CANLISPOR U14 Teknik Direktörü Ersin SARI Tek Tek Anlattı.

”Pandemi süreci bir çok oyuncuyu kötü anlamda etkiledi. Çocuklarda Fiziksel ve mental sıkıntılara sebep oldu. Düzensiz beslenme ve PC-telefon oyunları bağımlılığı gibi sorunlarımız olmaya başladı. Bizim takımımızın tesis problemi olmadığı için hafta da 3 gün antrenman yaparak bu süreci geçtik. Yasakların kalkması ile de maç yoğunluğunu arttırarak sporcuların form tutmasını sağladık.”
”Ne yazık ki akademi liglerine 2. Ve 3.lig takımlarını almamaları sebebiyle İzmir ASKF ligine katılmak zorunda kaldık.
Bir çok takımın pandemi sürecinden olumsuz etkilendiği çok bariz şekilde ortadaydı. Bazı maçlar da rakipler çok zayıf ve çoğu maçta da futbol kalitesi çok düşüktü. Özellikle Play-OFF grup ve eleme maçları ile beraber mücadele gücü yüksek heyecanlı maçlar oynadık. Bazı maçlar oyun kalitemiz düşük ve bazı maçlarda da çok iyiyidi. Sonunda şampiyon olduk.2 yıllık sıkı çalışmamızın karşılığını aldık. Tüm veli ve sporcularım hak ettiği bir şampiyonluğu yaşamış olduk. Tabi burada alt yapı yönetimimizin bizi maddi manevi desteği hiç eksik olmadı, onlarında emeği çok.”
”TV ye çıkan ve futbol yorumlayan herkes “Kalite Antrenör yok bu yüzden Türk Futbolu gelişmiyor” tarzından konuşmaktadır. Türk futbolunun 1 numaralı sorununun Tesis olduğunu düşünüyorum. Yeterli sayıda Antrenman sahası yok. İzmir takımları bu sıkıntıyı bariz şekilde yaşıyor. Aynı saha da 2 takım çalışıyor ve haftanın belli günlerinde.1 saat 15 dk süre içerisinde antrenör den futbol adına her şeyi yapmasını bekliyor ve sonra da acımasızca eleştiriyoruz. Türk futbolunun en büyük sorunu tesisleşmedir. Son 10 yılda Stat yatırımı yerine tesis yatırımı yapılsaydı bu yatırımın meyvelerini 10 yıl sonunda almaya başlamıştık. TFF‘nin bile İzmir de hiç bir yatırımı yok. TFF’ nin İzmir’ e yapabileceği tesis yatırımı (Antrenman sahaları ve Eğitim merkezi) şu an için kısa vadede İzmir futbolu için kurtuluş gibi duruyor. Tabi TFF böyle bir yatırım yapmayacaktır.
Altyapılarda tesis ve malzeme sorunu çok büyük. Ayrıca okul çıkış saatleri takımları çok zorlamakta. Bütün takımlar 18:00 den sonra antrenman yapmak zorunda kalıyor ve Sahalar yetersiz. Bu şartlarda gelişim beklemek büyük bir hayalden öteye geçemiyor. İşimiz şansa kalıyor. Amatör futbola sırtını dönmüş bir yapı var ne yazık ki. Bu anlayışla Türk Futbolu borç batağına ve başarısızlığa mahkum olacaktır. Anlık başarılarla kendimizi kandırmaya devam edeceğiz. Belediyeler daha çok tesis yapmalı. Şu an için Altyapıların kurtuluşu Belediyelerin tesisleşmeye yardımcı olması gibi duruyor. Amatör altyapıların buna çok ihtiyacı var. Malzeme desteği yapan belediyeler ve GSİM in katkısı da yetersiz ne yazık ki. En uygun top 300 TL den başlıyor. Biraz da dayanıklı olsun dersen 500 TL,20 top 10000 TL. Ayrıca TFF ‘nin Oynatmadığı yaş kategorileri var. Bu sene U13-U15,U17 kategorileri oynanmadı. Seneye bu uygulama devam ederse Türk futbolunun dibine dinamit koymuş olacağız. Pandemi ile dibi gören amatör ve altyapı futbolunu tekrar ayağa kaldırmak için daha fazla antrenman ve maç yaparak açığı kapatmamız gerekmektedir.“
“Daha fazla antrenman ve maç yapmamız gerekiyor. Pandeminin olumsuz etkilerini aşmak ve gelişimi devam ettirmek en büyük amacımız. Umarım ülke futbolunu yönetenler bu konuda sorumluluk almaktan kaçınmaz ve alt yapı antrenörlerinin işlerini kolaylaştıracak ,gelişimin önünü açacak kararlara imza atarlar.
Pembe bir tablo çizmek isterdim ama gerçekleri söylemek gerekir diye düşünüyorum. Asgari ücrete çalışan ve kendini geliştirmek isteyen antrenörler çok fazla. Antrenör kurs ücretleri uçuk rakamlar. Önümüzdeki yıl UEFA A lisansın 60.000 TL olacağı söyleniyor.5000 TL maaş alan bir antrenörün kazancı ancak kurs ücreti ne yetiyor. Daha sağlık raporu ve seyahat ücretleri vs var. Bu antrenör ailesini de geçindirmek zorunda. Bu şartlarda gelişim beklemek hayalcilikten başka bir şey değil. Zaten tesis yetersiz, malzeme eksik ve hep başarı bekleniyor. Ayrıca alt yapı hocaları için en büyük sıkıntılardan biride veli yaklaşımları. Ne yazık ki Ülke de ki veli profilimiz ;çocuğunun oynaması üzerinden yorum yapan ve mutlu olan ailelerden kurulu. Çocuğun gelişimi veya takımın başarısı önemli değil, çocuk oynadıysa her şey güzel yaklaşımından kurtaramıyoruz velilerimizi. Çocuk oynadıysa Hoca iyi takım iyi. Çocuk oynamadıysa Hoca kötü takım kötü. Velilerin büyük kısmı bu tarz düşünmekte. Sporcuların eğitimi kadar velilerimizin de bilinçlenmesi en büyük sorunlarmızdan. Özet olarak Türk futbolunda ki sorunlar yazarak bitmez. Bizler sorunları bahane ederek değil çalışarak üstesinden geleceğiz. Atatürk ‘ün dediği gibi “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur”. Yeter ki daha fazla imkan verilsin. Bu ülke de başarılı olacak çok antrenör ve çocuk mevcuttur.”

Kerim Küçük.