İzmir’de triatlonun gelişimine katkı sağlayan sporculardan İpek Öztosun, kariyerini ve deneyimlerini Son Mühür’e anlattı.
Milli triatlon sporcusu İpek Öztosun:“Başarılarımın perde arkasında; günlerce, gecelerce, haftalarca ve yıllarca disiplinli çalışma var. Gerçekten bu işin püf noktası; çalışkan olmak diyebilirim. Yorgun, isteksiz ve üzgün olduğumda veya mutlu günümde önce antrenmanımı organize ediyorum. Daha sonra sosyalleşmem gerekiyorsa sosyalleşiyorum. O gün canım hiçbir şey yapmak istemediğimde, yataktan kalktığımda nasıl efor sarf edebileceksem onu yapıyorum. Daima sınırlarımı zorlayarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Aslında başarıda bu şekilde geliyor. Hayatımızın merkezinde antrenman yapmak geliyor. Sporcu gibi yaşadığımızda istediğimiz sonuca ulaşabiliyoruz” “Yıllardır tiatlon sporunun içinde biri olarak İzmir’de ve Türkiye’de bu branşın geliştiğini söyleyebilirim. Buna şahit olmakta çok güzel… Ülkemizde yeterli tanınırlığına, popülerliğine ulaştığını düşünmüyorum. Umarım önümüzdeki dönemlerde futbol, voleybol gibi sporcuların sayısına ulaşırız. Triatlon ile ilgilendiğimizde umarım onu açıklamak zorunda kalmayız. Bize ilk sorulan soru genelde triatlon ne oluyor? Bununla ilgili federasyonun güzel projeleri var. Uzun vadeli projeler arasında spor okulları, triatlon okulları gibi projeleri yer alıyor. Bu çalışmaların faydalı olacağını düşünüyorum. Onun haricinde aileler, triatlon için bilinçlendirilirse çocuklar genç yaşta spora başlar. Genelde yüzme ve atletizmle uğraşanlar belirli bir süreden sonra triatlon’a başlayabiliyor. Sosyal medyada triatlon tanıtımını doğru yönetebiliriz” “Demir Leydi lakabı benimle özdeşleşti. Bu adla anılmak hoşuma gidiyor. Antrenörlük veya yöneticilik şuan düşünmüyorum. 18 yaşında olsaydım triatlonla ilgilenerek meslek haline dönüştürmek için farklı bir girişimim olabilirdi. Matematik öğretmeniyim ve mesleğimi çok seviyorum. O dönemler daha farklı düşünerek imkan yaratabilseydim tercih ederdim. Akademik olarak iyi bir öğrenciydim. Hep o yüzden akademik eğitimime odaklandım. Ülkemizde sonradan gelişen konulardan biri de sporcuların eğitim hayatları. Doğru yönlendirmenin her zaman etkili olduğunu düşünüyorum” “Mesleğimde sekizinci yılımı doldururken hem matematik öğretmenliğini hem sporculuğu dengede tutmaya çalıştım. Çok zorlandığım dönemler olsa da elimden geldiğinde gençlere örnek olarak sporumu iyi seviyelere taşıdım. Minik ve genç sporculara önerim; hayatınızda keyif aldığınız branşa yönelin. Ne kadar erken yaşta tanışırsanız o kadar avantaj olur. Kaç yaşında olursanız olun; yeteneklerinizin peşini bırakmayın” “Geçen sene Dünya Şampiyonasına katıldım. Halen atrenman yapıyorum ama hazırlandığım bir yarışma yok. Güzel bir şehirde yaşıyoruz. İklim, coğrafya ve fiziki şartları triatlon için elverişli diyebilirim. Özellikle bisiklet küçük yaşlardaki sporcuları tedirgin edebiliyor. Trafikte sürücülerin bisikletlere karşı daha bilinçli olması, sosyal tesislerin artması bu spora katılımcı sayısını artıracaktır. Önemli başarılar elde eden çok önemli sporcularımız var. Son dönemlerde ulusal ve uluslararası arenalarda bizleri temsil eden çok iyi atletlerimiz var. Bunların daha görünür olması ve onurlandırılması, sporun tanınırlığını artıracaktır. Somut olarak ellerinde rol model olacak. Bu durumda sporcuların motivasyonunu sağlayacaktır” Dedi.
Kerim Küçük.