Türkiye Şampiyonu Yağmur Memur’un Hedefi Avrupa’da Başarı!

Küçük yaşta başladığı sırıkla atlama branşında 18 yaş altı kategorisinde 3.50 metre atlayarak Türkiye şampiyonu olan 15 yaşındaki İzmirli milli atlet Yağmur Memur, hedeflerini büyüttü. Yağmur Memur, gelecek yıl İtalya’da düzenlenecek Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali’nde ay-yıldızlı formayı temsil etmek için hazırlıklarını sürdürüyor.

İzmir’de yaşayan ve 8 yıl önce babasının izinden giderek atletizme adım atan 15 yaşındaki Yağmur Memur, sırıkla atlama branşında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.

U14 ve U16 kategorilerinde elde ettiği Türkiye şampiyonluklarının ardından, temmuz ayında Eskişehir’de düzenlenen şampiyonada kendisinden yaşça büyük sporcuların yer aldığı 18 Yaş Altı (U18) kategorisinde 3.50 metre atlayarak bir kez daha Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Galatasaray kulübü sporcusu olan genç yetenek, çalışmalarını babası Nurettin Memur ve antrenörü Bülent Özdemir yönetiminde haftanın 6 günü sürdürüyor.

Yağmur Memur:”U16 kategorisinde yarışıyorum ama haziran ayında U18’de de 3.50 metre atlayarak Türkiye şampiyonu oldum. Kendimden büyük rakip arkadaşlarım arasında birinci olmayı başardım. Bu yılki temel hedefim 3.65 metre barajını aşarak gelecek yıl İtalya’da düzenlenecek Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali’ne (EYOF) katılmak. Orada güzel bir derece elde ettikten sonraki en büyük hayalim ise olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmek.”

master atlet baba Nurettin Memur:”Kızım beni örnek alıyor ama benden çok daha disiplinli. Bazen antrenmanlarda elleri parçalanıyor ama hiç umursamıyor. Sırıkla atlama korkusuzluk ve gözü karalık gerektiren zor bir branş. Kızımla pistte antrenman yaptığım anlar hayatımın en mutlu anları, ona sonuna kadar destek oluyoruz.”

Antrenör Bülent Özdemir ise Yağmur’un hırslı ve analitik zekası yüksek bir sporcu olduğunu vurgulayarak, uluslararası alanda büyük başarılara imza atacağına inandıklarını kaydetti.

Kerim Küçük.

Orange Padel, Türkiye şampiyonasında zirveye çıktı

İzmir’de iki yıl önce kurulan Orange Padel Spor Kulübü, Türkiye Padel Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza attı. İstanbul Avcılık ve Atıcılık Kulübü’nde düzenlenen organizasyonda mücadele eden kulübün sporcuları, kadınlar kategorisinde Türkiye şampiyonluğunu kazanırken erkeklerde de derece elde etti.

İzmir’de iki yıl önce kurulan Orange Padel Spor Kulübü, Türkiye Padel Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza attı. İstanbul Avcılık ve Atıcılık Kulübü’nde düzenlenen organizasyonda mücadele eden kulübün sporcuları, kadınlar kategorisinde Türkiye şampiyonluğunu kazanırken erkeklerde de derece elde etti.

Türkiye Tenis Federasyonu tarafından QNB Türkiye sponsorluğunda ilk kez “Türkiye Şampiyonası” formatında gerçekleştirilen turnuvaya 5 farklı şehirden 21 erkek ve 10 kadın takımı katıldı. Toplam 62 sporcunun korta çıktığı organizasyonda Orange Padel Spor Kulübü’nü temsil eden Büşra Gökgöz ile İrem Türemişoğlu ikilisi, kadınlarda tüm rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu.

İzmir ekibi sadece kadınlarda değil erkeklerde de kürsüye çıkmayı başardı. Orange Padel sporcularından Ege Avcı ile Ataol Toker, farklı partnerlerle mücadele ettikleri erkekler kategorisinde Türkiye ikinciliği ve üçüncülüğü derecelerini elde etti.

Şampiyonanın ödül törenine İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil ve QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan da katıldı.

