Büyük İddia İzmir Futboluna Bomba Düşecek

İz Televizyonu Z Raporu Gizem Taban Menemen Eski Belediye Başkanı Tahir Şahin Konuk Oldu. Tahir Şahin:“Menemenspor’da ne olmuş? Menemenspor’da 2018 yılında bir kongre olmuş, sonrasında 2019 yılının mayıs ayında şirketleşme ile ilgili kongre olmuş. Bu kongreler sürecinde 2019 yerel seçimleri gelmiş, 2019 yerel seçimlerinde ben belediye başkanlığını bırakmışım, Serdar Aksoy belediye başkanlığına gelmiş. O süreçten sonra Menemen Belediyesi’nden, Serdar Aksoy vesilesiyle Menemenspor’a ciddi baskılar gelmeye başlamış; ‘Menemenspor’u Tahir Şahin’den alalım, Tahir Şahin’i siyasetten de spordan da silelim’ anlayışla yola çıkış var. O çıkışlarda ne yazık ki o baskılarla 60 üyenin imzasıyla olağanüstü genel kurul istediler.  Biz de 2019’un mayıs ayında olağanüstü genel kurul yaptık. Sonrasında, Serdar Aksoy ve yandaşları tarafından durmadan baskıyla karşılaştık. Bu süreçte 2 genel kurulumuz olmuş, hem 2018 hem 2019’daki genel kurul iptal olmuş. Bu iki genel kurul da çok komik gerekçelerle iptal olmuş. Mesela oylama yapıyorsunuz, ‘kabul edenler’ diyorsunuz, ‘kabul etmeyenler’ diyorsunuz, kabul edenler 70 kişi varsa kabul etmeyenler de 2 kişiyse o geçerlidir. Herhangi bir sayı saymak aklımızın ucundan bile geçmez. İki genel kurulda da böyle olmuş. 2019’daki genel kurulda 175 evet oyuna karşılık 2 hayır oyu var fakat iki genel kurulda da oy çokluğuyla dediğimiz için… Bununla ilgili mahkemeye sunulmuş videolar var. Ancak burada Yargıtay’ın kararları var; ‘oy çokluğuyla’ demeyeceğiz, ‘2 ret, 175 evet’ dememiz, yani rakamla yazılması gerekirmiş. Bundan dolayı 2 genel kurul da iptal oldu. Yani Deniz Hanım’ın dediği gibi ‘hileyle, hurdayla’ iptal olmuş genel kurul kararları yok, teknik hatalarla iptal olmuş. Deniz Hanım bunu zafer kazanmış gibi kamuoyuyla paylaşıyor. Kamuoyuyla paylaşırken de işi biraz siyasallaştırıyor. Bize diyor ya, ‘AK Partililerle iş birliği yaptınız’ diye… Hiç alakası yok. Bizim AK Partililerle ilişki içerisinde olmamız zaten mümkün değil. Ama esas kendisi AK Partililerle ilişki içerisinde… İki genel kurulu iptal ettirdikten hemen sonra, bize karşı olan insanlarla birlikte bir basın toplantısı yapıyorlar. Yirmi yıl belediye başkanlığı yapmışız, elbette bize karşı olan insanlar olacaktır, bir şey istemiştir olmayacak bir şeydir, yapmamışızdır”
“Deniz Hanım’a bakalım… Fikret Uzun doğal olarak basın açıklamasına olmalı ancak Fikret Uzun’un o toplantıda yanındaki Arif Kuran, AK Parti İlçe eski Başkanı… Yanındaki de Avukat Deniz Karakurt… Deniz Hanım, ‘Ben bu davanın sadece avukatlığını üstlendim’ diyor ya, hayır! Siz bu davanın sadece avukatlığını yapmadınız. AK Parti İlçe eski Başkanı ile birlikte, ‘Tahir Şahin’i nasıl alt ederim’ anlayışıyla hareket ettiniz. Ben bunu bilgi ve belgeyle ortaya koyuyorum. Bir avukat, bir dosyaya eğer gerçekten avukat olarak asıldıysa, burada AK Parti eski İlçe Başkanı ile ne işi var? Bu, AK Parti İlçe eski başkanı ile iş birliği içinde olduğunun çok net göstergesidir. Kimse böyle tatlı su kurnazlığı yapmayacak! Kimse kusura bakmasın. Bu süreçlerde başka ne oldu? Biz 13 Mart 2021’de de kongre yaptık. O kongrede şirketleşme kararı aldık. Şirketleşme kararı nedir? Şirketleşme kararı; o spor kulübü derneğinin, herhangi bir yarışmacı grubunun o şirkete yarışmacı haklarını devretmesidir. Herkes, ‘Menemenspor satıldı’ anlayışını yaymaya çalışıyor ama Menemenspor satılmadı. Nesi satılmış? Tribünler orada duruyor! Tahir Şahin yaptı! Tesisler orada duruyor. Hiçbir şey satılmamış, yarışmacı hakları