Efes Selçuk, Beach Flag Futbol Turnuvasına ev sahipliği yaptı

İzmir FF Cup Beach Flag Turnuvası, Efes Selçuk Pamucak Sahili’nde büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı illerinden gelen 14 takım ve 150 sporcunun katıldığı iki günlük organizasyonda, yükselen spor branşlarından Beach Flag Futbol’un heyecanı yaşandı.

Phoenıx Spor Kulübü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Efes Selçuk Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen İzmir FF Cup Beach Flag Turnuvası, 8-9 Ağustos tarihlerinde Pamucak Sahili’nde sporseverleri buluşturdu.

Kadın ve erkek kategorilerinde mücadele eden toplam 14 takım, iki ayrı sahada yaklaşık 40 karşılaşmaya çıktı. Sporcular, Pamucak’ın geniş ve kaliteli kumsalında hem kıyasıya rekabet etti hem de deniz ve güneşin tadını çıkararak unutulmaz bir turnuva yaşadı.

Beach Flag Futbol organizasyonunun Pamucak’ta düzenlenmesinde sahilin genişliği, kaliteli kum yapısı ve sporculara sunduğu elverişli oyun alanı belirleyici oldu.

Organizasyon yöneticilerinden Phoenıx Spor Kulübü temsilcisi Özen Ertekin, Pamucak Sahili’ni özellikle geniş oyun alanı ve kum kalitesi nedeniyle tercih ettiklerini belirterek, Efes Selçuk Belediyesi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün organizasyona verdiği desteğin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ertekin, iki gün süren turnuvada 7 kadın ve 7 erkek takımının mücadele ettiğini, karşılaşmaların puan usulüne göre oynandığını söyledi.

Turnuvaya Ankara’dan katılan ODTÜ Falcons oyuncusu İdil Kavalcı, Pamucak Sahili’ni çok beğendiklerini belirterek organizasyonun hem spor hem de sosyal açıdan keyifli geçtiğini söyledi. Kavalcı, “Buraya hem spor yapmak hem de birlikte denize girip güneşlenerek güzel vakit geçirmek için geldik. Çok güzel geçiyor. Sahili de çok beğendik.” dedi.

Aynı takımda mücadele eden Lizge Kırmızıgül ise daha önce farklı plajlarda Beach Flag organizasyonlarına katıldığını belirterek Pamucak’ın kum yapısına dikkat çekti. Kırmızıgül, “Buraya gelirken nasıl bir sahada oynayacağımızı bilmediğim için biraz endişeliydim. Ancak çok temiz bir saha ve kumu gerçekten çok güzel. Bulunduğumuz alan bu spor için oldukça uygun.” ifadelerini kullandı.

Turnuvaya katılan sporculardan Polat Aydınlı, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Efes Selçuk Belediyesi’nin sporcular için sağladığı imkânların organizasyonu daha konforlu hale getirdiğini söyledi. Aydınlı, sporculara sağlanan şemsiye desteği ve sahaların düzenli olarak sulanmasının sıcak hava koşullarında önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.

Yaşar Üniversitesi Amerikan Futbolu Takımı oyuncusu Berk İnan da organizasyonun başarılı geçtiğini belirterek, geçen yılın şampiyonu olduklarını, bu yıl da iddialı bir şekilde mücadele ettiklerini söyledi. İnan, organizasyona sağlanan katkılar için Efes Selçuk Belediyesi’ne teşekkür etti.

Phoenıx Spor Kulübü yetkilisi Aleyna Topaloğlu, İzmir’de yıl boyunca Flag Futbol organizasyonları düzenlediklerini belirterek, olimpik branşlar arasında yer alan bu sporun gençlerle buluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Topaloğlu, gençlerin bu branşta kendilerini geliştirerek gelecekte olimpik sporcu olabileceklerini göstermek istediklerini belirterek, “İzmir artık Flag Futbol konusunda önemli bir merkez haline geldi. Yaz-kış organizasyonlar düzenlemeye devam ediyoruz.” dedi.

