdu.

Kerim Küçük.