İzmir futbolunun son 25 yılı: Süper Lig’den alt liglere uzanan düşüşün hikayesi

Türk futbolunun köklü kentlerinden biri olan İzmir, uzun yıllar boyunca İstanbul’un ardından ülkenin en önemli futbol merkezleri arasında gösterildi. Altay, Göztepe, Karşıyaka, Altınordu ve İzmirspor gibi kulüpler hem Trendyol Süper Lig’e hem de Türk futboluna önemli katkılar sundu. Bir dönem aynı anda beş takımıyla en üst ligde yer alan İzmir, futbol kültürü, taraftar yapısı ve derbileri ile Türkiye’nin futbol şehirlerinden biri olarak öne çıktı.

Ancak son 25 yıl, kent futbolu açısından bambaşka bir hikayeye sahne oldu. İzmir futbolundaki düşüşün en önemli kırılma noktalarından biri 2002-03 sezonunda yaşandı. O sezon Trendyol Süper Lig’de mücadele eden Altay ve Göztepe’nin küme düşmesiyle birlikte kent, uzun yıllar sürecek bir gerileme dönemine girdi. İki takımın vedasının ardından İzmir tam yedi sezon boyunca Trendyol Süper Lig’de temsil edilemedi.

Bu süreç, yalnızca sportif açıdan değil ekonomik açıdan da kulüpleri olumsuz etkiledi. Trendyol Süper Lig gelirlerinden uzak kalan ekipler, her geçen yıl rakipleriyle aralarındaki farkın açılmasına engel olamadı. Artan borç yükleri, transfer yasakları ve yönetim değişiklikleri birçok kulübün istikrarlı bir yapı oluşturmasını zorlaştırdı.

İzmir futbolunun sessizliğini 2010 yılında Bucaspor bozdu. Sarı-lacivertli ekip Trendyol Süper Lig’e yükselerek kentte heyecan yaratsa da bu macera yalnızca bir sezon sürdü. Bucaspor’un yeniden alt lige düşmesiyle İzmir futbolu bir kez daha en üst seviyeden uzak kaldı.

Kent futbolunun yeniden umutlandığı dönem ise 2017 yılında başladı. Göztepe’nin Trendyol Süper Lig’e yükselmesiyle İzmir’in 14 yıllık hasreti sona erdi. Bu yükseliş yalnızca sarı-kırmızılı kulübün değil, İzmir futbolunun yeniden ayağa kalkabileceğinin işareti olarak görüldü.

Dört yıl sonra Altay’ın da Trendyol Süper Lig’e yükselmesiyle İzmir, 18 yıl aradan sonra yeniden iki takımla Türkiye’nin en üst liginde temsil edilmeye başladı. Kentte yeniden büyük derbilerin oynanacağı, İzmir futbolunun eski günlerine döneceği yönünde beklentiler oluştu. Ancak bu tablo uzun sürmedi. 2021-22 sezonunun sonunda hem Altay hem de Göztepe küme düştü. Böylece İzmir futbolu yaklaşık 20 yıl önce yaşadığı senaryoyu yeniden yaşamış oldu.

Bu dönemde birçok kulüp ekonomik sorunlarla mücadele etmeye devam etti. Bazıları puan silme cezalarıyla karşı karşıya kalırken, bazıları ise transfer yasakları nedeniyle kadrolarını güçlendirmekte zorlandı. Sürekli değişen yönetimler ve kısa vadeli planlamalar da kalıcı başarıların önüne geçti.

İzmir futbolunun genel tablosundaki gerilemeye rağmen Göztepe, son yıllarda kent adına farklı bir hikaye yazmaya başladı. Sarı-kırmızılı ekip, 2021-22 sezonunda Süper Lig’e veda etmesinin ardından yeniden yapılanma sürecine girdi ve 2023-24 sezonunda Trendyol 1. Lig’de elde ettiği başarıyla iki yıllık aranın ardından yeniden Trendyol Süper Lig’e yükseldi.

Göztepe, dönüş yaptığı 2024-25 sezonunda Trendyol Süper Lig’de kalıcı olabileceğini gösterdi. Sarı-kırmızılılar sezonu 8’inci sırada tamamlayarak yalnızca ligde tutunmakla kalmadı, üst sıraları zorlayan ekiplerden biri haline geldi. Bir sonraki sezon ise bu performansını daha ileri taşıdı. 2025-26 sezonunda 55 puan toplayan Göztepe, Trendyol Süper Lig’i 6’ncı sırada tamamladı. Böylece sarı-kırmızılı ekip, İzmir futbolunun son yıllardaki düşüş tablosunun içinde önemli bir istisna oluşturdu.