Pamucak’ın doğal güzelliği ve spor için elverişli zemini sayesinde tercih edildiğini ifade eden Topaloğlu, şehir dışından gelen sporcuların da sahilden büyük memnuniyet duyduğunu sözlerine ekledi.

Efes Selçuk Belediyesi, farklı spor branşlarının tanıtılmasına ve gençlerin sporla buluşmasına katkı sağlayan organizasyonlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Turnuvanın Pamucak Sahili’nde düzenlenmesi, Efes Selçuk’un spor turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli bir kez daha ortaya koydu.

İki gün boyunca büyük çekişmeye sahne olan İzmir FF Cup Beach Flag Turnuvası, sporcuların ve organizasyon paydaşlarının memnuniyetiyle tamamlandı.

Kerim Küçük.

İzmirli Sema Mete Avrupa’da kürsüde: Hedef olimpiyat madalyası

İzmir Büyükşehir Belediyespor 19 yaşındaki milli judocusu Sema Mete, Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentinde düzenlenen Gençler Avrupa Kupası’nda +78 kiloda bronz madalya kazanarak Avrupa üçüncüsü oldu. Genç yaşına rağmen 10 Türkiye şampiyonluğu, EYOF altın madalyası, Balkan şampiyonluğu ve uluslararası turnuvalarda elde ettiği derecelerle dikkat çeken Mete, rotasını olimpiyat madalyasına çevirdi.

Türk judosunun son dönemde öne çıkan genç yeteneklerinden Sema Mete, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. İzmir Büyükşehir Belediyespor sporcusu olan 19 yaşındaki milli judocu, Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gerçekleştirilen Gençler Avrupa Kupası’nda +78 kilo kategorisinde bronz madalyaya uzandı. Üsküp’te elde ettiği derece, Mete’nin gençler kategorisinde Avrupa arenasındaki istikrarlı yükselişini bir kez daha ortaya koydu. Daha önce farklı ülkelerde düzenlenen Avrupa kupalarında da kürsüye çıkan İzmirli sporcu, güçlü rakipleri karşısında gösterdiği performansla gelecek adına önemli bir mesaj verdi.

Sema Mete’nin judo kariyeri henüz 19 yaşında olmasına rağmen önemli başarılarla dolu. Minikler, yıldızlar, ümitler ve gençler kategorilerinde mücadele eden Mete, farklı yaş gruplarında toplam 10 kez Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Ulusal arenadaki bu istikrarını kısa sürede uluslararası turnuvalara da taşımayı başardı. Genç sporcunun kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri ise 2023 yılında Slovenya’nın Maribor kentinde düzenlenen Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali oldu. Mete, EYOF’ta altın madalya kazanarak Türkiye adına şampiyonluk kürsüsüne çıktı.

Mete, aynı yıl Kuzey Makedonya’nın Krushevo kentinde düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda da başarılı bir performans sergileyerek altın madalyanın sahibi oldu. Böylece hem Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali’nde hem de Balkan Şampiyonası’nda zirveye çıkan genç judocu, uluslararası organizasyonlarda Türkiye’nin dikkat çeken isimlerinden biri haline geldi. Berlin, Teplice, Podgorica ve son olarak Üsküp’te düzenlenen Avrupa kupalarında elde ettiği dereceler de Mete’nin farklı organizasyonlarda kürsüye çıkma istikrarını gösterdi.

Sema Mete’nin spor hayatındaki en zorlu dönemlerden biri ise yaşadığı ön çapraz bağ sakatlığı oldu. Kariyerinin yükselişe geçtiği dönemde yaşadığı ciddi diz sakatlığı nedeniyle yaklaşık 1,5 yıl tatamiden uzak kalan Mete, uzun bir tedavi ve rehabilitasyon sürecinden geçti. Sakatlığın ardından yeniden eski seviyesine dönebilmek için yoğun bir çalışma programı uygulayan genç sporcu, günde çift antrenman yaparak yeniden müsabakalara hazırlandı. Mete’nin daha önce dile getirdiği “Hayatımın yüzde 90’ı judo” sözleri de spora olan bağlılığını ortaya koydu. Uzun aranın ardından tatamiye güçlü bir dönüş yapan Mete, yeniden Türkiye ve uluslararası organizasyonlarda madalyalar kazanmaya başladı.

