Aygün Cicibaş’tan Karşıyaka’da gündem yaratacak açıklamalar:“Artık yeter”

Karşıyaka Eski Kulüp Başkanı Aygün Cicibaş görev yaptığı döneme ve kulübün geçmişten bugüne yaşadığı sürece ilişkin Son Mühür’e özel açıklamalarda bulundu.

Karşıyaka Eski Kulüp Başkanı Aygün Cicibaş:“Karşıyaka Spor Kulübü Başkanlığını ben istemedim. Bu görev bize Divan tarafından geldi. Yıllardır Karşıyaka’da birçok başkan ve yönetim, bir önceki dönemle kavga ederek; intikam, siyasi beklentiler veya ekonomik çıkarlar üzerinden göreve geldi. Bu anlayış özellikle 2000’li yılların başından itibaren kulübün içerisine giderek yerleşti. Biz göreve geldiğimiz ilk günden itibaren hiçbir personele ‘eski yönetimin adamı’ demedik. Ahlaki, hukuki veya ciddi kişisel bir problem olmadığı sürece kimsenin iş akdini feshetmedik. İnsanları geçmişte kiminle çalıştığına göre değil, yaptığı işe göre değerlendirdik” “Göreve geldiğimizde önümüzde büyük bir borç yükü ve yürütülmesi gereken sayısız iş vardı. Herkese açıkça çağrı yaptık: ‘Biz yetemeyebiliriz. Gelin, görevi devretmeye hazırız’ Ama kimse gelmedi. Sözler verildi, önemli bir kısmı gerçekleşmedi. Önceki dönemlerden kalan FIBA ve TBF borçları, şahsi alacaklar, şirket alacakları ve kulübün günlük hayatını devam ettirebilmesi için karşılanması gereken yükümlülükler vardı. Bunlar hangi yönetim göreve gelirse gelsin karşısına çıkacak sorunlardı. Sınırlı kaynaklarla, doğru veya yanlış kararlar vererek takımların sahaya çıkmasını ve kulübün hayatına devam etmesini sağlamaya çalıştık” “Sponsorluk anlaşmaları yaptık. Kulübün bazı kişi ve şirketlere olan borçlarını sponsorluk anlaşmalarına dönüştürerek, kulüp üzerinde yıllardır devam eden kişi ve şirket alacaklarını azaltmaya çalıştık. Evet, bu yöntemle borç kişi ve şirketlerden alınıp kulübün sponsorluk yükümlülüğüne dönüştü. Ancak mevcut borçların önemli bir bölümü azaltılırken kulübün üzerine KDV gibi vergisel yükler de doğdu. Peki bugün bizi sorgulayanlara soruyorum: Bu kulüp geçmişte kişilerin yaptığı hatalar, kişisel hırslar ve yanlış kararlar nedeniyle milyonlarca dolar ana para ve faiz ödemedi mi?” “Yıllarca alacaklarına karşılık sözleşmeler, localar, courtside ve VIP biletler verilmedi mi? Avukatlık ücretleriyle ciddi paralar kazananlar olmadı mı? Karşıyaka’ya yardım etmek isteyen destekçilerin verdiği paraları kendi alacağı gibi gösterenler olmadı mı? Kulübe verdiği desteğin 1 TL’sine kadar geri alan yüzlerce yönetici olmadı mı? Bütün bunlar yaşanırken, aranızdan gelen sıradan bir insanı; bu görevi istemeden kabul eden ve Karşıyaka Spor Kulübü’nü güvenli bir limana yanaştırabilmek için elinden gelen mücadeleyi veren bir yönetimi mi bütün yaşananların tek sorumlusu ilan edeceksiniz?” “Hatalarımız olmuş olabilir. Yanlış kararlarımız olmuş olabilir. Ama bunların hiçbiri kişisel çıkar için yapılmadı. Kimseyi hataları nedeniyle linç etmedik. Kimseden tehditle para istemedik. Kimseyi kaçırtmadık. Kimseye sosyal medya üzerinden savaş açmadık. Başkasının maddi desteğini kendi desteğimizmiş gibi göstermedik. Fotoğraflarda boy boy poz verip başkalarının yaptıklarını kendimize mal etmedik. Geçmiş yönetimlerin hatalarını kullanarak kendimize siyasi, ekonomik veya sosyal bir çıkar sağlamaya çalışmadık. Ama artık yeter” “Bu sosyal medya iğrençliği nedir? Aslı astarı olmayan haberler, ithamlar, suçlamalar… Kulüp hesabı dışında hiçbir hesabı kullanmayan; doğru veya yanlış kararları olsa da kişisel çıkar gözetmeden elinden geleni yapan insanların sürekli hedef gösterilmesi kabul edilemez. Bizim aramızda siyasi kariyer peşinde koşan insanlar yoktu. İmar beklentisi olanlar yoktu. Emlak üzerinden çıkar peşinde koşanlar yoktu. Belediyelerden veya başka kurumlardan ruhsat, imar ya da başka kişisel beklentileri olanlar yoktu” Dedi.

Kerim Küçük.