İki yıllık geçmişine rağmen Türkiye şampiyonluğuna ulaşan Orange Padel Spor Kulübü, elde ettiği bu sonuçla İzmir padeline önemli bir başarı kazandırmış oldu.

Kerim Küçük.

Aliapark Atlı Spor Kulübü’nde ilk lisans sınavı düzenlendi

Aliapark Atlı Spor Kulübü’nde düzenlenen engel atlama lisans sınavında 24 sporcu sınava girerken, kulüpte eğitim alan 9 öğrenci başarılı olarak lisans almaya hak kazandı.

Türkiye Binicilik Federasyonu ve Aliapark Atlı Spor Kulübü iş birliğiyle, Aliapark Atlı Spor Kulübü ve Terapi Merkezi’nde engel atlama lisans sınavı gerçekleştirildi. Organizasyon, kulübün federasyon iş birliğiyle düzenlediği ilk lisans sınavı olma özelliğini taşıdı.

İzmir ve Aydın’dan sporcuların katıldığı sınavda toplam 24 sporcu, engel atlama kategorisinde lisans alabilmek için sınava girdi.

Aliapark Atlı Spor Kulübü’nde eğitim alan 9 öğrenci ise ilk kez lisans sınavına katıldı. Öğrencilerin tamamı sınavda başarılı olarak engel atlama lisansı almaya hak kazandı.

Aliapark Atlı Spor Kulübü 2. Kademe Ulusal Kıdemli Antrenörü Ahmet Turan:”Bugün bizim için çok önemli bir gün. Aliapark Atlı Spor Kulübümüzden 9 sporcumuz ilk lisans sınavına girdi. Aldıkları lisanslarla yarışmalara katılabilecekler. Kulübümüz açıldığından beri yetiştirdiğimiz öğrencilerin lisans almalarına vesile olduk. Önümüzde büyük bir yarışma olacak, öğrencilerimizi buna hazırlayacağız. Lisans almak bizim için amaç değil, bir araç. Bizim amacımız binicilik sporunu Aliağa’da yaymak. Lisans sınavı da öğrencilerin zaten yaptığı şeyleri tescil etmek. Antrenmanlarını yapar gibi lisanslarını almalarına yardımcı oluyoruz. Tüm Aliağalı vatandaşlarımızı kulübümüze bekliyoruz.” Dedi.

Kerim Küçük.

İzmir’in ‘Parla’yan yıldızı!

İzmir’de çocuk yaşta başladığı rüzgar sörfünde basamakları hızla tırmanan 17 yaşındaki milli yelkenci Parla Kabasakal, İspanya’da düzenlenen 2026 iQFOiL Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak rüzgar kulvarında göğsümüzü kabarttı.

İzmir kıyılarında rüzgarla ve denizle ilk temasını kurduğunda kıyıdan açılmaktan çekinen, antrenmanlara gitmemek için gözyaşı döken küçük bir kız çocuğu, bugün uluslararası spor camiasında Türk bayrağını gururla dalgalandırıyor. Ailesinin teşviki ve yönlendirmesiyle henüz 8 yaşındayken rüzgar sörfü sporuyla tanışan 17 yaşındaki milli sporcu Parla Kabasakal, aradan geçen yıllar içerisinde denizle kurduğu sarsılmaz bağı tarihi başarılara dönüştürdü. İzmir’in serin sularında başlayan bu tutku, disiplinli antrenman süreçleriyle birleşerek Türkiye’nin yelken branşındaki en yetenekli ve istikrarlı genç sporcularından birini ortaya çıkardı.

Uluslararası alandaki ilk büyük çıkışını 2023 yılında İtalya’da gerçekleştirilen Avrupa Şampiyonası’nda 13 yaş altı kategorisinde altın madalya alarak yapan genç yetenek, aynı sezon Fransa’daki Dünya Şampiyonası’nda da podyumun en üst basamağına çıktı. Başarı grafiğini her geçen yıl tırmandıran Parla Kabasakal, 2024 ve 2025 yıllarında 15 yaş altı kategorisinde hem Avrupa hem de dünya şampiyonluklarını kimseye kaptırmayarak altın serisini sürdürdü.