Gençler kategorisinde mücadele etmesine rağmen Sema Mete’nin başarıları yalnızca kendi yaş grubuyla sınırlı kalmadı. Mete, Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda da mücadele ederek gümüş madalya kazandı. Kendisinden daha tecrübeli sporcuların yer aldığı kategoride elde ettiği bu derece, genç judocunun büyükler seviyesine geçiş sürecinde de iddialı olduğunu gösterdi. Genç yaşta büyükler kategorisinde kürsü görmesi, Mete’nin gelecek yıllarda milli takımın önemli isimlerinden biri olabileceği yönündeki beklentileri de artırdı.

Sema Mete’nin bundan sonraki en büyük hedefi ise olimpiyatlarda Türkiye adına madalya kazanmak. Ulusal şampiyonalarda elde ettiği dereceler, EYOF şampiyonluğu, Balkan zirvesi ve Avrupa kupalarında kazandığı madalyalarla kariyer basamaklarını hızla çıkan İzmirli judocu, olimpiyat yolunda puan ve tecrübe kazandıracak uluslararası organizasyonlara odaklanıyor. Henüz 19 yaşında olan Mete’nin önünde gençler ve büyükler kategorilerinde uzun bir kariyer bulunuyor. Üsküp’te kazanılan bronz madalya ise bu yolculuğun yeni halkası oldu. İzmir’de yetişen milli sporcu, şimdi hedefini daha büyük organizasyonlara çevirmiş durumda: Avrupa ve dünya şampiyonalarında kalıcı başarı, ardından olimpiyat kürsüsü.

Kerim Küçük.

İzmirli Tuna Tunca’nın büyük başarısı kutlandı! Kuzey Kanalı’nı geçti

Ocean’s 7 serisinin en zorlu etaplarından Kuzey Kanalı’nı yaklaşık 40 kilometrelik parkurda 16 saat süren zorlu mücadelenin ardından başarıyla geçen İzmir Büyükşehir Belediyespor milli ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, İzmir Büyükşehir Belediye Spor Kulüp Başkanı Başkanı Berkhan Alptekin ile bir araya geldi.

İzmir Büyükşehir Belediyespor, olimpik branşlarda çalışmalarını sürdürüyor. Yetiştirdiği sporcularla örnek olan İzmir BBSK, milli takımlara oyuncular gönderiyor. İzmirli Tuna Tunca, elde ettiği başarılarla ülkemizin gururu oluyor. Daha önce Manş Denizi ve Cebelitarık Boğazı geçişlerini başarıyla tamamlayan, açık su yüzme branşında ilklere imza atan Tuna Tunca, yaklaşık 40 kilometrelik Kuzey Kanalı parkurunu 16 saatlik zorlu mücadelenin ardından tamamladı.

Kuzey İrlanda’nın Donaghadee kıyısından başladığı geçişte 14 derece sıcaklıktaki suda güçlü akıntılar, gelgitler ve Aslan Yelesi Denizanası (Lion’s Mane) ile mücadele eden milli yüzücü, Ocean’s 7 serisindeki üçüncü parkuru da başarıyla geride bıraktı. Buluşmaya, İzmir Büyükşehir Belediyespor yöneticileri ile Tuna Tunca’nın annesi Gül Nur Tunca da katıldı. Büyük buluşma renkli görüntülere sahne oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyespor Kulüp Başkanı Berkhan Alptekin, tarihi başarısından dolayı Tuna Tunca’yı tebrik ederek, İzmir Büyükşehir Belediyespor sporcularının her zaman yanında olmaya devam edeceğini belirtti. Alptekin, Tuna Tunca başta olmak üzere tüm sporculara ve antrenörlere emeklerinden dolayı teşekkür ederek, gelecek organizasyonlarda başarılar diledi. Eylül ayında Catalina Kanalı geçişini gerçekleştirmeyi hedefleyen Tuna Tunca, Ocean’s 7 serisindeki dördüncü etap için kulaç atacak.

Kerim Küçük.