devredilmiş. Biz 13 Mart 2021’de yaptığımız kongrede şöyle bir karar da aldık; Tahir Şahin’e ait olan şirketin yüzde 49 hissesini Menemenspor Kulübü Derneği’ne devretme kararı aldık. Ben kendi hissemi Menemenspor Kulübü Derneği’ne devretmek için karar alıyorum, devredeceğim. Fakat hangi akla hizmetse, Deniz Karakurt ve Fikret Uzun mahkemeye gidiyor, ihtiyatlı tedbir aldırıyor. Ben kendi hissemi ücretsiz olarak Menemenspor Kulübü Derneği’ne devredeceğim, ona da engel oluyor. Bu nasıl bir anlayış! Para istemiyoruz, derneğe devredeceğiz ama ona da engel oluyor. İhtiyatlı tedbir kararları hem Federasyona hem de Dernekler Masasına yazılıyor. Dernekler Masası da Federasyon da ‘Biz bu işten bir şey anlamadık’ minvalinde cevap veriyor. Böyle bir ortamda ne yazık ki derneğe kendi hissemizi devredemiyoruz. İyi de ben ömür boyunca yöneticilik yapmayacağım ki! Deniz Karakurt, ‘Biz devir haklarını iptal ettirdik’ diyor. Hayır. Tahir Şahin, kendine ait olan hisseleri istediğine devredebilir. Derneğe devretmek istedik, müsaade etmediler, ihtiyatlı tedbir kararı aldılar. Ama ben de yöneticiliği bırakacağım. Üç yıldan bu yana kimse destek vermedi, hatta köstek olanlar oldu, kendi cebimden ciddi paralar harcadım ve artık spor yöneticiliğini bırakmak istiyorum. Ama devrettirmiyorlar. Bir taraftan devralmak istiyorlar ama nasıl? İyice yerin dibine batırarak… Bütün bunlar olurken 2 genel kurul iptal ve hemen kayyum davası açtılar, ‘Nasıl olsa kayyum gelecek, Tahir Şahin’i köşeye sıkıştırdık’ şeklinde bir düşünce içerisinde girdiler. Yedi maçımız vardı, kayyum davası açıldı, 7 maçtan bir galibiyet bile alamadık. Bir veya iki tane bile galibiyet alsaydık kümede kalacaktık. Futbol oynayan çocuklar hepsi 20-25 yaşlarında… ‘Ne olacak bizim halimiz’ demeye başladılar, kafaları karıştı. Yedi maçtan bir tane bile galibiyet alamadık ve takım küme düştü. Kayyum davası, takımı küme düşürdü. Bunun suçlusu da Deniz Karakurt ve Fikret Uzun’dan başkası değildir. Ben isteseydim 1 yıl önce de hisselerimi herhangi birine devredebilirdim. Ben bu konuyu belediye yetkililerine de getirdim, yanaşmadılar. Sorsanız ‘yanaştık’ diyorlar. Ben şirketleşme kararı aldığımız kongreyi yapmadan önce, gelin kongre yapacağız, Menemenspor’u konuşalım dediğimde kimse gelmedi. Menemen Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yapan Durmaz Bayraktar, orada… Yalan söyleyecek biri değil. Eğer ki, ‘Biz başkanla bu konuyu konuşmadık’ diyorsa, eyvallah deyip özür dilerim. Ben her yolu denemişim. Yöneticiliği de bırakacağım. O zaman birileri gelecek yapacak. Şu an güçlü bir grup geldi, güzel işler de yapıyor.”
“Çirkin oyunlar oynandı. Önce, ‘Tahir Şahin kulüpten rant sağlıyor’ anlayışını yaymaya çalıştılar. Onda da kısmen başarılı oldular. ‘Tahir Şahin kendi hesaplarına para aktarıyor’ diye gariban bir kardeşimizi Tahir Şahin’i Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet ettirdiler. Savcılık da tabi ki şikayeti değerlendirecek. Bir baktık ki bir akşamüstü 5 tane polis arkadaş geldi, ben de tesadüf kulüpteydim. Ne var ne yok, en ufak adisyon kağıdını dahi, 2013 yılına kadar bir kamyonet dolusu evrak götürdüler. Bizim hiçbir şeyden çekindiğimiz yoktu ancak insanız, bir operasyon yiyorsunuz ister istemez tedirginleşirsiniz. Savcılık mali suçlara yazı yazıyor, sonra bilirkişiye gidiyor. Çuval dolusu evrak… Bilirkişi raporu tertemiz… Bütün bunlar, Tahir Şahin’i yerle bir etme operasyonu… Bu, Deniz Karakurt tarafından yapılıyor ve bazı AK Partili arkadaşlar tarafından da yapılıyor. Esas iş birliği burada…”

Kerim Küçük.