İspanya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2026 iQFOiL Gençler ve Yıldızlar Dünya Şampiyonası bünyesinde mücadele eden milli atlet, 17 yaş altı kızlar kategorisinde rakiplerini geride bırakarak bir kez daha dünya şampiyonluğuna ulaştı. Zorlu rüzgar şartlarında ve dünyanın en yetenekli genç yelkencilerinin boy gösterdiği kulvarda sergilediği üstün performansla şampiyonluk kupasını kaldıran Parla, adının anlamını bir kez daha spor tarihine yazdırmış oldu.

Elde ettiği tarihi zaferin ardından duygularını paylaşan başarılı milli sporcu, bu seviyeye gelebilmek adına gece gündüz demeden büyük bir emek verdiğini dile getirdi. Farklı yaş gruplarında üst üste kazandığı derecelerin kendisine büyük bir özgüven kazandırdığını vurgulayan Kabasakal, ilk uluslararası yarışına çıktığı andan itibaren zirveyi hedeflediğini ve bu hedeften asla sapmadığını belirtti.

Gözünü geleceğe ve daha büyük organizasyonlara diken genç yelkenci, her profesyonel sporcunun hayalini süsleyen Olimpiyat Oyunları için gün sayıyor. Önünde katetmesi gereken uzun ve meşakkatli bir yol bulunduğunu belirten Parla, adım adım ilerleyerek Türkiye’ye olimpiyat kürsüsünde madalya kazandırmayı en büyük hayali olarak tanımlıyor.

Olimpiyat vizyonunun yanı sıra takvimdeki yakın hedeflerine odaklandığını ifade eden yetenekli rüzgar sörfçüsü, yaklaşan Avrupa Şampiyonası hazırlıklarına vakit kaybetmeden başladı. Daha önceki yaş kategorilerinde elde ettiği Avrupa şampiyonluklarını 17 yaş altında da yinelemek istediğini belirten sporcu, ay-yıldızlı bayrağı bir kez daha gönderin en üstüne çekmeyi hedefliyor.

Milli sporcunun yetişmesinde ve uluslararası arenada söz sahibi olunmasında büyük pay sahibi olan antrenör kadrosu da elde edilen tablodan gurur duyuyor. Genç yetenekle uzun yıllardır koordineli bir çalışma yürüten teknik ekip, haftanın 5 günü zorunlu ve 2 günü seçmeli olmak üzere son derece yoğun bir antrenman programı uyguladıklarını aktarıyor. Küçük yaşlardan itibaren kulübe dahil olan sporcuların sistemli bir altyapı eğitimiyle dünya standartlarına ulaştırıldığı vurgulanıyor.

Teknik heyet, Türkiye’nin yelken ve rüzgar sörfü tarihinde ilk kez dünya ölçeğindeki bir organizasyonda takım halinde altın kupaya ulaşan ülke unvanını kazandığına dikkat çekiyor. Sistemli çalışmanın, aile desteğinin ve sporcuların azminin birleşmesiyle gelen bu küresel başarılar, Türk yelkenciliğinin geleceğine dair umutları artırıyor.

Kerim Küçük.

“Bir gün adımı herkes duyacak” demişti: Ata Yahşi’nin hayali pistlerde gerçekleşti

2022 yılında hayatını kaybeden milli sporcu Ata Yahşi’nin adını yaşatmak için kurulan Ata Yahşi Spor Kulübü, büyük bir başarıya imza attı. Kadın atletizm takımı, Kulüplerarası Atletizm 1. Lig Yarışları’nı ikinci sırada tamamlayarak 2027 sezonunda Atletizm Süper Lig’de İzmir’i temsil etmeye hak kazandı.