İzmir’de milli tenisçi Ata için özel turnuva düzenlendi

Özel Sporcular Milli Takımı’na seçilen otizmli milli tenisçi Ata Türközü’nün 18’inci doğum günü, İpek Soylu Gelişim Vakfı tarafından düzenlenen özel tenis turnuvasıyla kutlandı. Milli tenisçi İpek Soylu’nun eğitmenlik yaptığı organizasyonda 12 genç sporcu korta çıktı. 12-16 yaş arasındaki sporcuların katıldığı turnuvanın ardından Ata Türközü için doğum günü kutlaması yapıldı. Babası Çağdaş Türközü ve İpek Soylu, sporun Ata’nın gelişimine sağladığı katkıya dikkat çekti.

Özel Sporcular Milli Takımı’na seçilen otizmli milli tenisçi Ata Türközü’nün 18’inci doğum günü, düzenlenen özel tenis turnuvasıyla İzmir’de kutlandı. İpek Soylu Gelişim Vakfı tarafından gerçekleştirilen organizasyonda milli tenisçi İpek Soylu eğitmenlik yaptı. 12-16 yaş arasındaki 12 genç sporcu turnuvada mücadele ederken, organizasyonun ardından Ata Türközü’nün doğum günü kutlandı. İpek Soylu Gelişim Vakfı, dezavantajlı çocuklar için çalışmalarını sürdürüyor. Eski milli tenisçi Soylu, geçmiş kariyerindeki başarılarının yanında sosyal sorumluluk projeleriyle dikkat çekiyor. İpek Soylu, sosyal farkındalık ve sosyal bilinç alanında çalışmalarını sürdürüyor.

Ata Türközü’nün babası Çağdaş Türközü:“Ata yaklaşık 2 yaşında otizm teşhisi almış bir sporcu. Daha önce masa tenisi ve yüzmeyle ilgileniyordu. Yaklaşık 3 senedir tenisle ilgileniyor. Ata’nın doğum günü etkinliği kapsamında ufak çocukların yarışıyor olması hem çok gurur verici hem de çok güzel bir organizasyon” “Her özel gereksinimli çocuğun kendine özel bir durumu var. O yüzden ‘hepsi spor yapsın’ diyemem, kolay işler değil ama sporun iyileştirici bir özelliği var. Herkese tavsiye ediyorum. Sporun iyileştirici özelliğini Ata’da çok fazla gördük. Özellikle konsantrasyonunun, dengesinin, fiziksel kabiliyetlerinin artması açısından çok faydalı oldu” Dedi.

İpek Soylu Gelişim Vakfı Kurucusu İpek Soylu:”Teniste 18 sene profesyonel kariyerim oldu. 13-18 yaş arasında vakıf destekli sporcuydum. Hem tenise geri vermek adına hem de Türkiye’nin her tarafında tenis oynatabilmek adına vakfı kurduk” “Ata’yla 2,5 sene önce tanıştık. Kendisi ilk özel gereksinimli milli sporcularımızdan. Ata’ya destek vererek milli takıma hazırladık. Bugün de Ata’nın doğum gününü beraber bir tenis etkinliği yaparak kutlamak istedik. Kariyerini 2,5 senede çok ileriye taşıdı. Mutluyuz, bir sürü gencimizle Ata’yı yalnız bırakmadık. Keyifli bir organizasyon oldu” “Spor her bireye mutluluk katan, kötü alışkanlıklardan, bağımlılıklardan koruyan bir araç. Özel gereksinimli çocuklara ve ailelerine öz güven katıyor” Dedi.

Turnuvada 12 genç sporcunun mücadele etmesinin ardından Ata Türközü’nün doğum günü Kutlandı, organizasyon tenis kortunda gerçekleştirilen etkinlikle sona erdi.

Kerim Küçük.