Göztepe’nin yeniden Trendyol Süper Lig’de istikrarlı bir yapıya kavuşması, kentin en üst ligdeki temsilinin devam etmesi açısından da büyük önem taşıyor. İzmir’in diğer köklü kulüpleri ekonomik ve sportif sorunlarla alt liglerde mücadele ederken Göztepe, üst üste ortaya koyduğu performansla kentin Türk futbolunun zirvesindeki en güçlü temsilcisi konumuna geldi.

İzmir futbolundaki gerileme yalnızca liglerdeki temsil sayısına yansımadı. Bir dönem Türk futbolunun en önemli rekabetleri arasında gösterilen Göztepe-Karşıyaka, Altay-Karşıyaka ve Göztepe-Altay derbileri de eski yoğunluğunu kaybetti. Kulüplerin farklı liglerde mücadele etmeye başlamasıyla birlikte bu karşılaşmalar daha seyrek oynanır hale geldi.

Kentin köklü kulüplerinin yaşadığı düşüşler zamanla İzmir futbolunun genel tablosunu değiştirdi. Karşıyaka yaklaşık 30 yıldır Trendyol Süper Lig’e dönemedi. Altınordu, altyapı modeliyle Türk futboluna örnek gösterilmesine rağmen üst liglerde kalıcı olamadı. Bir dönem Trendyol Süper Lig’de mücadele eden Bucaspor ve İzmirspor ise eski günlerinden uzaklaştı.

Bir zamanlar Türk futboluna yön veren kentlerden biri olan İzmir, bugün birçok köklü kulübünü alt liglerde görmek zorunda kalıyor. Bu durum, yalnızca kulüplerin değil, kentin futbol kimliğinin de dönüşüm geçirdiğini ortaya koyuyor. Göztepe’nin son dönemde Süper Lig’de yakaladığı istikrar ise bu genel tablonun içinde İzmir futbolu adına önemli bir umut kaynağı oluşturuyor.

İzmir futbolunun son 25 yılda yaşadığı düşüşe rağmen değişmeyen unsurların başında taraftar desteği geliyor. Göztepe, Karşıyaka ve Altay taraftarları, kulüplerinin mücadele ettiği liglerden bağımsız olarak tribünlerdeki yerlerini almaya devam ediyor. Alt liglerde oynanan bazı karşılaşmalarda oluşan atmosfer ve seyirci sayıları, İzmir futbolunun en büyük gücünün hala taraftar kültürü olduğunu gösteriyor.

Ancak yaşanan gerilemenin arkasında yalnızca saha içindeki sonuçlar bulunmuyor. Kulüplerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, artan borç yükleri, transfer yasakları, sık sık değişen yönetimler ve uzun vadeli planlamaların hayata geçirilememesi bu sürecin önemli nedenleri arasında yer alıyor. Trendyol Süper Lig’den uzak kalınan dönemlerde yayın ve sponsorluk gelirlerinde yaşanan kayıplar da kulüplerin rekabet gücünü olumsuz etkiledi.

Bir dönem Türk futbolunun en önemli derbilerine ev sahipliği yapan kentte, Altay, Karşıyaka ve Göztepe gibi köklü kulüplerin farklı liglerde mücadele etmeye başlamasıyla derbi kültürü de eski yoğunluğunu kaybetti. Buna rağmen İzmir futbolunun yeniden yükselişe geçebileceğine dair umut veren gelişmeler bulunuyor. Karşıyaka’da uzun yıllardır gündemde olan yeni stat projesinin hayata geçirilmesi, kulübün ekonomik ve sportif açıdan yeniden yapılanmasına katkı sağlayabilir. Altınordu, altyapı modelini sürdürebilecek yeni yatırımcı ve kulüp sahibi arayışını sürdürürken, Altay’da ise kayyum sürecinin ardından kulübü yeniden ayağa kaldırabilecek bir başkan ve yönetim bulunması kritik önem taşıyor.

Bugün geriye dönüp bakıldığında İzmir futbolunun son 25 yılı yalnızca sportif başarısızlıkların değil, aynı zamanda kaçırılan fırsatların da hikayesi olarak öne çıkıyor. Ancak köklü kulüpleri, güçlü taraftar desteği ve futbol geçmişiyle İzmir, Türk futbolunun önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Göztepe’nin son yıllarda yakaladığı istikrarın yanı sıra Karşıyaka, Altınordu ve Altay’da yaşanabilecek yeniden yapılanma süreçleri, kent futbolunun geleceği adına yeni bir sayfa açabilir.

Kerim Küçük.