Bir sporcunun yarım kalan hayali, yıllar sonra pistlerde yankılandı… “Bir gün adımı herkes duyacak” sözünü sık sık dile getiren milli sporcu Ata Yahşi’nin adı, şimdi onun adına kurulan kulübün başarısıyla Türkiye atletizminin önemli organizasyonlarında duyuluyor. 2022 yılında geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybeden Ata Yahşi’nin anısını yaşatmak amacıyla öğretmen olan anne ve babası tarafından kurulan Ata Yahşi Spor Kulübü, kadın atletizm takımıyla tarihi bir başarı elde etti. Türkiye Atletizm Federasyonu’nun 2026 faaliyet programında yer alan Kulüplerarası Atletizm 1. Lig Yarışları’nda güçlü rakipleri geride bırakan İzmir temsilcisi, organizasyonu ikinci sırada tamamlayarak 2027 sezonunda Atletizm Süper Lig’e yükseldi. Bu başarıyla birlikte Ata Yahşi Spor Kulübü kadın atletizm takımı, yeni sezonda İzmir’i Süper Lig’de temsil eden tek takım olacak.

Kurumsal yapıya sahip, yüksek bütçeli ve devşirme sporcularla mücadele eden birçok takımın karşısında tamamen amatör ruhla yol alan Ata Yahşi Spor Kulübü, inanç ve dayanışmayla hedefine ulaştı. Kulüp Başkanı Adnan Yahşi, bu başarının yalnızca sportif bir sonuç olmadığını, aynı zamanda bir vefa hikâyesi olduğunu söyledi. Ata Yahşi’nin hayalini hatırlatan Yahşi, “Ata hem triatlon hem atletizmle ilgilenen, sporcu, antrenör ve idareci olarak görev yapmaya çalışan genç bir spor insanıydı. En büyük hedeflerinden biri bir gün adının herkes tarafından duyulmasıydı. Bunu da zaman zaman şakayla karışık ‘Bir gün adımı herkes duyacak’ diyerek dile getirirdi” dedi. Kulübün temel amacının bu sözü bir vasiyet gibi yerine getirmek olduğunu belirten Yahşi, “Biz de yaptığımız her çalışmada onun bu isteğini gerçekleştirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Atletizmin fedakârlık isteyen bir branş olduğunu vurgulayan Adnan Yahşi, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: “Atletizm zor bir spor… Çok çalışmayı gerektiren, bazen de nankör bir spor. Bırakmazsan iyi bir dost, ihmal edersen arkasına bile bakmadan seni terk eden bir sevgili gibi.” Geçtiğimiz yıl erkek atletizm takımını kurduklarını ve büyük bir başarı elde ettiklerini aktaran Yahşi, kadın takımının oluşma sürecini ise şöyle anlattı: “Erkek takımımız 2025 sezonunda 1. Lig’i üçüncü sırada tamamlayarak bize büyük gurur yaşattı. Bu başarıdan aldığımız güvenle ‘Bir de kadın takımımız neden olmasın?’ dedik. Gaziemir Belediyesi’nin sezon ortasında atletizm takımını kapatmasıyla aramıza katılan sporcular oldu. Hep birlikte çalışmaya başladık.”

Yarışma sürecinde birçok zorlukla karşılaştıklarını dile getiren Yahşi, İstanbul’da düzenlenen organizasyonda yaşadıkları sıkıntılara rağmen sporcularının mücadeleden kopmadığını söyledi. “Hazırlıksız konaklama şartları, planlanan yemeklerin olmaması gibi sorunlar yaşadık. Ancak sporcularımızın morali ve ekibimizin inancı sayesinde bunların üstesinden geldik” diyen Yahşi, yarış atmosferinde karşılaştıkları tabloyu da anlattı. Yahşi, bazı takımların büyük maddi imkânlarla yarıştığını belirterek, “Bol sıfırlı rakamlarla transfer edilen sporcular, devşirme isimler, farklı hesaplar yarışların gündemindeydi. Bizim gibi takımların figüran olarak görüldüğünü hissettik. Ancak biz vefa, sadakat, güven, aile ve samimiyet gibi değerlerle mücadele ettik” diye konuştu.