Hayat kurtaran baba, kızını kortlarda şampiyonluğa hazırlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye eri Ramazan Karakoç, yangın ve kurtarma görevlerinde hayat kurtarırken mesai dışında 9 yaşındaki kızı Miray’ın tenis antrenörlüğünü yapıyor. Disiplin ve emeği kortlara taşıyan baba-kız, kupa ve madalyalarla taçlanan bir başarı hikayesi yazıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda itfaiye eri olarak görev yapan 44 yaşındaki Ramazan Karakoç, 20 yıldır insanların hayatını kurtarmak için görev yapıyor. Mesaisi sona erdiğinde ise 9 yaşındaki kızı Miray’ın hayallerine destek oluyor. Baba-kız, tenis kortlarında birlikte antrenman yapıyor, turnuvalarda aynı heyecanı paylaşıyor. Miray’ın kazandığı her kupa ve madalya, Ramazan Karakoç için yalnızca bir başarı değil; emeğin, disiplinin ve baba-kız sevgisinin simgesi oluyor.

İtfaiyeciliğe başladıktan yaklaşık iki yıl sonra tenisle tanışan Ramazan Karakoç, zamanla bu spora tutkuyla bağlandı. Yıllarca tenis oynayarak çeşitli turnuvalarda dereceler elde eden Karakoç, 2016 yılında Türkiye Tenis Federasyonu’nun antrenörlük programına katıldı. Sınavları başarıyla tamamlayarak antrenör olmaya hak kazandı. Karakoç’a göre itfaiyecilik ile tenis birbirinden çok farklı alanlar değil. Her iki mesleğin de disiplin, güç, çeviklik ve hızlı karar verme becerisi gerektirdiğini belirten Karakoç, “İtfaiyecilik güç, kuvvet, çeviklik ve pratik zeka gerektiriyor. Bu yönüyle tenise çok benziyor. İtfaiyecilik gerçekten severek yapılması gereken bir meslek. Çünkü temel amacı hayat kurtarmak, insanlara yardım etmektir” dedi.

9 yaşındaki Miray, 2023 yılından bu yana Gaziemir’deki bir tenis kulübünde performans sporcusu olarak çalışmalarını sürdürüyor. Kulüpte antrenman yapan Miray, babasıyla da haftada iki gün çalışıyor. Federasyonun düzenlediği il içi ve il dışı turnuvalara katılan Miray, organizasyonlarda derece elde ederek çeşitli kupa ve madalyalar kazandı. Kızının başarılarından gurur duyduğunu belirten Karakoç, asıl hedefinin Miray’ın sporla büyümesi olduğunu söyledi. Karakoç, “Turnuvadan birinci olmuş, ikinci olmuş ya da kupa almış hiç önemli değil. Ben sadece sporla büyümesini istiyorum. Spor yaptığı zaman asıl başarıyı yakalamış olur” diye konuştu.

Tenisin büyük fedakarlık gerektirdiğini ifade eden Karakoç, kızının erken saatlerde kalkarak antrenmanlara katıldığını, yaz-kış çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı. Miray’ın gösterdiği disiplinin başarılarında önemli rol oynadığını belirten Karakoç, “Bu başarıların en büyük sebebi aslında kendisi. Benim sözümü dinliyor ama bu disipline sahip olmasa, sabah erken saatlerde kalkmasa, akşam erken saatte uyumak zorunda olmasa bu başarılar gelmez. Başarı tesadüf değildir. Disiplin sonucu başarılar ortaya çıkar. Disiplinli bir evladım olduğu için çok şanslıyım, çok mutluyum. Kendisini çok seviyorum” dedi.

Miray Karakoç da tenis sporunu sevdiğini ve daha iyi bir sporcu olmak için çalışmaya devam edeceğini belirterek, “Tenis güzel ve disiplinli bir spor olduğu için çok çalışmamız lazım. Babamla hep daha çok çalışıp, hocalarımı daha çok dinleyip ve hep daha iyi oynamaya çalışacağım. Benim babam çok iyi bir öğretmen. Onunla antrenman yapmak beni mutlu ediyor” dedi. Babasının başarılarında büyük payı olduğunu ifade eden Miray, “Bu başarılarımda en büyük pay babamın. Çünkü o da zaten çok çalışıyor. Maçlara katılıyor. Beni de çok iyi çalıştırıyor. Babamı çok seviyorum” diye konuştu.

Kerim Küçük.

