Altay Eski Başkanı Prof.Dr.Yüksel Gürüz Sessizliğini Son Mühür’e Bozdu:“Ben çalanları mahkemeye verdim. Cimer’e yazdım, her türlü şikayette bulundum. Bunun hesabı verilecek… Geldiğim ilk günden beri söyledim; çalmayacağım, çaldırmayacağım ve çalandan hesap soracağım demiştim. 12 Ağustos’ta mahkemede hesaplaşacağız… Mahmut Özgener ile Ahmet Taşpınar maalesef bugünleri hazırlayarak beni yönetimden uzaklaştırdılar. Benim olayların üzerine giderek hırsızlardan hesap soracağımı biliyorlardı. Bunların hepsi hırsızdır. Göz yumanlarda hırsız, üstünü örtbas edenlerde hırsızdır… Mahmut Özgener, benim çocukluk arkadaşımdır bugüne kadar hiç kötü söz etmedim. Benim her zaman Özgener’e faydam oldu ama kendisinin bana hiçbir zaman faydası olmadı” “Hırsız olanlarla aynı fotoğraf karesini nasıl verirsiniz? Bir itibar ve unvan kullanıyor. Kendisi Altay Spor Kulübü’nün üyesi bile değildir. Altay Spor Kulübü’nün üyesi olmayan bir kişi başkan olamaz. Altay’a sadece başkancık olmuş… Bu durumun temizlenmesi hiç mümkün değil. Niyetimiz vardı çok önemli bir projeyi faaliyete geçirecektik. Vahdettin Hayel ile birlikte yaptığımız bir çalışma vardı. Kendisi için demedikleri şey kalmadı. Kendisi şuan çok önemli işlere imza atıyor. Batan şirketleri alıp temizlemeye çalışıyor. Vahdettin Hayel, kendisini zor tutarak geçmiş dönemki başkanlar ve camianın önde gelenleri için hiçbir zaman açıklamada bulunmadı. Sokaktan gelen bir arkadaşımız nerede nasıl davranacağını gayet iyi bilir. Özellikle Mahmut Özgener’e ne diyeceğini bilirdi” “Altay Spor Kulübü’nün bu haline üzülüyorum. Kulübün durumu içler acısı… Altay’ın parasını çalanlardan tek tek hesap soracağım. Altay’ı bu hale getirmedim. Soruyorum Altay Token’lar nerede? 19 milyon 140 bin tane Altay Token bastılar Mustafa Denizli döneminde. Bunlar kayıtlı bir şekilde yer alıyor. Hepsine suç duyurusunda bulundum. Dört yıl içerisinde 96 tane futbolcu transfer edilmiş. Nerede bu futbolcular? Bunların paraları neden ödenmiyor? Başkan Sinan Kanlı, bu borçların kaçını ödedi? Bunların şeffaf bir şekilde açıklanması gerekiyor” “Ben ayarlamasaydım geçen sezon takım lige katılamayacaktı. Tesislerde hiçbir şey yoktu. Sahaları düzelttik, futbolcuların ve çalışanların alacaklarını ödedik. İki ay içerisinde daha neler yapabiliriz. 15 Temmuz’da takımı kampa aldık. Hiçbir takım bu faaliyetlerde bulunamazken biz hep çalıştık. Formalarımızı ayarlamıştık. Altyapılarımıza hep sahip çıktık. Buradaki yapılan hırsızlıklara müdahale ettik. Tarım Orman ve Köy İşleri Müdürlüğü mutfağı kapatma kararı almıştı, biz tesislerdeki mutfağı tamamen yeniledik. Tesislerde konaklamadaki her şeyi yeniledik. Benim için yanıyor… Keşke şahsi olarak benim gücüm ve imkânım olsaydı kulübümüzü bırakmazdım” “Şuan sadece bir devlet memuru maaşıyla geçinerek onurlu duruşumu sergliyorum. Başkan olduğum dönemde; FIFA’daki ve federasyondaki saygınlığımızı her zaman kullandık. Siyasi parti liderleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve belediye başkanlarıyla diyalog ve iletişimimiz çok iyiydi. Bugüne kadar kim geldi kulüp ziyaretlerine. Cumhurbaşkanımız bile kulübümüze gelirdi. Altay Spor Kulübü’nün geleneği bozuldu. Mahmut Özgener’in ve babamın bize bıraktığı gelenek bu değil. Oturduğu yerden rahatı kaçmasın diye kuklaları aracılığıyla her şeyi manipüle ediyor. En sevdiğim insanlardan birisi ama o yatırımcı kişi ile çekildiği fotoğrafı görünce dert edinmedim. Bir daha kendisini kesinlikle aramayacağım. Benim onur mücadelemde beni yalnız bıraktı” Dedi.
Kerim Küçük.