Final öncesi sporcularına sürekli aynı mesajı verdiklerini anlatan Yahşi, “Onlara son yarış bitmeden hiçbir şeyin belli olmayacağını ve inanmaktan asla vazgeçmemeleri gerektiğini söyledik” dedi. Bu inanç, İzmir ekibine tarihi bir başarı getirdi. Kadın atletizm takımı Süper Lig’e yükselirken, erkek takımı da 1. Lig’i dördüncü sırada tamamlayarak gelecek sezon doğrudan final grubunda mücadele etme hakkı kazandı.

Elde edilen başarının kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade eden Adnan Yahşi, sporcularına şu mesajı verdi: “Belki Süper Lig’de kalıcı olup olmayacağımız bugün konuşulacak konu değil. Önemli olan Ata Yahşi’nin ‘Bir gün adımı herkes duyacak’ dileğini gerçekleştirmek. Sizler parayla, pulla ve farklı hesaplarla bir yerlere gelmeye çalışanlara karşı; inanmanın, ekip olmanın ve samimiyetin neler yapabileceğini gösterdiniz.” Ata Yahşi Spor Kulübü kadın atletizm takımının başarısı, yalnızca bir lig yükselişi değil; yarım kalan bir hayalin, pistlerde yeniden hayat bulması oldu.

Ata Yahşi Spor Kulübü, 2022 yılında hayatını kaybeden milli triatlet Ata Yahşi’nin adını yaşatmak amacıyla ailesi tarafından kurulan İzmir merkezli bir spor kulübü. Kulübün kurucuları, beden eğitimi öğretmeni ve atletizm antrenörü Adnan Yahşi ile Arzu Yahşi. 24 yaşındaki Ata Yahşi, Avrupa Triatlon Şampiyonası dönüşünde geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirmişti. Ailesi, onun spor sevgisini ve adını yaşatmak için kulüp kurarak genç sporculara destek vermeye başladı. Kulüp yalnızca atletizm değil; triatlon, bisiklet, yüzme, doğa sporları, dağcılık, hentbol ve basketbol gibi farklı branşlarda da faaliyet gösteriyor.

Ata Yahşi Spor Kulübü, kısa sürede İzmir atletizminde dikkat çeken bir yapı haline geldi. Erkek atletizm takımı, 2025 sezonunda Kulüplerarası Atletizm 1. Lig Türkiye Finali’nde üçüncülük elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Kulübün en önemli misyonu ise sadece madalya kazanmak değil; Ata Yahşi’nin “Bir gün adımı herkes duyacak” sözünü gerçeğe dönüştürmek ve onun spor mirasını yaşatmak.

Kerim Küçük.

Büyükşehir’in tekvando kursları yoğun ilgi görüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaz okullarından yararlanan binlerce çocuk tatilde eğlenip sosyalleşirken, tecrübeli antrenör kadrosu yönetiminde iyi bir altyapı eğitimi de alıyor. Ayrıca spor alanında kariyer yapma potansiyeli olan yetenekli çocuklar kurslar sayesinde keşfediliyor. En çok ilgi gören branşların başında ise tekvando geliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Spor Başkenti İzmir” vizyonu doğrultusunda her yaz düzenlenen spor okullarında dönem faaliyetleri tüm hızıyla sürüyor. Yaz tatilini değerlendiren binlerce çocuk, uzman eğitmenler eşliğinde hem spor yapıyor hem sosyalleşip eğlenerek yeni beceriler kazanıyor. Yoğun ilgi gören branşlardan tekvando kursu da çok sayıda öğrenciye kapılarını açarken deneyimli antrenörler geleceğin başarılı sporcularını keşfetmek ve yetiştirmek için titizlikle çalışıyor.

Antrenör Musa Çetin, tekvandonun çıplak el ve ayakla yapılan bir Uzak Doğu savunma sporu olduğunu belirterek “Amacımız çocukları yetiştirmek, sokaktaki kötü alışkanlıklardan korumak. Onları lisanslı sporcular haline getirmeyi amaçlıyoruz. Antrenör kadromuz güzel. Her sene Türkiye’de derece yapan bir kulübüz. Cemil Başkan’ımıza spora verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederiz. Burada tek hedefimiz altyapıdan sporcu çıkarıp Türkiye şampiyonu yapmak ve bu çocuklardan dünya şampiyonu çıkarmak” dedi.