Göztepe muradına erdi

Göz-Göz’e, yapmak istediği tesis için yıllardır beklediği müjdeli haber geldi. Göztepe, olimpik branşlardaki sporcular için planladığı İnciraltı Projesi’nde temel atmaya gün sayıyor. Hayata geçirilecek tesis, tüm İzmirliler için sosyal alan olarak tasarlandı.

Göztepe olimpik branşlardaki sporcular için planladığı İnciraltı Projesi’nde temel atmaya gün sayıyor. Balçova İnciraltı’nda hayata geçirilecek tesis, yalnızca sporcuların değil, ailelerin ve bölge halkının da günlük yaşamına dokunacak bir sosyal alan olarak tasarlandı. Birçok branşta faaliyet gösteren Göztepe, İnciraltı Projesi ile olimpik spor okullarını tek bir çatı altında toplayacak. Padel, tenis, yüzme, cimnastik, fitness, bale, okçuluk ve daha birçok olimpik branşta çocuklar ve gençler için eğitim alanları kurulacak. Tesis aynı zamanda, çocuklarını bırakan ya da antrenmanı bekleyen ailelerin de vakit geçirebileceği, kendi spor ihtiyaçlarını karşılayabileceği sosyal alanlarla mahalleye açık bir yaşam alanı olacak.

Projenin tamamlanmasıyla çok daha fazla çocuk ve sporcu, daha iyi şartlarda spor yapma imkanına kavuşacak. Göztepe, bu tesisle hem sporcu yetiştirme kapasitesini büyütmeyi hem de İzmir’de yetişen sporcuları İzmir’de tutabilecek bir ekosistem kurmayı hedefliyor. Tesiste altyapı takımları için hentbol, basketbol ve voleybol salonu, kapalı yarı olimpik havuz, cimnastik salonu, tenis ve padel kortları yer alacak. Bunlara ek olarak masa tenisi, satranç, okçuluk, atletizm, judo, tekvando ve eskrim çalışma alanları, fitness, pilates, reformer ve sosyal etkinlik alanları ile yeme içme üniteleri de tesiste bulunacak. Göztepe, İnciraltı Projesi hayata geçene kadar da sporcu yetiştirmeyi sürdürüyor. Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi başta olmak üzere birçok farklı tesiste genç sporcuları çeşitli branşlarda eğitmeye devam ediyor. İnciraltı Projesi tamamlandığında bu altyapı çok daha geniş bir alana yayılacak.

Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil:”Büyük bir ihtimalle birkaç ay içinde İnciraltı Projesi’ne temeli atacağız.”Dedi.

Kerim Küçük.

Göztepe’nin altın kızı Merve Mengüberti’nin hedefi olimpiyatlar

Türkiye Sporcu Eğitim Merkezleri (SEM) Türkiye Finalleri’nde 400 metre karışıkta Türkiye şampiyonu olan Göztepe’nin milli yüzücüsü Merve Mengüberti, Son Mühür’e konuştu. Göztepe’nin ve İzmir’in gururu olan genç sporcu, kariyer rekorunu kırdığı organizasyonda altın madalyanın sahibi oldu. Göztepe’nin altın kızı Merve Mengüberti’nin en büyük hedefi olimpiyatlarda yer almak.

