İzmir spor kamuoyu, futbol dünyasında kartları yeniden karacak nitelikte bomba bir iddiayla çalkalanıyor. Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil’in, Türk futbolunun oyuncu fabrikası olarak kabul edilen Altınordu FK’yı satın almak üzere resmi temaslara başladığı ileri sürüldü.
İddialara göre İzmir’in iki köklü kulübü Göztepe ve Altınordu arasında perde arkasında çok kritik bir ortaklık ya da devir sürecinin yürütüldüğü iddiası yerel spor kulislerini hareketlendirdi. Edinilen bilgilere ve iddialara göre; Göztepe’yi Süper Lig’e taşıyan ve yabancı ortaklık (Sport Republic) modelinin mimarı olan Mehmet Sepil, altyapı ve kurumsallık anlamında Türkiye’nin markası olan Altınordu’yu satın almak üzere Seyit Mehmet Özkan yönetimiyle masaya oturdu.
Kulislerde konuşulan senaryoya göre Mehmet Sepil’in bu hamleyi, sadece Göztepe’nin geleceğini değil İzmir futbolunun altyapı ekosistemini tamamen domine etmek amacıyla yaptığı belirtiliyor. Altınordu’nun Torbalı’da ve Metin Oktay Tesisleri’nde (Kuşadası) sahip olduğu devasa akademi altyapısının, Göztepe’nin vizyonuyla birleştirilerek küresel ölçekte bir “oyuncu yetiştirme ve ihraç etme” merkezine dönüştürülmesi planlanıyor. Sepil’in daha önce de her fırsatta Altınordu’nun yetiştirici modelini takdir ettiği ve bu modeli modernize ederek korumak gerektiğine yönelik vizyonu spor kamuoyunca biliniyor.
Yıllardır “Bu toprakların çocuklarından dünya yıldızları yetiştirme” mottosuyla Altınordu’yu yöneten Seyit Mehmet Özkan’ın, son yıllarda futbol iklimindeki ekonomik daralma ve yalnız bırakılma hissiyatı nedeniyle yorulduğu ve kulübü güvenilir bir isme devretmeye sıcak bakabileceği konuşuluyor. Mehmet Sepil’in hem İzmirli kimliği hem de Göztepe’yi borçsuz şekilde devretme sürecindeki profesyonel vizyonu, Özkan tarafında bu iddiaların zemin bulmasını kolaylaştırıyor.
İzmir futbolunda deprem etkisi yaratan bu satın alma ve görüşme iddialarına yönelik ne Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil cephesinden ne de Altınordu Spor Kulübü yönetiminden henüz resmi bir doğrulama ya da yalanlama gelmedi. Görüşmelerin gizlilik prensibiyle yürütüldüğü, mali ve hukuki incelemelerin (due diligence) ardından sürecin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılabileceği kaydedildi. Transfer sezonunun en hareketli günlerinde yaşanan bu idari gelişme, şimdiden İzmir spor medyasının bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
Kerim Küçük.