Bornova Naim Süleymanoğlu EVKA-4 Spor Salonu, Buca EVKA-1 Sosyal Yaşam Kampüsü, Karabağlar Uzundere Can Çağnay Çok Amaçlı Spor Salonu, Kültürpark Celal Atik Spor Salonu ve Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndaki Havuz İzmir merkezlerinde pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri düzenlenen kurslar ile ilgili memnuniyet de yüksek.
Kursun iyi gittiğini belirten Elif Sude Arslan, “Çok çalışıyoruz. Teknik çalışıyoruz. Ben kırmızı kuşağım. Maçlara hazırlanıyorum” dedi.
Lise öğrencisi Atakan Yiğit, “Burada bilmediğim teknikler öğrendim, var olanları üst düzeye çıkardım. Kendimi geliştiriyorum. Kuşak yükseltip maçlara çıkmak istiyorum. Hedefim hızlı hızlı kuşak atlamak” diye konuştu.

Derse katıldığı için mutlu olduğunu aktaran Hayal Duru Efe, “Maç yapıyoruz, kendimizi savunmayı öğreniyoruz, güzel gidiyor. Hentbol da oynuyorum. Kurslar için teşekkürler” ifadelerini kullandı.
Tekvandoyu çok sevdiğini belirten Ecrin Ülgün ise “Kurslar çok güzel gidiyor. Sevdiğim sporu yapmak iyi geliyor. Arkadaşlarımla, hocalarımla çok iyi anlaşıyorum. Teknikleri ve kendimizi savunmayı öğreniyoruz. Bir süredir tekvandoyla ilgileniyordum, devam edeceğim” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü antrenörleri ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki uzman eğitmenler tarafından basketbol, voleybol, jimnastik, futbol, tekvando, judo, tenis, satranç, step aerobik, pilates, zumba, sağlıklı yaşam, yüzme, su topu, su altı ragbisi, masa tenisi, temel hareket eğitimi, optimist, futsal, yoga, karate, güreş, kano, bisiklet olmak üzere toplamda 8 bin 300 öğrenciye ders veriliyor. Ayrıca özel gereksinimli bireylere yönelik basketbol eğitimleri de program kapsamında yer alıyor. Celal Atik Yüzme Havuzu, İzmir Marina, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü ve Bornova Havuz İzmir tesislerinde çocuklara ve yetişkinlere yönelik yüzme eğitimleri her yıl olduğu gibi yoğun bir katılımla gerçekleşiyor. 18 yaş üstü vatandaşlara yönelik “Herkes İçin Spor ve Sağlıklı Yaşam” eğitimleri ise Bayraklı Ahmet Taner Kışlalı Parkı, Bornova Havuz İzmir ve Kültürpark Celal Atik Spor Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Celal Atik Spor Salonu’ndaki kadınlara özel tekvando kursları da ücretsiz olarak devam ediyor.

İzmirli gençler, Bayraklı Çiçek Halı Saha, Meriç Mahallesi Yaşayan Futbol Sahası, Evka-4 Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi, Örnekköy Haydar İnanır Futbol Sahası ve Karabağlar Peker Mahallesi Futbol Sahası’nda düzenlenen futbol eğitimlerinden ücretsiz yararlanabiliyor. Pazaryeri Mahallesi Spor Sahası’nda da sağlıklı yaşam, temel hareket eğitimi, tekvando ve judo branşlarında ücretsiz eğitimler veriliyor. Konak’ın Basmane Bölgesi’nde Pazaryeri Mahallesi’nde kurulan portatif havuzla ücretsiz hizmet de sağlanıyor. Minikler hem eğleniyor hem de yüzme öğreniyor. 

Kerim Küçük.

İzmir’in “Demir Leydi”si İpek Öztosun’dan gençlere mesaj: “Yeteneklerinizin peşini bırakmayın”

İzmir’de triatlonun gelişimine katkı sağlayan sporculardan İpek Öztosun, kariyerini ve deneyimlerini Son Mühür’e anlattı.