Göztepe Ve Milli Sporcusu Merve Mengüberti:“Açıkçası; benim için zor bir yarışma oldu. İlk etapta, istediğim gibi başlayamadım sonra durumu toparladım. Turnuvada açık yaş grubu olduğu için bütün yaş kategorileri katılım gösterdi. Rekabet ve mücadele üst seviyede yer aldı. Her yarışma birbirinden keyifli oldu. Göztepe Spor Kulübü’nden birçok sporcu mücadele etti. Madalya kürsüsüne çıktığımda gururlandığımı söyleyebilirim. Göztepe’yi ve İzmir’i başarıyla temsil ettiğim için kendimle gurur duyuyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızı göklerde dalgalandırmak, İstiklal Marşımızı madalya kürsüsünde okutmak bizi çok mutlu etti” “Milli mayo ile uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek tarif edilemez bir duyguyu barındırıyor. Benim şu ana kadar en iyi derecem oldu. Şimdiye kadar en iyi derecemle kariyer rekorumu kırdım. Yaptığım işten her zaman keyif alıyorum. Okul eğitimimle sporu ilerletmek bazen zor oluyor. Sporu, severek ve tutkuyla yaptığım için başarılı oluyorum” “Göztepe Spor Kulübü’nün sporcusu olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Antrenörlerim sayesinde kendimi her zaman geliştiriyorum. Bizi her zaman düşünüyorlar… Bireysel gelişimimizde antrenörlerin çok büyük etkisi var. Bizimle sürekli ilgileniyorlar, üstümüze çok düşüyorlar. Kulübümüzün sporcuları çok başarılı ve beni sürekli motive ediyor. Göztepe Spor Kulübü, köklü bir camia ve antrenör grubu da her zaman çok bilinçli antrenman metotlarını uyguluyor. Kısa sürede gelişim göstererek hem Göztepe’de hem milli takımda daha iyi seviyelere gelmek istiyorum” “Türkiye’de maalesef eğitim ve sporu bir arada yönetmek bazen zor olabiliyor. Sadece yüzme değil herhangi bir sporla uğraşıyorsanız işiniz zor. Göztepe takımında voleybolda ve diğer branşlarda yer alan arkadaşlarım var. Onlarda eğitim ve sporda zorluklarla karşılaşabiliyor. Benim örnek aldığım sporcular arasında; Emre Sakçı, Kuzey Tunçelli yer alıyor. Rol model olan sporcuların azmi ve yaşattığı duygular çok değerli” “Bizim sezonumuz yavaş yavaş bitiyor. Öncelikle derecelerimi daha üst seviyelere taşımak istiyorum. Hedeflerim her zaman üstlerde yer alıyor. Daha güzel yarışmalara giderek yine madalyaları toplamayı hedefliyorum. Olimpiyatlara gitmek her sporcunun büyük hayalidir. En büyük hedefim tabi olimpiyatlara katılmak. Yarışmalardan önce iletişimimle, sevdiğim insanlarla konuştuğumda kendimi iyi hissediyorum. Büyük Göztepe ailesine ve beni destekleyen tüm İzmirlilere çok teşekkür ediyorum” Dedi.

Kerim Küçük.

Aliağalı milli sporcu Merve Nisa Mızrak’tan Gürcistan’da altın madalya!

Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Gürcistan’da düzenlenen Batumi Open 2026 Uluslararası Taekwondo Turnuvası’nda altın madalya kazanarak Türkiye’ye büyük gurur yaşattı. Milli forma ile mücadele eden genç sporcu, Yıldız Kadınlar 55 kilogram kategorisinde şampiyonluğa ulaştı.

Kerim Küçük.

“Engelim değil, cesaretim yol gösteriyor”

Görme engeline rağmen Türkiye’de duatlon yarışına katılan ilk kadın sporcu olarak tarihe geçen İzmirli Merve Orhan, şimdi gözünü uluslararası şampiyonalara çevirdi. Psikolojik danışman olarak görev yapan Orhan, “Benim en büyük hayalim yalnızca kürsüye çıkmak değil; kadın tandem sporcuların sayısını artırıp bu branşın Türkiye’de yaşamasını sağlamak” dedi. İzmirli paratriatlet Merve Orhan: “Hedefim sadece madalya değil, benden sonra gelecek kadınlara da yol açmak”

İzmir’de yaşayan 31 yaşındaki psikolojik danışman Merve Orhan, yalnızca spor başarılarıyla değil, verdiği toplumsal mücadeleyle de dikkat çekiyor. Görme engeline rağmen paratriatlon ve parabisiklet branşlarında Türkiye’nin öncü isimlerinden biri olan Orhan, attığı her pedalın sadece kendi başarısı için değil, kendisinden sonra gelecek görme engelli kadın sporcular için olduğunu söylüyor. 2025 yılında İzmir Sasalı’da düzenlenen Duatlon Yarışı’nda yarışarak Türkiye’de bu branşta mücadele eden ilk görme engelli kadın sporcu unvanını alan Orhan, bugün ise uluslararası arenada Türkiye’yi temsil etmenin hazırlıklarını sürdürüyor.

Hacettepe Üniversitesi mezunu olan ve Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Buca Umurbey Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde psikolojik danışman olarak görev yapan Merve Orhan, sporun yaşamındaki dönüm noktasını şu sözlerle anlatıyor:”İnsanlar çoğu zaman engeli görüyor. Ben ise yapabileceklerime odaklanıyorum. Spor bana yalnızca fiziksel güç kazandırmadı; özgüven, bağımsızlık ve umut verdi.”

Orhan’a göre tandem bisiklet sadece bir spor değil, aynı zamanda güvenin ve birlikte başarmanın en güçlü örneklerinden biri.

16 Mart 2025’te İzmir Sasalı’da düzenlenen Duatlon Yarışı, Merve Orhan için yalnızca bir organizasyon değil, Türk spor tarihinde yeni bir sayfanın açıldığı gün oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyespor sporcusu Berra Yavuz’un pilotluğunda parkuru tamamlayan Orhan, Türkiye’de resmi bir duatlon yarışına katılan ilk görme engelli kadın sporcu olarak tarihe geçti.

Bugün Türkiye Triatlon Federasyonu’nun PTVI1 kategorisinde yarışan başarılı sporcu, koşu, bisiklet ve triatlon disiplinlerinde antrenmanlarını sürdürüyor.

2026 sezonunu uluslararası yarışlara hazırlanma yılı olarak gören Orhan, Türkiye Kupası yarışlarında elde edeceği puanlarla milli takım kapısını aralamayı hedefliyor.

Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun puanlı yarışlarında kürsü mücadelesi veren başarılı sporcu, pilotu Berra Yavuz ile uyum çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.

“Uluslararası yarışlarda Türkiye formasını giymek en büyük hedeflerimden biri” diyen Orhan, bunun için her gün disiplinli şekilde çalıştığını ifade ediyor.

Merve Orhan’ın en büyük mücadelesi ise madalyalardan çok daha farklı.

Türkiye’de kadın tandem bisikletçi sayısının oldukça az olduğuna dikkat çeken Orhan, yarışların açılabilmesi için belirli sayıda kadın sporcunun bulunması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor:”Benim en büyük hayalim sadece yarış kazanmak değil. Bu kategorinin kapanmaması için daha fazla kadının bisikletle tanışmasını istiyorum. Yarışların devam edebilmesi için yeni sporculara ihtiyacımız var.”

Eşpedal Derneği’nin aktif gönüllülerinden biri olan Orhan, yalnızca yarışlara katılmıyor; görme engelli bireylerin sporla buluşması için de çalışıyor.

İzmir’de düzenlenen tandem bisiklet eğitimlerinde mentorluk yapan başarılı sporcu, İstanbul Maratonu gibi organizasyonlarda iyilik koşularına katılarak yeni tandem bisikletlerin alınmasına destek sağlıyor.

“Bir kişinin daha bisiklete binebilmesi, bir kişinin daha özgürleşmesi demek” diyen Orhan, sporun engelleri değil, insanların önyargılarını aşması gerektiğine inanıyor.

Bisiklet ve triatlonun yanında tüplü dalış gibi farklı sporları da deneyimleyen Merve Orhan, yaşamı “sonsuz deneyim çeşitliliği” olarak tanımlıyor.

“Yapamam denilen her şeyin üzerine gitmeyi seviyorum” diyen başarılı sporcu, önümüzdeki yıllarda uluslararası paratriatlon organizasyonlarında Türkiye’yi temsil ederek yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.

İzmir’de başlayan bu ilham veren yolculuk, bugün yalnızca bir sporcunun hikâyesi değil; engellerin cesaret, azim ve dayanışmayla nasıl aşılabileceğinin de güçlü bir örneği olarak görülüyor.

Kerim Küçük.

Göztepeli judoculardan Balkan Şampiyonası’nda 3 madalya

Göztepe Olimpik Branşlar, Arnavutluk’ta düzenlenen Veteranlar Balkan Judo Şampiyonası’nda mücadele eden milli sporcuların 2 altın ve 1 bronz madalya kazandığını duyurdu. Sarı-kırmızılı sporcular, uluslararası organizasyonda elde ettikleri derecelerle gurur yaşattı.

Kerim Küçük.