Milli triatlon sporcusu İpek Öztosun:“Başarılarımın perde arkasında; günlerce, gecelerce, haftalarca ve yıllarca disiplinli çalışma var. Gerçekten bu işin püf noktası; çalışkan olmak diyebilirim. Yorgun, isteksiz ve üzgün olduğumda veya mutlu günümde önce antrenmanımı organize ediyorum. Daha sonra sosyalleşmem gerekiyorsa sosyalleşiyorum. O gün canım hiçbir şey yapmak istemediğimde, yataktan kalktığımda nasıl efor sarf edebileceksem onu yapıyorum. Daima sınırlarımı zorlayarak kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Aslında başarıda bu şekilde geliyor. Hayatımızın merkezinde antrenman yapmak geliyor. Sporcu gibi yaşadığımızda istediğimiz sonuca ulaşabiliyoruz” “Yıllardır tiatlon sporunun içinde biri olarak İzmir’de ve Türkiye’de bu branşın geliştiğini söyleyebilirim. Buna şahit olmakta çok güzel… Ülkemizde yeterli tanınırlığına, popülerliğine ulaştığını düşünmüyorum. Umarım önümüzdeki dönemlerde futbol, voleybol gibi sporcuların sayısına ulaşırız. Triatlon ile ilgilendiğimizde umarım onu açıklamak zorunda kalmayız. Bize ilk sorulan soru genelde triatlon ne oluyor? Bununla ilgili federasyonun güzel projeleri var. Uzun vadeli projeler arasında spor okulları, triatlon okulları gibi projeleri yer alıyor. Bu çalışmaların faydalı olacağını düşünüyorum. Onun haricinde aileler, triatlon için bilinçlendirilirse çocuklar genç yaşta spora başlar. Genelde yüzme ve atletizmle uğraşanlar belirli bir süreden sonra triatlon’a başlayabiliyor. Sosyal medyada triatlon tanıtımını doğru yönetebiliriz” “Demir Leydi lakabı benimle özdeşleşti. Bu adla anılmak hoşuma gidiyor. Antrenörlük veya yöneticilik şuan düşünmüyorum. 18 yaşında olsaydım triatlonla ilgilenerek meslek haline dönüştürmek için farklı bir girişimim olabilirdi. Matematik öğretmeniyim ve mesleğimi çok seviyorum. O dönemler daha farklı düşünerek imkan yaratabilseydim tercih ederdim. Akademik olarak iyi bir öğrenciydim. Hep o yüzden akademik eğitimime odaklandım. Ülkemizde sonradan gelişen konulardan biri de sporcuların eğitim hayatları. Doğru yönlendirmenin her zaman etkili olduğunu düşünüyorum” “Mesleğimde sekizinci yılımı doldururken hem matematik öğretmenliğini hem sporculuğu dengede tutmaya çalıştım. Çok zorlandığım dönemler olsa da elimden geldiğinde gençlere örnek olarak sporumu iyi seviyelere taşıdım. Minik ve genç sporculara önerim; hayatınızda keyif aldığınız branşa yönelin. Ne kadar erken yaşta tanışırsanız o kadar avantaj olur. Kaç yaşında olursanız olun; yeteneklerinizin peşini bırakmayın” “Geçen sene Dünya Şampiyonasına katıldım. Halen atrenman yapıyorum ama hazırlandığım bir yarışma yok. Güzel bir şehirde yaşıyoruz. İklim, coğrafya ve fiziki şartları triatlon için elverişli diyebilirim. Özellikle bisiklet küçük yaşlardaki sporcuları tedirgin edebiliyor. Trafikte sürücülerin bisikletlere karşı daha bilinçli olması, sosyal tesislerin artması bu spora katılımcı sayısını artıracaktır. Önemli başarılar elde eden çok önemli sporcularımız var. Son dönemlerde ulusal ve uluslararası arenalarda bizleri temsil eden çok iyi atletlerimiz var. Bunların daha görünür olması ve onurlandırılması, sporun tanınırlığını artıracaktır. Somut olarak ellerinde rol model olacak. Bu durumda sporcuların motivasyonunu sağlayacaktır” Dedi.

Kerim Küçük.